arabam.com Duster 4x2 Test Sonuçları

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan cem.321 Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 9
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 4,714

cem.321

Kamp II
Mesajlar
275
Tepkime Puanı
0
Yer
istanbul
arabam.com Duster 4x2 Test Sonuçlarının bulunduğu Şubat ve Mart sayılarının linkleri.. ;)

http://www.arabam.com/edergi/index/?magazineid=27

http://www.arabam.com/edergi/index/?magazineid=28

dergi boyutları maximum izin verilenden büyük olduğundan ekleyemedim...
 

Etiketler

Ynt: arabam.com Duster 4x2 Test Sonuçları

Dergiyi worda aktardım. eki tıklayınız ve okuyunuz.
 

Ekli dosyalar

  • ilan.doc
    62 KB · Görüntüleme: 266

Ynt: arabam.com Duster 4x2 Test Sonuçları

olguncandan' Alıntı:
Dergiyi worda aktardım. eki tıklayınız ve okuyunuz.
Tıklayıp okumak yerine tıklamadan okumak daha iyi gibi olgun hocam :smiley: Yazıya aktardığınız için teşekkürler.



1.ETAP TAMAMLANDI …GEÇTİĞİMİZ AY BAŞLADIĞIMIZ DACİA DUSTER 1.5 DCİ 4X2 LAUREATE UZUN DÖNEM TESTİMİZDE 3000 KM’Yİ GERİDE BIRAKTIK. TÜRKİYE’NİN ÇEŞİTLİ COĞRAFYALARINDA VE HAVA KOŞULLARINDA SÜRDÜRDÜĞÜMÜZ TESTİMİZDEN İŞTE İLK İZLENİMLER VE 45.000 KM BAKIM MACERAMIZ


Dacia, 1966 yılında Romanya hükümetinin desteği ile kurulmuş bir otomobil üreticisi. Bizim onu yakinen tanımamız ise 1999 yılında Renault’nun Dacia’yı satın almasıyla başlıyor. Fransız üreticinin Avrupa’da ekonomik otomobil üretme hayalinin bir sonucu olarak satın aldığı Dacia markası ortaklığın ilk ürününü 2004 yılında Logan ismiyle pazara sundu. Bu model ülkemizde de ilgi görmesine karşın Rumen markanın asıl yükselişi 2009 yılında tanıtılan Duster modeliyle gerçekleşti.

Dacia’nın ilk SUV’si olma özelliğini taşıyan Duster, uygun fiyatıyla 2011 yılında kompakt SUV segmentinde en çok satan 2. model olmayı başardı. Renault ve Nissan alt yapılarını kullanan Duster’ın motorları Renault’dan, platformu ise Nissan’dan alınma. Arabam.com olarak ‘Uzun dönem test’ konuğumuz olan Duster 1.5 dCi 4x2’nin yaklaşık 3000 km süren kullanım izlenimimizi bu ay yayınlıyoruz. Uzun dönem testimizin ikinci kısmını önümüzdeki ay okuyabilirsiniz.

Duster’ın iddialı olduğu disiplinlerden birisi hiç kuşkusuz dış tasarım. Otomobil ödenen bedelin daha üstünde güçlü görünen bir ön yüze sahip. Duster’ı satın alanların ilk bu tasarıma vurulduğuna eminim. Aracımızın ön ve arka tampon altındaki gri kaplamaları hafif arazi koşullarında küçük bir koruma sağlıyor. Arka bölüm demişken Duster’ın çekici ön bölümünün çizgilerini arkada bulmak zor. Hatta genel tasarıma göre arka bölümün zayıf kaldığını söylemek mümkün. Nikelajlı ön ızgara, tavan barları ve yan basamaklar da Duster’ı zengin gösteren öğeler. 4310 mm uzunluğa sahip Duster, Nissan Qashqai’den 2 cm daha kısa fakat 3,7 cm daha geniş bir araç. Duster, karşılaştırıldığı diğer model olan Skoda Yeti’den ise 8,7 cm uzun ve 2,7 cm daha geniş bir araç.

