Ankara Tarihi Yerler

'ANKARA' forumunda penguen tarafından 6 Şubat 2007 tarihinde açılan konu

  1. penguen

    penguen Zirve

    Mesaj:
    1.605
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ankara Kalesi: Ankara’ya hâkim bir tepenin üzerinde kurulmuş olan ve zaman içinde kentin simgesi haline gelen Ankara Kalesi'nin ilk yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. M.Ö. 2. yüzyılda Galatlar zamanında var olduğu bilinen kale daha sonra Romalılar döneminde onarım görmüştür. İç ve dış kale olmak üzere iki kısımdan oluşan kalenin iç surları büyük bir olasılıkla 7. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edilmiştir. Daha sonra Arap saldırıları sırasında çok tahrip olan kale 9. yüzyılda Bizanslılar tarafından yeniden onarılmıştır. Dış surların ne zaman eklendiği kesin olarak saptanamamıştır. Kale 1073'te Selçukluların, 1101'de Haçlıların eline geçmiştir. 1227'de yeniden Selçukluların eline geçen kale bu dönemde ve onu takip eden Osmanlılar döneminde çeşitli onarımlar görmüş, son yıllarda yapılan restorasyon çalışmalarıyla sağlamlaştırılmıştır.

    [​IMG]

    Geniş bir yer tutan 20 kuleli dış kaleden bugüne çok az şey kalmıştır. Dış kalede kuleler dörtgen şeklinde olup iki kapısı vardır. Bunlar batıdaki Dış Kale Kapısı ve güneydeki Hisar Kapısı’dır. Hisar Kapısı’nın üzerinde İlhanlılara ait 1330 tarihli bir yazıt bulunmaktadır. İç kale yaklaşık bir dikdörtgen şeklinde olup, kısmen Ankara taşı, kısmen de karışık malzemeden yapılmıştır. İç kale yükseklikleri 14-16 m. arasında değişen 42 kuleden oluşmaktadır. Kuleler beşgen şekildedir. İç surların kuzeybatı kısmında Selçuklular dönemine ait bir yazıt bulunmaktadır. Kalenin en yüksek yeri kuzeyde, denizden 978 m. yükseklikteki Akkale’dir. Bugün kale içinde Osmanlı Ankara’sının 17. yüzyıldan itibaren ayakta kalmış birçok Ankara evi ve Alaaddin Camii bulunmaktadır.

    Kalecik Kalesi : Kalecik Kalesi, Çankırı'ya giden yol üzerinde Ankara'dan 78 km. uzaklıktadır. Bizans devrine tarihlenen kale, modern kasabaya hâkim olan simetrik koni biçimli bir tepenin üzerine kurulmuştur. Güneybatısındaki dağlara bir sırtla bağlanır ve Kızılırmak’a doğru uzanan ovada tek başına yükselmektedir.

    Akköprü: Varlık Mahallesi önünde ve Ankara Çayı üzerinde olup, Ankara'nın en eski köprüsüdür. 1222 yılında Selçuklu Hükümdarı I.Alaaddin Keykubat tarafından Ankara Valisi Kızılbey zamanında yaptırılmıştır. Bugün sağlam bir durumda bulunmakla beraber dar bir köprü oluşu ve bugünkü kullanılan geniş yolun dışında kalışı nedeniyle işlerliğini yitirmiştir. O zamanlarda Batı Anadolu'yu Ankara'ya bağlayan yolun üzerinde idi. Eskiden Ankara'dan askere ve hacca gidenler bu köprünün başında ayrılık ağıtları söylenerek uğurlanırdı. Kesme bazalt tasından yapılmıştır. Yedi adet sivri kemerden meydana gelmiştir. Batı yönünde biri silik iki yazıt yer almaktadır.

    Suluhan : Hacı Doğan Mahallesi’nde, Suluhan Sokağı’ndadır. 1685 yılında Şeyhülislam Mehmet Emin Bey tarafından Zincirli Camii’ne vakıf olarak yaptırıldığı sanılmaktadır. İki kısımdan oluşan Suluhan'ın birinci kısmı kareye yakın dikdörtgen planlı, ortası avlulu ve iki katlıdır. Bu bölümde sadece doğu ve güney cephedeki dükkânların pek azı günümüze gelmiş, batı ve kuzey cephelerdeki binalar tamamen yıkılmış, sadece dış duvarları kalmıştır. Kalıntılardan hanın iç avlusunun dört kenarda ayaklar üzerinde sivri kemerli revaklarla çevrilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Revaklar arkasında odalar sıralanmaktadır. Güney uçta yer alan ikinci kısım tek katlıdır ve daha dardır. Tamamı toprak altında kalan ikinci kısmın ahırlar ve depolara ayrıldığı tahmin edilmektedir. Her iki kısımda da duvarlar moloz taştan yapılmıştır. Hanın batı kenarında üç bölümlük küçük bir arasta bulunmakta olup, her bölüm kalın beşik tonozlarla örtülmekte ve yanlarda küçük dükkânlar yer almaktadır.

    [​IMG]

    Çengel Han : Kale altında ve Atpazarı Meydanı Sefa Sokak’ta bulunmaktadır. Kitabesinden 1522 tarihinde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.

    [​IMG]

    Zağfiran (Safran) Hanı : Atpazarı’ndadır ve Hacı İbrahim Bin Hacı Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Vakfiyesi 1512 tarihinde düzenlendiği için, bu tarihlerde yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Hanın yarısı mülk, yarısı vakfa aittir. İçinde bir mescit yer almaktadır.

    Eski Hamam : Eski Hamam, Gazi Lisesi’nin tam karşısında yer almaktadır. Oldukça harap durumda olan hamamın soyunmalığı tamamen yıkılmış olmasına mukabil soğukluk ve sıcaklık, külhan dahil olmak üzere ayakta durmaktadır. Eserin mimari yapısı ve tekniği itibariyle 15. yüzyıla ait olduğu tahmin edilmektedir. Restore edilmektedir.

    Karacabey Hamamı : Karacabey Hamamı Talat Paşa Bulvarı üzerinde olup, 1444 tarihinde yapılmıştır. Çifte hamam şeklindeki yapı batı kısmında birbirine bitişik soyunmalıkları, doğu kısmında ise batıdakilere göre daha değişik inşa tarzı gösteren sıcaklık ve halvetleriyle birlikte bütünü kareye yakın büyük bir dikdörtgen meydana getirmektedir.

    Roma Hamamı: Ulus-Dışkapı hattında, Çankırı caddesi üzerinde bulunan kalıntılar, Roma İmparatoru Caracalla dönemine tarihlenmektedir. Sağlık tanrısı Asklepion adına yaptırılmıştır.

