SEVAL
www.sevalduban.com
Beni neden seviyorsun diye sordum?
Sen benim parçamsın, evladımsın, yaşama sebebimsin. Senin canın acısa benim canım acır, sen mutluysan ben de mutluyum. Sen benim bütün dünyamsın, dedi.
Gülümsedim
Beni neden seviyorsun diye sordum?
Beni bu dünyaya getiren sensin, iyi ve kötü günde hep yanımda oldun ve bundan sonrada olacağını biliyorum. Sorgusuz sualsiz kahrımı çekensin, sen bu dünyada huzur bulduğum yegane sığınağımsın, dedi.
Gülümsedim
Beni neden seviyorsun diye sordum?
Sen benim acı, tatlı bir çok şey paylaştığım kardeşimsin. dünyaya saldığım köklerin bir parçasısın kanımdansın, ailesin. Sana yapılmış kötülük bana demektir. Bütün dünya bana kapılarını kapasa, sen kapatmazsın bilirim, dedi.
Gülümsedim
Beni neden seviyorsun diye sordum?
Sen benim ruhumun ömür yarısısın, aşkı yaşadığımsın, yaşamı benim için anlamlı kılansın. Sensiz geçirdiğim her an kayıp bana. Sen benim herşeyimsin, sensiz bir hayat ölümle bir benim için , dedi.
Gülümsedim
Beni neden seviyorsun diye sordum?
Dert ortağımsın, kahkahamsın, neşemsin. Başı ma ne gelirse gelsin, dünyanı n neresinde olursan ol, her zaman yanımda olacağını biliyorum. Karanlıkta el fenerim, çöl sıcağında şemsiyemsin. Dostluğunu hiçbirşeye değişemediğimsin, dedi.
Gülümsedim
Beni neden seviyorsun diye sordum?
Çok acayip bir şey sormuşum gibi şaşırdı önce, sonra başını öne eğip düşündü bir süre.
Sonra gözlerimin içine bakıp gülümsedi. ’Seni sevmemek elimden gelmediğini için, herhalde’ dedi.
Beni sevdiğini anladım.
Bana göre sevginin tek bir türü var.
Sevgi ne yaşananlar, nede yaşanacaklardır. Sevgi işte şu an içine dolandır.
Neden, ne zaman, nerde, nasıl olduğunu açıklayamadığındır. Başlangıcı yoktur ki sonu olsun.
Kaybetmekten korkmadığındır. İnsan sahip olduğu bir şeyi kaybedebilir ancak. Sahiplenmede bencillik vardır. Seven sahiplenmez, özgür bırakır.
Sevgi fedakarlık gerektirmez. fedakarlıkta senin için değerli bir şeyi bir başkasına vermek vardır. Oysa sevdin mi sen yoksundur artık ve hiç bir şey dudağında bir gülümseme kadar değerli değildir ve ona verebileceğin her şey çoktan onundur zaten.
Sevgi, emek istemez. Emek, bir amaç için bilinçli yaptığın hareketlerdir. Sevgi de amaç yoktur ve sevilen için yaptığın her şey bir reflekstir, tıpkı nefes alışın gibi, doğaldır.
Sevdiğin seni acıtamaz. Ancak beklediğin gibi hareket etmediklerinde incitir insanlar seni, hayal kırıklığına uğratır. Oysa sevgi olduğu gibi kabullenmektir. Hiç bir şey beklemediğin bir insan seni nasıl incitebilir?
Sevilenin yokluğu eksiklik yaratmaz. Seven, varlığında da yokluğu kadar özlemeye devam eder sevdiğini. Sevginin tamı, azı, çoğu yoktur. Sevdin mi her daim birşeyler eksiktir zaten, çünkü sevgi sınır tanımaz, hep daha fazlası mümkündür. Sevdin mi bir kez bir hiçsindir. seni evrenden başkası tamamlayamaz. sevdin mi bir kez evrensindir, seni bir hiç bile tamamlayamaz.
Seven sevilmek ister, arkadaş. fakat bu bir beklenti değil, daha çok bir dilektir. Sevilmezse de sevebilir insan, çünkü bu önüne geçemediği bir duygudur. ama sevilmediğinde, kanatları koparılmış, kafeste bir kuş gibidir seven. Havalanıp uçamaz sevgi o zaman güneş taptaze umutlara doğar her bir sabah ve bir daha doğmayacakmış gibi batar her bir akşam demir parmaklıkların arkasından.
Sevgi basittir arkadaş, komplike olan ilişkilerdir. İş in içine, beklentiler, fedakarlıklar, harcanan emekler girince işler strateji oyununa dönüşür. Bir bahar günü parmağına konan bir kelebeğin kanatlarındaki renklerine hayranlıkla bakarken,havalanıp gökyüzüne,senden uzaklaşmasını seyrederken dudağına takılan gülümseme kadar basittir oysa sevgi. Neden? Nasıl? Nereye kadar? Doğrumu? Gerçek mi? Soruları almaz. Gülümsersin, sevgi içine doğar. Tarifsiz bir şeyler havalanır yüreğinden. Birden hayata dair bütün cevapları bildiğini fark edersin, çünkü sorulabilecek bütün sorular anlamsızlaşmıştır. Anlamsızlığında yakalarsın, hayatın en derin anlamını ve o an sevdiğini anlarsın.
