Volkan Konak ve Karavanı

'MOTOKARAVAN' forumunda insel tarafından 23 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. insel

    insel Zirve

    Mesaj:
    2.512
    Alınan Beğeniler:
    0
    http://www.videopatlat.com/beyaz-show-volkan-konak-in-karavani-videosu/799247fd4/
     


  2. metin0035

    metin0035 Kamp III

    Mesaj:
    609
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    KARŞIYAKA /İZMİR
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    Çok ilgimi çekti vede gerçekten gezmeyi ve doğayı sevenleri ortak bir noktada buluşturmayı gerçekleştirecek görüntüler bunlar.TÜRK toplumunun sevdiği bu halk sanatçıları Motokaravancılığı ve doğayı gezmekle onun korunabileceğinide insanlara sevdirir ve inandırır.Ayrıca Ülkemizide güzelleştirerek yeni iş istihdamı sağlayarak her bölgeye ekonomik katkı da bulunur.GELİŞTİRELİM.SEVDİRELİM.
     


  3. orion

    orion Alaman Mucizesi Volkswagen T3'ün hastasıyız

    Mesaj:
    343
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Sinop
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    Değerli arkadaşlar Beyazıt Öztürk'ün bu programının tam da Volkan Konak'ın karavanını gösterdikleri kısmında rastladım. Aslında karavanın bu programda gösteriliyor olmasından daha çok hoşuma giden şey şu idi. Volkan Konak karavanını gösterdi, tanıttı ve hemen ardından "Türkiye'deki karavancılığın sorunları..." diye başlayan bir cümle sarfetti, fakat o sırada esprili olan ortamda laf yarım kaldı ve davamı gelmedi. Çok isterdim o cümlenin sonunun gelmesini. Volkan Konak'ın bu tutumu çok hoşuma gitti aslında. Sarfedilen şöyle bir söz vardı: "Karavan güzeldir, bununla heryerde babanın eviymiş gibi yaşarsın.." Bence çok güzel bir söz :D
     


  4. aslanahmet

    aslanahmet Zirve

    Mesaj:
    3.265
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    İstanbul
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    Bence Volkan Konak'a teşekkür mesajı göndermek onu bu konuda çalışmaya teşvik edebilir.
     


  5. insel

    insel Zirve

    Mesaj:
    2.512
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    Konak kamp karavan dernegi uyesi bu arada. Bu sorunlari icinde hissetigine eminim.
     


  6. bayar28

    bayar28 Kamp III

    Mesaj:
    843
    Alınan Beğeniler:
    1
    Şehir:
    Ayvalık-(Balıkesir)
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    Bır sanatcının Karavan sever olması gurur verıcı....
     


  7. ozdener

    ozdener Hey gidi günler :)

    Mesaj:
    91
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Istanbul
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    Volkan Bey gibi karavancılığa gönül vermiş başka sanatçılarımız da var. Hatta bir çoğunu kamp yerlerinden vs. biliyorsunuzdur eminim. Bu sanatçıları bir araya getirip herhangi bir TV sohbet/talk show programında konu ile ilgili görüşlerini/deneyimlerini anlatmalarını sağlayabilsek ne güzel olurdu. Böyle bir organizasyonu yapabilir miyiz acaba?

    Yeni bir topik açıp hangi sanatçıların kampçılık/karavancılık ile ilgilendiğini araştırıp listelesek sonra da onlarla irtibata geçsek???
    Çok mu uçtum???

    Mesela ben hemen bir tanesini söyeleyeyim. Bedia Ener (Yaprak Dökümü'ndeki Neyir Hanım) Aşağı yukarı 20 senedir karavan sahibidir. Böyle bir organizasyonda seve seve yer alır. Kendisi gibi tiyatrocu/oyuncu olan bir çok sanatçı arkadaşı/dostu da var...

    Ne dersiniz?
     