İÇ MEKAN

Duster’ın dış görünümünde etkilenenler iç mekana adım attıklarında hayal kırıklığına uğrayacaklar. Otomobilin fiyatının neden düşük olduğunu en iyi anlatan bölüm hiç kuşkusuz iç mekanı. Logan modelinden beri kullanılan orta konsol markanın elindeki tek tasarım diyebiliriz. Test aracımızdaki gibi ahşap görünümlü plastikle kaplanmış olsa da kalite hissi düşük. Bu his otomobilin iç mekanının gelinde hakim.

Duster’daki ortak parça kullanımı iç mekanda doruğa ulaşıyor. Ergonomik açıdan güçlük yaratan orta konsoldaki cam açma kumandaları ve sinyal kolunun ucundaki korna eski Renault modellerinden alınmış. Bunun yanında iç aydınlatma elemanları da Nissan modellerinden transfer. Deri direksiyon, elektrikli ayna ve elektrikli arka camların opsiyonel olarak alındığı Duster’da arka camların kumandası da önden erişilebilecek şekilde ön koltukların arasına konumlandırılmış. Bu sayede fazladan kumanda kullanılmamış ve tasarruf edilmiş. Duster’ın ses sistemi direksiyondan kontrol edilebilirken, MP3 desteğine de sahip. Araç, geniş iç mekanına karşın saklama gözü anlamında başarılı değil. Ön ve arkada oturan yolcular için yeterli diz mesafesi sunan Duster, 475 litrelik bagaj hacmiyle büyük ailelerin ihtiyaçlarını karşılayabiliyor.

MOTOR VE TÜKETİM

Tüketicilerin Duster’a olan güvenini artıracak önemli bir parçası motor kaputunun altında yer alıyor. Renault’dan alınan 1.5 litrelik dizel motor 3750 d/dk’da 85 hp güç, 1900 d/dk’da 200 Nm tork üretiyor. Alt devirlerde canlı bir karakter çizen motor otomobili taşımakta zorlanmıyor. Daha hafif modellerde bu motorun performansını bilenlerse Duster’da bir nebze olsun performans düşüklüğü hissedebilir. Motorun en başarılı olduğu disiplinse yakıt tüketimi. Sakin kullanımda 4.5 litreleri rahatlıkla görebildiğim otomobil benim kullanımımda 5.4 litrelik bir ortalama yakaladı. Aracın ağırlığı ve aerodinamik özellikleri düşünüldüğünde bu rakamın başarısı bir kez daha ortaya çıkıyor.

KONFOR VE YOL TUTUŞ

Duster’ın süspansiyon sistemi orta sertlikte. Yüksek yapı sebebiyle böyle bir tercihte bulunulmuş. Ancak bunun konfora çokta olumsuz yansıdığını söylemek güç. Yüksek yanaklı lastiklerin de etkisiyle Duster kendinden beklenmeyecek derecede konforlu yolculuklar sağlıyor. Yol tutuş anlamındaysa aracın belirgin bir biçimde önden kaymaya eğilimli olduğunu söylemem gerekiyor. Keza hissiz direksiyonun yol ile ilgili herhangi bir bilgilendirmede bulunmadığını belirtmeliyim. Duster’ı kullanırken bazen direksiyon ile lastikler arasında hiçbir iletişimin olmadığını bile düşündüğüm oldu. Duster’ın önemli eksikliklerinden birisi yalıtım. 100 km/s hızdan sonra iç mekanda fazlasıyla duyulan motor sesi özellikle uzun yolculuklarda sürücüsünü yoruyor. Yalıtım sorunları aracın iç mekan sıcaklığını da etkiliyor. Ön bölümde havalandırma sistemiyle sürücü ve yolcu ısınma sorunu çekmiyor. Fakat arka bölüme yönlenmiş herhangi bir hava kanalı olmaması ve aracın büyük iç hacmi birleşince öndeki sıcağın yerine yolcuları belirgin bir soğuk bekliyor.