Sevgi sıfat almaz. Anne, Baba sevgisi gibi evlat sevgisi gibi, aşk gibi, dostluk gibi ‘Sevginin tek bir türü vardır, o da yüreğini sıcak tutanı. Sıfatlar, sevgiyi kalıba sokar, görev yükler. Oysa sevgi kural tanımaz, görev almaz. Sevdin mi kanından olduğu için değil, canından olduğu için seversin. Sevdin mi, sana verdikleri için değil, ona verebileceklerin için seversin. Sevgini beklentisiz, emeksiz ve sınırsız oluşu bu sıfatsızlıktan gelir. Sıfatlar, olsa olsa ilişkiye şekil verir. Kimini yanaklarından kimini dudaklarından ,kimini alnından öpersin. Fakat sevdin mi neresinden olursa olsun öpüşün yüreğine değer. Sevgi sevgi sıfat almaz işte bu yüzden, tek bir türdür. Sıfatlarla bezediklerimiz, sevgi yolunda yaşadığımız güzel duygulardır. Gün gelir bir gün sevgiye dönüştüğünde bu güzel duygular, ’Sen benim neyimsin?’ sorusu düşer diğer bütün sorular gibi.
Sevgi bir başarısızlıktır. Uğraşla, azimle, çalışmayla gelmez insana. Analiz etsen parçalara bölsen, adım adım ilerlesen, hiçbir şey değişmez. Sevmeye çalışma, sevdirmeye çalışma kendini boşuna. Sevmeyi öğrenemezsin, seviyorsan öğretemezsin. Irmak, denizi bulup okyanus olamıyorsa ne yağmur suyunu artırır, ne rüzgar yolunu gösterir. Elinden hiçbir şey gelmez, oluruna bırak her şeyi. Sevgi bir başarısızlıktır, ne zamanki sevmemeyi başaramazsın, bir hendeğe birikemeyecek kadar çağlayan ırmak gibi o an ırmak okyanus olur, okyanus içine akan ırmak ve sen bir damla okyanusa meydan okuyamayacak, işte o an SEVDİĞİNİ anlarsın.
(alıntıdır)
Sen benim parçamsın, evladımsın, yaşama sebebimsin. Senin canın acısa benim canım acır, sen mutluysan ben de mutluyum. Sen benim bütün dünyamsın, dedi.
Gülümsedim
Beni neden seviyorsun diye sordum?
Beni bu dünyaya getiren sensin, iyi ve kötü günde hep yanımda oldun ve bundan sonrada olacağını biliyorum. Sorgusuz sualsiz kahrımı çekensin, sen bu dünyada huzur bulduğum yegane sığınağımsın, dedi.
Gülümsedim
Beni neden seviyorsun diye sordum?
Sen benim acı, tatlı bir çok şey paylaştığım kardeşimsin. dünyaya saldığım köklerin bir parçasısın kanımdansın, ailesin. Sana yapılmış kötülük bana demektir. Bütün dünya bana kapılarını kapasa, sen kapatmazsın bilirim, dedi.
Gülümsedim
Beni neden seviyorsun diye sordum?
Sen benim ruhumun ömür yarısısın, aşkı yaşadığımsın, yaşamı benim için anlamlı kılansın. Sensiz geçirdiğim her an kayıp bana. Sen benim herşeyimsin, sensiz bir hayat ölümle bir benim için , dedi.
Gülümsedim
Beni neden seviyorsun diye sordum?
Dert ortağımsın, kahkahamsın, neşemsin. Başı ma ne gelirse gelsin, dünyanı n neresinde olursan ol, her zaman yanımda olacağını biliyorum. Karanlıkta el fenerim, çöl sıcağında şemsiyemsin. Dostluğunu hiçbirşeye değişemediğimsin, dedi.
Gülümsedim
Beni neden seviyorsun diye sordum?
Çok acayip bir şey sormuşum gibi şaşırdı önce, sonra başını öne eğip düşündü bir süre.
Sonra gözlerimin içine bakıp gülümsedi. ’Seni sevmemek elimden gelmediğini için, herhalde’ dedi.
Beni sevdiğini anladım.
Bana göre sevginin tek bir türü var.
Sevgi ne yaşananlar, nede yaşanacaklardır. Sevgi işte şu an içine dolandır.
Neden, ne zaman, nerde, nasıl olduğunu açıklayamadığındır. Başlangıcı yoktur ki sonu olsun.
Kaybetmekten korkmadığındır. İnsan sahip olduğu bir şeyi kaybedebilir ancak. Sahiplenmede bencillik vardır. Seven sahiplenmez, özgür bırakır.
