Sukuşu
Moderatör
- Mesajlar
- 536
- Tepkime Puanı
- 4
Dr. Temuçin Aygen'in yaşam öyküsü :
1921 yılında istanbul'da doğan ve 1938 yılında boğaziçi lisesi'ni bitiren dr. aygen, 1945 yılında isviçre'de cenevre üniversitesi jeoloji ve mineraloji bölümünden mezun olmuştur. 1947 yılında yurda dönen aygen, 1950 yılına kadar istanbul üniversitesi jeoloji bölümünde fahri asistan olarak çalışarak, 1951 yılında istanbul üniversitesi'nden ord. prof. hamit nafiz pamir nezdinde "balya bölgesi'nin jeolojik incelenmesi" konulu dotora teziyle doktor ünvanını almıştır.
1950-1951 yılları arasında mta'da saha jeoloğu olarak çalışmalarına devam etmiştir. 1952 yıllından itibaren iller bankası'nın su mühendisliği bölümünde uzman olarak çalışmaya başlamıştır. bu birimde çalışmalarını sürdürürken; anadolu'daki antakya, konya, muğla gibi çeşitli illerde karstik alanlardan su temin edilmesi ve hidroelektrik santrallerin verimliği üzerinde çalışmalarda bulunmuştur. bu çalışmalarında, su karstik alanlardan temin edildiğinden ilk mağaracılık tecrübelerini yaşamaya başlamıştır.
1958 yıllında hidroelektrik santraller ve hidrojeoloji üzerine incelemelerde bulunmak üzere iki aylığına gittiği fransa ve isviçre'de mağaracılık bilimiyle yakından ilgilenmiş ve buradaki speoloji kulüpleriyle temasa geçmiştir. bu kulüplerden paris speoloji kulübün'den araştırmacılar, ileride aygen'in davetiyle türkiye mağaraları'nı araştırmaya gelerek birçok mağarayı keşfetmiş ve haritalamışlardır.
yurda döntükten sonra devlet su işlerin'de çalışmaya başlayan aygen 1959 yılında "mağaralar ve yeraltı irmakları" isimli ilk kitabını yayınlamıştır. bu kitabında mağaracılığın tarihçesi, mağaracılık sporu, mağaraların oluşumu, mağara canlıları, dünyadaki büyük mağaralar ve türkiye'de mağaralarda yaşadığı tecrübeler hakkında birçok batı avrupa ülkesi'nde yayınlamış olan kitapları ve raporları kaynak göstererek detaylı bilgiler vermiştir. üzerinden yaklaşık olarak kırk sene geçmesine rağmen mağaralar ve mağaracılık konusunda yayınlanmış bu kadar kapsamlı başka bir türkçe kaynak yoktur.
1964 yılında ankara'da türkiyede'ki ilk mağara araştırma derneği'ni kurarak, mağara araştırmalarının daha organize ve düzenli hale gelmesini sağlayan aygen, 1966 yılında batı avrupalı ülkelere "dünyanın en büyük yeraltı kaynağını gelin ve araştırın" çağırısında bulunarak avrupalı speologları türkiye'ye davet eder. bu çağrı adresini bulur ve avrupa'dan speologlar türkiye'nin mağaraları'nı araştırmaya gelirler ve paris speoloji kulübü'nün başkanlığı'nı yapmış olan claude chabert bir yazısında "türkiye'de 1965-1971 yılları arasındaki mağara araştırmalarını temuçin aygen'in keşifleri sayesinde olduğunu ve ona karşı kendilerini çok borçlu hissetiklerini" belirtir. 1965 yılından itibaren paris speoloji kulübün'den araştırmacılarla birlikte toroslar'da birçok mağara keşfedilip araştırılmaya başlanır. bu araştırılan mağaralarından bazılarını örnek vermek gerekirse; dünyanın en büyük pınarlarından biri olarak kabül edilen dumanlı mağarası, antalya'da harika oluşumlara sahip altınbeşik düdensuyu mağarası bunlarından birkaçıdır. bu mağaraların ayrıntılı olarak haritaları araştırmacılar tarafından yayınlanmıştır.
1963-1968 yılları arasında da dsi genel müdürlüğü ve özel sektörde içme ve sulama suyu, hidroelektrik santral ve baraj projelerinde müşavir ve uzman jeolog olarak, 1968-1977 yılları arasında iller bankası genel müdürlüğü'nde jeoloji fen heyeti müdürüğü yapmıştır.