1.ETAP NASIL GEÇTİ?

Uzun dönem testimizin birinci etabında Dacia Duster’ı, İstanbul-Edirne-Bolu güzergahında ve İstanbul şehir içinde 3000 km’ye yakın kullanma fırsatı yakaladım. Bu süreçte özellikle otoban sürüşlerinde iç mekana sızan motor gürültüsü dışında aracın herhangi bir sıkıntı yaşattığını görmedim. Şehir içindeyse boyutlarına rağmen yeterli manevra kabiliyetine sahip olduğunu belirtmeliyim. Yakıt tüketiminde de cimri bir karakter çizen Duster’ı satın alırken bazı noktaları baştan kabullenmek gerekiyor. İç mekan günümüz otomobillerine yakışmayacak kadar basit ve kullanışsız. Ancak bir süre sonra bu ekipmanlara kolaylıkla alışıldığını ve aracın günümüz minimum beklentileri karşıladığını anlıyorsunuz. Kısacası Duster dış görünümüyle tüketiciyi kendisine çekerken, iç mekanıyla bir çok müşterisini de baştan kaybediyor. Ancak aracı kullandıkça ve beklentilerinizi düşük tutarsanız aslında Duster sizin en eğlenceli otomobiliniz olabilir. Ona biraz şans tanımak gerekiyor.

SERVİS MACERAMIZ

Dacia Duster uzun dönem test aracımızı teslim aldığımız km saati 43.033 km’yi gösteriyordu. Kullanımımız sonucunda aracı 45 bin bakımı için Mais A.Ş. İstanbul Boğaziçi Şubesine götürdük. Aslında 2011 yılı Ocak ayından bu yana Duster modelleri 20 bin km’de bir bakıma gidiyor. Ancak bizim aracımız daha eski tarihli olduğunda bakımları 15 bin km olarak devam ediyor. Bakım öncesi aracın içeriden açılamayan arka sol kapı tek şikâyetimizdi. Standart yağ, yağ filtresi, hava filtresi, polen filtresi bakım neticesinde değişti. Bunun yanında lastiklerimiz yeri değiştirildi. Patlak olan bir lastiğimiz onarıldı ve araca rot-balans yapıldı. Temizleme performansı düşen sileceklerimiz de yenilendi. Tüm bu bakım neticesinde toplam 447.10 TL’lik bir fatura çıktı. İçeriden açılmayan arka sol kapımızın iç açma kolu bağlantısı tekrar takıldı ve bu işlem için herhangi bir ücret ödenmedi.


UZUN DÖNEM TEST ARACIMIZ DACİA DUSTER 1.5 DCİ 4X2 İLE MACERAMIZ BU AY SONA ERİYOR. GEÇTİĞİMİZ AY TULU DARICAN TARAFINDAN İNCELENEN DUSTER, BU AY SELİM ERKEK VE HASAN AYTEKİN TARAFINDAN YORUMLANDI. TÜRKİYE’NİN ÇEŞİTLİ COĞRAFYALARINDA TOPLAM 8120 KM KULLANILAN ARAÇLA İLGİLİ TÜM DETAYLAR İLERLEYEN SAYFALARDA…


Türkiye’de insanların en çok merak ettiği otomobillerden biri; Dacia Duster. Gittiğimiz her yerde meraklı gözler bu otomobilin üzerindeydi. Herkes otomobilin nasıl olduğunu, ne kadar tüketimi olduğunu merak ediyor. Uzun dönem testimizin Karadeniz parkurunda bu soruyu soranlara cevabım şu şekilde oldu; ‘Duster tam buraların aracı’. Öncelikle şunu söylemeliyim, Duster’ı kendi fiyat aralığındaki araçlarla karşılaştırmalısınız. Benzer fiyat etiketine satılan modelleri sıraladığınız zaman, içlerinde Duster ile aynı sınıfta olan hiçbir modelin olmadığını göreceksiniz. Dizel ve SUV birlikteliğini 1.6 litre vergi barajına takılmadan sunabilen Duster, kendi fiyat aralığında şu anda rakipsiz durumda. Türkiye için biçilmiş kaftan! Peki biraz Duster’dan bahsetmeye başlayalım.

