DOĞA SPORLARI OFF-ROAD KARAVAN DÜNYASI İKİ TEKER NAVİGASYON VE HABERLEŞME FOTOĞRAFÇILIK GEZGİNİN DÜNYASI GENEL KONULAR YARDIM İLETİŞİM

Çekme Karavanda Hıza Bağlı Savrulma Hareketinin Dinamikleri

'ÇEKME KARAVAN' forumunda pasolvon tarafından 13 Eylül 2019 tarihinde açılan konu 1006 kişi tarafından okunmuş, 12 cevap yazılmıştır

  1. pasolvon

    pasolvon Hayat bir gün, o da bu gün!

    Mesaj:
    198
    Alınan Beğeni:
    183
    Forumda beni tanıyanlar bilir. Araştırmayı severim. Diğer kişi tecrübelerine çok değer veririm ancak yine de farklı kaynaklardan sorgularım. Her çekme karavan potansiyel alıcısı gibi karavanımı almadan önce benim de aklımda ilk olarak çekme karavanda yaşayabileceğim olumsuzluklardan en büyüğü olan aracı kontrolden çıkartması yani yolda yılan çizmesi takılmıştı. Bu konuyu forumda araştırdığımda farklı farklı başlıklarda farklı şeyler yazmaktaydı. Derken bunun akademik bir araştırmasını araştırıp bulmuştum. Bu araştırmayı sizlerle de paylaşıp kafalardaki soru işaretlerini gidermek ve en önemlisi korkularımızın bilimsel tanımını ve başedebileceğimizi görmenizi istedim. Korkunuzu tanırsanız onu yenmek için tüm donanıma sahipsinizdir.

    İlgili akademik çalışma İngiltere'deki University of Bath'de 2009 yılında yapılmış. Zaten o tarihe kadar bu detayda bir araştırma yapılmamış bu konu ile ilgili. Araştırmayı alttan sizler de indirip detaylarını inceleyebilirsiniz;

    http://citeseerx.ist.psu.edu/viewdoc/download?doi=10.1.1.1029.4946&rep=rep1&type=pdf


    İlgili araştırmayı yapan arkadaşlarımız bu araştırmayı yapmak için kendi düzenledikleri çekici düzeneği ile 600 deneme yapmışlar ve sonuçları kayıt altına almışlar. Çekici araç olarak Ford Mondeo 1.8T kullanmışlar. Römork içinse römorku Bailey Discovery 2000 marka çekme karavan parametrelerine ayarlamışlar. Yani çektikleri römorkun ağırlığını, çeki demirine bastığı yükü, aks mesafesini vs bu karavanın karakterini kopyalamışlar.

    Sonrasında salınımı oluşturmak için belirli hızlarda testlerine başlamışlar ve "Sönümleme Oranı" adında bir değer formüle etmişler. Bunun detayına girmeyeceğim çünkü yazıdan kopartmak istemem sizleri. Teknik detay isteyen üstte verdiğim linkten takip edebilir.

    Bu Sönümleme Oranı özetle şudur; Karavanınız yalmalamaya başladığında yalpalamanın sönümlenip sönümlenmeyeceğinin göstergesidir. Bu değer 0'ın üstünde ve ne kadar yüksekse o kadar iyidir, yalpalama olsa bile ne kadar yüksekse o kadar hızlı toparlar. Bu değer 0 ise yalpamala sabittir ve şartları değiştirmeden (hız vs.) kendi kendine toparlayamaz. Bu değer 0'ın altında ise yalpalama artan şekildedir ve her yalpalama bir öncekinden daha fazladır. Yani biz bu Sönümleme Oranı 0 ve altında olmasından korkmalıyız.