1975 yılın'da temuçin aygen toroslar bölgesin'deki mağara araştırmalarını batı karadeniz'e kaydırmış ve avrupalı araştırmacılarla birlikte birçok mağara keşfetmiştir. bu araştırmalardan önce 1952 yılında isveçli biospeolog kunt lindberg zonguldak'ta ilıksu mağarasını keşfetmiş, 1971 yılında ispanya barcelona speoloji kulübün'den gelen bir grup çayırköy mağarası'nı ve ilıksu mağarsı'nın geri kalan kısmınını keşfetmiştir. 1975 yıllında aygen ingiliz araştırmacılarla birlikte, kızılelma, cumayanı ve gökgöl mağaralarını gün ışığına çıkarmıştır.
1984 yılında toroslar ve batı karadeniz'deki mağaraların güzelliklerini; fotoğraflar, haritalar ve yazılarla ortaya koyan ikinci kitabı "türkiye'nin mağaraları" nı yayınlamıştır. bu kitap türkiye'nin mağaralarını dünyaya tanıtması açısından son derece önemlidir.
1988 yılında üçüncü kitabı olan "türkiye'nin bilinmeyen doğal ve arkeoloji değerleri" ni yayınlamıştır. bu kitabında, kars'tan antalya'ya, konya'dan van'a, bolu'dan mersin'e türkiye'deki pekçok doğal ve arkeolojik zengiliği gözler önüne sermiştir. zaten kitabın önsözünde amacının türkiye'nin bilinmeyen güzelliklerini insanların dikkatine çekmek olduğunu yazar. kitaptaki fotoğrafların bazılarının ara güle'e ait olması kitaba ayrı bir renk katmıştır.
mağara bilim'ini yani speleoloji'yi ülkemize ilk kez dr. aygen tanıştırmıştır. 1964 yılında «türkiye mağara araştırma, tanıtma ve turizm derneği»'ni kurmuş ve zaman zaman yabancı ülkelerden memleketimize davet ettiği mağaracılarla birlikte 40 yıl süreyle türkiye mağaralarını incelemiştir. türkiye'nin doğal değerlerini kendi deyimiyle bir "hobi" olarak yakından incelemiş, birçok bilinmeyen değerimizi ortaya çıkararak «milli parklar» kapsamına alınma sını sağlamıştır. karsthidrolojisi ve karstoloji üzerine türkiye'de uzman bir bilim adamı olan aygen'in çoğu mühendislik jeolojisi ve karsthidrolojisi konularında olmak üzere, bazıları yurtdışında yayımlanmış çok sayıda yapıtı vardır.
bunlardan belli başlıları şunlardır:
* "balya bölgesi (balıkesir) jeolojisinin incelenmesi", mta yayını. 1956.
* "mağaralar ve yeraltı irmakları." nafıa vekâleti, dsi yayını, 1959.
* "hidroelektrik santralların inşasında jeolojinin ehemmiyetli rolü", dsi yayını, 1963.
* türkiye mağaraları "turkish caves", türkiye turing ve otomobil kurumu yayını, 1984.
* "iller bankasının türkiye'de inşa ettiği orta çaptaki hidroelektrik bölge santralları, 1986.
* blue paradise to lycia and lycian cities, dost yayınları, 1988.
* türkiye'nin az bilinen doğal ve arkeolojik değerleri ibm yayınları,1988.
ayrıca "ilgi", "hilton international magazine turkey", "türkiye turing ve otomobil kurumu", "belleten", "tursab (türkiye seyahat acenteleri birliği yayın organı)", "image" (türk tanıtma vakffnın yayını) gibi bir çok dergide türkiye'nin doğal ve arkeolojik hazineleri konularında gerek ingilizce gerek türkçe sayısız, yazı, makalesi ayrıca bilimsel mevzularda yazılmış ve bir kısmı dış ülkelerde basılmış 20'den fazla broşür ve prospektüsü yayımlanmıştır.
hemen hemen avrupa'nın tüm ülkelerine, çin ve amerika birleşik devletlerine davet edilmiş, birçok uluslararası kongreye ülkemizi temsilen katılmış, ülkemizde ve yabancı ülkelerde bu konuda sayısız konferanslar vermiştir.
