figo
TEL 312 59 42 0543 644 48 78 GÜZEL OLAN HERŞEY
<div class="bbWrapper">Yazısı değiştirilen bir toplum bir müddet sonra hafızasını kaybeder. Sadece hafızasını değil, kimliğini, kültürünü, kişiliğini, dengesini de yitirir.<br />
<br />
Yazı değiştirildikten sonra, eski yazıyı bilenler, notlarını onunla tutanlar, özel mektuplarını onunla yazanlar, bir müddet daha yaşarlar; "eski yazıyı" ve kültür devamlılığını da bir dereceye kadar yaşatırlar. Sonra onlar ölür ve büyük karanlık başlar. Dedem ölmeden önceki canlı şahidim.<br />
<br />
Toplumumuz hafızasını büyük ölçüde yitirmiştir.<br />
Hafıza yitirilince merak ve dikkat de kalmaz.<br />
Merak kalmayınca medeniyet ve kültür seviyesi düşer, genel bir yabancılaşma başlar.<br />
<br />
Yazısını yitiren bir toplum gerçek aydınlarını değil, aydınımsılarını yetiştirir. Ana dili sözde Türkçe'dir ama Fuzulî'yi okumaz, okusa da anlamaz; buna mukabil Brecht'i okur, Blondel'i okur, Ortega Y. Gasset'i, Hemingway'ı okur veya okuduğunu sanır.<br />
<br />
Köklerinden kopmuştur.<br />
Köklerine düşmanlık bile edebilir.<br />
<br />
Bir İngiliz'in Shakespeare'e, bir Fransız'ınMoliére'e, bir Alman'ın Schiller'e, bir Norveçlinin İbsen'e düşman olması ne büyük saçmalıksa; bir Türkiyeli'nin Fuzulî'ye, Şeyh Galib'e, Ziya Paşa'ya yabancı olması o kadar büyük bir anormalliktir.<br />
<br />
Bir kültür kendi yazısıyla ayakta durabilir.<br />
Bir kültürün, bir toplumun yazısı ne kadar eskiyse temelleri o kadar sağlamdır.<br />
Bir Japon düşünün, 1928'den önce basılmış Japonca kitapları, yazılmış Japonca belgeleri okuyamıyor. Nasıl bir Japondur o? Cahil, kopuk, yabancılaşmış bir Japon.<br />
<br />
1928'den önce yazılmış İngilizce kitapları okuyamayan bir İngiliz, 1928'den önce basılmış Fransızca kitapları okuyamayan bir Fransız,<br />
<br />
Aynı durumda bir Macar,<br />
Bir İtalyan,<br />
Bir Çinli...<br />
Böyle bir saçmalık ve anormallik düşünülemez.<br />
Bu saçmalık, bu kültürel cinnet Türkiye için geçerlidir.<br />
Türk dünyası için geçerlidir.<br />
Türkiye halkı cahil kalmıştır, cahil bırakılmıştır.<br />
Devrimmiş... Hayır devrim değil, devirimdir.<br />
Bin yıldan fazla kullandığımız eski yazı üzerindeki yasaklar ve tabular hâlâ sürdürülüyor.<br />
Bu yasak ve tabular insan haklarına aykırıdır.<br />
Akla ve mantığa aykırıdır.<br />
Sağduyuya aykırıdır.<br />
Bilgeliğe aykırıdır.<br />
Millî menfaatlerimize aykırıdır.<br />
Ne yapmak lazımdır?<br />
Yapılacak ilk iş yazı, eğitim ve kültür üzerindeki yasak ve baskıların bütünüyle kaldırılmasıdır.<br />
Okullara Osmanlıca dersleri konulmalıdır.<br />
Bin yıllık yazımızla gazete, kitap, dergi çıkartmak serbest bırakılmalıdır.<br />
Grek, İbranî ve Ermeni alfabesiyle Türkçe yayın yapmak serbest de niçin Osmanlıca yazıyla yapmak yasak? Bu soruya cevap verebilirler mi?<br />
Sus, yobaz, gerici, hain, çağdışı demek cevap mıdır?<br />
<br />
Ve siz Müslümanlar ve Müslüman geçinenler!.. Siz Ehl-i İslâm ve İslâmcılar!..Siz Müslümanları ve Müslümanlığı temsil edenler!.. Siz imkân sahipleri!.. Yukarıda yazdığım konuda niçin bir kültür ve eğitim seferberliği başlatmıyorsunuz? Böyle bir şey sizin temel vazifeleriniz içinde değil midir?<br />
<br />
Bin yıllık yazımızla bir kitap yayınlansa, farz edelim mahkum edilse... Böyle bir suç, böyle bir mahkumiyet Strasburg'taki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) geri dönmez mi?<br />
<br />
Hafızasız, meraksız, dikkatsiz bir toplum haklarını koruyamaz. Nasıl korusun ki, haklarının ne olduğunu bile bilmez.<br />
<br />
Böyle bir toplumun yazılı, edebî, köklü bir kültürü ve lisanı yoktur. İki üç yüz kelimelik günlük konuşma diliyle iletişim kurar. O bir şifahî toplumdur.<br />
<br />
İbsen der, Lagerlöf der, Günter Gras der, Unamuno der ama kendi ediplerini, kendi mütefekkirlerini (düşünürlerini), kendi sanatkârlarını bilmez, tanımaz, sevmez.<br />
<br />
İstisnalar dışında bu ülkenin Müslümanı da yabancılaşmıştır.<br />
Yazı giderken nice değeri de birlikte götürmüştür.</div>