Duster yerden yüksek yapısı, geniş yanaklı lastikleri ve yeterli süspansiyon sistemi ile ülkemizin bozuk yollarını kabus olmaktan çıkarıyor. Pek çok kişinin aracının altını vurduğu veya lastiğine balon yaptırdığı yerde Duster ile hız kesmeden geçebiliyorsunuz. 3000 km’yi aşan kullanımım sırasında Duster’ın en çok bu özelliğini sevdim. Test aracımız Duster’ın en güçsüz dizel motoruna sahip olmasına rağmen hiçbir koşulda bizi mahcup etmedi. Özellikle düşük devirlerdeki canlılığı dCi motorun kullanımını çok kolaylaştırıyor. Karadeniz’in dik yaylalarına çıkarken Duster tüm enerjisini ortaya koydu ve bizi rahatlıkla hedefimize ulaştırdı. Bölgenin bazı yaylalarına normal binek araçların çıkmasının çok zor olduğunu söyleyen yöre insanı, Duster’ı görünce bu araçla bahsettiğim yaylalara çıkmadan gitmememizi belirttiler.

4x2 Duster’ımızın üzerinde standart gelen M+S lastikler kaygan zeminlerde standart bir lastikten daha fazla tutunma sağlayarak tırmanmalarda üstün bir performans göstermesini sağladı. Eskiden Renault Toros için kullanılan ‘Keçi gibi tırmanıyor’ sözü artık Duster için kullanılabilir! Çok ekonomik! Bu boyutlardaki bir aracın çok yaktığını düşünüyorsanız hemen bu fikri kafanızdan atın. Duster’la uzun yol tüketiminizi 4.5 lt/100 km civarına çekebiliyorsunuz ki, biz İstanbul şehir içi kullanımlarımızda bile tüketim değerlerini 5.5 lt/100 km değerinde tutturabildik. 1.6 litreden küçük hacimli dizel motorların içerisinde bence en verimlilerinden biri olan 1.5 litrelik dCi ünitenin inanılmaz tüketim değerlerini merak ediyorsanız şunu bir dinleyin…

Samsun-Ordu arası sahil yolunu 62 km/s ortalama hızla geçtik ve bu rotanın sonundaki ortalama yakıt tüketimimiz tam 3.5 Lt/100 km! Tabi bu yolun hafif eğimli bir yapısı olduğunu ve bizim çok çok dikkatli bir sürüşle bu değeri tutturduğumuzu söylemeliyim. Duster motorunda eleştirilecek bir nokta varsa o da motorun sesli çalışma karakteri. Motorun dışarıya verdiği ses aslında çok önemli değil ama Duster yalıtım konusunda pek başarılı olmayınca içeride de motor sesini oldukça fazla duyuyorsunuz. İç mekanı elden geçmeli Duster’ın belki de en çok puan kaybettiği nokta çok ucuz görünen iç mekanı. Cam açma ve elektrikli ayna butonlarının yerinin değiştirilmesi, silecek çalışma yapısının modernize edilmesi ve müzik sisteminin konsola gömülmesi Duster’ı çok daha iyi bir hale getirebilirdi. İç mekandaki sert plastik malzemeler kalite hissi vermekten uzak ancak kolay temizlenen yapısıyla dikkat çekiyorlar. Koltuklar pek çok müşteriyi memnun edecek şekilde. İnce yapılı kapıların iç ceplerinin dar yapısı buraya su şişesini yerleştirebilmenizi engelliyor. Diğer eşyalarınız için orta konsolun boşlukları ve geniş torpido gözü yeterli. Isıtma sistemine takviye şart!