    Bu araştırmacılar çektikleri römorku salınıma düşürmek için yöntem olarak 600 defa farklı farklı hızlarda direksiyonu 0.7 saniyeliğine 90 derece kırmışlar ve oluşan parametreleri toplamışlar. Bu kadar tanımdan sonra gelelim araştırmanın sonuçlarına;


    1- Burun Ağırlığı (Topuza Binen Yük)
    Bu araştırmayı yaparken topuza römork ağırlığının 0% ve 10% arası yük bindirmişler. Kullandıkları 900 kiloluk römork için 0kg'dan 92 kiloya kadar testler yapmışlar. Burada çarpıcı bir sonuç ortaya çıkmış. Sönümleme Oranının 0'a inmesi yani salınımda kararsız hale gelmesi topuz yükü 0 iken 88km/h'de ortaya çıkarken bu oranın yüzde 6 ve üstüne çıkması durumunda 104km/h'a kadar yükselmiş. Bu çok çarpıcı ve etkili bir sonuç. Buradan çıkartacağımız vazife topuza binen yükün karavanımızın en az yüzde 6'sı olması gerektiği. Yani karavanımızın yürüyen ağırlığı 1000kg ise en az 60 kilo basması.

    2- Salınım Ataleti (Yaw Interia - Aks Yükü)
    Teknik bir hesaplamadır. Anlaşılabilir haliyle ağırlık merkezinde yani aks üstündeki yüktür. Yani esasında tecrübeli karavancıların dengeli yükleme dedikleri olaydır. Sonuçlardan gördüğümüz kadarıyla bu da en az burun ağırlığı kadar önemli bir konu. Yükü ağırlık merkezine yani aksa ne kadar yakın tutarsak o denli azalıyor Sönümleme Oranının 0'a düşmesi. İşte tam bu nokta genelde üreticilerin tecrübelerinin ve mühendisliğie saygılarının sorgulanması gereken noktadır. Üreticiler tarafından bu hesaplamalar doğru yapılıp ana yükler dengeli bir şekilde aks üstüne yüklenirse karavanınız o kadar güvenli olacaktır. O nedenledir ki merdiven altı üreticileri tercih etmeyin der pek çok tecrübeli karavancı. Harici ağır yüklerinizi aks üstüne koyun denmesinin sebebi de budur.

    3- Karavan Ağırlığı
    Şaşırtıcı bir şekilde karavan ağırlığının salınıma bir etkisi bulunamamış bu araştırmada. 800kg'dan 1200kg'a kadar farklı ağırlıklarda denemelerini yapmışlar ve sönümleme oranında bir korelasyon yakalanamamış. Bu demek değil ki karavanın ağırlığı önemli değil? Tabi ki hayır. Aracınızın ağırlığına uygun bir karavan almanız temel fizik kurallarına göre hala gerekiyor. Bu sadece hız ve salınım etkisi araştırması :smiley:

    4- Aks Mesafesi
    Çeki demirinden aksa kadar olan mesafe de çarpıcı bir sonuç üretiyor. Örneğin bu mesafe 3,53m iken Sönümleme Oranı'nın kararsız hale gelmesi 93km/h süratte oluyorken 4,32m olduğu durumda 112km/h süratte oluyor. Burada konu üreticileri ilgilendiriyor. Bilhassa şasilerini kendileri üreten üreticileri. Bu şasilere taktıkları çeki tertibatının kısa tutulması karavan stabilitesini düşürüyor. Bununla birlikte hafif ve kısa karavan alanların düşünülenin aksine daha düşük stabiliteye sahip oldukları da ortaya çıkıyor bu araştırma ile.

    5- Lastik Basıncı
    30 ve 40 psi ile test yapmışlar. 40 psi iken lastik Sönümleme Oranı'nın kararsız hale gelmesi 112km/h'da olurken 30psi'da 104km/h'da olmuş. Bu pek yazılıp çizilmeyen bir konuydu ancak lastik basınçlarımızı kontrol etmek şartmış.

    6- Stabilizatör Kullanımı
    Benim en merak ettiğim konulardan birisi buydu. Çok bilinen markaların disk sıkıştırmalı stabilizatörleri Sönümleme Oranı'nın kararsız hale gelmesine etkisi 98km/h'dan 106km/h'a çıkmasıymış. Güzel bir artış olduğunu düşünüyorum.

