<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Ben Dalamıyorum</b><br />
<br />
Tüplü dalışta öğrendiklerimle cevap vermek gerekirse;<br />
<br />
İnsan vücudu %99 suyla veya katı maddeyle doludur. Dolayısı ile basınç altında (suyun dibine indikçe vucudumuz üzerindeki basıç artar) vucudumuz sıkışmaz, çünkü su ve katı maddeler sıkışmaya karşı dirençlidir. <br />
<br />
Ancak ciğerlerimiz ve kafamızın içindeki boşluklar (sinüsler) hava ile doludur. Hava ise kolayca sıkışabilir. Dolayısı ile dibe indikçe bu hava boşlukları içindeki hava sıkışır. Kafamızın içindeki havanın sıkışması sonucu kulak zarımıza dışarıdan içeri doğru bir baskı oluşur. Bu baskı artınca acı hissederiz daha ile gidersek yırtılma olabilir. Dibe inerken, burnumuzu ellerimizle sıkıp, ciğerlerimizden burnumuza doğru havayı itersek, kafamızın içindeki boşluğu eşitleriz yani sıkışan havaya biraz daha hava eklemiş oluruz ve dış ortam basıncı ile kafamızın içindeki hava basıncı eşitlenir, kulaklarımıza gelen baskı yok olur. Yukarı çıkarken ise kafamız içindeki hava genişleyecek; burun, kulak ve ağızdan kendiliğinden dışarı çıkacaktır.<br />
<br />
Önemli olan bir nokta, dalarken eşitleme işlemini acı duymaya başlamadan yapmak gerekir. Genel kural olarak her 1 metre inişte eşitleme yapmak gerekir.<br />
<br />
Nezle, grip, soğuk algınlığı ve kulak kiri sonucu nefes yollarımız ve sinülerimiz tıkalı ise eşitleme yapamayabiliriz. Bu gibi durumlarda tamamen iyileşinceye kadar dalış yapılmaz. İlaç içerek de dalış yapmamak gerekir, ilacın etkisi basınç altında azalacak ve hastalığımız yine bize sorun çıkaracaktır.<br />
<br />
Hyperventilation veya üst üste derin nefes alma tüpsüz dalış yapanların su altında uzun süre kalmak için kullandıkları bir dalış tekniğidir. Tekniğin temeli şuna dayanır, insanda nefes alma ihtiyacı oksijen eksikliğinden değil, kandaki karbondioksit fazlalığından gelir. Yani nefesimizi tuttuğumuzda bizi zorlayan şey kanımızda karbondioksitin artmasıdır böylece nefes alma ihtiyacı hissederiz. Nefes alıp verdiğimizde hem temiz hava içindeki oksijeni kullanır hem de ciğerlerimiz vasıtasıyla kanımızdaki karbondioksiti nefes vererek atarız. Üst üst bir kaç derin nefes alıp verdiğimizde, karbondioksit seviyesini normalden daha fazla düşürmek mümkündür. Bu şekilde derin nefesler alıp vererek karbondioksit seviyesini iyice düşürüp dalarak, normalden fazla su altında kalınabilir. Ancak burada çok tehlikeli bir durum ortaya çıkar. Karbondioksit seviyesi düştüğü için normalde hissetmemiz gereken nefes alma isteğini hissetmediğimiz (veya daha geç hissetiğimiz) için, vücudumuzdaki oksijen seviyesi çok düşebilir ve beyine yeterli oksijen gitmeyince su altında bayılma söz konusu olabilir. <br />
<br />
Padi'nin "Skin Diver" kursu ile tüpsüz dalış eğitimi alabilirsiniz.<br />
<br />
Bu tekniklerin hepsi "gerekli ve yeterli" eğitimini aldıktan sonra dikkatle uygulanmalıdır, aksi halde sonucu kolaylıkla ölüm olabilir.</div>