Sevgi fedakarlık gerektirmez. fedakarlıkta senin için değerli bir şeyi bir başkasına vermek vardır. Oysa sevdin mi sen yoksundur artık ve hiç bir şey dudağında bir gülümseme kadar değerli değildir ve ona verebileceğin her şey çoktan onundur zaten.
Sevgi, emek istemez. Emek, bir amaç için bilinçli yaptığın hareketlerdir. Sevgi de amaç yoktur ve sevilen için yaptığın her şey bir reflekstir, tıpkı nefes alışın gibi, doğaldır.
Sevdiğin seni acıtamaz. Ancak beklediğin gibi hareket etmediklerinde incitir insanlar seni, hayal kırıklığına uğratır. Oysa sevgi olduğu gibi kabullenmektir. Hiç bir şey beklemediğin bir insan seni nasıl incitebilir?
Sevilenin yokluğu eksiklik yaratmaz. Seven, varlığında da yokluğu kadar özlemeye devam eder sevdiğini. Sevginin tamı, azı, çoğu yoktur. Sevdin mi her daim birşeyler eksiktir zaten, çünkü sevgi sınır tanımaz, hep daha fazlası mümkündür. Sevdin mi bir kez bir hiçsindir. seni evrenden başkası tamamlayamaz. sevdin mi bir kez evrensindir, seni bir hiç bile tamamlayamaz.
Seven sevilmek ister, arkadaş. fakat bu bir beklenti değil, daha çok bir dilektir. Sevilmezse de sevebilir insan, çünkü bu önüne geçemediği bir duygudur. ama sevilmediğinde, kanatları koparılmış, kafeste bir kuş gibidir seven. Havalanıp uçamaz sevgi o zaman güneş taptaze umutlara doğar her bir sabah ve bir daha doğmayacakmış gibi batar her bir akşam demir parmaklıkların arkasından.
Sevgi basittir arkadaş, komplike olan ilişkilerdir. İş in içine, beklentiler, fedakarlıklar, harcanan emekler girince işler strateji oyununa dönüşür. Bir bahar günü parmağına konan bir kelebeğin kanatlarındaki renklerine hayranlıkla bakarken,havalanıp gökyüzüne,senden uzaklaşmasını seyrederken dudağına takılan gülümseme kadar basittir oysa sevgi. Neden? Nasıl? Nereye kadar? Doğrumu? Gerçek mi? Soruları almaz. Gülümsersin, sevgi içine doğar. Tarifsiz bir şeyler havalanır yüreğinden. Birden hayata dair bütün cevapları bildiğini fark edersin, çünkü sorulabilecek bütün sorular anlamsızlaşmıştır. Anlamsızlığında yakalarsın, hayatın en derin anlamını ve o an sevdiğini anlarsın.
Sevgi sıfat almaz. Anne, Baba sevgisi gibi evlat sevgisi gibi, aşk gibi, dostluk gibi ‘Sevginin tek bir türü vardır, o da yüreğini sıcak tutanı. Sıfatlar, sevgiyi kalıba sokar, görev yükler. Oysa sevgi kural tanımaz, görev almaz. Sevdin mi kanından olduğu için değil, canından olduğu için seversin. Sevdin mi, sana verdikleri için değil, ona verebileceklerin için seversin. Sevgini beklentisiz, emeksiz ve sınırsız oluşu bu sıfatsızlıktan gelir. Sıfatlar, olsa olsa ilişkiye şekil verir. Kimini yanaklarından kimini dudaklarından ,kimini alnından öpersin. Fakat sevdin mi neresinden olursa olsun öpüşün yüreğine değer. Sevgi sevgi sıfat almaz işte bu yüzden, tek bir türdür. Sıfatlarla bezediklerimiz, sevgi yolunda yaşadığımız güzel duygulardır. Gün gelir bir gün sevgiye dönüştüğünde bu güzel duygular, ’Sen benim neyimsin?’ sorusu düşer diğer bütün sorular gibi.
Sevgi bir başarısızlıktır. Uğraşla, azimle, çalışmayla gelmez insana. Analiz etsen parçalara bölsen, adım adım ilerlesen, hiçbir şey değişmez. Sevmeye çalışma, sevdirmeye çalışma kendini boşuna. Sevmeyi öğrenemezsin, seviyorsan öğretemezsin. Irmak, denizi bulup okyanus olamıyorsa ne yağmur suyunu artırır, ne rüzgar yolunu gösterir. Elinden hiçbir şey gelmez, oluruna bırak her şeyi. Sevgi bir başarısızlıktır, ne zamanki sevmemeyi başaramazsın, bir hendeğe birikemeyecek kadar çağlayan ırmak gibi o an ırmak okyanus olur, okyanus içine akan ırmak ve sen bir damla okyanusa meydan okuyamayacak, işte o an SEVDİĞİNİ anlarsın.
(alıntıdır)

