Dağlar Üzerine Çeşitlemeler

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan erthem Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 8
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 26,066

erthem

Moderatör
Mesajlar
2,379
Tepkime Puanı
16
Yer
Ordu
<div class="bbWrapper">DAĞLAR ÜZERİNE ÇESİTLEMELER<br /> <br /> Jeomorfoloji bilimi dağları çevresinden daha yüksekte olan arazi parçaları olarak tanımlar. Fakat bu yüksekliğin ne<br /> kadar olacağı konusunda pek görüş birliği yoktur. İskoçya polis teşkilatı yüksekliği 2000 feet’ten (600 metre) daha<br /> yüksekte olan yerlerin güvenliğini dağ polisine bıraktığına göre en azından İskoçya için dağların 600 metreden daha<br /> yüksek yerler olduğu söylenebilir.<br /> <br /> İki ana dağ tipi bulunmaktadır. Dünyanın dış kabuğunun yanal ve düşey hareketleri sonucu oluşan tektonik dağlar<br /> ve volkanik etkinlikler sonucu oluşan yanardağlar. Dünyadaki yüksek dağların büyük çoğunluğu tektonik dağlardır<br /> ve en yüksek zirveler de sıradağlar üzerinde bulunur. Sıradağların hemen yanında da fay hattını tanımlayan bir ova<br /> ve muhtemelen bir göl bulunur.<br /> <br /> Ülkemizin fiziki haritasını gözünüzün önüne getirirseniz doğudan batıya uzanmış pek çok dağ sırası görürsünüz.<br /> Anadolu’nun doğu bölümü Avrasya plakası ile Arabistan plakası arasında, batı bölümü ise yine Avrasya plakası<br /> ile Afrika plakası arasında sıkışmakta ve hem yükselmekte hem de batıya doğru kaymaktadır. Örneğin Toroslar bu<br /> etkinin sonucu oluşmuştur ve Bursa’nın Uludağ’ı ve hemen kuzeyindeki Bursa Ovası da Kuzey Anadolu Fayının<br /> güney kolunun tektonik hareketi sonunda oluşmuştur. Biraz dişimizi sıkıp ölmemek için direnebilirsek birkaç milyon<br /> yıl sonra isteseler de istemeseler de Avrupa birliğine gireceğiz.<br /> <br /> Aşağıdaki fotoğrafta görülen Amerika’nın batısındaki Teton sıradağları, fay hattını tanımlayan düzlük ve gölüyle<br /> tektonik dağ yapısının güzel bir örneğidir.<br /> <br /> <div style="text-align: center"><script class="js-extraPhrases" type="application/json"> { "lightbox_close": "Close", "lightbox_next": "Next", "lightbox_previous": "Previous", "lightbox_error": "The requested content cannot be loaded. Please try again later.", "lightbox_start_slideshow": "Start slideshow", "lightbox_stop_slideshow": "Stop slideshow", "lightbox_full_screen": "Full screen", "lightbox_thumbnails": "Thumbnails", "lightbox_download": "Download", "lightbox_share": "Share", "lightbox_zoom": "Zoom", "lightbox_new_window": "New window", "lightbox_toggle_sidebar": "Toggle sidebar" } </script> <div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="1-9.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/1-9-jpg.15785/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="1-9.jpg" title="1-9.jpg" width="534" height="400" /> </div><br /> Teton Sıradağları&#8203;</div></div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Dağlar Üzerine Çeşitlemeler</b><br /> <br /> Bütün önemli yüksek dağların tektonik hareketlerle oluşan dağlar olduğunu söyledik ama Türkiye ve İran gibi en<br /> yüksek dağını yanardağların oluşturduğu ülkeler de yok değil.<br /> <br /> Yanardağlar genelde bir düzlük üzerinde muntazam bir koni gibi yükselen dağlardır ve bu nedenle görünümleri daha<br /> etkileyicidir.<br /> <br /> <div style="text-align: center"><div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="2-7.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/2-7-jpg.15786/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="2-7.jpg" title="2-7.jpg" width="601" height="399" /> </div><br /> Büyük ve Küçük Ağrı<br /> <br /> <div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="3-8.