Soğuk kış günlerine denk gelen Duster kullanımımız sırasında en çok ısınma konusunda sıkıntı yaşadık. Sıkıntının sebebi Duster’ın klima sisteminin yetersizliği değildi. Aksine sistem gayet iyi bir şekilde sıcak hava üflüyor fakat bu hava sadece ön koltuklarda oturan yolculara yönleniyor. Isınma sorunu yaşayanlar arka koltuklarda oturanlar oldu. Arka kapılardan ve bagajdan gelen soğuk havaya karşın, arka koltuklar için ayrı havalandırma kanalı sunulmaması sıkıntının ana sebebi. Duster kliması aracın tamamını ısıtacak kapasiteye sahip fakat bu şekilde çalıştığında öndeki yolcular sıcaktan fenalık geçirecek duruma geliyor. Bu sorun kapılarda yapılacak yalıtımla aşılabilir diye düşünüyoruz. Peki hiç sorun çıkardı mı? 50 bin kilometreyi aşmış test aracımızda hiçbir büyük sorun yaşanmadı. Duster’ın servis kayıtlarını bir önceki ay sizlerle paylaşmıştık. Servisten sonra çıktığımız yolculukta çakmaklığın sigortasının atması sonucu bir kez sigorta kutusunu açtık ve kolaylıkla sorunu hallettik. Karadeniz yolculuğunun son kısımlarında ise çok bozuk yollardan geçiyorduk ve titreşimden kaynaklı olduğunu düşündüğümüz far ampulu yanması sorunu yaşadık. Far ampulünü aracın kitapçığındaki anlatıma bakarak rahatça değiştirdik.

ALINIR MI?

Kesinlikle! Yüksek oturma pozisyonuyla etrafa yüksekten bakacağınız Duster’ı sevmek için çok nedeniniz olabilir. Bana kalırsa sırf yerden yüksek yapısı için bile Duster alınabilir. İstanbul’da yağan kardan sonra oluşan büyük çukurları görünce Duster alanlar ne kadar doğru bir seçim yaptıklarını tekrar anlamışlardır. Biz bu tarz bozuk yollarda Duster’ı haddinden fazla zorladık ve araç hiç sorun çıkarmadı. Basit mekanik aksam ve elektronik ünitelerin azlığı da Duster’ı sorunsuzluk açısından öne çıkarıyor. Çıkabilecek muhtemel sorunları neredeyse her otomobil ustasının yapabileceğini bilmek de keyif verici. Yukarıda saydığımız sıkıntıları ne yapacağız diyorsanız, bence bu fiyata aldığınız bir otomobilde bunları göz ardı etmek sizi çok zorlamayacaktır. Hele ki Duster’ın 4x4 versiyonunu satın alıp özgürlüğün tadını çıkarmaya başlayınca bahsettiğim sorunları aklınıza bile getirmeyeceksiniz!