aygen, mağaracılığın dışında, türkiye'nin doğal ve arkeolojik zenginlikleriyle ilgilenmiş, bu konuda birçok makele ve bildiri yayınlamıştır. manavgat'ta ki dünyanın en büyük pınarı olan dumanlı mağarası ve bu bölgede yer alan roma su yolu, likya şehirleri, pamukkale travertenleri, nemrut'taki devasa heykeler araştırma yaptığı bazı arkeolojik zenginliklerimiz arasındadır. aygen arkeolojiye olan bu merakını türkiye'de batı akdeniz'de hüküm sürmüş olan likya imparatorluğuyla ilgili "the blue paradise of lycia" ile pekiştirirerek yine türkiye'nin tanıtımı için çok önemli bir kaynak daha oluşturmuştur. mağaracılık çalışmalarına hiçbir dönem ara vermeyen 1992 yılında ülkemizin doğa sporları konusunda önde gelen kulüplerinden todosk'un kurucu üyeleri arasında yer almıştır.
dr. aygen'in türkiye'nin az bilinen arkeolojik ve doğal değerleri konularında 60.000'den fazla renkli dia ve 8 mm. lik zengin bir film kolleksiyonu oluşturmuştur. büyük ebatlı (50x70 cm) 150 tabloluk bir fotoğraf koleksiyonunu türkiye'nin çeşitli kentlerinde sergilemiştir. 1978-1988 yılları arasında kaş'da denize karışan yeraltı dereleri üzerindeki karstik bilimsel araştırmalarını sürdürdükten sonra antalya'ya yerleşmiş ve son yıllarına kadar yoğun bir şekilde konferans ve yayın faaliyetleriyle uğraşmıştır.
dr. jeolog temuçin aygen, uzun süredir mücadele etmekte olduğu hastalığa yenilerek 25.01.2003 tarihinde antalya'da 81 yaşında hayata gözlerini kapatmıştır.
temuçin aygen yaptığı çalışmalar ve araştırmalarla türkiye'de birçok gence örnek olmuştur ve örnek olmaya devem etmektedir. hiç kuşkusuz türkiye'de mağaracılık sporunun ve araştırmalarının bu aşamaya gelmesinde kendisinin çok büyük payı vardır. toprağı bol olsun...
kaynak: (bkz: http://www.mad.org.tr)
1921 yılında istanbul'da doğan ve 1938 yılında boğaziçi lisesi'ni bitiren dr. aygen, 1945 yılında isviçre'de cenevre üniversitesi jeoloji ve mineraloji bölümünden mezun olmuştur. 1947 yılında yurda dönen aygen, 1950 yılına kadar istanbul üniversitesi jeoloji bölümünde fahri asistan olarak çalışarak, 1951 yılında istanbul üniversitesi'nden ord. prof. hamit nafiz pamir nezdinde "balya bölgesi'nin jeolojik incelenmesi" konulu dotora teziyle doktor ünvanını almıştır.
1950-1951 yılları arasında mta'da saha jeoloğu olarak çalışmalarına devam etmiştir. 1952 yıllından itibaren iller bankası'nın su mühendisliği bölümünde uzman olarak çalışmaya başlamıştır. bu birimde çalışmalarını sürdürürken; anadolu'daki antakya, konya, muğla gibi çeşitli illerde karstik alanlardan su temin edilmesi ve hidroelektrik santrallerin verimliği üzerinde çalışmalarda bulunmuştur. bu çalışmalarında, su karstik alanlardan temin edildiğinden ilk mağaracılık tecrübelerini yaşamaya başlamıştır.
1958 yıllında hidroelektrik santraller ve hidrojeoloji üzerine incelemelerde bulunmak üzere iki aylığına gittiği fransa ve isviçre'de mağaracılık bilimiyle yakından ilgilenmiş ve buradaki speoloji kulüpleriyle temasa geçmiştir. bu kulüplerden paris speoloji kulübün'den araştırmacılar, ileride aygen'in davetiyle türkiye mağaraları'nı araştırmaya gelerek birçok mağarayı keşfetmiş ve haritalamışlardır.
yurda döntükten sonra devlet su işlerin'de çalışmaya başlayan aygen 1959 yılında "mağaralar ve yeraltı irmakları" isimli ilk kitabını yayınlamıştır. bu kitabında mağaracılığın tarihçesi, mağaracılık sporu, mağaraların oluşumu, mağara canlıları, dünyadaki büyük mağaralar ve türkiye'de mağaralarda yaşadığı tecrübeler hakkında birçok batı avrupa ülkesi'nde yayınlamış olan kitapları ve raporları kaynak göstererek detaylı bilgiler vermiştir. üzerinden yaklaşık olarak kırk sene geçmesine rağmen mağaralar ve mağaracılık konusunda yayınlanmış bu kadar kapsamlı başka bir türkçe kaynak yoktur.