  8. Yusuf Aybek

    Yusuf Aybek Zirve

    Mesaj:
    5.894
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    İstanbul-Beylikdüzü
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    Arkadaşlar bu sanatcıların hepsinin telefonunu bulabilirim fakat nasıl ikna edip bir program yapabiliriz biraz beyin jimnastiği yapmak lazım.yada nerede.yada Volkan beyle durumu konuşursak kendisi kendi bağlantılarını kullanarak bir program ayarlar bizlerde destek oluruz.
     


  9. kyaz75

    kyaz75 Kamp III

    Mesaj:
    772
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    ankara
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    volkan beyin gezenbilirden haberi var mı? acaba
     


  10. alpino

    alpino Kamp III

    Mesaj:
    509
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    türkiye
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    aslında dünya geneline bakıldığında karavancılığa meraklı ve gönül vermiş ülkelerin daha cok soguk iklime sahip kuzey yarım kurede bulunan ve bu yarım kurenin kuzeyinde yogunlasan bir yapıda oldugunu görebiliriz

    aslında dünya genelinde zengimliğinde aynı cercevede dagıldığına sahiit olabiliriz yani kısacası karavan gelişimi ile ekonomik ve kulturel gelişim paralel seyretmektedir

    aydın sanatcılarımızında bu seyir içinde olamaları ne mutlu bizlere
     


  11. atiladi

    atiladi Zirve

    Mesaj:
    4.681
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    İstanbul
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    Volkanın, karavandan sadece vip araç yerine konforlu bir iş aracı olarak faydandığını sanıyorum...
     


  12. alpino

    alpino Kamp III

    Mesaj:
    509
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    türkiye
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.


    size aktılıyorum anacak keske tum sanatcılarımız bu yolu deneseler
     


  13. sisdagili61

    sisdagili61 Zirve

    Mesaj:
    2.823
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Beşikdüzü, Trabzon ve Çanakkale
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    Merhabalar,
    Volkan Konak'ın karavanı Katral Migros'un olduğu yerde Şimal Bar ve Karayemiş Restoant'ın orda park ediyordu.Sayın Konak karavanını turne ve konserlerde kullanan birisi sürücülüğünü de kendisi yapıyor iyide gezer.Fakat onun karavanı sanırım yabancı plakalı idi acaba yasada değişiklik filanmı oldu.Çünkü sayın Konak ve onun gibi yurttaşlarımızın yasal olmayan şeyleri yapmayacak olduklarına eminim.Heleki sayın Konak muhalif duruşu vede sanatcı kimliği ile zaten göz önünde olan birisi, normal biri olsa dikkat çekmezde göz önünde olanlar için olay farklı gibi, ne dersiniz.
    Kalın sağlıcakla.
     


  14. orsaalabanda

    orsaalabanda Zirve

    Mesaj:
    3.490
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    Eskiden yabancı bayraklı teknelerde olduğu gibi 6 ayda bir yurt dışına çıkmakla daha doğrusu sadece sınırdan giriş-çıkış yapmakla bu iş çözümleniyordu. Artık 6 ay boyunca yurtdışında olmak gerekiyor diye biliyorum.
     


  15. sisdagili61

    sisdagili61 Zirve

    Mesaj:
    2.823
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Beşikdüzü, Trabzon ve Çanakkale
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    Avrupada araç plakaları şahıslar adına olduğundan iki kişi bir araci 6 ayda bir kendi aralarında alsat yapıyorlar yani aynı araç iki ayrı plaka oluyor, araç satılsa bile plaka şahıs adına kalıyor daha sonra aldığı araca takılıyor.
    Örnek; Ali 34 ĞĞĞ 0000 nolu plaka sahibi,
    Veli 34 ÜÜÜ 0001 nolu plaka sahibi,
    Araç olarak bir karavan olsun ikiside çok iyi arkadaş ikisininde ayrı ayrı işyerleri var ben, siz veya birbaşkası her ikisinin işyerinin çalışanı 6 ay birinin 6 ay diğerinin Türkiye temsilcisi.
    Burdaki olay şu 6 ayda bir araç diğer şirkete devrediliyor kullanım amacıyla Türkiye'deki temsilciye tahsis ediliyor.
    Yabancı plakalı araç kullananların araçları genelde bu şekilde bu tür araç kullanan okadar çok varki kısa bir süre bende KKTC plakalı bir 4X4 kullandım direksiyon sağda olunca geri sattım.Ha bu arada yapılan iş doğrumu onu bilmem ben arkadaşımın babasının şirketinin tedarikcisi gibiydim.
    Plaka zaten değiştiği için 6 ay yurt dışında kalıyor fakat araç geliyor.
     