Duster’ı uzun dönem Teste alıyoruz dediğimizde; ‘Ben aldım, Anadolu yolları için en güzel araç…’ diyenler ile ‘satın alırsınız ama satamazsınız’ diyenler ile karşılaştık. Ben nerede ise iki bin km’den fazla Duster kullanımımdan sonra bu arkadaşlara sadece şu noktayı ifade ediyorum. İhtiyacı olan Duster alıyor, satacak olan ise alıcısına bir şekilde ulaşıyor. Geçen yıl Dacia’nın Romanya fabrikasını ziyaret ettim. Duster etkinlikleri ve Duster uzun dönem testimiz bu modeli, benim için farklı bir araç haline getirdi. Duster’ı İstanbul’un yoğun trafiğinde, Zonguldak’ın sokaklarında, Ereğli’nin dağlık yamaçlarında kullandım. Her yol için ayrı bir not aldım kendime… İstanbul şehir içinde birçok kez trafiğe girdim. Köprü trafiği de dahil her yerde bu yüksek aracı rahatça kullandım. Daha çok konfor almayı istediğim, daha net geçişli vites, daha doygun görünen bir iç mekan istediğim birçok an oldu. Yalıtım konusunda çok önemli yol alınması gerektiğine inanıyorum. Duster şehir içinde işin sonunda, istediğiniz noktaya ulaştırıyor mu diye baktığımda evet iletiyor ve işin güzeli bunu nispeten az yakıtla hallediyor. Duster otobanlar için yapılmamış. 100 km’nin üzeri bu aracın rahat olmadığı çok açık. İstanbul, Kocaeli, Bolu ve Zonguldak merkezine kadar şehirlerarası yolların kötü olan kısımları ister istemez daha çok akılda kaldı. Duster bir fotoğraf çekme macerasında kara saplanıp beni heyecanlandırsa da, bozuk satıhları konfordan uzak geçse de, çok önemli bir sorun çıkarmaksızın yolu geçmemi sağladı.

Zonguldak’ta Duster taksileri saydım. Şehir içinde bir çok bireysel Duster tercihine şahit oldum, Duster’dan taksi yapılması ise benim için hoş bir enstantane oldu. Zonguldak şehir içini bilen bilir. Ben karlı bir günde Zonguldak’ta idim. Zonguldak’ta Duster ile yama yokuş derken bayağı zorlandı ama yolda kalmadı. Ereğli yoluna dönerken karın yarım metreyi bulduğu ara yollara fazlaca cesurlukla atıldım. Ama yolda kalmadım. Sonra soğuk bir havada sahil yolları benim için ayrıca keyifli bir sürüşe neden oldu. Bunda Duster’ın olağanüstü bir katkısı olmasa da bu yol bu araç sayesinde alındı. Yani Duster ihtiyaç olduğu için varmış dedirtti. Yakıt konusunda hiç akaryakıt istasyonu düşünmedim. Bu uzun dönem testimiz gösterdi ki Duster uzun yollar için gerekli tüketim değerlerini herkese rahatça sunuyor. Önemli bir nokta da bu aracı ne kadar zorlarsanız zorlayın az yakıt tüketme karakterinde sapmıyor. Tasarım konusunda bir arkadaşımın söylediği sözleri bu aracın dış tasarımını daha iyi anlatıyor. Duster uzaktan bakıldığı zaman çok şık görünen bir araç yakına gelindiğinde işin içine giren detaylar bu güzelliği bozuyor. İç mekan da ki beklentilerin altında kalan malzeme ve işçilik hakkında markanın buraya el atmasını ümitle bekliyorum. Dışarıdaki detaylı bir makyaj sonrası Duster’ ın çok daha cazip bir tercih olacağını düşünüyorum.
 

Ynt: arabam.com Duster 4x2 Test Sonuçları

2012 yılında böyle bir iç mekan tam bir facia, bu sene değişmeliydi... Fiyatı uygun diye satılıyor ama temiz bir 2009 vitara 45 bin liraya alınabilir ve her yönüyle mükemmel araç...
 



Ynt: arabam.com Duster 4x2 Test Sonuçları

ümiterkan, metni kopyalamayı beceremediğim için ek olarak verdiydm; sen kopyalamışsın, teşekkür. Halkımız okusun.

Gerçi bizler için yeni bir şey yok. Avantajları, kullanım durumu vb. konusunda

En çok tartışma konusu olan 4x4 ün dörtçeker yetenekleri test konusu yapılmamış... Asıl sorun zaten bu.

Eksiklikler konusunda bizim de dile getirdiklerimizden farklı bir teşhis de yok.

Ama testçi tarafsız bir göz olarak kabul edildiği için bilgilenmek isteyenler için doğru bir kaynaktır.

***

nacar kardeş, o zaman 45 bin tlsi olup iç mekan aşkıyla dolu yurdum insanı bu parayı Duster'a vermeyecek; temiz bir vitara alacak.... En mantıklı tecih bu olur.