1964 yılında ankara'da türkiyede'ki ilk mağara araştırma derneği'ni kurarak, mağara araştırmalarının daha organize ve düzenli hale gelmesini sağlayan aygen, 1966 yılında batı avrupalı ülkelere "dünyanın en büyük yeraltı kaynağını gelin ve araştırın" çağırısında bulunarak avrupalı speologları türkiye'ye davet eder. bu çağrı adresini bulur ve avrupa'dan speologlar türkiye'nin mağaraları'nı araştırmaya gelirler ve paris speoloji kulübü'nün başkanlığı'nı yapmış olan claude chabert bir yazısında "türkiye'de 1965-1971 yılları arasındaki mağara araştırmalarını temuçin aygen'in keşifleri sayesinde olduğunu ve ona karşı kendilerini çok borçlu hissetiklerini" belirtir. 1965 yılından itibaren paris speoloji kulübün'den araştırmacılarla birlikte toroslar'da birçok mağara keşfedilip araştırılmaya başlanır. bu araştırılan mağaralarından bazılarını örnek vermek gerekirse; dünyanın en büyük pınarlarından biri olarak kabül edilen dumanlı mağarası, antalya'da harika oluşumlara sahip altınbeşik düdensuyu mağarası bunlarından birkaçıdır. bu mağaraların ayrıntılı olarak haritaları araştırmacılar tarafından yayınlanmıştır.
1963-1968 yılları arasında da dsi genel müdürlüğü ve özel sektörde içme ve sulama suyu, hidroelektrik santral ve baraj projelerinde müşavir ve uzman jeolog olarak, 1968-1977 yılları arasında iller bankası genel müdürlüğü'nde jeoloji fen heyeti müdürüğü yapmıştır.
1975 yılın'da temuçin aygen toroslar bölgesin'deki mağara araştırmalarını batı karadeniz'e kaydırmış ve avrupalı araştırmacılarla birlikte birçok mağara keşfetmiştir. bu araştırmalardan önce 1952 yılında isveçli biospeolog kunt lindberg zonguldak'ta ilıksu mağarasını keşfetmiş, 1971 yılında ispanya barcelona speoloji kulübün'den gelen bir grup çayırköy mağarası'nı ve ilıksu mağarsı'nın geri kalan kısmınını keşfetmiştir. 1975 yıllında aygen ingiliz araştırmacılarla birlikte, kızılelma, cumayanı ve gökgöl mağaralarını gün ışığına çıkarmıştır.
1984 yılında toroslar ve batı karadeniz'deki mağaraların güzelliklerini; fotoğraflar, haritalar ve yazılarla ortaya koyan ikinci kitabı "türkiye'nin mağaraları" nı yayınlamıştır. bu kitap türkiye'nin mağaralarını dünyaya tanıtması açısından son derece önemlidir.
1988 yılında üçüncü kitabı olan "türkiye'nin bilinmeyen doğal ve arkeoloji değerleri" ni yayınlamıştır. bu kitabında, kars'tan antalya'ya, konya'dan van'a, bolu'dan mersin'e türkiye'deki pekçok doğal ve arkeolojik zengiliği gözler önüne sermiştir. zaten kitabın önsözünde amacının türkiye'nin bilinmeyen güzelliklerini insanların dikkatine çekmek olduğunu yazar. kitaptaki fotoğrafların bazılarının ara güle'e ait olması kitaba ayrı bir renk katmıştır.
mağara bilim'ini yani speleoloji'yi ülkemize ilk kez dr. aygen tanıştırmıştır. 1964 yılında «türkiye mağara araştırma, tanıtma ve turizm derneği»'ni kurmuş ve zaman zaman yabancı ülkelerden memleketimize davet ettiği mağaracılarla birlikte 40 yıl süreyle türkiye mağaralarını incelemiştir. türkiye'nin doğal değerlerini kendi deyimiyle bir "hobi" olarak yakından incelemiş, birçok bilinmeyen değerimizi ortaya çıkararak «milli parklar» kapsamına alınma sını sağlamıştır. karsthidrolojisi ve karstoloji üzerine türkiye'de uzman bir bilim adamı olan aygen'in çoğu mühendislik jeolojisi ve karsthidrolojisi konularında olmak üzere, bazıları yurtdışında yayımlanmış çok sayıda yapıtı vardır.
bunlardan belli başlıları şunlardır:
* "balya bölgesi (balıkesir) jeolojisinin incelenmesi", mta yayını. 1956.