  16. engines

    engines Soruda bilgiden doğar,Cevapta.

    Mesaj:
    100
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    İstanbul Kartal
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    merhabalar.volkan konak proğramda kendisi belirtti.aracı abd den kiralamış.
     


  17. gezmen

    gezmen Zirve

    Mesaj:
    4.757
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Akhisar
    Ben Karavanımla Gidiyorum Şoförüm Uçakla Geliyor

    Ben karavanımla gidiyorum şoförüm uçakla geliyor


    İpek DURKAL 24 Temmuz 2010


    İlk albümü ‘Efulim’i 1992’de çıkaran ancak yükselişi 2000’li yılların başına denk gelen Volkan Konak, bugün Karadeniz türkülerini tüm Türkiye’ye sevdiren bir fenomen. Son albümü ‘Mimoza’ piyasadaki en yüksek rakamı yakalayarak 200 bin satan sanatçının konserlerini binlerce insan dolduruyor. Konserinde bedava bilet dağıtılmayan ender isimlerden biri o. Televizyon programı da reyting rekorları kırdı. Özel hayatının konuşulmasından ve müzik dışında herhangi bir konuyla gündeme gelmekten imtina ediyor. Bu röportajda yürüyen konağının kapılarını açtı ve ilk kez müzik dışında da konuştu

    Konserleriniz de dahil, her yere karavanınızla gidiyorsunuz. Uçak korkunuz mu var?
    - Uçağı ben kullanmadığım için binmemeye çalışıyorum. Uçakta özgürlüğümü kaybettiğimi düşünüyorum. Bir silindire biniyoruz, hiç tanımadığım insanlar etrafında, önümü görmeden gitmek canımı sıkıyor. Ama tabii ki Amerika’ya giderken ya da acil bir durum olduğunda uçağa biniyorum. Türkiye’de yılda ortalama 150 bin kilometre yol yapıyorum. Hatay Arsuz’tan Edirne Hamitabat Köyü’ne kadar çeşme çeşme her yeri bilirim karavanla gezdiğim için. Avrupa’ya da karavanla gitmişliğim var... Ya da otomobille gidip orada karavan kiralıyorum.

    [attachment=1]

    Konser için gittiğiniz şehirlerde otelde yeriniz olduğu halde, yine de kalmıyormuşsunuz geceleri?
    - Konser sonrası otelde yer ayrılıyor belki kullanırım diye ama orada şoförüm yatıyor. Komik olan, şoförüm uçakla gider her yere, ben alttan karavanla gidiyorum. Konser yerinde buluşuyoruz. O, karavanı düzenliyor, temizliğini filan yapıyor sonra da oteline gidip yatıyor (gülüyor). 20 yıllık yoldaşım zaten Mahmut benim. Karavanı kullanma, tankları doldurma gibi ağır işçilik benim; mutfak, bulaşık, yatakları düzeltme Mahmut’un işi.

    Kışın da karavan mı kullanıyorsunuz?
    - Evet evet. Ön lastiklere zincir bağlayınca Abant’a, Kartalkaya’ya bile gidiyorum.