    Güvenlik Anıtı : Kızılay'da Güvenpark içerisindedir. 1935 yılında Ankara taşından yapılmıştır. Türk Ulusunun polis ve jandarmaya bir armağanı olduğundan dolayı Emniyet Anıtı da denilmektedir. Anıtın Kızılay'a bakan yönünde; güveni temsil eden bir sopayı eline alan kuvvetli genç erkek heykelleri yer almıştır. Bu heykellerin altında Atatürk'ün söylediği "Türk, Öğün, Çalış, Güven" sözleri tunç harflerle yazılıdır. Bu yazının sağında Türk Polisinin, solunda Türk Jandarmasının halka olan yardımlarını sembolize eden çeşitli kabartmalar bulunmaktadır. Anıtın Bakanlıklara bakan yönünde ise; Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nda ve inkılap hareketlerinde beraber bulunduğu arkadaşları belirtilmektedir. Heykellerin altında anıtın yapılış tarihi olan 1935 yılı romen rakamlarıyla yazılıdır. Sağ tarafta insan zekasını, sol tarafta ise çitçinin tarım çalışmalarını belirten kabartmalar yer almıştır.

    Mimar Sinan Anıtı : Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin önündedir. 4.30 m. yüksekliğindeki mermer heykelde Mimar Sinan kendine özgü giysisiyle ayakta canlandırılmıştır.

    [​IMG]

    Mithat Paşa Anıtı : Ulus'ta Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü binasının yanındaki Mithat Paşa heykeli, 1966 yılında banka tarafından heykeltıraş Prof. Hüseyin Anka'ya yaptırılmıştır, 1863'te Ziraat Bankası’nı kuran Sadrazam Mithat Paşa'nın koltukta oturur biçimdeki heykelinin solunda üç başak ve çark, sağında terazi figürleri vardır.

    Ulus Cumhuriyet Anıtı : Ulus Meydanı'ndaki bu anıt, Kurtuluş Savaşı kahramanlarının anısına 1927 yılında Avusturyalı heykeltıraş Krippel'e yaptırılmıştır. Atatürk'ün atlı heykelinin altındaki yüksek ve üçgen kaide Ankara taşındandır. Kaidenin üzerindeki kabartmalarda Atatürk ve askerlerini Başkumandanlık Meydan Savaşı'nda tasvir eden figürlerden başka, Türk kadınını, Türk askerini ve genç Türkiye Cumhuriyeti'ni simgeleyen figürler bulunmaktadır.

    Zafer Anıtı : Yenişehir'de Atatürk Bulvarı üzerindeki bu anıt, 1927 yılında İtalyan heykeltıraş Pietro Cannonica'ya yaptırılmıştır. Atatürk'ün ayakta ve kılıcına dayanmış halde üniformalı, tunçtan yapılmış bir heykelidir. Tabanında kabartma halinde zafer çelenkleri yer almıştır.

    Ankara Kale İçi Evleri : Kale içinde çoğu iki katlı olan Ankara evlerinin alt kat avlusunda uşakların, aşçıların, kâhyaların odaları, kiminde de bir ahır bulunur. Birinci katta ev sahibinin oturduğu odalar vardır. Genellikle evin dışında ve bir yanı açık merdivenden, "sergâh ya da sergâh" denilen sütunlu, dört bir yanı açık, üstü kapalı bir taraçaya çıkılır. Üst kattaki odalar, kimi evlerde bir sofanın, kimilerinde de sergâhın bir yanında yer alır. Konuk, toplantı ve yatak odaları ikinci katta bulunur. Kimi odalarda kadınların toplantıları izleyebilmeleri için kafesler vardır.

    Yerler kare biçiminde tuğlalarla döşelidir. Tavanlar çubuklarla kare kafeslere bölünmüştür. Tavan ortasında bol süslemeli göbekler vardır. Cephede çıkıntı oluşturan alçı kabartmalarla süslü mihrap biçiminde ocakların yanlarında küçük gözler bulunur. Bunlara "tembel deliği" denilmektedir. Odalar, sokağa sergâh ve pencerelerle açılır. Kimi evlerde pencerelerin önünde panjur ve kafesler vardır. Süsleme olarak tavanlarda, tavan göbeklerinde, kapılarda ve evlerin öbür bölümlerinde geometrik süslemeler, rumi ve hatai desenlere kadar her türlü süsleme vardır. Günümüzde bazı evler turistik amaçlı olarak kullanılmaktadır.

    Beypazarı Evleri : Ankara'nın 100 km. batısında yer alan Beypazarı’nın dik yamaçlar ve vadilere kurulmuş olan eski kesimi, çarşı ve geleneksel konutlardan oluşan karakteristik dokusuyla ve doğal peyzaj özellikleriyle tarihi ve görsel karakteri zengin olan bir yerleşimdir. 100 yıllık geçmişi olan bu evler, Osmanlı ve geleneksel Türk evlerinin tipik özelliklerini taşımaktadır.

    [​IMG]

    Konut mimarisi açısından ana tip, cumbalı veya üstünde kuşkana olarak adlandırılan bir çatı katı olan iki veya üç katlı yapılardır. Evlerin temel duvarları taştan, geri kalan kısımları ahşaptan yapılmış ve dıştan sıvanmış olup üstleri çinko kaplı veya kiremitli çatıyla örtülüdür. Dış yapıda, bu ana tipin çeşitlemesi olarak balkon biçiminde çıkma veya kuşkanalar, ahşap kafesli pencereler görülür. İç yapıda zemin katı taşlık ve buna bağlı ahır, samanlık, kiler, hizmetkar bölümü gibi mekânlardan oluşur. Üst katlar asıl yaşama katlarıdır. Dikdörtgen veya kare planlı sofa etrafında odalar dışında mutfak, banyo gibi mekânlar oluşturulmuştur. Bütün mekânların üstü ahşap tavanla örtülüdür.

    Ayaş Evleri : Vadi tabanındaki çarşı alanının çevresinde ve kuzeyde vadi yamaçlarında organik bir dokuda yoğunlaşan Ayaş Evleri’nden 37'si, tescil edilmiş ve korunmaya alınmıştır.

    Mimari özellikleri açısından Osmanlı ve geleneksel Türk evlerinin tipik özelliklerini taşıyan tarihi Ayaş Evleri genellikle iki katlıdır. Yarı kâgir, yarı ahşap olan evlerin zemin katında ahır, kiler ve büyük evlerde hizmetkar odası gibi mekânlar bulunur. Asıl yaşama alanı olan üst katlarda sofa etrafına konumlanan iki veya üç odanın yanı sıra mutfak ve tuvalet-banyo gibi servis mekânları bulunmaktadır. Bütün mekânların üstü ahşap tavanla örtülüdür. Dış yapıda, balkon biçiminde çeşitli türde çıkmalar ve ahşap kafesli pencereler görülür.