Şirket iç mekanı yenileseydi "yenilenmiş iç mekanı olan Duster" alırdık ama napalım, pazarda sadece bu vardı. ;D
 

Ynt: arabam.com Duster 4x2 Test Sonuçları

Bugün kısa bir seyahat yaptım. Düştüm güzel yurdumun henüz bilmediğim yollarına. Asvalt yol, stabilize yol filan derken, bir yerde çamurlu yola denk geldik. Traktörler gide gele her yeri iz yapmış. Çukura düşmeyelim diye yavaş yavaş ve dikkatlice gitmeye çalıştık. Çamurlar gittikçe çoğaldı. Tek başımıza olduğumuzdan ve karşıdan gelen bir kamyonet (Fiat) ilerisinin daha çamur olduğunu söylediği için geri döndük... (Aslında kamyonet yolu tıkamıştı, patinaja düşmüştü...Traktör geldi kurtardı. Meğerse traktör ileride de onu kurtarmışmış)

Her ne ise; aslında ilk defa çamurlu zemine girdim. Çok yumuşak balçık değildi. Tespitlerim şunlar: Arabanın çamur performansı fena değil. Yalnız lastiklerin mutlaka çamur lastiği olması gerek. Standart lastiklerle vıcık çamurda hiçbir şey yapamaz. Her ne kadar G veya Defender gibi dayanıklı ve başarılı olamazsa da, o Fiat'ın takıldığı yerde de takılmaz.

En önemlisi yükseklik. Her ne kadar traktör tekerleklerinin çizgi yaptığı çamur tümseklerini ortaya alarak gitmiş isem de, yüksekliğin yetersiz kaldığını deneyimlemiş bulunmaktayım. Şayet traktör tekerleğinin izinin içine düşersem askıda kalacağım; çünkü izler derin. Traktör iz yaptıkça izin kenarlarına çamur yığmış. Dolayısıyla izi ortaya almam lazım. o zaman da yığılan çamur alta sürtüyor. (Fotoğraf çekemedim, çünkü makinam yoktu)

Bu nedenle, dere tepe gezebilmesi için Duster'ın 5-10 cm yükseltilmesi gerek. (O zaman genel dengesi ne olur bilemem tabii) Ama yine de çok zorlanmamasında fayda var. Çünkü Duster'ın alt mekaniği (Tekerleği tutan nesneler, çubuklar, amortisötler, salıncaklar vs. Adları her ne ise işte. Anladınız neler olduğunu.) profesyonel off road araçlarına göre zayıf. bunu unutmamak gerek.

Hep söylediğimizi tekrar söyleyelim: "Biz Duster alıp da taştan taşa, kayadan kayaya, çukurda çukura sıçrayacağız, hem de az yakıp az vergi ödeyeceğiz" (yani hard off road) diye düşünüyorsanız Duster almayın.

Fakat "Orta halli bozuk yol şartlarında gezmek istiyorum, arasıra kendimi garantiye alarak arazide de takılırım, ama çoğunluk orman yollarında gezerim" diyorsanız alın. Az yakıt masrafınız olur. Başedemeyeceğiniz bir yol durumu olursa, 4x4 sayesinde hiçolmazsa geri dönme, yani düştüğünüz zor durumdan kurtulma şansınız olur.

Bu araçların en zayıf yanları çamurlu zeminler. Bunu unutmadan, sınırlarınızı bilerek maceraya atılabilirsiniz.

4x4 mü 4x2 mi ikilemi yaşayanlara, "paranız varsa 4x4 ünü alın" demek gerek. Çünkü özellikle kaygan zeminlerde 4x4 gerçekten kurtarıcı olabilir....

(Yukarıda "garantiye almak" dedim. Bundan kastım, takılıp kalırsanız kurtulma imkanlarının, mesela başka bir aracın var olması vb. Yani dağın başında kilometrelerce yürüyerek traktör aramamak filan.)
 