    Nasıl başladınız karavancılığa?
    - Sekiz yıl oldu. Benim sülalem kamyonculuk ve tırcılıktan geliyor. ‘Tek kişilik cumhuriyet’ onların hayatı. Tırcılarla çok iyidir aram. Yolda tır görüp de korna vurmadan geçmem mümkün değil. Bu karavanı da büyük yaptım. Böylece tır kullanma tatminini yaşıyorum. Ayrıca maceraperestim. Yeni yerler görmek, açan bir çiçeğin kokusunu hissedebilmek beni acayip heyecanlandırıyor. Sanat tarafımı çok besliyor. ‘Mimoza Çiçeğim’ şarkımı karavanda yazdım mesela. Türkiye çok güzel bir ülke ve ben her yerini karavanım sayesinde babamın evi gibi yaşayabiliyorum.

    SEYYAR KÖFTECİ SANDILAR KARİZMAM ÇİZİLDİ

    Başınıza komik olaylar da geliyor mu?
    - Gelmez mi! Geçenlerde Adana’dan gelip Zonguldak’a gidiyoruz, “Mahmut Abi sulu yemek yap da yiyelim” dedim, Ankara tarafında çok güzel bir yer bulduk, çektik sağa. Ben tankları filan temizliyorum. Televizyon açık, cam açık, Mahmut de içeriyi topluyor. Genç bir çocuk geldi camın önüne, “Köfte ekmek ne kadar?” dedi. Bütün karizmam çizildi o anda. Çocuk benim karavanı, seyyar köfteci zannetti! Her şeyi bırak; karavanı yeni almışım, nasıl özeniyorum. “Benziyor mu lan köfteciye!” diye espri yaptım ama çocuk da çok mahcup oldu. Karavancılık bir yaşam tarzı. Üç-beş sene sonra müzikte frene bastıktan sonra dünya turu düşünüyorum. Belgeselcilik yapacağım. Yapılmıştır mutlaka böyle şeyler ama ben farklı bir formatta yapmayı düşünüyorum. İçinde müzik de olacak.

    Tutkunları için karavanın özelliklerini mısınız?
    - Burstner marka. Dokuz buçuk metrelik, otobüs gibi bir karavan. Yat gibi elde üretiliyor. Kasa fabrikadan alınıyor, iç dizaynı benim zevkime göre tasarlanıyor. Mesela salonda ve yatak odasındaki TV’de ayrı ayrı kanallar izlenebiliyor. Mikrodalga fırın var. Yerden ısıtma, güneş enerjisi, tanklarının büyüklüğü, arkada kamera sistemi, uydu anteni gibi spesiyal şeyler koyuyorsun. Koltuğun rengi, döşemesi bile benim istediğim gibi. Bence karavancılığın en üst noktası. Dört ayrı enerji kullanabiliyorum, jenaratörüm yok. Koltukların üstü iki kişilik yatak oluyor. Altı kişi yatabiliyoruz. Banyom tuvaletim ayrı.

    Nerelerde konaklıyorsunuz?
    - Güney’de birkaç tane olmasına rağmen ülkemizdeki karavan kampları çok gelişmiş değil. Biz şunu istiyoruz: Benzincisin mesela, arkanda müsait yer var. Oraya bir ceryan çek, bir de musluk yap. Elektriğimizi, suyumuzu alırken zorlanmayalım. Karavancılık ve kampları Avrupa’da büyük bir sektör. Hafta sonu herkes karavanda yaşıyor. Karavan ve çadır kültürü olan insanın ruhu terbiye olmuştur; dünyalıdır, ondan kimseye zarar gelmez. En fazla günlük tutar, şiir yazar, kitap okur. Keşke bu insanların sayısı artsa. Karavanın yaşam biçimini algılayan insan, sanat kadar masumdur.

    İRLANDA’NIN ÇİMENLERİ BENİM

    Sınırlar da kalkıyor değil mi karavanda?
    - Aynen öyle, bazılarının ihtirasları koymuş o sınırları, ben niye katılayım ki; İrlanda’nın çimenleri de benim; gider otlarım orada. Ben dünyayı avucumun içinde ve babamın eviymiş gibi algılıyorum. Kuzey Afrika’ya, Fas’a gidiyorum şimdi Tunus’a da gideceğim.