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/3-8-jpg.15787/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="3-8.jpg" title="3-8.jpg" width="596" height="354" /> </div><br /> Erciyes&#8203;</div><br /> Bazı yanardağlar volkanik aktivite döneminden sakin hale geçişi volkan konisini kaybetmeden başarabilmişlerdir ve<br /> görünümleri haliyle daha muntazamdır. Örneğin Ağrı Dağı böyledir. Erciyes ise fotoğrafta da görüleceği üzere<br /> volkan konisini büyük bir patlama sonucunda kaybetmiştir ve belki de bugün yükseklik olarak Ağrı Dağıyla rekabet<br /> edebilecekken yüksekliği önemli ölçüde azalmıştır. Volkanik akıntının izleri de net şekilde görülebilmektedir.<br /> Erciyes’te kayak yapanların aslında bir yanardağın kraterinde kayak yapmanın zevkini tattıklarını bilmeleri gerekir.<br /> <br /> Volkanların tepesinde genellikle kaldera denilen bir çukurluk bulunur. Bazen bu çukur su ile dolarak bir göl<br /> oluşturur. Erciyes krateri patladığı için böyle bir şey görülmemesi normaldir. Ağrı dağının kalderası ise muhtemelen<br /> zirvesindeki buzulun altındadır. Hasan Dağında da kuru bir kaldera bulunmaktadır.<br /> <br /> <div style="text-align: center"><div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="4-5.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/4-5-jpg.15788/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="4-5.jpg" title="4-5.jpg" width="596" height="438" /> </div><br /> Nemrut Krateri&#8203;</div></div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Dağlar Üzerine Çeşitlemeler</b><br /> <br /> <br /> Tatvan yakınlarındaki Nemrut Dağı da sönmüş bir yanardağdır ve fotoğrafta görüleceği üzere mükemmel bir<br /> kalderaya sahiptir. Krateri içinde pek çok noktada sıcak su ve buhar çıkısı devam etmektedir.<br /> <br /> Bazı yanardağlar yüzlerce hatta binlerce yıllık bir suskunluk döneminden sonra tekrar faaliyete geçebilmektedirler.<br /> Ülkemizde aktif yanardağ olmadığını belirtmiştik. En son volkanik aktivite gösteren dağ İran sınırındaki Tendürek<br /> dağıdır ve çeşitli noktalarında gaz çıkısının devam ettiği literatürde belirtilmektedir.<br /> <br /> <div style="text-align: center"><div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="5-3.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/5-3-jpg.15789/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="5-3.jpg" title="5-3.jpg" width="397" height="225" /> </div><br /> Çatalhöyükken Hasan dağı&#8203;</div><br /> Yukarıdaki fotoğraf Konya’nın Çumra ilçesi yakınlarındaki Çatalhöyükten bir duvar resmidir. Hasan dağı volkanik<br /> püskürme yaparken resmedilmiştir. Buradan da yaklaşık 8000 yıl önce Hasan dağının aktif bir yanardağ olduğunu<br /> anlamaktayız.<br /> <br /> <div style="text-align: center"><div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="6-4.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/6-4-jpg.15790/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="6-4.jpg" title="6-4.jpg" width="599" height="404" /> </div></div>Eğer bir volkanın büyüklüğünü değil de güzelliğini dikkate alırsanız hiçbir yanardağ konisi kanımca Konya’nın<br /> Ereğli ilçesi yakınlarındaki Meke Gölü krateriyle rekabet edemez. Çölün ortasında bir göl, içinde küçük bir<br /> yanardağ konisi ve üzerinde kuru da olsa bir kaldera.<br /> <br /> Acaba hangi büyük ressam bundan daha güzel bir manzara resmi yapabilir. Meke gölü gün geçtikçe kuruyor. Bu<br /> haliyle gören son nesil belki de biz olacağız.<br /> <br /> Herkes bilir ki deniz seviyesi esas alındığında Everest 8848 metre yüksekliğiyle Himalaya sıradağlarının ve<br /> dünyanın en yüksek dağıdır. Himalayalarda tektonik dağlardır ve Hindistan anakarasının Tibet platosuyla<br /> çarpışması sonucunda oluşmuşlardır.<br /> <br /> <div style="text-align: center"><div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="7-4.