Öğretim Üyesi Emeklilik Yaşı 75 Olur Mu?

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan Fadik Arslan Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 0
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 148

Fadik Arslan

Yeni Üye
Mesajlar
5
Tepkime Puanı
1
Geçtiğimiz aylarda Prof. Dr. Özvar'ın akademik kadroların tecrübesinden daha uzun süre faydalanmak amacıyla öğretim üyesi zorunlu emeklilik yaşının 67'den 72-75'e çıkabileceği yönünde açıklamaları oldu. Zorunlu emeklilik yaşı, isteyen öğretim üyesinin daha erken emekli olabileceği, emekli olmak istemeyenlerin ise yaş haddi gelince zorunlu olarak görevine son verileceği anlamına gelmektedir.

Türkiye'deki sistemde öğretim üyeleri genellikle yaş haddi gelip zorla emekli edilmedikleri veya (milletvekilliği, bakanlık, vs. gibi) maddi getirisi daha yüksek bir makama gelmedikleri sürece görevi bırakmak istemez. Emekli olduklarında hem maaşlar düşmekte, hem de ders ücreti vb. ek gelirleri ortadan kalkmakta, diğer taraftan üniversitedeki veya bölümdeki feodal yapının içinde elde ettikleri mevkii ellerinden gitmektedir. Bahsi geçen milletvekilliği, ek ders ve feodal yapılanmalar sebebiyle birçok üniversitede öğretim üyeleri birbirleri ile kavgalıdır ve bu durum genç akademisyen adaylarını olumsuz etkilemektedir. Bu kavgalarla hiçbir ilgisi bulunmayan yüksek lisans, doktora öğrencileri ve araştırma görevlileri, sırf seçtikleri danışmanın "karşı taraftan" olması sebebiyle mobbinge maruz kalabilmektedir. Üniversitelerde zorunlu rotasyon uygulanmadığı için doktorasını tamamladığı üniversitede kadroya girenler zorunlu emeklilik yaşları gelinceye kadar bulundukları koltuğu işgal ettiklerinden, örneğin doktora öğrencisiyken kendisine zayıf not veren bir profesörü danışman seçen bir lisansüstü öğrencisine veya araştırma görevlisine mobbing uygulayabilmektedir. Bunun neticesinde birçok genç araştırmacı akademiden soğumakta, doktorasını tamamlayamamakta ve kadrodan istifa etmektedir.

Diğer taraftan, YÖK başkanının performansa bakılacağı yönünde bir ifadesi de var. Bu performans nasıl ölçülecek? Eğer atıf çeteleri ile şişirilmiş atıf sayıları geçersiz bırakılarak Çin, Malezya, Pakistan gibi ülkelerin düşük indeksli dergilerinden alınmış atıflar sayılmazsa, özellikle AB ülkelerinin ve ABD'nin yüksek indeksli dergilerinden alınmış atıflara bakılacak olursa zaten 67 yaşındakilerin önemli bir kısmı elenecektir. Stanford Üniversitesi'nin 200 bin kişilik "Dünya'nın En Etkili Bilim Adamları" listesine girebilen Türk akademisyenlerin oranı %1 civarındadır. Bu da gösteriyor ki, Türkiye'deki akademisyenlerin büyük çoğunluğu aslında sadece birer yerel figürdür.

Buna rağmen, bu konu gündeme geldikten sonra, Aziz Sancar üzerinden bir dezenformasyon başladı. Aziz Sancar 69 yaşındayken Nobel almış... Acaba bunu söyleyenler, Aziz Sancar'ın 1994 yılında yazdığı bir makalesiyle 979, 1996 yılında yazdığı bir makalesiyle 1539, 2003 yılında yazdığı bir makalesiyle 1708, 2004 yılında ortak yazar olduğu bir makaleyle 4512 uluslararası atıf toplamış olduğunun farkında değiller mi? Sanki Aziz Sancar onca yıl kendisini extraordinary ability (olağanüstü yetenek) kategorisine taşıyan çalışmaları yapmamış da, 69 yaşında bir anda büyük bir patlama yapmış... Dahası Nobel alanların yaş ortalamasının 62 olduğu ifade ediliyor. O zaman neden Türkiye'de çalışan 62-67 yaş aralığındaki Türk akademisyenlerden ve hatta yıllardır 72-75 yaşında zorunlu emekliliğin uygulandığı 41 üniversitede 67-75 aralığındaki Türk akademisyenlerden Nobel alan çıkmadı?

Türkiye'de akademinin en büyük sorunlarından biri de yabancı dil bariyeridir. Profesör olmak için sadece okuduğunu anlamaya dayalı YÖKDİL gibi basit bir sınavdan 70 puan almış olmak yeterlidir. Doçentlik içinse durum daha da vahim. 55 puan almak yeterli sayılıyor. Bu puanları aldıktan sonra akademisyenlerin çoğunluğu İngilizcesini geliştirmek için bir şey yapmadığı gibi, bildikleri İngilizceyi ancak Türkçe yazdıkları makalenin özetini yazarken kullanıyorlar. Bunu dahi yapamayan, araştırma görevlisine Türkçe makale özetini gönderip tercüme etmesini isteyen veya Google Translate kullanıp komik duruma düşenler de var. Uluslararası literatürü takip edemeyen, yabancı meslektaşlarıyla alanıyla ilgili tartışmalara giremeyen, 20-30 yıl önce hazırlamış oldukları ders notlarını veya slaytları okuyan akademisyenlerin Aziz Sancar'la kıyaslanmaları mümkün değildir. Bu şahısların 67 yaşından sonra kadro işgal etmeleri akademiye ne katkı sağlayacaktır?
 
Son düzenleme:

Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle ilgili bilgi vermeyen başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.
- Sadece video veya blog bağlantısı verilerek açılan konuların can sıkıcı olduğunu ve üyeler tarafından hoş karşılanmadığını belirtelim. Lütfen paylaştığınız video veya blogun bağlantısının altına kısa da olsa konu başlığıyla alakalı bilgiler veriniz.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.


GEZENBİLİR TV

Abone Olun

GEZENBİLİR'İ TAKİP EDİN

Forum istatistikleri

Konular
105,211
Mesajlar
1,535,094
Kayıtlı Üye Sayımız
167,077
Kaydolan Son Üyemiz
onder4159

Çevrimiçi üyeler

SON MESAJLAR

SON KONULAR



Geri
Üst