    Başka hobiniz var mı?
    - Eski otomobillere düşkünüm. Otomobil sporları severim, antika otomobil topluyorum. Seyahat etmek, yeni yerler keşfetmek çok heyecanlandırıyor beni. 20 Eylül-20 Ekim arasını kendime tatil verdim. Zigana’da, 2 bin metre yükseklikte, yaylada uçurumun tepesinden vadiye bakan bir dağ evi yaptım. Ayılar, kurtlar, domuzlar, geyikler var. Evimin camları da yere kadar. İki tane ayı evimin etrafında dolaşıyor. Birini devlet bırakmış oraya, anladım. Diğeri boz ayı ve karşılaşmamakta büyük fayda var.

    Güvenliğinizi nasıl sağlıyorsunuz?
    - Karadenizli’ye sorulmaz bu soru! Pantolon düşmesin diye tabanca taşırız biz. Kemer kullanmadığımız için pantolonumuzu tabancayla sıkıştırırız belimize, daha ne diyeyim size! Dağdaysan eğer, gecenin ve dağın şahidi olmaz. Dağ evinde tabii ki pompalı tüfeğim de var. Silah bir sanatçının eline yakışmaz ama dağda mecbursun. Mesela taze olsun, otantik olsun diye gidip suyumu kendim dolduruyorum dağda. O zaman psikopat oluyorsun, elektrik yok bir şey yok, karanlıkta arkandan bir şey gelip dalacak sanıyorsun. Karavanda kaldığım zamanlarda da tedbirli yatıyorum. Bizim karavanımıza yanaşacak adam bazı şeyleri göze almak zorunda ama karavanı sakat yerlere çekmiyorum; ıssız bir ormana da gerek yok yani...

    [attachment=2]

    MEZARLIKTAN GELEN ÇIĞLIĞI İYİ BİLİRİM

    Babanızı kaybettikten sonra seslendirdiğiniz ‘Cerrahpaşa’ şarkısı çok kişiyi ağlatmıştı. Cerrahpaşa’ya gidebildiniz mi sonra?
    - İki kere gittim. Hatta birinde tesadüf, babacığımın yattığı odanın önünden geçtim. Hastanelerin önünden geçerken geceleri ışıklarına bakar; acaba kimin canı yanıyor, kimin ne derdi var, diye düşünürüm. Hastanedeki insanların bakışlarını izlerim. Nemlidir hep gözleri. Ben de “Hayatım boyunca gözlerim nemli kalacak” diye yemin ettim. Gözü nemli insandan zarar gelmez.

    Babanızın mezarına gidiyor musunuz?
    - Bizim ailemizde mezarlık olgusu çok farklıdır. Babam öldüğünde mezarının başına ışık bağlayıp, üç gün onun yanında yattım. Hala da geceleri mezarlıkta babama çok güzel türküler okurum. Gündüzleri de gider duamı ederim.

    Sizi duyduğunu düşünüyor musunuz?
    - Tabii ki. Ama duymasa bile ben rahatlıyorum. Benim en büyük hobim gece ikide mezarlığa gitmektir. Ağlarım, dertleşirim, özelimi yaşarım. Mezarlık kültürü benim ruhumu terbiye etmiştir. Dolayısıyla insanların birbirini kırmasını, üzmesini saçma buluyorum. Ne zaman öleceğimi bilmiyorum ama yatacağım yeri kesin biliyorum. Konakoğlu mezarlığı, babamın yanı... Sekiz yüz sene yaşamayacağımı bilerek yaşıyorum yani. Bazı arkadaşlarımız beş yüz sene yaşayacaklarını sanıyorlar herhalde. Eh onlara da hayırlı işler baba! Hiç ölmeyeceğini sanan arkadaşlarıma Allah uzun ömürler versin ama ben öleceğim. Ölüler çürüyen bir dal gibi upuzun yatarlar toprak altında. Kör, sağır, dilsiz ama onların bir sesi vardır. Mühim olan o sesi duyabilmek.

