-FIRTINA VADİSİ VE KAÇKAR DAĞLARI MİLLİ PARKI'NIN SORUNLARI...
-KAÇED BAŞKANI YEĞEN: ''FIRTINA VADİSİ VE KAÇKAR DAĞLARI'NDA DOĞAL KAYNAKLARIN SÜRDÜRÜLEBİLİR KULLANIMINI SAĞLAYACAK DOĞRU VE UYGULANABİLİR PLANLAMALARA İHTİYAÇ VARDIR''
Karadeniz Çevre Derneği (KAÇED) Başkanı Yaşar Yeğen, Fırtına Vadisi ve Kaçkar Dağları'nda doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlayacak doğru ve uygulanabilir planlamalara ihtiyaç olduğunu söyledi. Yeğen, gazetecilere yaptığı açıklamada, kaynak değerleri yönünden oldukça zengin çok sayıda vadi ve diğer doğal alanlara sahip Doğu Karadeniz'de, Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde bulunan Fırtına Vadisi'nin içerdiği kaynak değerleri açısından uluslararası düzeyde önemli bir vadi olduğunu ifade etti.
Bölgede turizm bahanesiyle sürdürülebilir olmayan uygulamaların yoğun şekilde sürmesinin doğal ve kültürel değerlerin bozulmasında veya azalmasında önemli bir etken olduğunu belirten Yeğen, şöyle devam etti:
''Bu gerekçelerden hareketle Fırtına Vadisi ve Kaçkar Dağları'nda doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlayacak doğru ve uygulanabilir planlamalara ihtiyaç vardır. Bunun için öncelikle doğal kaynaklar ile bu kaynakları tehdit eden olumsuzlukların ve sorunlara yönelik çözümlerin ortaya konması gerekmektedir. Ancak tüm planların uygulanabilirliği yerel halkın ve yöneticilerin, alanın kaynak değerleri ve korunmaları hakkında yeterli bilgiye sahip olmaları ile mümkün olacaktır. Bu nedenle öncelikle, alan kullanımında etkin rol oynayan tarafların ve ilgi gruplarının eğitimi, bilgilendirilmesi
gerekmektedir.''
-''MİLLİ PARKIN DOĞAL KAYNAK YÖNETİM PLANI YOK''-
Alanın önemli bir bölümünün milli park olmasına rağmen bir doğal kaynak yönetim planı ve uzun devreli gelişim planının bulunmadığını kaydeden Yeğen, şöyle konuştu:
''Hazırlanacak kaynak yönetim planların doğru değerlendirilmesi ve uygulanmasında, eğitim en geçerli alt yapı durumunda olacaktır. Uzun devreli gelişim planı ve eğitim programları ile alanın sahip olduğu kaynaklardan
faydalanmaya yönelik yerel ya da ulusal ölçekli taleplerin oluşturduğu ciddi çevresel bozulma ve tehditler büyük oranda ortadan kalkacaktır.''
Zengin yaylacılık kültürü ve folklor ile orijinal durumu bozulmamış çok sayıdaki yaylanın, çeşitli değişim baskılarına, eğitim sonrası yöre insanının mücadelesi ile direnebileceğini dile getiren Yaşar Yeğen, şöyle devam etti:
''Yörenin uzun sayılabilecek bir turizm geçmişinin olması, özellikle yaz aylarında önemli bir nüfus yoğunluğuna sahne olması, alan üzerinde birden fazla yönetim yapısının bulunması, bu durumun oluşturduğu çok sayıda yönetsel ve çevresel sorunun varlığı, bölgenin tüm doğal ve kültürel kaynaklarına yönelik bütünsel yaklaşımlı ve katılımlı bilimsel bir çalışmanın yapılmamış olması bu eğitimin bir an önce yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.''
Kitle turizmi ile ilgili memnuniyetsizliklerin ortaya çıkması ve artmasıyla turizm faaliyetlerinin çevreye etkileri konusunda tartışmaların da arttığını belirten Yeğen, şunları söyledi:
''Bu durum arzu edilmeyen sonuçları ve bazen de imajları değiştirmeye yönelik acil ve sürekli çözüm arayışlarını ortaya çıkarmıştır. Sürdürülebilir turizm anlayışında bütün paydaşların bilgilendirilmesi, sivil toplum ve kamu kurumları arasında iletişim ağı kurulması, sivil toplum ve kamu sektörünün sürekli fikir alışverişinde bulunabileceği kurumsal danışma mekanizmalarının kurulması ve sivil toplumun karar sürecine katılımı kritik önem taşımaktadır.''