    Güdül Evleri : Ankara'nın kuzeybatısında, kente 89 km. uzaklıkta eski bir yerleşim olan Güdül ilçesinin kent merkezinde bugüne kadar ayakta kalan tarihi evlerin bulunduğu bölge kentsel SİT alanı ilan edilmiştir. Osmanlı ve geleneksel Türk evlerinin tipik özelliklerini taşımaktadır.

    Camiler

    Ağaç Ayak Camii : Kitabesi olmayan caminin 1705 tarihli olduğu tahmin edilmektedir. Minaresi ahşap ve kısadır. Mahfili aşı boyalı nakışlarla, tavana kadar yükselen mihrabı kabartma geometrik motiflerle, ahşap minberi ise geometrik geçmeler ve renkli nakışlarla süslüdür. Tavanı işlemeli ahşap olan caminin çatısı kiremitle örtülüdür. Cami, ahşap minberi ve mihrabı ile Geç Devir Ankara eserleri için tipik bir yapıdır.

    Ahi Elvan Camii : Samanpazarı Ahi Arap Mahallesi’nde bulunan ve çok sade bir dış görünüşe sahip olan cami, 1832 yılında Ahi Elvan Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır. 1413 yılında onarım gören caminin minaresi ve minberi 1423 yılında yapılmıştır. Dört köşeli bazilikal plana sahip caminin duvarlarının alt bölümü taş, üst bölümü kerpiç, iç konstrüksiyonu ahşaptır. Ahşap tavanı 12 mermer başlıklı ağaç sütun üzerine oturmuştur. Kuzeyde ahşap olarak birinci sütun sırasına kadar uzanan bir alt kat ve ikinci sütun sırasına kadar uzanan bir üst kat mahfili vardır. Beş köşeli motiflerle süslü minberi, Selçuklu üslubu ahşap işçiliğinin güzel bir örneğidir. Caminin kuzeybatısında duvara bitişik olarak yükselen tek şerefeli minarenin kare kaidesi taş, silindirik gövdesi tuğladır.

    [​IMG]

    Ahi Yakup Camii : İsmetpaşa Mahallesi’nde, eğimli bir arazide bulunan cami 1391'de Ahi Yakup tarafından yaptırılmıştır. Camiye doğu cephesinden 11 basamaklı merdivenle çıkılır. Taş temel üzerine kerpiçten yapılmış, kiremit çatılı sade bir yapıdır. 14. yüzyıl Ankara camileri için tipik olan mihrabı ile dikkat çeken cami yenilenerek kısmen karakterini kaybetmiştir.

    Alaaddin Camii : Ankara Kalesi içinde yer alan cami 1178 tarihlidir. 1361 ve 1434 yıllarında onarım görmüştür. Duvarları kesme ve moloz taştan yapılmış, üzeri sıvalı, kiremit çatılı bir yapıdır. Ankara'nın en eski camilerinden biri olan Alaaddin Camii'nin kıble duvarı iç kalenin zindan kapısına bitişiktir. Giriş kapısı üzerinde üç yazıt bulunmaktadır. Kuzeybatı köşesinde tek şerefeli minaresi yükselir. Alaaddin Camii, özellikle 1178 tarihi taşıyan minberi, son cemaatte bulunan antik sütun başlıkları, kapı üzerindeki tamir yazıtları ile önem kazanan bir eserdir. 18. ve 19. yüzyıllarda yenilenen cami tarihi karakterini kaybetmiştir.

    Aslanhane (Ahi Şerafettin) Camii : Samanpazan Aslanhane Mahallesi’nde bulunan caminin dış görünüşü çok sadedir. İlk yapılışı 13. yüzyılın başına, tamiri ise 1289-1290'a rastlar. Planı uzunlamasına beş sahınlı bazilikal tiptedir. Roma ve Bizans’ın eski yapılarından toplanan taşlarla yapılmıştır ve bugün üzeri sivri kurşun kaplama çatıyla örtülmüştür. Kıyılan işlemeli üç kapısı kuzey, batı ve doğu yönündedir. Caminin kuzeydoğu duvarına bitişik olan tek şerefeli minare, taş kare kaideli ve silindirik tuğla gövdelidir. 12 pencere ile aydınlanan caminin içinde, altışardan dört sıra olarak dizili 24 çam sütundan on altısı çatıyı, sekizi kadınlar mahfilini taşır. Tavanı ağaç oymalıdır. Tavana kadar yükselen çinilerle süslü mihrabı, Selçuklu dönemi mihraplarının en güzel örneklerinden biridir. Caminin doğusunda bulunan türbe duvarına gömülü antik aslan heykelinden dolayı Aslanhane Camii olarak anılır.

    Cenab-ı Ahmet Camii : İç Cebeci Ulucanlar'da bulunan kesme taş duvarlı ve kubbeleri kurşun kaplı olan cami klasik Osmanlı yapılarındandır. 1566 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde Ankara beylerbeyliği yapmış olan Cenab-ı Ahmet Paşa tarafından yaptırılan caminin planı, kare mekân üzerinde tek kubbeli ve son cemaatlidir. Son cemaat yeri dört mermer sütunlu, üç büyük sivri kemerli ve üç kubbelidir. 12'şerden 3 sıra olarak açılan 36 pencerenin çevresi renkli kalem işleriyle süslüdür. Minberi ve mihrabı sade olup, beyaz mermerdendir. 1802, 1887 ve 1940 yıllarında onarım görmüştür.

    [​IMG]

    Hacı Bayram Camii : Ulus'ta Augustus Tapınağı'nın bitişiğinde yer alan cami, 1427-1428 yıllarında Hacı Bayram Veli tarafından yaptırılmıştır. Doğu duvarı Augustus Tapınağı’na, güney duvarı Hacı Bayram Türbesi’ne dayanır.

    Selçuklu mimarisi stilinde inşa edilmiş olan cami Mimar Sinan tarafından onarılmıştır. Uzunlamasına dikdörtgen planlı, taş kaideli, tuğla duvarlı, kiremit çatılı bir yapıdır. Türbenin güneydoğu duvarında yükselen iki şerefeli minaresi kare planlı, taş kaideli ve silindirik tuğla gövdelidir. Alt pencereler dışta sivri kemerli nişlerle kuşatılmıştır. Üst pencereler sivri tuğla kemerlidir. Ahşap mihrabı 17. yüzyıl sonunda ünlü Nakkaş Mustafa tarafından işlenmiş olan cami daha sonra Kütahya çinileri ile süslenmiştir. Sanat değeri yönünden ilgi çekici olan bu cami halen Ankara'nın en önemli camilerinden birisidir.