* "mağaralar ve yeraltı irmakları." nafıa vekâleti, dsi yayını, 1959.
* "hidroelektrik santralların inşasında jeolojinin ehemmiyetli rolü", dsi yayını, 1963.
* türkiye mağaraları "turkish caves", türkiye turing ve otomobil kurumu yayını, 1984.
* "iller bankasının türkiye'de inşa ettiği orta çaptaki hidroelektrik bölge santralları, 1986.
* blue paradise to lycia and lycian cities, dost yayınları, 1988.
* türkiye'nin az bilinen doğal ve arkeolojik değerleri ibm yayınları,1988.
ayrıca "ilgi", "hilton international magazine turkey", "türkiye turing ve otomobil kurumu", "belleten", "tursab (türkiye seyahat acenteleri birliği yayın organı)", "image" (türk tanıtma vakffnın yayını) gibi bir çok dergide türkiye'nin doğal ve arkeolojik hazineleri konularında gerek ingilizce gerek türkçe sayısız, yazı, makalesi ayrıca bilimsel mevzularda yazılmış ve bir kısmı dış ülkelerde basılmış 20'den fazla broşür ve prospektüsü yayımlanmıştır.
hemen hemen avrupa'nın tüm ülkelerine, çin ve amerika birleşik devletlerine davet edilmiş, birçok uluslararası kongreye ülkemizi temsilen katılmış, ülkemizde ve yabancı ülkelerde bu konuda sayısız konferanslar vermiştir.
aygen, mağaracılığın dışında, türkiye'nin doğal ve arkeolojik zenginlikleriyle ilgilenmiş, bu konuda birçok makele ve bildiri yayınlamıştır. manavgat'ta ki dünyanın en büyük pınarı olan dumanlı mağarası ve bu bölgede yer alan roma su yolu, likya şehirleri, pamukkale travertenleri, nemrut'taki devasa heykeler araştırma yaptığı bazı arkeolojik zenginliklerimiz arasındadır. aygen arkeolojiye olan bu merakını türkiye'de batı akdeniz'de hüküm sürmüş olan likya imparatorluğuyla ilgili "the blue paradise of lycia" ile pekiştirirerek yine türkiye'nin tanıtımı için çok önemli bir kaynak daha oluşturmuştur. mağaracılık çalışmalarına hiçbir dönem ara vermeyen 1992 yılında ülkemizin doğa sporları konusunda önde gelen kulüplerinden todosk'un kurucu üyeleri arasında yer almıştır.
dr. aygen'in türkiye'nin az bilinen arkeolojik ve doğal değerleri konularında 60.000'den fazla renkli dia ve 8 mm. lik zengin bir film kolleksiyonu oluşturmuştur. büyük ebatlı (50x70 cm) 150 tabloluk bir fotoğraf koleksiyonunu türkiye'nin çeşitli kentlerinde sergilemiştir. 1978-1988 yılları arasında kaş'da denize karışan yeraltı dereleri üzerindeki karstik bilimsel araştırmalarını sürdürdükten sonra antalya'ya yerleşmiş ve son yıllarına kadar yoğun bir şekilde konferans ve yayın faaliyetleriyle uğraşmıştır.
dr. jeolog temuçin aygen, uzun süredir mücadele etmekte olduğu hastalığa yenilerek 25.01.2003 tarihinde antalya'da 81 yaşında hayata gözlerini kapatmıştır.
temuçin aygen yaptığı çalışmalar ve araştırmalarla türkiye'de birçok gence örnek olmuştur ve örnek olmaya devem etmektedir. hiç kuşkusuz türkiye'de mağaracılık sporunun ve araştırmalarının bu aşamaya gelmesinde kendisinin çok büyük payı vardır. toprağı bol olsun...
kaynak: (bkz: http://www.mad.org.tr)