queensland
.The redness of the sky at dawn.
Sessizliğin, doğanın ve tarihin hakim olduğu Büyükada, keşmekeşten kurtulmaya çalışan İstanbulluları bekliyor. 20-25 dakikalık zevkli bir deniz yolculuğundan sonra ulaştığınız Büyükada, sizi bir güney kasabası gibi karşılıyor. Yollarında gezerken, enfes çam ormanlarının sükuneti ruhunuzu okşuyor.
Büyükada'yı bilen bilir trafik yok, tek şansınız fayton veya bisiklet. Resmi araçların dışında araç sesi duymadığınız adada, eski ve yeni pek çok mekan, şu aralar size keyifli günler yaşatma telaşında...
Hava nasıl olursa olsun, doğa kendisini size sunuyor burada; sesi, kokusu ve görüntüsüyle. Trafiğin olmaması İstanbul'dan çok uzaktaymışsınız hissiyatı doğursa da aldanmayın, Bostancı'ya sadece yirmi dakika uzaktasınız. Tüm ada restoranları, kafeleri ve ilginç mekanlarıyla sizi ağırlıyor. Özellikle eski ahşap evler görülmeye değer.
Prenslerin ve imparatorların sürülüp hapsedildikleri ve bu nedenle Bizanslılar'ın 'Prens Adaları' olarak adlandırdığı adalar, aynı zamanda keşişlerin inziva yeriymiş geçmişte. Bugün nüfusunun çoğu, burada yaşayan ya da yazlıkları olan İstanbul'un gayrimüslimleri. Vapurlar sırasıyla, Kınalıada (Proti), Burgaz (Antigone), Heybeli (Khalki) ve Büyükada'ya (Prinkipo) uğruyor.
Adı üstünde, Adalar'ın en büyüğü olan Büyükada, her ne kadar biraz şehir havasındaysa da yine de trafikten uzak ve ağaçlıklı. Faytonla büyük ve küçük ada turları çok keyifli oluyor. En yüksek noktada Aya Yorgi Manastırı'nın bulunduğu Yücetepe'ye çıkıp muhteşem manzarayı görmeden dönmemelisiniz. 1911 yılından bu yana hizmet veren Hotel Splendid'i de bir müze gibi gezebilir, bir gecenizi tarihin içinde geçirebilirsiniz. Büyükada çarşısında Rum ustalardan kalma 70 yıllık Büyükada Pastanesi'ni de ziyaret etmek anlamlı olabilir.
Midyeciler, waffle'cılar ve meyhaneler ise günümüzü yaşatmak için hizmete hazır.
Çarşı da mı size kalabalık ve gürültülü geldi? Atlayın bir faytona, on dakika ağaçların ve ağaçlar arasındaki güzel evlerin yanından sessiz bir yolculuk yaparak Aya Nikola mevkiine, buradaki özel bir mekana uzanın. Sükunet içinde bir haftasonu tatili için ideal bir butik pansiyon burası. Aysel Buluç, Aya Nikola Butik Pansiyon'un sahibi. Çocukluğunda haftasonlarını geçirdiği babasının evini, şimdi pansiyon olarak işletiyor. Babası Ali Buluç antikalara çok meraklıymış. Bugün o antikalar, pansiyonun güzel dekorasyonunun bir parçası. Kendisi de antikalar, özellikle eski Anadolu kapıları satın alarak restore ettirmiş ve dekorasyonda kullanmış
Büyükada'yı bilen bilir trafik yok, tek şansınız fayton veya bisiklet. Resmi araçların dışında araç sesi duymadığınız adada, eski ve yeni pek çok mekan, şu aralar size keyifli günler yaşatma telaşında...
Hava nasıl olursa olsun, doğa kendisini size sunuyor burada; sesi, kokusu ve görüntüsüyle. Trafiğin olmaması İstanbul'dan çok uzaktaymışsınız hissiyatı doğursa da aldanmayın, Bostancı'ya sadece yirmi dakika uzaktasınız. Tüm ada restoranları, kafeleri ve ilginç mekanlarıyla sizi ağırlıyor. Özellikle eski ahşap evler görülmeye değer.
Prenslerin ve imparatorların sürülüp hapsedildikleri ve bu nedenle Bizanslılar'ın 'Prens Adaları' olarak adlandırdığı adalar, aynı zamanda keşişlerin inziva yeriymiş geçmişte. Bugün nüfusunun çoğu, burada yaşayan ya da yazlıkları olan İstanbul'un gayrimüslimleri. Vapurlar sırasıyla, Kınalıada (Proti), Burgaz (Antigone), Heybeli (Khalki) ve Büyükada'ya (Prinkipo) uğruyor.
Adı üstünde, Adalar'ın en büyüğü olan Büyükada, her ne kadar biraz şehir havasındaysa da yine de trafikten uzak ve ağaçlıklı. Faytonla büyük ve küçük ada turları çok keyifli oluyor. En yüksek noktada Aya Yorgi Manastırı'nın bulunduğu Yücetepe'ye çıkıp muhteşem manzarayı görmeden dönmemelisiniz. 1911 yılından bu yana hizmet veren Hotel Splendid'i de bir müze gibi gezebilir, bir gecenizi tarihin içinde geçirebilirsiniz. Büyükada çarşısında Rum ustalardan kalma 70 yıllık Büyükada Pastanesi'ni de ziyaret etmek anlamlı olabilir.
Midyeciler, waffle'cılar ve meyhaneler ise günümüzü yaşatmak için hizmete hazır.
Çarşı da mı size kalabalık ve gürültülü geldi? Atlayın bir faytona, on dakika ağaçların ve ağaçlar arasındaki güzel evlerin yanından sessiz bir yolculuk yaparak Aya Nikola mevkiine, buradaki özel bir mekana uzanın. Sükunet içinde bir haftasonu tatili için ideal bir butik pansiyon burası. Aysel Buluç, Aya Nikola Butik Pansiyon'un sahibi. Çocukluğunda haftasonlarını geçirdiği babasının evini, şimdi pansiyon olarak işletiyor. Babası Ali Buluç antikalara çok meraklıymış. Bugün o antikalar, pansiyonun güzel dekorasyonunun bir parçası. Kendisi de antikalar, özellikle eski Anadolu kapıları satın alarak restore ettirmiş ve dekorasyonda kullanmış