    Karacabey Camii : Hamamönü’nde bulunan cami türbesi, çeşmesi ve çifte hamamıyla birlikte külliye oluşturmaktadır. 15. yüzyılda Karacabey tarafından inşa ettirilen cami eyvanlı plan tipinin Ankara'daki tek örneğini göstermektedir. Beş kubbeyle örtülü olan cami, taş ve tuğla karışımı malzemeden yapılmış olup, minaresi kuzeybatıdadır. Minaresi sırlı tuğla ve çini işçiliği ile önemli bir örnektir. Caminin yanında Karacabey'in türbesi bulunmaktadır.

    Çiçekçioğlu Camii : Alparslan Mahallesi’nde Göztepe Sokağı’nda bulunan Çiçekçioğlu Camii kerpiç duvarlı, ahşap hatıllı, taş kaideli, kiremit çatılı bir yapıdır. Cami tavan sistemi, pencere üstü yazıları, mihrabı ile 17. yüzyıl sonu ve 18. yüzyıl başı Ankara camilerinin güzel bir örneğidir.

    Tacettin Camii : Hamamönü Sümer Mahallesi Taçlı Sokak’ta, Karacabey İmareti yakınında bulunan cami, aynı adı taşıyan türbeye bitişik, kesme taş duvarlı, kiremit çatılıdır. Planı uzunlamasına dikdörtgen ve son cemaatlidir. Türbe batısında yer alır. Kuzeybatısında yükselen kare kaideli, silindirik gövdeli minaresi taştandır. 1901-1902’de Sultan II. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır.

    Kocatepe Camii : 16. yüzyıl estetiği ile 20. yüzyıl teknolojisinin bütünleşmesinden oluşan cami, dört minaresiyle Selimiye'yi, merkezi kubbe ve yarım kubbeleriyle Sultanahmet'i andırır. 64x67 m. (4288 m²) ölçüsündeki asıl cami (harem) kısmı, 48.5 m. yüksekliğinde 25.5 m. çapında bir ana kubbe ile örtülüdür. Ana kubbe etrafında dört yarım kubbe yer alır. Bu yarım kubbeler 12 kubbe ile genişletilmiştir. Kubbeler geleneksel tarzda kurşunla kaplanmıştır. Asıl cami kısmına, kündekâri (ahşap geçmeli) tarzda yapılmış bir ana ve dört yan kapıdan girilir. Caminin kuzey kısmında, ana giriş kapısı önünde yer alan ve 2400 m² alanı kaplayan revaklı avluyu, bir mermer şadırvan süsler. Revaklar 14 m. yüksekliğinde 26 kubbe ile örtülüdür. 10 m. yüksekliğindeki mihrap, beyaz mermerden imal edilmiştir. 8.70 m. yüksekliğindeki minber, özel süslemelerle işlenmiş mermerden yapılmıştır.

    [​IMG]

    İç tezyinatta klasik Osmanlı mimarisi örnek alınmış, malzeme olarak; çini, mermer, sarı maden ve özel boyalar kullanılmıştır. Ana kubbe ve aslan göğsü yazıları pirinçten yazılmıştır. Caminin iç süslemeleri arasında ayrı bir yeri olan vitraylar, özel camdan imal edilmiş olup, klasik Osmanlı tarzı ile modern tarz arasında bir geçiş teşkil ederler. Projesi Hüsrev Tayla ve Fatih Uluengin'e aittir.

    Sarıkadı (Mimarzade) Camii: Hamamönü Meydan Mahallesi Sarıkadı Sokak No:36'dadır. 18.yy sonlarına aittir. Cami, taş temelli, ahşap hatıllı, kerpiç duvarlı, kiremit çatılı bir yapıdır. Kadınlar mahfilindeki sülüs yazı, mihrabı, tavan sistemi, pencereleri ile 18. yy karakterinde bir yapıdır. Rokoko etkisi, üst pencerelerin alçı şebekesinde ve muezzin mahveli altındaki göbekte görülmektedir.

    Zincirli Camii : Ulus’ta Anafartalar Caddesi’nde bulunan cami, taş kaideli, tuğla gövdeli, üzeri kiremit çatılı bir yapıdır. İlk yapılışının 17. yüzyıl ortaları veya sonu olduğu tahmin edilmektedir. Kuzeyde tek kapı ile girilen harem tek sahınlıdır. Cami içinde asılı bir levhadan 1879-1880’de tamir edildiği öğrenilmiştir. Burada “Şeyhülislam Ankaralı Mehmet Emin Efendi’nin mamuresini 1789-1880’de Ankara Valisi Hurşit Paşa tamir ettirdi” denilmektedir. Caminin kasetleme işçiliği ile yapılmış ahşap tavanı, minberi, mihrabı ve cephe düzeni Ankara’nın 17. yüzyıl sonu 18. yüzyıl başı camileri ile birlik göstermektedir.

    Ankara’daki Diğer Camiler

    Abdulhari Camii
    Ağaçoğlu Camii
    Balaban Camii
    Çeşme Camii
    Hacı Musa Camii
    Hacı İlyas Camii
    Hacı İvaz Camii
    Hamidiye Camii
    Hatuniye Camii
    İki Şerefeli Cami
    Leblebicioğlu Camii
    Maltepe Camii
    Molla Büyük Camii
    Şeyh İzzeddin Camii
    Yeğen Bey Camii
    Yeni Cami
    Yeşil Ahi Camii
     


  2. queensland

    queensland .The redness of the sky at dawn.

    Mesaj:
    2.028
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    40° 52.0' 29° 07.0'
    Tarihi ve Turistik Yerler

    1 . ODTü Müzesi ODTü Müzesi
    Adres : ODTü Kampüsü
    Tel : 2101000

    2 .Abdi İpekci Parkı
    Adres : Sihhiye

    3 .Agustus Tapınağı
    Adres : Hacıbayram Camii Yanı Ulus

    4 .AKM Cumhuriyet Müzesi
    Adres : Akköprü
    Tel : 3241010

    5 .Altın Park
    Adres : İrfan Baştuğ Caddesi No 142 06140 Aydınlıevler ANKARA
    Tel : 0 312 317 96 96

    6 .Anadolu Medeniyetleri Müzesi
    Adres : Kadife Sokak Ankara Kalesi
    Tel : 3243160

    7 .Anıtkabir ve Atatürk Müzesi
    Adres : Anıt Caddesi Tandoğan
    Tel : 2317975

    8 .ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ
    Adres : GAZİ MAHALLESİ

    9 .Atatürkevi Müzesi
    Adres : Atatürk Orman Çiftliği Gazi Mahallesi
    Tel : 2126506

    10 .AYAŞ KAPLICALARI
    Adres : ANKARAYA 80 KM UZAKLIKTA

    11 .BAYINDIR BARAJI
    Adres : ANKARANIN 12 KM GÜNEYDOĞUSUNDA

    12 .BEYNAM ORMANLARI (Mesire Yerleri)
    Adres : BAĞLA


    13 .BEYPAZARI

    14 .Botanik Parkı
    Adres : Cinnah Cad.