    Özetleyecek Olursak;

    Sizin elinizde olanlar;

    1- Topuza karavan dolu ağırlığının en az %6'sı bassın.Yüklemeyi ona göre yapın.
    2- Karavandaki ağır yükleri mümkün olduğunca aksa yakın yerleştirin.
    3- Karavanınızın lastik basıncını kontrol edin.
    4- Disk sürtünmeli stabilizatör kullanabilirsiniz.
    5- Merdiven altı üreticilerden uzak durun.

    Üreticilerin elinde olanlar;
    1- Ağır yükleri aksa yakın tutup salınım ataletini yükseltmeliler. Modeli üretmeden önce bu mühendislik çalışmalarını tamamlamalılar.
    2- Bilhassa hafif ve kısa karavanlarda kendi şasilerini yapıyorlarsa çeki başlığını kısa tutmamalılar.

    Gördüğünüz üzere hıza bağlı salınımın ana parametreleri bu kadar. Dikkatinizi çekerim yazıda riskli tüm süratler 80km/h'ın üstünde. O nedenle çekme karavan kullanıyorsanız amacınız varmak değil yoldan keyif almak olsun.
     
    Son düzenleme: 13 Eylül 2019
    Etiketler:

  2. yugun

    yugun YÜCEL GÜNDÜZ

    Mesaj:
    7.159
    Alınan Beğeni:
    1.160
    Şehir:
    Ankara
    Web Sitesi:
    http://www.yucelgunduz.com
    Teşekkürler...
     
    emirhan şayhan ve pasolvon bunu beğendi.

  3. pasolvon

    pasolvon Hayat bir gün, o da bu gün!

    Mesaj:
    198
    Alınan Beğeni:
    183
    Rica ederim. Bilgi paylaştıkça çoğalır.

    SM-N935F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     

  4. AKMühendis

    AKMühendis Torunum; ŞANSım

    Mesaj:
    847
    Alınan Beğeni:
    486
    Şehir:
    İzmir
    Web Sitesi:
    http://www.frigo-tek.com
    Tebrikler, çok bilgilendirici bir paylaşım oldu..
     

  5. bartek

    bartek Zirve

    Mesaj:
    1.970
    Alınan Beğeni:
    591
    Cok tesekkurler.

    Bilimsel calismayi cok guzel anlasilir halde ozetlemissiniz.

    Hemen aklima gelen soru herhangi bir yerli karavan ureticimiz yaptigi karavanin agirlik merkezini biliyor mudur?

    Karavan agirliginin salinima etkisinin olmamasi ilginc geldi. Sanki ceki demiri yatak gorevi yapip karavani aractan ayiriyor.
    Yataklama kuvveti ne kadar fazla ise salinimi azaltiyor.
    Ben de hep tersini duymustum, fazla agirlik gelmesin diye. Sanirim min-max orani var.

    Yine de ayni salinim karsisinda agir arac / hafif karavan olursa yoldan cikma riski az olur diyorum kendi kendime.
    Arkada sallanti durmasa da agir arac yolunda kalir, hafif devrilir gibi. Sonucta Newton babanin dedigi gibi kutle x ivme = kuvvet.
     
    Son düzenleme: 14 Eylül 2019
    umerto ve pasolvon bunu beğendi.

  6. merkezci

    merkezci ya denizdeyim yada dağda

    Mesaj:
    443
    Alınan Beğeni:
    49
    Şehir:
    antalya
    süper bir aktarım olmuş emeğinize sağlık , böyle derlenmiş ve açıklayıcı bilgiyi bütün halinde hiç bir yerde görmemiştim. ben de bir tecrübemi aktarayım ; Humbaur marka torsiyonlu etiketinde 750 kg taşıma kapasiteli olduğu yazılı Alman malı romorkumla 5.5 metre ahşap kayığımı taşımam gerekiyordu , hem romorkun boyu , hem de aks taşıma kapasitesi yetersiz olduğu için sağlam ve etli bir profille çeki kancası ile aks mesafesini 3 metre civarında uzattım böylelikle romork aksına binen ağırlık merkezi 1.5 metre civarında araca doğru kaydı. Özellikle yolda kantarda uğraşırım düşüncesi ile yola çıkmadan önce araç toplam ağırlığını ve romork dingiline düşen ağırlığı özel kantarda tarttım. Araç çeki kancasına 300 kg dan biraz fazla yük binmişti , romork dingiline de 725 kg gibi yük binmişti. En büyük sorun romorku 3 kişi araca zor taktık , hatta ok u kaldırıp altını destekledik ve aracı yanaştırarak çeki kancasının üzerine düşürdük. Bu şekilde 725 km yol yaptım yolun durumuna göre 90 km üstü hızlarda da yol aldım aracımda ağırlıktan dolayı hızlanma ,performans azalması dışında salınma , silkelenme , romorkta herhangi bir salınma , yalpalanma görmedim. Neticede romorkun dingil açıklıgının az olması ve üzerinde ahşap tekne olduğu için ağırlık merkezinin yükselmesi ilk başta beni düşündürüyordu ama yola çıktıktan sonra bir sorun olmadığını gördüm ve yolculuğu sorunsuz tamamladım. Demek ki bilmeden sizin yazınızda belirttiğiniz gibi aks mesafesini epeyce uzatarak avantaj sağlamışım.
     