Ynt: arabam.com Duster 4x2 Test Sonuçları

sayın olguncandan güzel yazmışsınız , okuduğum sayfalarda bir hard off road yapılır yapılamaz kavgası vardı , 30-40 sayfa sürüyordu herhalde.

sizin de mesajınızdan anladığımız kadarı ile hard off road filan yapılamaz , mutlaka takviye şart , o da yapılabilir mi , parçaları var mı bilinmiyor , yapılsa da sonuç ne olur o da belli değil...

bence standart hali ile , yine standart durumdaki bir pajero ya da ne bileyim standart defender ile aynı işleri yapamaz , hard off road bir yana.

o kadar sayfa tartışma boşunaymış , şu cümleniz işi bitirmiş : "Bu nedenle, dere tepe gezebilmesi için Duster'ın 5-10 cm yükseltilmesi gerek. (O zaman genel dengesi ne olur bilemem tabii) Ama yine de çok zorlanmamasında fayda var. Çünkü Duster'ın alt mekaniği (Tekerleği tutan nesneler, çubuklar, amortisötler, salıncaklar vs. Adları her ne ise işte. Anladınız neler olduğunu.) profesyonel off road araçlarına göre zayıf. bunu unutmamak gerek. " :smiley:
 

Ynt: arabam.com Duster 4x2 Test Sonuçları

Ben Ünye'de yaşıyorum ve Samsun-Ordu arası söylenildiği gibi meyilli yokuş falan değil, çünkü ikisi de deniz seviyesinde. Ayrıca Çarşamba, Terme, Ünye ve Fatsa gibi ilçelerde çevre yolu henüz olmadığı için birçok kırmızı ışık ve şehiriçi trafiği var. Yakıt değerleri çok müthiş. Bu düşük yakıtın aracın 4x2 olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Acaba 4x4 modeli 4x2 modda kullanarak da aynı sonuç alınabilir mi? Yoksa 4x4 sistemin arabaya kattığı donanım farklılıklarından dolayı yakıtı belli bir seviyenin altına düşürmek mümkün değil mi?
 

Ynt: arabam.com Duster 4x2 Test Sonuçları

muharrem77' Alıntı:
Ben Ünye'de yaşıyorum ve Samsun-Ordu arası söylenildiği gibi meyilli yokuş falan değil, çünkü ikisi de deniz seviyesinde. Ayrıca Çarşamba, Terme, Ünye ve Fatsa gibi ilçelerde çevre yolu henüz olmadığı için birçok kırmızı ışık ve şehiriçi trafiği var. Yakıt değerleri çok müthiş. Bu düşük yakıtın aracın 4x2 olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Acaba 4x4 modeli 4x2 modda kullanarak da aynı sonuç alınabilir mi? Yoksa 4x4 sistemin arabaya kattığı donanım farklılıklarından dolayı yakıtı belli bir seviyenin altına düşürmek mümkün değil mi?
Zaten 4x2 kullanıcıları yakıttan çok memnun. 4wd kullanıcıları 2çeker kullansalar da yakıt fazla diyolar (Gerçi sabredip 2çeker kullanabiliyolar mı o da ayrı mevzu)
 



Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle ilgili bilgi vermeyen başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.
- Sadece video veya blog bağlantısı verilerek açılan konuların can sıkıcı olduğunu ve üyeler tarafından hoş karşılanmadığını belirtelim. Lütfen paylaştığınız video veya blogun bağlantısının altına kısa da olsa konu başlığıyla alakalı bilgiler veriniz.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.


GEZENBİLİR TV

GEZENBİLİR'İ TAKİP EDİN

Forum istatistikleri

Konular
104,954
Mesajlar
1,531,934
Kayıtlı Üye Sayımız
166,954
Kaydolan Son Üyemiz
İbrahimdd

Çevrimiçi üyeler

SON KONULAR



Geri
Üst