    15 .Cumhuriyet Müzesi
    Tel : 3105361

    16 .ÇAMKORU ORMAN İÇİ DİNLENME YERİ
    Adres : ÇAMLIDERE

    17 .ÇAMLIDERE BARAJI
    Adres : ANKARAYA 108 KM UZAKLIKTA


    18 .Çankaya Köşkü Müzesi
    Tel : 4274330

    19 .ÇUBUK II BARAJI
    Adres : ÇUBUK

    20 .Demetevler Parkı
    Adres : Karşıyaka Mh.

    21 .Demiryolu Müzesi
    Tel : 3090515

    22 .Devlet Mezarlığı Müzesi
    Tel : 3090515

    23 .DİKİLİTAŞ GÖLETİ
    Adres : HAYMANA

    25 .DUTLU TAHTALI KAPLICASI
    Adres : BEYPAZARI MERKEZE 15 KM UZAKLIKTA

    26 .ELMADAĞ
    Adres : ELMADAĞ

    27 .Etnografya Müzesi
    Adres : Türk Ocağı Cad. Opera
    Tel : 3119556

    28 .EYMİR Gölü
    Adres : GÖLBAŞI

    29 .G.Ü.M.E.F. Müzesi
    Tel : 2126064

    30 .Gençlik Parkı
    Adres : Ulus

    31 .Gordion Müzesi
    Adres : Yassıhöyük Köyü Polatlı
    Tel : 6214422

    32 .Göksu Parkı

    33 .Güven Parkı
    Adres : Kızılay

    34 .Hacı Bayram Cami
    Adres : Öztürk Mah. Altındağ

    35 .Hacı Bayram Veli Cami
    Adres : Solfasol Altındağ

    36 .Harikalar Diyarı
    Adres : Adres : Yunus Emre Mah. Ayaş yolu Cad. 12. Km. No: 300 Sincan / ANKARA
    Tel : 0312 273 60 04


    37 .Havacılık Müzesi
    Adres : Çankırı Cad. Dışkapı
    Tel : 3107280

    38 .HAYMANA KAPLICALARI
    Adres : HAYMANA

    39 .KARAGÖL
    Adres : ÇUBUK

    40 .KIZILCAHAMAM KAPLICALARI
    Adres : KIZILCAHAMAM

    41 .KİRMİR ÇAYI VADİSİ
    Adres : GÜDÜL İLÇESİNDE

    42 .Kocatepe Cami
    Adres : Kültür Mah. Çankaya

    43 .Kuğulu Park
    Adres : Kavaklıdere

    44 .KURTBOĞAZI BARAJI
    Adres : ANKARA-İSTANBUL YOLU ÜZERİNDE

    45 .Kurtuluş Parkı
    Adres : Kurtuluş

    46 .Kurtuluş Savaşı Müzesi
    Adres : Cumhuriyet Cad. No:14 Ulus
    Tel : 3107140

    47 .Mehmet Akif Ersoy Evi Müzesi
    Adres : Hacettepe üniversitesi Kampüsü Sıhhiye
    Tel : 3052144

    48 .MOGAN
    Adres : GÖLBAŞI

    49 .MTA Tabiat Tarih Müzesi
    Tel : 2873430

    50 .PTT Müzesi
    Tel : 3166363

    51 .Roma Hamamı
    Adres : Çankırı Cad. Dışkapı
    Tel : 3107280

    52 .Seğmenler Parkı
    Adres : Kavaklıdere

    53 .SOĞUKSU MİLLİ PARKI
    Adres : KIZILCAHAMAM

    54 .TRT Müzesi
    Tel : 4904300

    55 .Ziraat Bankası Müzesi
    Tel : 3103750
     


  3. queensland

    queensland .The redness of the sky at dawn.

    Mesaj:
    2.028
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    40° 52.0' 29° 07.0'
    Ankara'da Piknik ve Gezi Yerleri

    Ankara'da Piknik ve Gezi Yerleri

    İşte alternatif piknik ve gezi alanları...

    Başkentliler, yükselen hava sıcaklıklarıyla birlikte hafta sonları Mogan Park, Göksu Park, Harikalar Diyarı ve Mavi Göl gibi rekreasyon alanlarında piknik yaparak stres atıyor. AA muhabirinin yaptığı derlemelere göre, son 10 yıl içinde toplam 4 milyon 573 bin metrekare büyüklüğünde rekreasyon alanı, başkentlilerin hizmetine sunuldu.

    Başkentliler, kent merkezine yakın yerlerde bulunan rekreasyon alanlarının tümüne, toplu taşıma araçlarını kullanarak ulaşabiliyor.


    Harika bir diyar
    Belediye tarafından Sincan'da bulunan Yunus Göleti alanında yapılan Harikalar Diyarı Rekreasyon Alanı da başkentlilerin tercih ettiği mesire alanlarından biri... Vatandaşlar, Harikalar Diyarı'na Sincan veya Fatih hattında çalışan toplu taşıma otobüsleri ile gidebiliyor. Harikalar Diyarı, 1 milyon 300 bin metrekarelik alanıyla aynı zamanda Avrupa'nın da en büyük kentsel parklarından biri durumunda.

    Yaklaşık 771 bin metrekaresi yeşil alan, 330 bin metrekaresi yol ve meydanlar, 40 bin metrekaresi otopark alanı, 67 bin metrekaresi yapı alanı, 92 bin metrekaresi su alanları olarak planlanan Harikalar Diyarı içinde Başkentli çocuklar için 25 bin metrekarelik bir alana kurulu, 'Masal Adası' bulunuyor. Özel bir peyzaj çalışması ve ışıklandırma bulunan Masal Adası'nda çeşitli masal kahramanlarının kendi mekanlarında canlandırıldığı ve filmlerinin oynatıldığı 12 cep sineması da miniklerin beğenisine sunuluyor.