    pasolvon bunu beğendi.

  7. pasolvon

    pasolvon Hayat bir gün, o da bu gün!

    Mesaj:
    198
    Alınan Beğeni:
    183
    Ağırlığın durumu farklı tabi. Römorkun hafif olması durumunda sonumleme oranı sıfırın altında bile olsa en fazla araca zarar verip topuzdan ayrilir. Ancak ağır olduğunda aracı da kontrol eder. Bu araştırma hızla ilgili bir korelasyon bulamamış sadece.

    SM-N935F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     

  8. pasolvon

    pasolvon Hayat bir gün, o da bu gün!

    Mesaj:
    198
    Alınan Beğeni:
    183
    Farkında olmadan en doğru olanı uygulamışsınız. İşte teorik bilginin pratiğe dönmüş hali

    SM-N935F cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     

  9. pasolvon

    pasolvon Hayat bir gün, o da bu gün!

    Mesaj:
    198
    Alınan Beğeni:
    183
    Ben bu araştırmada bir argümanı eksik görüyorum. Farklı ağırlıktaki römork çalışması yapılmış ancak çekici araç için aynı şey uygulanmamış. Farklı ağırlıktaki çekici araçlarda da bir deneme olmalıydı. Daha ağır çekicinin sönümleme oranının daha yüksek olacağını düşünüyorum.
     
    AKMühendis bunu beğendi.

  10. bartek

    bartek Zirve

    Mesaj:
    1.970
    Alınan Beğeni:
    591
    Çekici araç hakkında bilgilere bu siteden ulaşabilirsiniz. Tam incelemedim ama sitede çok ilginç bilgiler var.
    Örneğin çekici arac için iki teker mesafesi uzun, çeki kancası mesafesinin arka tekere yakın olmasının araç için iyi olduğuna dair bilgi var. Yine karavanın aşağıya doğru eğimle çekilmesi fren durumunda daha iyi olduğu gibi.

    Caravan Chronicles
     
    pasolvon bunu beğendi.

  11. AKMühendis

    AKMühendis Torunum; ŞANSım

    Mesaj:
    847
    Alınan Beğeni:
    486
    Şehir:
    İzmir
    Web Sitesi:
    http://www.frigo-tek.com
    -----------------------------------------------------------------------

    Çeki kancasının arka aksa yakın olması bence de gerçekten önemli bir etken.
     
    pasolvon bunu beğendi.

  12. Delikan

    Delikan Yeni Üye

    Mesaj:
    13
    Alınan Beğeni:
    9
    Meslek:
    Otomotiv
    Şehir:
    İzmir
    Harika bir paylaşım, ellerinize sağlık.
     
    pasolvon bunu beğendi.

