lamella
Kamp I
- Mesajlar
- 100
- Tepkime Puanı
- 0
<div class="bbWrapper">kimin yazdığını bulamadığım hoş bir makaleyi paylaşmak istiyrm. bnm değildir alıntıdır belirtmekte fayda var <img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite80" alt=":smiley:" title="Smile :smiley:" loading="lazy" data-shortname=":smiley:" /> aynı keyifle okuyacağınızı düşünüyrm...selam ile...<br />
<br />
<br />
Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı.<br />
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.<br />
Hatta babanım bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Heryere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki.<br />
<br />
En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.<br />
Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.<br />
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik. Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.<br />
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.<br />
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.<br />
Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik. Ya da pencereden bir sürahi bir bardak uzatır, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine girip gelen ( ki sadece çişi gelen giderdi evine ) elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye bazen bir meyve olurdu.<br />
Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.<br />
Düşünce kaldırılır, kavga edince barıştılırdık. Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.<br />
Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.<br />
Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık. Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.<br />
Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.<br />
<br />
Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.<br />
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki. Komşumu tanımıyorum ama evinin camında, temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum. Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.<br />
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ; bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.<br />
Evlerimiz var içinde yaşayan yok. Parklarımız var içinde oynayan çocuk yok.<br />
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar...<br />
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..<br />
<br />
Tahta iskemlelerimiz de oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.<br />
<br />
Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.<br />
Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp, taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.<br />
Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.<br />
Nedir bunlar?<br />
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.<br />
Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.<br />
İyi de neden böyle olduk ?<br />
Biz mi istemiştik?<br />
<br />
Her toplum haketiği gibi yönetilir derler ya, hakettiği gibide yaşar diyelim mi ?</div>