    Tarkan, Karacaoğlan ve Boğaçhan, Nasrettin Hoca, Keloğlan, Alaaddin ve Sihirli Lambası, Karagöz ve Hacivat, Şirinler, Taş Devri, Red Kit ve Daltonlar, bu masal dünyasının çizgi kahramanları arasında yerlerini alıyor. Harikalar Diyarı'nda ayrıca, 2 bin 800 metrekare alan içerisinde bulunan 550 kişilik 1 büyük ana salon ve 2 yan salondan oluşan modern nikah salonu, göl alanı, 5 bin kişilik yarı açık göl anfisi, kıyı çay bahçesi, Anadolu mutfağının örneklerinin sunulduğu Anadolu Sofrası lokantası, deniz ürünleri lokantası, fast food merkezleri, büfeler, su depoları, büyük bir yönetim binası, 350 kişilik modern bir toplantı salonu, sergi, sinema ve tiyatro salonları, futbol, basketbol, voleybol, hentbol sahaları da vatandaşlara hizmet veriyor.

    Özürlülerin de yararlanabileceği açık ve kapalı yüzme havuzlarının bulunduğu Sincan Gençlik Merkezi, kır kahvesi, kafeteryalar, kondisyon salonu, piknik alanları, otoparklar, bisiklet, yaya yolları ve 771 bin metrekarelik geniş bir yeşil alan da Harikalar Diyarı'nın kullanım alanı içinde yer alıyor.

    Başkentliler, Ayaş Yolu üzerinde 12. kilometre üzerinde bulunan Harikalar Diyarı'na, yapımı devam eden Sincan Metrosu'nun Gölet alanında bulunan bir istasyonu sayesinde de ulaşabilecek.


    Mavi Göl
    Vatandaşların yararlanabileceği rekreasyon alanlarının başında 2 milyon 121 metrekarelik devasa kullanım alanıyla Kayaş yakınlarındaki Mavi Göl geliyor. Mavi Göl, aktif piknik alanı olarak kullanılması amacıyla Bayındır Barajı'nın rehabilite edilmesiyle oluşturuldu.

    Kent merkezine yalnızca 12 kilometre uzaklıkta bulunan Mavi Göl, alandaki donatılarıyla Ankaralıların dinlenme ve piknik ihtiyaçlarını karşılıyor. Mavi Göl'ün kullanım alanında piknik yapanlar için 370 barbekü, bin 800 ahşap piknik masası, 60 çardak, 30 göl manzaralı gölgelik, 50 aile salıncağı, çay bahçeleri, seyir terasları, çeşmeler ve tuvaletler bulunuyor.

    Rekreasyon alanında aileleriyle birlikte pikniğe gelen çocuklar da düşünülerek 2 büyük ve 20 küçük oyun grubu yerleştirilen Mavi Göl'de ayrıca, 2'si ahşap, 2'si plastik duba sistemli olmak üzere 4 iskele de bulunuyor. Yelkenli teknelerin de bulunduğu Mavi Göl'de isteyenler, can yeleği takarak deniz bisikletlerine binebiliyor. Ayrıca, özel hazırlanan bir başka iskelede de vatandaşların balık tutmasına izin veriliyor. Spor yapmak isteyenlerin de düşünüldüğü alanda, voleybol, basketbol, futbol sahaları, 1 mini golf sahası, 4 kondisyon aleti grubu ve patika yürüyüş yolları da vatandaşlara hizmet veriyor.


    Amatör ressamlara şövale
    Mavi Göl'de, güneşin batışını ya da gün ışıklarının göl üzerinde oynaşmasını resmetmek isteyen amatör ressamlar için 'Ressamlar Kordonu' bulunuyor. Amatör ressamlar, kordonda kendileri için hazırlanan şövaleleri kullanabiliyor.

    Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, alana 450 park aydınlatma direği yerleştirildiğini belirterek, 12 ve 10 metre boyundaki direklerin geceleri yolları ve barajı mavi ışıkla, ağaçları ise yeşil ışıkla aydınlatarak rengarenk bir görünüm kazandırdığını ifade ettiler.

    Mavi Göl'e gelen vatandaşların rahat bir ortamda piknik yapmalarını sağlamak amacıyla gün boyunca 4 atlı güvenlik görevlisi de göl çevresinde tur atıyor. Kent merkezine yakınlığıyla ulaşımın kolay olduğu baraj bölgesinde, özel arabalarıyla gelenlerin kullanabilmesi için büyük bir otopark ve baraj içi küçük cep otoparkları bulunuyor.


    Deniz tadında göl manzarası
    Yaklaşık 602 bin metrekarelik alan üzerine kurulan Gölbaşı'ndaki Mogan Parkı'nda ise piknik alanları, asma köprülerle ulaşılan marina adası, ahşap kıyı yolu, koşu ve yaya yolları, çocuk oyun alanları, özürlü çocuklar oyun alanı, istasyonlu koşu pisti, 3 tenis kortu, 2 mini futbol sahası ve basketbol sahaları da yer alıyor. Ayrıca, park içerisinde binicilik merkezi, spor merkezi, Mogan Gölü Araştırma Merkezi, deniz feneri binası, kayıkhane, su deposu, çeşitli kafeteryalar, danışma binaları, tenis kortu, kay kay pisti, bisiklet kulübü ve sağlık ünitesi binaları bulunuyor.

    Mogan Gölü'nün Haymana yolu kıyı şeridinde yer alan bölgeye yapılan 4 kilometrelik ahşap platform sahil yürüyüş yolu üzerine 3 seyir terası ve 400 oturma bankı yerleştirildi. Mogan Parkı'na ayrıca, 100 bini aşkın fidan dikildi, 200 ailenin aynı anda yararlanabileceği piknik alanına ise 200 barbekü ve piknik masası ile 50 adet çeşme yerleştirildi.

    Akşam saatlerinde fenerin tepesine takılan lazer sistemi ile gölün yüzeyinin aydınlatıldığı Mogan Parkı'nda, Mogan Gölü'ne hakim bir tepede, bölge halkı ile tüm başkentlilerin yararlanabileceği 3 bin kişilik bir anfi tiyatro ve bin kişilik modern bir nikah salonu yer alıyor.


    Göksu Park
    Eryaman'daki, Susuz Göleti'nin yeniden düzenlenmesiyle oluşturulan Göksu Park'ta 550 bin metrekarelik alan içinde 127 bin metrekare büyüklüğünde göl bulunuyor. Göl çevresinde yapılan kıyı düzenlemeleri rekreasyon alanındaki doğal güzelliğe sosyal ve sportif bir renk katıyor.

    Ahşap platform iskeleler, seyir fenerleri, 2 balık tutma iskelesi, su sporları tesisleri, göl içinde 400 metrekarelik bir gösteri platformu, 500 aile için piknik masaları ve barbekü, vatandaşların gölde 45'er dakika dolaşmalarını sağlayacak bir 'Nehir Gemisi' de bulunan Göksu Park'ta, ray uzunluğu 550 metre olan Dağ Kızağı ve ray uzunluğu 2 kilometre olan 'Gezinti Treni' de hizmet veriyor. Göl restoranlarının da yer aldığı Göksu Park'ta 2 bin 500 araçlık otopark, bisiklet ve yürüyüş yolları, açık hava tiyatrosu, basketbol, voleybol, mini futbol ve tenis sahaları gibi tesisler de vatandaşın hizmetine sunuldu.