  13. merkezci

    merkezci ya denizdeyim yada dağda

    Mesaj:
    443
    Alınan Beğeni:
    49
    Şehir:
    antalya
    çeken aracın aks mesafesinin uzunluğu , aksların genişliğinin kontrol açısından avantaj sağlayacağı aşikar çünkü hem enine ,hemde boyuna daha geniş bir alana basıyorsunuz.Çeken aracın aks açıklığının fazla olmasının avantajını bugün yollarımızda gezen TIR larda görebiliriz.Tek akslı çekicilerde aks açıklıkları minimumda tutulmuştur , sebebi trafik mevzuatımızda araç toplam uzunluğu yanlış bilmiyorsam 16 metreyi aşamaz bu sebeplede maksimum dorse uzunlugunu kullanabilmek için çekicinin uzunlugu minimuma indirilmiştir.Bu da kaygan zeminlerde çok çabuk makaslama yapmasına neden olmaktadır. Eski tarihlerde yollarımızda gördüğümüz 3 aks lı çekicilere fazla rastlanılmamasının sebebi bu olsa gerek. Ayrıca 3 aks lı çekicilerin makaslama ihtimalini teker sayısı ile birlikte ön aks ve arkadaki son aks mesafesinin uzun olmasının bariz şekilde azalttığı tecrübeli sürücüler tarafından anlatılmaktadır. Dikkat ederseniz ABD de çekicilerin aks açıklığı çok fazladır bu sebeble makaslama olayı daha zor ihtimaldir.
    Çeken araç ağırlığına gelince çeken aracın ağırlığının hem frenlemede hem de denge açısından çok önemli olduğunu biliyorum , çünkü renault 9 aracımda romorkla çok yük taşıdım 750 kg 870 kg romork ağırlığıyla aracın durma mesafesi çok uzuyordu , direksiyonla biraz oynadığınızdada araç arkasının yan taraflara doğru salınımı ve yatması çok artıyordu bu yüzden düşük hızda ve ağır hareketlerle sürüş yapıyordum.
    Şimdi kullandığım aracın boş ağırlığı 2400 kg civarında olduğundan 1000 kğ ve üzeri romork ağırlığında fren mesafesinde bir miktar uzama olsa da yan salınımlar ve yatma konusunda bir şey farketmiyor. Ama romork ağırlığındaki artma oranında da belirtilen sorunlarda artış oluyor.
    çift dingilli tekne romorku ile 1800 kg lık teknegi çektim . tam olarak romork ağırlığını bilmiyorum ama 700 kg civarında olduğunu tahmin ediyorum bu ağırlıkta dingille ortada çift olduğundan ve dingil açıklıkları çok olduğu için yana yatma ve salınım olmamasına rağmen araç bir kasis ve tümseğe girdiği anda aracın ön tarafında yukarı aşagıya ciddi silkelenme oluyor , süratiniz arttığında ise yol üzerindeki kasis ,tümsek ve dalgalanmalarda aracın ön dingilinin yere basmasının ciddi oranda azaldığını direksiyonda hissediyorsunuz.
    Arkanızda romork varke sürüş dinamiklerinin değişmemesi mümkün değil.Bir de ne kadar tecrübeli olursanız olun genelde romorksuz kullandığınız aracınızda sürüş alışkanlıkları kazandığınız için romork taktığınızda yerleşmiş olan alışkanlıklarınızı bir anda değiştirememek gibi bir handikap var.
    Bu sebeple kesin ve en iyi yöntem yavaş yavaş sürmek , mutlaka yavaş!
     
    kartalveat, udisa, yugun ve 2 kişi daha bunu beğendi.

Forumdaki Benzer Konular

Yükleniyor...
BENZER KONULAR - Çekme Karavanda Hıza
  1. Akdeniz45
    Yanıt:
    6
    Okunma:
    916
  2. ibrahimmemioglu
    Yanıt:
    3
    Okunma:
    863
  3. Güneşin Sofrası
    Yanıt:
    55
    Okunma:
    4.019
  4. Güneşin Sofrası
    Yanıt:
    3
    Okunma:
    1.790
  5. ccrypto
    Yanıt:
    4
    Okunma:
    2.802
  6. Luxar
    Yanıt:
    16
    Okunma:
    4.415
  7. erdinçkoçak
    Yanıt:
    11
    Okunma:
    5.361
  8. Karnoyan
    Yanıt:
    3
    Okunma:
    17.767
  9. ferhatcalli
    Yanıt:
    2
    Okunma:
    9.250
  10. drakigns
    Yanıt:
    2
    Okunma:
    7.614