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/7-4-jpg.15791/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="7-4.jpg" title="7-4.jpg" width="598" height="405" /> </div><br /> Khumbu buzulundan Everest klasik güney rotası&#8203;</div></div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Dağlar Üzerine Çeşitlemeler</b><br /> <br /> <br /> Everest’in dünyanın en yüksek dağı olduğu 1852 yılında o zaman Đngiltere’nin sömürgesi olan Hindistan’ın jeodezik<br /> ölçümleri yapılırken anlaşılmış ve Peak 15 olarak isimlendirilmiştir.<br /> <br /> O günkü koşullarda 240 kilometre uzaktan yapılabilen teodolit ölçümlerinde dağın yüksekliği 8839 metre olarak<br /> belirlenmiştir. 150 yıl öncesinin teknolojisi ve aletleri ile gerçekten mükemmel bir yaklaşım. 1865 yılında ise<br /> Hindistan genel sürveyörü olan general sir George Everest’e ithafen bugünkü adını almıştır. Bugün dünyada dağ<br /> isimlerini yerelleştirme eğilimi var. Bu durumda Nepal dilindeki Sagarmatha veya Tibet dilindeki Chomolungma<br /> adları önem kazanabilir.<br /> <br /> Bugünkü kabul edilen yüksekliği olan 8848 metre 1955 yılında Hindistan arazi ölçüm idaresi tarafından<br /> belirlenmiştir. Çinliler 2004 yılında yaptıkları ölçümlerde zirvenin 3.5 metre kalınlığında buz tabakası ile kaplı<br /> olduğunu belirlemişler ve en yüksek kaya yüzeyini 8844.5 metre olarak ölçmüşlerdir. Yakın bir geçmişte<br /> Amerikalıların yaptığı ölçümler 8850 metre sonucunu vermiş. Hangisine inanırsınız karar sizin.<br /> <br /> Bütün dağlar tektonik hareketler sonucunda yükselirken kar, buz ve rüzgâr gibi aşındırıcı etmenler nedeniyle<br /> yükseklik kaybederler. Himalayaları oluşturan Hindistan’ın Tibet platosuna doğru olan hareketi devam etmektedir<br /> ve Hindistan Tibet’e her yıl 6 mm yaklaşmaktadır. Bu hareketin sonucu olarak da Everest her yıl 4 mm kadar<br /> yükselmektedir. Gerçekte dünya üzerinde yılda Himalayalar dan daha fazla yükselen yerler vardır ve belki de<br /> milyonlarca yıl sonra Everest dünyanın en yüksek dağı olma özelliğini kaybedecektir.</div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Dağlar Üzerine Çeşitlemeler</b><br /> <br /> <br /> <div style="text-align: center"><div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="8-4.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/8-4-jpg.15792/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="8-4.jpg" title="8-4.jpg" width="593" height="369" /> </div><br /> Everest kuzeyden görünümü<br />&#8203;</div>Everestin dağcılık tarihine kısaca göz atacak olursak 1950 li yıllara kadar bütün tırmanış girişimlerinin yukarıdaki<br /> fotoğrafta görülen kuzey yüzünden yapıldığını görürüz. 1948 yılında Tibet’in Çinliler tarafından işgal edilmesiyle<br /> bu yüz tırmanışa kapanmış ve girişimler güneyden Nepal yönünden yapılmıştır ve sonuçta 29 Mayıs 1953 de Yeni<br /> Zelandalı Edmund Hillary ve Nepalli şerpa Tenzing Norgay tarafından ilk çıkış başarılmıştır.<br /> <br /> Bu fotoğrafı buraya koymak için özellikle seçtim. Son zamanlarda bir takım kişiler spor amacıyla değil de etrafa<br /> hava atmak için dağlara gider oldular. Dağcı kimliği kisinin kariyer kimliğinin önüne geçti. Yapılan sıradan<br /> sayılabilecek tırmanışlar abartılarak çevreye anlatılır oldu. Gerçekte dağlar sayesinde ülkeyi ve halkımızı tanıdık, en<br /> iyi dostlarımızı dağlarda tanıdık, bazen de kaybettik. Ülkemizin hemen her kentinde, yolumuz düştüğünde uğrayıp<br /> merhaba diyebileceğimiz bir çayını içebileceğimiz dostlarımız var. Bundan büyük zenginlik olabilir mi. Ben şahsen<br /> kendimi gezgin olarak görüyorum ve sadece gezerken yasadığımı düşünüyorum. Gezerken bazen yolum dağlara<br /> düşüyor, bazen yaylalara bazen de ovalara. Dağcı kelimesini bir meslek gibi kullanmak da bana çok itici geliyor.<br /> <br /> Yukarıdaki fotoğrafta 1.st step yazan yer İngilizlerin 1924 ekspedisyonunda zirve ekibinden Mallory’nin en son<br /> görüldüğü nokta. Yükseklik 8500 metre ve yıl 1924. Daha sonra bulutlar görüntüyü kapatıyor ve ne Mallory den ne<br /> de zirve arkadaşı Irvine den bir daha haber alınamıyor. Mallory’ nin tırmanış sırasında mı yoksa tırmanısı<br /> tamamlayıp dönerken mi kaybolduğu sorusu halen cevapsız. Benim kişisel kanım Mallory ve Irvine in bu tırmanısı<br /> başaramadıkları yönünde. 1924 tırmanıs ekibi üyesi Sommerwell zirve ekibinin çok yavas yükselebildiğini ve<br /> fotoğrafta görülen yere saat 15 gibi ulaşabildiklerini belirtiyor. 80 yıl öncesinin olanaklarıyla bu yükseklikte geceyi<br /> geçirmek ve sağ kalabilmek olanaksız gibi. Sonuç ne olursa olsun havacı dağcılara yukarıdaki fotoğrafta görülen,<br /> İngilizlerin 1924 yılında 8500 metreye tırmanabildiklerini hatırlatmanın yeterli olduğu kanısındayım.<br /> <br /> <br /> 1960 yılında Everestin kuzeyinden tırmanış yapan Çinliler 6000 metrede bir kazma buldular ve bu kazmanın zirve<br /> ekibinden Irvine’a ait olduğu anlaşıldı. Küresel ısınma sonucunda dağa daha az kar yağıp buzullar yukarı çekilince<br /> 1999 yılında Mallory ve Irvıne in akıbetini araştırmak üzere uluslar arası bir ekspedisyon düzenlendi.<br /> <div style="text-align: center"><br /> <div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="9-3.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/9-3-jpg.15793/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="9-3.jpg" title="9-3.jpg" width="435" height="290" /> </div></div>Sonuçta yaklaşık 7600 metrede Mallory’ nin cesedine ulaşıldı. Bakterilerin yasamasına olanak tanımayan hava<br /> şartları nedeniyle ceset neredeyse hiç bozulmamış gibiydi. En büyük soruya, ekibin zirveye ulaşmadan mı yoksa<br /> ulaşıp dönerken mi öldükleri sorusuna cevap verecek olan ve Mallory tarafından taşınan fotoğraf makinesine ise<br /> henüz ulaşılamadı. Fotoğraf makinesi bulunduğunda belki de Everest tırmanış tarihinin değişmesi gerekecek.<br /> <br /> Son zamanlarda bu spor adına üzücü bir konu da, su anda 70 li yaslarını sürdürmekte olan ve bize bu sporu tanıtan<br /> sevdiren büyüklerimizin dağcılık adına fazla bir şey beceremedikleri söylemidir. Bu söyleme karsı izninizle küçük bir<br /> anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. İsimlerini Anadolu Dağcılar Birliği bültenlerinde okuduğum ama hiç<br /> karsılaşmadığım Muzaffer Erol Gez ve Faruk Sükan ile ilk defa 1993 yılında Medetsiz için gittiğimiz Ulukıslanın<br /> Meydan yaylasında tanıştık. O zaman altı muşamba kaplı ve ağırlığı da yanılmıyorsam 6 kilo olan Polonya malı bir<br /> çadır kullanıyordum. Sohbet sırasında çadırın ağırlığından şikâyet ettiğimde Muzaffer abi “Bizim çadırların sadece<br /> direkleri o kadar geliyordu, yağmur yiyince ağırlıkları 15 kiloya kadar çıkardı” demişti. Her basarının ve<br /> başarısızlığın kendi koşulları ve olanakları içinde değerlendirmesi gerektiğini ve bu büyüklerimizin gereken saygıyı<br /> hak ettiklerini düşünüyorum. Umarım benim gibi düşünen kişiler çoğunluktadır.<br /> <br /> Deniz seviyesini esas aldığımızda dünyanın en yüksek noktasının Everest olduğunu söyledik ama bir başka<br /> yükseklik kavramı da dünyanın merkezini esas alırsak uzaya doğru en fazla hangi noktanın uzandığıdır. Everest<br /> derseniz yanılırsınız. Bu nokta çoğumuzun belki de ilk defa duyduğu Chimborazo dağıdır. Aslında 6267 metrelik<br /> yüksekliğiyle oldukça yüksek bir dağ ama devler arasında sıradanlaşıyor. Son etkinliğini 500 yıl önce göstermis ve<br /> ilk defa 1880 yılında Edward Whymper ve Carrell tarafından tırmanılmış Güney Amerika’da Ekvator devletinde<br /> bir yanardağ.<br /> <br /> Bu nasıl oluyor derseniz cevabını dünyanın fiziki yapısında aramak gerekiyor. Aslında dünya tam yuvarlak<br /> muntazam bir küre değil. Kutuplarından hafifçe bastırılmış. Adeta bir balkabağı gibi. Kutuplardaki yarıçapı 6356<br /> metre iken ekvatordaki yarıçapı 6378 metre. Bu durumda ekvatora yakın olan dağlar 22 kilometre yükseklik avantajı<br /> sağlıyorlar ve neredeyse ekvator üzerinde olan Chimborazo zirvesi de dünyanın merkezine en uzak nokta oluyor.<br /> <br /> Yukarıda bir yerlerde Everest’in yılda 4 mm kadar yükselmeye devam ettiğini yazmıştık. Peki uzak bir gelecekte<br /> dünyanın en yüksek dağı hangisi olacak. Buna cevap vermek çok kolay değil ancak dünyadaki tektonik hareketlerin<br /> gelişimine bakarak yaklaşım yapılabilir. Depremler sismograf denilen aletlerle ölçülüyor ve modern sismograflar<br /> yaklaşık 100 yıldır kullanılıyor. Bu dönem içinde büyüklüğü sağlıklı olarak ölçülebilen en büyük deprem 1960 yılında<br /> Güney Amerika’da Sili açıklarında meydana geldi ve büyüklüğü 9.5 idi. Issız bir bölgede olması nedeniyle insan<br /> kaybı azdı ama Silinin güneyinde bazı yerlerde bir anda karalar denizden 30 metre kadar yükseldi. Büyük okyanusun<br /> Kamçatka yarımadasından Avustralya’ya kadar uzanan batı kıyıları ile Alaska’dan Silinin güneyine kadar uzanan<br /> doğu kıyıları halen tektonik açıdan yeryüzünün en hareketli yerleri. Buralarda dağlar diğer dağlara göre yılda çok<br /> daha fazla yükseliyorlar. Bu nedenle bilim adamları belki de 50 milyon yıl sonra dünyanın en yüksek dağının Güney<br /> Amerika’daki yüksek dağlardan biri olacağını düşünüyorlar. Muhtemel aday da su anda 6962 metrelik yüksekliğiyle<br /> Güney Amerikanın en yüksek dağı olan Aconcagua. Dünyanın 6 milyar yasında olduğunu düşünürsek 50 milyon yıl<br /> jeolojik ölçülere göre kısa sayılabilir ama canlı yaşamıyla kıyaslandığında çok uzun bir süre.</div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Dağlar Üzerine Çeşitlemeler</b><br /> <br /> <div style="text-align: center"><div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="10-3.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/10-3-jpg.15794/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="10-3.jpg" title="10-3.jpg" width="590" height="332" /> </div><br /> Aconcagua 6962m<br /> <br /> <div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="11-4.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/11-4-jpg.15795/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="11-4.jpg" title="11-4.jpg" width="604" height="387" /> </div></div><br /> <br /> Depremsellik ve topografya arasındaki iliski çok açık. ABD Jeoloji Dairesi internet sitesinden alınmış bu haritada<br /> plaka sınırları deprem aktivitesi ilişlileri açıkça görülüyor. Bu haritayı daha yüksek çözünürlüklü olarak<br /> “http://www.usgs.gov/” sitesinden indirebilirsiniz.<br /> <br /> Dünyalılar olarak Everest ile öğünebilirsiniz ama yakın komsumuz Mars gezegenindeki Olympus Mons<br /> yanardağını bilirseniz kıskançlıktan çatlarsınız herhalde. Olympus Mons un yüksekliği 27 kilometre ve bu durumda<br /> Everest’in 3 katından fazla yükseklikte. Aşağıdaki fotoğraf bir uzay aracından çekilmiştir.<br /> <br /> <div style="text-align: center"><div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="12-3.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/12-3-jpg.15796/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="12-3.jpg" title="12-3.jpg" width="561" height="395" /> </div><br /> Sönmüş bir yanardağ olan Olympus Mons un çapı 624 kilometre. Bir dağ düşünün ki bir eteği Sinop’ta diğer eteği<br /> Mersin’de.&#8203;</div><br /> Döndük dolaştık yine yanardağlara geldik. Gelmişken Jüpiter’in Io uydusundan söz açmadan olmaz. Güneş<br /> sisteminin en büyük gezegeni olan Jüpiter’in çapı dünyanın 10 katı kadar ve son belirlemelere göre 30 dan fazla<br /> uydusu var. Io uydusu büyük gökbilimci Galile tarafından 1610 yılında keşfedilmiş Jüpiter’in sıradan bir dürbünle<br /> bile görülebilen 4 büyük uydusundan biri. Io yu özel yapan ise halen volkanik aktivitesi sürdüren yanardağlara sahip<br /> olması. Aşağıda birkaç gün arayla çekilmiş iki Io fotoğrafında volkanik aktivitenin yüzeyinde meydana getirdiği<br /> değişim açıkça görülüyor</div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Dağlar Üzerine Çeşitlemeler</b><br /> <br /> <div style="text-align: center"><div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="13-2.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/13-2-jpg.15797/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="13-2.jpg" title="13-2.jpg" width="596" height="368" /> </div><br /> <br /> <br /> <div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="14-3.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/14-3-jpg.15798/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="14-3.jpg" title="14-3.jpg" width="388" height="316" /> </div></div><div style="text-align: center">Io volkanik aktivitesinin ufuk hattından görünümü.&#8203;</div><br /> Dünyamızın biricik uydusu olan Ay’da da volkan olarak adlandırılan birçok oluşum var. Aralarında da Mare olarak<br /> adlandırılan denizler var. Tabii bu denizlerde su yok. Bomboş düzlükler. Ay 2 milyar yıl önce tamamen öldü ve<br /> bugünkü görünümünü kazandı. Aya inen Apollo 11 astronotları yüzeye hassas sismograflar yerleştirdiler ve çok<br /> küçük sismik hareketler ölçebildiler.<br /> <br /> Her ne kadar uzak geçmişte ay önemli ölçüde volkanik aktivite göstermiş, yanardağ konileri ve volkanik lav<br /> akıntıları oluşturmuş olsa da, bugün gördüğümüz ve krater dediğimiz oluşumların çoğu yanardağ krateri değildir.<br /> Uzayda başıboş gezen küçük gök cisimleri, meteorlar ve kuyruklu yıldızların çarpmaları sonucu oluşmuş bu<br /> kraterlere çarpma krateri denilmektedir.<br /> <br /> Bütün dağların, kuzey yarımkürede kuzeyi, güney yarımkürede de güneyi daha dik eğimli. Nedeni çok açık. Örneğin<br /> kuzey yarımküreyi ele alırsak dağların kuzeyi daha az güneş enerjisi alıyor, yağan yağmur ya da kardan oluşan<br /> buzlar daha uzun süre kalıyor ve daha fazla aşındırıcı etki yapıyor. Bu durumda en uzun dik yüzeyin de Kanada’nın<br /> kuzeyindeki Baffin adasındaki Thor dağında olmasına şaşırmamak gerek. Dik yüzeyinin yüksekliği 1250 metre.<br /> <br /> Son yıllarda kaya tırmanıcılarının cenneti haline gelen bu bölgede çok sayıda duvar bulunuyor. Dik yüzeyden<br /> kastımız da gerçekten 90 derecelik duvar. Eğer daha azına razı olursanız daha uzun duvarlarımız mevcuttur.<br /> Bu dikliğine ve uzunluğuna rağmen Thor dağı tırmanış açısından zor dağlar arasında değil. Elbette 65 derece kuzey<br /> enleminde, neredeyse kuzey kutup dairesindeki bir dağın kolay olması beklenemez. Bir dağın zorluğu kişiden kişiye<br /> değişebilecek sanal bir kavram. Ama biraz sonra yapacağımız gibi bir genelleme söz konusu olabilir.<br /> <br /> İster kuzey isterse güney yarımkürede olsun yanardağların bir yüzünün diğerine göre daha dik olmak gibi bir derdi<br /> şimdilik yok. Hatta bizim Hasan dağında olduğu gibi kuzeyi güneyinden daha kolay olabiliyor. Ağrı dağımız veya<br /> İran’daki Demavend gibi yaslı yanardağlarda aşındırıcı etki kendini göstermeye başlıyor ve güney yüzleri daha kolay<br /> hale gelmeye başlıyor. Yanardağlar tektonik dağlara göre genç dağlar. 5 bin, 10 bin bilemediniz 50 bin yıllık. Bu<br /> süreler jeolojik takvimde çok kısa süreler. Şimdilik yanardağların hangi yönünün daha dik olacağına kar, buz ve<br /> rüzgâr değil yanardağın etkin olduğu dönemdeki lav akış yönü belirliyor. Dağlarda dik duvarlar oluşumunun dağın<br /> kayaç yapısıyla yakından ilişkisi var. Yanardağların kayaç yapısında granit ve grandiyorit gibi türler nadir olduğu<br /> için muhtemelen hiçbir zaman dimdik duvarlara sahip bir yanardağ göremeyeceğiz. Heyelanlarla oluşmuş<br /> duvarların da üst taraflarının daha hızlı aşınması nedeniyle bir süre sonra eğim kaybedeceği açıktır.</div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Dağlar Üzerine Çeşitlemeler</b><br /> <br /> <div style="text-align: center"><br /> <div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="15-2.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/15-2-jpg.15799/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="15-2.jpg" title="15-2.jpg" width="359" height="513" /> </div><br /> Trango kuleleri, Karakurum Pakistan.&#8203;</div><br /> 90 derece dik olmasa da olur ama en uzun tırmanıs olsun diyorsanız. Kuzey Pakistan’daki Karakurum dağlarındaki<br /> Baltoro buzulu kuzeyinde ve bu buzulun kollarını oluşturan Trango ve Dunge buzulları arasındaki Trango kuleleri<br /> tam size göre. Adı geçen buzulların granit ana kayayı aşındırmasıyla oluşmuş anıt gibi kuleler. Bir sırt üzerinde<br /> bulunan birkaç kuleden oluşuyor. Ana kulenin yüksekliği 6286 metre ve doğu duvarı 1340 metrelik yüksekliği ile<br /> dünyanın en uzun kaya duvarı olarak biliniyor. İlk tırmanışı 2002 yılında bir uçak kazasında ölen dağ fotoğrafçısı<br /> Galen Rowell tarafından 1977 yılında yapılmış. Patagonyadaki Cerro Torre’den sonra en teknik tırmanışı gerektiren<br /> doğu duvarı ise 1984 yılında Norveçli Doseth ve Daehli tarafından gerçekleştirilmiş. Maalesef her ikisi de iniş<br /> sırasında ölmüşler. Bu kule üzerinde dikkate değer bir tırmanış da 1989 yılında Wolfgang Güllich ve Kurt Albert<br /> tarafından yapılmış. Güneydoğu rotası neredeyse tamamen serbest tırmanış yapılarak çıkılmış. Bu tırmanış yüksek<br /> dağlarda serbest tırmanış tekniği ve estetiğinin yaygınlaşması açısından bir milat olarak kabul ediliyor. Bu<br /> tırmanışı kazasız belasız yapan Güllich’in Münihte 1992 yılında bir trafik kazasında yaşamını yitirdiğini de yazmış<br /> olalım.<br /> <br /> Peki en zor dağ hangisi?. Burada önce kaya tırmanışı ile çıkılabilen dağlardan bahsediyoruz. Yüksek irtifa dağlarına<br /> sonra geleceğiz. Yukarıda belirttiğimiz gibi zorluk rölatif bir kavram. Benim gibi yürüyerek çıkılabilen dağları dağ<br /> yerine koyan birisi buna karar veremez tabii. Ama bu konuda yetkin birileri aşağı yukarı görüş birliği içinde en zor<br /> dağın Cerro Torre olduğuna karar vermişler. Ben de bu bilgileri benim emektar “World Mountaineering“<br /> kitabımdan ve tabii internetten sağlıyorum.<br /> <br /> Yüksek irtifa dağlarında esas sorun dağın oluşturduğu potansiyel riskler. Bunların basında da çığlar geliyor.<br /> Neredeyse ölümlerin 2/3 ünün nedeni çığlar. Diğer riskler de soğuk havadan dolayı hipotermi, ölüm zonu denilen<br /> 8000 metrenin üzerinde uzun süre kalmadan ve yeterli sıvı alınmadığından dolayı oluşan vücut kuruması ve<br /> sonucunda bilinç kaybı, fırtınalar, buzul çatlakları, tas düşmesi.</div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Dağlar Üzerine Çeşitlemeler</b><br /> <br /> <div style="text-align: center"><div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="16-3.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/16-3-jpg.15800/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="16-3.jpg" title="16-3.jpg" width="598" height="409" /> </div></div><br /> <br /> Cerro Torre Güney Amerikanın güney ucunda Patagonya olarak bilinen bölgede Arjantin ve Sili arasındaki sınırda<br /> bulunuyor. Aynı sırt üzerinde en yükseği 3128 metrelik Cerro Torre olan üç kule. Diğer ikisi de haritada görüleceği<br /> üzere Torre Egger ve Cerro Stanhardt. Torre Egger adını 1959 yılında Cerro Torreye tırmanırken ölen Avusturyalı<br /> dağcı Tony Egger den alıyor. Torre buzulunun doğusundaki Fitz Roy ise adını 1830 lu yıllarda buraları keşfeden<br /> kaptan Fitz Roy dan alıyor ama tırmanış açısından fazla önem taşımıyor. And dağlarının devamı olan bu bölge<br /> yaklaşık 12 000 yıl önce sona eren “son buzul“ döneminde buzullar tarafından asındırılmıs dağların kalıntılarıdır.<br /> Cerro Torre ne yüksek bir dağdır ne de tırmanış örneğin Trango Tower kadar uzundur. Bu dağı zor yapan etmenler<br /> buz gibi esen fırtınalar ve dağın neredeyse pürüzsüz cilalanmış kadar düzgün granit yüzey yapısıdır. İlk defa<br /> Maestri tarafından tırmanışı yapıldığı iddia edilmekteyse de bu iddia bugün bile tartışma konusudur. Tartışma<br /> götürmez şekilde belgelenmiş ilk tırmanışı ise 1974 yılında Daniele Chiappa, Mario Conti, Casimiro Ferrari ve<br /> Pino Negri tarafından yapılabilmiştir.<br /> <br /> İngilizcesi olanlar için aşağıdaki linkte bu tartışmalarla ilgili bir yazı var.<br /> http://www.alpinist.com/doc/_print/ALP16/winds-salvaterra<br /> <br /> <div style="text-align: center"><div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="17-2.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/17-2-jpg.15801/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="17-2.jpg" title="17-2.jpg" width="395" height="494" /> </div><br /> Cerro Torre&#8203;</div><br /> Sadece kaya beni sıkar, hem kar hem buz hem kaya olsun ayrıca da yüksek olsun diye düşünüyorsanız doğruca<br /> Lhotse güney tarafına bakın. Tabandan zirveye 3200 metrelik devasa bir duvar. Çık çık bitmez. Lhotse güney duvarı<br /> Alplerin son 3 problemi deyimine benzetme yapılarak, Himalayaların son problemi olarak anılıyor daha doğrusu<br /> anılıyordu.<br /> <br /> Bizim YTUDAK posta listesinde “sen ikinci değilsin, sen mükemmelsin“ diye bir yazı var. Bildiğiniz gibi bu söz<br /> dünyadaki 14 adet 8bin metreden yüksek dağın tamamını ilk çıkan kişi olan İtalyan Reinhold Messner tarafından<br /> ikinci çıkan kişi olan Polonyalı Jerzy Kukuczka için söylenmiştir. Gerçekten de Messner’in aksine Kukuczka bütün<br /> 8 binlikleri yeni rotalardan çıkmış muhteşem bir dağcı. Sovyet bloğu dağcılarının batılıların aksine zor bir yaşamları<br /> var. Arkalarında büyük firmalar, sponsorlar yok. “Benim dikey dünyam“ adlı kitabında yazdığına göre Kukuczka<br /> tırmanış için gerekli finansmanı ülkesinde fabrika bacaları temizleyerek ve yanında götürdüğü Polonya malı ürünleri<br /> Katmandu sokaklarında satarak sağlıyor. 1989 yılında Katmandu dan aldığı kullanılmış bir iple bu yüzü tırmanmaya<br /> gidiyor ve burada ipin kopması sonucu düserek ölüyor. Lhotse Kukuczka ya izin vermiyor.<br /> <br /> 1990 yılında bir Sloven dağcı, Tomo Cesen burayı 72 saatte çıktığını iddia ediyor. Bu başarısı nedeniyle önceleri çok<br /> takdir edilen Cesen, daha sonra bu tırmanışını gerçek anlamda kanıtlayamaması nedeniyle yalancılıkla bile<br /> suçlanıyor.<br /> <br /> <div style="text-align: center"><div class="bbImageWrapper js-lbImage" title="18-2.jpg" data-src="https://www.gezenbilir.com/forum/attachments/18-2-jpg.15802/" data-type="image" data-lb-sidebar-href="" data-lb-caption-extra-html="" data-single-image="1"> <img src="" data-url="" class="bbImage" data-zoom-target="1" style="" alt="18-2.jpg" title="18-2.jpg" width="495" height="371" /> </div><br /> Lhotse güney yüzü&#8203;</div><br /> İki dağ tırmanışı bugün bile tartışma konusudur. Bunlardan ilki İtalyan Maestri nin Cerro Torre tırmanışı ve Tomo<br /> Cesen’in Lhotse güney duvarı çıkısıdır.<br /> <br /> <div style="text-align: right"><u><b>NACİ BEYTEKİN</b></u>&#8203;</div></div>
 

Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle ilgili bilgi vermeyen başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.
- Sadece video veya blog bağlantısı verilerek açılan konuların can sıkıcı olduğunu ve üyeler tarafından hoş karşılanmadığını belirtelim. Lütfen paylaştığınız video veya blogun bağlantısının altına kısa da olsa konu başlığıyla alakalı bilgiler veriniz.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.

GEZENBİLİR TV

Abone Olun

GEZENBİLİR'İ TAKİP EDİN

Forum istatistikleri

Konular
105,211
Mesajlar
1,535,093
Kayıtlı Üye Sayımız
167,079
Kaydolan Son Üyemiz
alisemihsa

Çevrimiçi üyeler

Şu anda çevrimiçi üye yok.
Geri
Üst