    Nasıl bir ses?
    - Toprağın altından bir çığlık gelir ve ben o çığlığı duyanlardanım. Mezara girdikten altı ay sonra tahtalar yerleşir, mezar çöker, kara sinekler çıkar. Biz, o kara sineğin çıkacağı zamanı bilerek yaşadık. Maçka’da cenazemizi tabutla gömeriz biz. O bir psikolojik rahatlamadır. Çünkü, bir yakınımın üzerine toprağı atamıyorum. Yapamıyorum ne yapayım! Geçenlerde bir arkadaşımın babası vefat etti, cenaze defnedildi, kafamı bir kaldırdım herkes gitmiş, ben hala oturuyorum. E gidemiyorum ne yapayım; adamı koyduk oraya, hemen bırakıp nasıl gideyim!

    DİNLEYİCİM HAYATA DA KADINA DA DOKUNMUŞ BİLİNÇLİ KESİMDİR

    [attachment=3]

    Bölge-yöre ayırmadan hemen her yerde aynı büyük ilgiyi görüyorsunuz. Karadeniz’den böyle bir ismin çıkıp tüm coğrafyaya yayılması ilk mi?
    - Geçen sene Diyarbakır’da 50 bin kişiye şarkı söyledim. Galiba bir ilk bu. Biz Karadenizliler sporda, sanatta siyasette başarılı olduk ama müzikte sınıfta kaldık. Kemençeyi müzelik ettik. Konservatuvarda okutulmayan tek enstrüman Karadeniz kemençesidir. O yüzden Karadeniz müziğini yayabildiğim için çok gururluyum. Trabzonspor şampiyon olamadı ama ben müzikte şampiyon oldum. Birkaç sene de bu şampiyonluğu bırakmayı düşünmüyorum.

    Bu sene en çok satan albüm sizinki. Konserlerinizde de yer bulunmuyormuş. Şehir efsanesi mi gerçek mi?
    - Doğru. Benim dinleyicim AB grubudur, raftan CD alır. 200 bin sattığımı 10 yıldır birlikte çalıştığım plak şirketim DMC söyledi. Önümüzdeki günlerde Platin Plak alacağım. Benim dinleyicim hayatı bilen, hayata asılmış, kadına dokunmuş, suya dokunmuş, bilinçli ve kültürlü kesim olduğu için bilet alıyor. Müthiş bir aşk yaşıyoruz Türkiye’nin her tarafında. Ana yanağı gibi vefalı, yarin yanağı gibi asil bir aşk. Bizim aşkımız nefesin nefese vurması değil. Düzeyli insanlara müzik üretiyoruz.

    90’lı yılların başından 2000’e kadar aynı çizgide gidiyorsunuz ama 2000’lerden sonra ivmeniz hızla yükseliyor. Sizce bu yükselişin sebebi ne?
    - Bunu ben de çok düşündüm, muhasebesini yaptım kafamda. Her 10 yılda bir Türkiye’nin müzik kültürü değişiyor. Biz biraz frene bastık, caz armoniler filan yapıyormuşuz eskiden. Toplum da değişiyordu, bize yetişti ve orta yolda buluştuk. Yeni nesil iyi müzik dinliyor. Bazılarının da canı yanıyor, çünkü pasta aynı pasta. Maltepe Başıbüyük’te konser verdim geçenlerde, yedi bin kişi izledi. Yakışıklı bir adam değilim, popçu da değilim. Sempatik olduğum söylenir ama...

    Her 10 yılda bir müzik kültürü değiştiği için mi ”Üç-beş yıl sonra müzikten uzaklaşırım belgesel yaparım” diye düşünüyorsunuz?
    - Ağaçlar ayakta ölür diye bir söz var, severim o cümleyi. En çok reyting alan TV programımı 13 bölümde bitirdim, o da bir yiğitliktir. Leman Sam ablam aradı, “Ulan helal olsun” dedi. Bırakamam zannetmiş. Demek ki her şey para değil, paranın satın alamayacağı, verdiği sözü tutan birkaç adam da olsun bu memlekette. Benim TV programını kabul etme sebebim bir dinleyicimin, “Konserinize bilet aldım ama param olmasa sizi dinleyemeyecek miyim?” sözleriydi. Doğru, üst düzey konserlerin bilet fiyatları yüksek oluyor. Üç kişi gelmeye kalksa 250-300 lira para. Hediyem olsun diye 13 bölüm TV programı yaptım, herkes dinlesin dedim; dinledi de.