    Altınpark ve Aoç
    Aydınlıkevler'de bulunan 640 bin metrekarelik alana yayılan Altınpark da hafta sonları Ankaralıların en sık uğradığı yerlerden. Park alanında Uluslararası Fuar Merkezi, bilim merkezi, kültür merkezi, kapalı ve açık spor alanları, açık ve yarı açık gösteri anfileri, Türk, İtalyan ve Çin lokantaları, Türk Sokağı ve Tepe hanından oluşan bölüm, Gölet ve bahçeler, üretim seraları, olimpik yüzme havuzu, mini golf sahası ve at harası da vatandaşların ziyaret edebileceği yerler arasında bulunuyor.

    Atatürk Orman Çiftliği de Ankara'nın alternatif mesire alanları arasında yer alıyor. Gazinoları, parkları, piknik yerleri, hayvanat bahçesi, çeşitli ürünleri ve doğası ile Ankaralılar tarafından çok ziyaret edilen bir gezi ve mesire yeri olan çiftliğe, belediye otobüsleri, dolmuş ve banliyö treni ile ulaşılabiliyor.


    Ankaralıları bekleyen saklı güzellikler
    Hoşebe, Eğriova, Çamkoru, Aluçdağı mesire alanları, doğanın kucağında kentin gürültüsünden uzak bir gün geçirmek isteyen Ankaralıları bekliyor. AA muhabirinin yaptığı derlemelere göre, kent merkezine ortalama 100 kilometre uzaklıkta bulunan mesire alanlarına gitmeyi göze alan Başkentliler, yemyeşil bir doğada güzel bir gün geçiriyor.

    Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Kızılcahamam Soğuksu Milli Parkı da vatandaşların gözde piknik alanları arasında yer alıyor. Kent merkezine 78 kilometre uzaklıkta bulunan Soğuksu Milli Parkı'na, belediye tarafından, vatandaşların hem piknik yaparak dinlenebilecekleri, hem de spor yapabilecekleri 5 bin metre kare büyüklüğünde bir alan yapıldı.

    Piknik alanına gelen ailelerin küçük çocukları için oyun parkı da kurulan alanda, barbekülü kamelyalar, piknik masaları, serenderler, dekoratif amaçlı şelale, kuyular ve köprü ile yürüyüş bandı ve mekik tahtası gibi sportif ve dekoratif öğeler de bulunuyor.

    Botanik anlamında da zengin bir görüntü sergileyen Soğuksu Milli Parkı, yabani gül, çilek ve fındık, ahlat, ardıç, meşe, karaçam ve çeşitli kır çiçeklerine ev sahipliği yapıyor. Milli parkta ayrıca çok sayıda yaban hayvanı da yaşıyor.


    Nallıhan Hoşebe Mesire Yeri
    Eski İstanbul yolu üzerinden gidilen bu alan, Ankara'ya 135 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Yolun tamamı asfalt olduğundan ulaşım sıkıntısı yaşanmıyor.

    Mesire yeri içerisinde kır gazinosu, çocuk oyun alanı, çeşmeler ve otopark yer alıyor. Nallıhan'a 2 kilometre uzaklıktaki alan, mesire yeri olmasının yanı sıra kamp yeri olarak da kullanılıyor. Mesire alanında ayrıca, bir de türbe yer alıyor. Mesire alanında, vatandaşlar için oturma alanları, restaurant ve çeşmeler de bulunuyor.

    Nallıhan'a ayrı bir güzellik katan Kuş Cenneti de hafta sonları ziyaretçi akınına uğruyor. Onlarca su kuşunun uğrak yeri olan Kuş Cenneti ile tertemiz havası ve suyu ile ideal piknik alanları arasında yer alan havası ve suyuyla ünlü Uluhan mesire alanı (ilçe merkezine 33 kilometre uzaklıkta), muhteşem manzaraya sahip, sulama göleti olarak kullanılan Çamalan Göleti (ilçe merkezine 54 kilometre uzaklıkta ) ile ince ince çağlayan Ilıca Şelalesi (Nallıhan'a 30 kilometre uzaklıkta), şehirden uzaklaşıp kafasını dinlemek isteyenleri ağırlamayı bekliyor.

    Ayrıca, Meyilhacılar Köyü'nde, çevresi 10 metreye (980 cm) ulaşan 500 yıllık ardıç ağacı da ziyaretçilerini bekliyor.


    Çamlıdere Aluçdağı Mesire Yeri
    İstanbul yolu üzerinden yaklaşık 1 saatte ulaşılabilen alan Çamlıdere Aluçdağı mesire yeri de, piknik tutkunları için vazgeçilmez yerler arasında yer alıyor. Burada, her yıl düzenlenen geleneksel Aluçdağı Festivali ve yağlı güreşleri yoğun ilgi çekiyor. Aluçdağı mevkinde ayrıca, mesire yeri olan Çamlıca bölgesi ve Yayla Mahallesi, Şeyh Ali Semer Kandi Türbesi, Peçenek Bucağı'nda Selçuklular devrinden kalan camii de gezilip görülebilecek yerler arasında bulunuyor.

    Temmuz ayı içerisinde Aluçdağı mevkinde düzenlenen Aluçdağı Festivali'nde, yağlı güreş müsabakalarının yanında yurdun çeşitli yerlerinden davet edilen halk oyunları ekiplerinin gösterileri ve müzik şölenleri yer alıyor.

    Ankara'nın 60 kilometre kuzeybatısında Bayındır Çayı üzerinde kurulu bulunan Çamlıdere Barajı da başkentilerin gözde piknik mekanları arasında... İçme suyu amaçlı kullanılan barajda, isteyenler gölet balıkçılığı da yapabiliyor. Yetkililer, 32 kilometrelik alana yayılan barajın, rüzgar potansiyeli nedeniyle rüzgar sörfü yapılmasına da olanak sağladığını ifade ettiler.


    Bala Beynam Mesire Yeri
    Ankara'nın en eski ilçelerinden birisi olan Bala'da bulunan Beynam mesire yeri de başkentlilere hizmet veriyor. Ankara'ya 45 kilometre uzaklıktaki mesire yerine Ankara-Bala karayolu üzerinden 45 dakikada ulaşılabiliyor. Son yıllarda yapılan çalışmalarla modern bir mesire alanı haline getirilen çam ormanında, kır gazinosu, tuvalet, çocuk oyun grubu ve otopark bulunuyor.