-KAÇED BAŞKANI YEĞEN: ''FIRTINA VADİSİ VE KAÇKAR DAĞLARI'NDA DOĞAL KAYNAKLARIN SÜRDÜRÜLEBİLİR KULLANIMINI SAĞLAYACAK DOĞRU VE UYGULANABİLİR PLANLAMALARA İHTİYAÇ VARDIR''
Karadeniz Çevre Derneği (KAÇED) Başkanı Yaşar Yeğen, Fırtına Vadisi ve Kaçkar Dağları'nda doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlayacak doğru ve uygulanabilir planlamalara ihtiyaç olduğunu söyledi. Yeğen, gazetecilere yaptığı açıklamada, kaynak değerleri yönünden oldukça zengin çok sayıda vadi ve diğer doğal alanlara sahip Doğu Karadeniz'de, Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde bulunan Fırtına Vadisi'nin içerdiği kaynak değerleri açısından uluslararası düzeyde önemli bir vadi olduğunu ifade etti.
Bölgede turizm bahanesiyle sürdürülebilir olmayan uygulamaların yoğun şekilde sürmesinin doğal ve kültürel değerlerin bozulmasında veya azalmasında önemli bir etken olduğunu belirten Yeğen, şöyle devam etti:
''Bu gerekçelerden hareketle Fırtına Vadisi ve Kaçkar Dağları'nda doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlayacak doğru ve uygulanabilir planlamalara ihtiyaç vardır. Bunun için öncelikle doğal kaynaklar ile bu kaynakları tehdit eden olumsuzlukların ve sorunlara yönelik çözümlerin ortaya konması gerekmektedir. Ancak tüm planların uygulanabilirliği yerel halkın ve yöneticilerin, alanın kaynak değerleri ve korunmaları hakkında yeterli bilgiye sahip olmaları ile mümkün olacaktır. Bu nedenle öncelikle, alan kullanımında etkin rol oynayan tarafların ve ilgi gruplarının eğitimi, bilgilendirilmesi
gerekmektedir.''
-''MİLLİ PARKIN DOĞAL KAYNAK YÖNETİM PLANI YOK''-
Alanın önemli bir bölümünün milli park olmasına rağmen bir doğal kaynak yönetim planı ve uzun devreli gelişim planının bulunmadığını kaydeden Yeğen, şöyle konuştu:
''Hazırlanacak kaynak yönetim planların doğru değerlendirilmesi ve uygulanmasında, eğitim en geçerli alt yapı durumunda olacaktır. Uzun devreli gelişim planı ve eğitim programları ile alanın sahip olduğu kaynaklardan
faydalanmaya yönelik yerel ya da ulusal ölçekli taleplerin oluşturduğu ciddi çevresel bozulma ve tehditler büyük oranda ortadan kalkacaktır.''
Zengin yaylacılık kültürü ve folklor ile orijinal durumu bozulmamış çok sayıdaki yaylanın, çeşitli değişim baskılarına, eğitim sonrası yöre insanının mücadelesi ile direnebileceğini dile getiren Yaşar Yeğen, şöyle devam etti:
''Yörenin uzun sayılabilecek bir turizm geçmişinin olması, özellikle yaz aylarında önemli bir nüfus yoğunluğuna sahne olması, alan üzerinde birden fazla yönetim yapısının bulunması, bu durumun oluşturduğu çok sayıda yönetsel ve çevresel sorunun varlığı, bölgenin tüm doğal ve kültürel kaynaklarına yönelik bütünsel yaklaşımlı ve katılımlı bilimsel bir çalışmanın yapılmamış olması bu eğitimin bir an önce yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.''
Kitle turizmi ile ilgili memnuniyetsizliklerin ortaya çıkması ve artmasıyla turizm faaliyetlerinin çevreye etkileri konusunda tartışmaların da arttığını belirten Yeğen, şunları söyledi:
''Bu durum arzu edilmeyen sonuçları ve bazen de imajları değiştirmeye yönelik acil ve sürekli çözüm arayışlarını ortaya çıkarmıştır. Sürdürülebilir turizm anlayışında bütün paydaşların bilgilendirilmesi, sivil toplum ve kamu kurumları arasında iletişim ağı kurulması, sivil toplum ve kamu sektörünün sürekli fikir alışverişinde bulunabileceği kurumsal danışma mekanizmalarının kurulması ve sivil toplumun karar sürecine katılımı kritik önem taşımaktadır.''