    TV programlarınızda kumaş pantolon ve kolları kıvrılmış gömlek tercih ettiniz. Bu bir stil mi?
    - Kollarımı kıvırdığım zaman hakikaten kendimi bir otobüs ve gemi kaptanı gibi hissediyorum.

    BENİ TANIMAK İSTEYENLERE
    Ben babamdan cesur ve dürüst olmayı öğrendim.
    Atatürk’ten bağımsızlığın kıymetini ve devrimcilik ruhunu öğrendim.
    Deniz Gezmiş’in emperyalizme karşı mücadelesinde, ölüme şarkı söyler gibi gidişinden çok etkilendim.
    Che Guevara’nın yüzünü hiç görmediği insanlar için bile hayatını feda etmesinden çok etkilendim.
    Nazım Hikmet’in vatanseverliği ve şairliğinden çok çok feyz aldım.
    Uğur Mumcu’nun yurttaşlık bilinci ve Atatürkçülük’ünden çok nasiplendim
    Bülent Ecevit’in mütevazı beyefendiliği ve devlet adamlığını örnek aldım.
    Bunlar benim hayatımı şekillendiren olgulardır. Bunlar çok özel insanlar. Bu felsefe doğru bir felsefedir.

    AŞKI SITMALI HAYVANLAR GİBİ TİTREYEREK YAŞIYORUM
    Oluyor, hep uçlarda olduğum için aşkı da sıtmalı hayvanlar gibi titreyerek yaşıyorum. Romantizm de melankolikliğim de çok uçlardadır. Aşkı çok ciddiye alıyorum ve insanı terbiye ettiğini düşünüyorum. Yolda yalnız yürüyen bir heriften huylanırım, her an her şeyi yapabilir ama yanında bir kadın varsa, korkma.

    ********************************************************************************************
    Hürriyet'ten alıntıdır.
    http://www.hurriyet.com.tr/cumartesi/15395490.asp?gid=66

    Cavid Sezen
     


  18. yucesan

    yucesan YOLLARIN TENGRİLERİ

    Mesaj:
    267
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Beşikdüzü -TRABZON
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    [attachment=1][attachment=2]
     


  19. alpino

    alpino Kamp III

    Mesaj:
    509
    Alınan Beğeniler:
    0
    Şehir:
    türkiye
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    volkan konağın karavanı gercekten cok hoş imkanlar doğrultusunda tüm ihtiyaçları karsılamaya elverişli super bir yürüyen ev
     


  20. lns

    lns Ana Kamp

    Mesaj:
    99
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ynt: Volkan Konak ve Karavanı.

    Beyazın programındaki karavandan farklı sanırım bu? Ya iki tane var ya da sonradan döşemeleri falan değiştirtmiş.
     


Yükleniyor...
Similar Threads
  1. yamans
    Yanıt:
    3
    Gösterim:
    6.573
  2. maxmajestic
    Yanıt:
    5
    Gösterim:
    1.890
  3. volkanturk
    Yanıt:
    7
    Gösterim:
    1.585
  4. seyyah-34
    Yanıt:
    10
    Gösterim:
    3.814
  5. wordpower
    Yanıt:
    0
    Gösterim:
    985
  6. hmzkckl
    Yanıt:
    3
    Gösterim:
    3.454
  7. hmzkckl
    Yanıt:
    1
    Gösterim:
    3.395
  8. ramazanparlak
    Yanıt:
    4
    Gösterim:
    16.118
  9. arastuna
    Yanıt:
    1
    Gösterim:
    10.601
  10. karagozlers
    Yanıt:
    8
    Gösterim:
    17.414

Bu Sayfayı Paylaş