    Ankara-Bala karayolu üzerinden 45 dakikada ulaşılabilen mesire yerinin etrafındaki çıplak arazinin içinden fışkıran yaklaşık 400 hektarlık orman alanı Ankaralıları ağırlamayı bekliyor.

    Son yıllarda yapılan çalışmalarla modern bir mesire alanı haline getirilen çam ormanında, kır gazinosu, tuvalet, çocuk oyun grubu ve otopark bulunuyor. Sahip olduğu konum itibariyle ziyaretçilere zengin bir orman manzarası sunan bu alanda, yeşilin ve mavinin tüm güzellikleri bir arada görülebiliyor.
    Yetkililer, orman alanının geçmiş dönemlerde daha büyük bir alana yayıldığını ifade ederek, ormanın tahrip edile edile bugünkü halini aldığını ifade ettiler.
    Beynam'da, Roma döneminden kalma hamam da görülebilecek yerler arasında bulunuyor. Ayrıca, Atatürk'ün Ankara'ya gelmeden önce Bala'da konakladığı, Balalılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği ile TSK Güçlendirme Vakfı tarafından restore edilen, 'Beynam Atatürk ve Kültür Evi' de burada görülebilecek yerlerden bazıları...

    Ankaralılar ayrıca, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından oluşturulan 419 çeşit bitkiyi içinde barındıran Beynam Kent Ormanı'nda, doğal ormanda yürüyüş parkurunu, resim teraslarını, yürüyüş patikalarını, dinlenme tesislerini kullanarak stres atabilirler.


    Keşfedilmemiş hazine: Eğriova Yaylası
    Ankara'ya 150, Beypazarı'na 50 kilometre uzaklıktaki Eğriova yaylası mesire alanına, Karaşar beldesi üzerinden gidiliyor. Yolunun 25 kilometrelik kısmı stabilize olan mesire yerinde bir kır gazinosu bulunuyor.
    Sahip olduğu göl ve orman manzarası ile ziyaretçilerin temiz hava alma imkanı bulabildiği bu mesire yeri, doğal yapısı ile izcilik faaliyetleri, doğa sporları, doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılık çalışmalarına imkan sağlıyor.

    Birçok sivil toplum kuruluşu tarafından Ankara'nın turizm merkezi olmaya aday gösterilen Eğriova Yaylası'nın, bin 600 metre rakımlı alanlarında sarıçam, karaçam ve köknar ağaçlarının oluşturduğu ormanlık alanlar görülmeye değer.

    Sivil toplum örgütlerinin turizme kazandırılması için yoğun çalışmalar yürüttükleri Eğriova, ahşap evleri ve göletiyle vatandaşların ilgisini çekiyor.
    Yaylada bulunan ve çevresinde yeşilin çeşitli tonlarının barındığı göl, ziyaretçilerini büyülerken, gölde alabalık, çay balığı ve kadife balığı da tutulabiliyor. Eğriova Yaylası ziyaretçileri, ormanlık alanlarda yer alan parkurlarda yürüyüş de yapabilirler.


    Sorgun Mesire Yeri
    Güdül ilçesinde bulunan 50 hektarlık Sorgun mesire yeri de Ankara'ya 130, Güdül'e ise 18 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Günübirlik geziler için oldukça uygun mesire yerinde kır gazinosu ve tuvalet, ziyaretçilere hizmet veriyor. Sorgun Belediyesi'nce işletilen alan, sahip olduğu konum ve göl manzarası ile ziyaretçilere konaklama ve spor etkinlikleri ile olta balıkçılığı imkanı sunuyor.

    Sorgun Köyü yöresinde bulunan orman alanı ile bu alan içerisinde yer alan gölet de başkentin doğal zenginlikleri arasında bulunuyor. Hafta sonu mesire yerine piknik yapmak için giden Ankaralılar, Kirmir çayı Vadisi'nde kayalarla oyulmuş mağaraları, Çağa beldesinde bulunan Roma Tümülüsü, Kavaközü köyünde bulunan Samutbali Türbesi ve Tekke Mevkindeki Kasım Baba Türbesini de ziyaret edebilirler.


    Kuşların konaklama yeri
    Beypazarı yakınındaki etrafı yüksek dağlarla çevrili Kirmir Çayı Deltası, ılıman iklimi, gölü ve doğasıyla özellikle kış aylarında ziyaretçilerine keyifli saatler vaat ediyor. Kızılcahamam, Güdül, Beypazarı ve Çayırhan hattında akan çayın oluşturduğu deltanın mikroklima ikliminde, Akdeniz iklimine özgü incir ve zeytin ağaçları yetişebiliyor. Delta, bu özellikleriyle göçmen kuşların da gözde konaklama alanları arasında bulunuyor. Kirmir çayı kenarında piknik yapanlar, eğer mevsimiyse Angut, Sakarca Kazı, Küçük Kuğu, Sessiz Kuğu, Elmabaş, Patka, Tepeli, Dikkuyruk, Ak Balıkçıl, Gri Balıkçıl ve Gece Balıkçılı kuşları da gözlemleyebilirler.

    Krater gölü etrafındaki doğal güzellik
    Çubuk ile Kızılcahamam arasında, Kavak Dağı ve Yıldırım Dağı eteğinde küçük fakat çok derin, krater bir göl olan Karagöl, mükemmel bir doğal güzelliğe sahip. Çubuk'a yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta olan, her iki tarafı yamaçlarla çevrili, etrafı çam ve dağ kavağı ile kaplı Karagöl, şehrin gürültüsünden uzaklaşıp kafasını dinlemek isteyenler için sık sık gidilmesi gereken doğal terapi mekanları arasında yer alıyor.

    Etrafı ormanlarla çevrili Karagöl'ün çevresinde piknik yapılabilecek masalar bulunuyor. Çamkoru ve Akyarma mesire alanları da Kızılcahamam sınırları içinde yer alıyor. İlçedeki milli park ile mesire yerlerinde, piknikçilerin su ve tuvalet gibi temel gereksinimleri karşılanıyor.

    Kızılcahamam'ın Akyarma mevkinde yer alan 40 hektarlık Akyarma mesire yerine, Ankara'dan 100, Kızılcahamam'dan 30 kilometre; Çamkoru mesire yerine ise Ankara'dan 110, Kızılcahamam'dan 40 kilometre yol alarak ulaşılabiliyor. Doğanın tüm güzelliklerini barındıran iki mesire alanı da uzun yürüyüşler ve diğer spor aktiviteleri için ideal yerler arasında bulunuyor.
     


Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş