<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Sevginin Gücü</b><br />
<br />
Kemal bey haklısınız, fikir olarak doğru şeyler, sizin verdiğiniz "IN GOD WE TRUST" örneği de fikir olarak doğru, Hristiyan, Musevi ve Müslüman için ortak doğru kabul edilebilecek sözlerdir. Ancak, dünyadaki Hristiyan misyonerliği faaliyetleri din uğruna olmaktan çok önceden uzaklaşmış, iktidar, siyaset ve toprak yani güç için misyonerlik yapılmaya başlanmıştır. Haçlı seferleri'nden beri Ortadoğu'da emelleri olan Hristiyan cuntaları, bu videonun sonundaki gibi bilinçaltına farkettirmeden gönderilen mesajlarla, "IN GOD WE TRUST" gibi etkileyici, çekici sloganlarla insanların içinde Hristiyanlığa karşı bir sempati oluşturma telaşı içerisine girmiştir. Bu şekilde içinde Hristiyanlığa karşı bir sempati oluşan kişi Hristiyanlar gibi yaşamaya özenerek, konuşması, beslenme tarzı, giyim tarzını onlara benzetmeye çalışır. Bir ulusun içinde böyle bir sempati oluşturulduğunu düşünürsek;<br />
<br />
- Ulusun konuşma şekli: Artık milletimizin çoğu kendi dilinden utanıyor, konuşmada İngilizce kelimeler kullanılıyor - çok cool bi çocuk, yeni trend bu kızım giymezsen out olursun, montumu verirmisin please, thanks canım, Recep in the house, not: Osmanlı'nın son dönemlerindeki Fransızca özentiliğine ne de çok benziyor değil mi ? Yazı dilinde de artık Türkçe'nin yerini ingilizce ve Törqche (yanlış yazdıysam affedin, nasıl yazıldığını tam bilmiyorum) aldı.<br />
- Beslenme tarzı: Mcdonalds'tan, Burger king'den veya herhangi bir hamburgerciden bugüne kadar hiç hamburger yemedim, hiç pizza yemedim, waffle, donut nedir bilmiyorum, diyen varsa yalan söyler. Ama irmik helvası, madımak, çökelek hatta aşure yemedim diyene inanırım.<br />
-Giyim tarzı: Giyim tarzını biraz açayım: haçlı kolyeler, aksesuarlar, haçlı dövmeler,.. Takım elbiseyi katmıyorum, çünkü takım elbise ata rahat binmek üzere tasarlanmış bir Orta Asya giysisidir, bugünkü takım elbiseler bu elbise baz alınarak şekillendirilmiştir. Ama pardösü örnek verilebilir. Bu manzarayı aklınızda canlandırın, Osmanlı'da da son dönemlerinde redingot tarzı elbiseler giyilmeye başlanmıştı.<br />
<br />
Görüyormusunuz, böyle ufacık, dikkat bile edilmeyecek, kaale alınmayacak kadar ufak sanılan bilinçaltı mesajları bakın bir ülkeyi ne hale getiriyor ? Diyeceksiniz ki pardösü giymeyelimmi güzel olan şeyi neden almayalım, hamburger ve pizza güzelse neden yemeyelim, bu İncil ayeti güzelse neden almayalım, bu konunun bu psikolojik harp dersleriyle ne ilgisi var <img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite80" alt=":smiley:" title="Smile :smiley:" loading="lazy" data-shortname=":smiley:" /> arkadaşlar, oyuna gelmeyin. Bu şekilde bu güzel bunu alalım, şu güzel şunu alalım diye diye ben Türk'üm demek utanç duyulacak bir söz haline geldi Osmanlı'da. Öyle ki birisi, birisine "Türk müsün ?" diye sorduğunda, "Estağfurullah" denirdi. Herkes dönemin popüler kültürü olan Fransız kültürüne, edebiyatına, diline özeniyor, kendi kültürünü, dilini, yemek, yaşam, giyiniş tarzını hor görerek, aşağılayarak Fransız gibi yaşamaya çalışıyordu. Bugün bakın, yine kültür giysileri giymek aşağılanma sebebi. Şu ana bakın, üstte yazdığım üç maddeye bakın, Osmanlı'nın son nefeslerine ne kadar da benziyoruz değil mi ? Artık meydan savaşları bitti, beyin savaşları başladı. Ve bu savaşta da maalesef karşı taraf, gördüğünüz gibi açık ara önde. Bunu da en güzel, böyle bu videodaki ilgi çekici sloganlarla, Kemal Bey'in örneğindeki gibi "IN GOD WE TRUST" şeklindeki etkileyici, karizmatik sözlerle yapıyorlar. Ve farkettiyseniz gazetelerin sayfa diplerine bir bakın. Bedava İncil, bedava İsa'nın Hayatı belgeseli bilmem kaç DVD hepsi bedava. Bu para nerden geliyor ? Neden bedava dağıtılıyor ? Herkesin alıp okuması, görmesi için mi ? Saygılar.</div>