<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br />
<br />
SON GÜN<br />
<br />
> Adam, telaşlı, öfkeli bir halde hanımına bağırıp, çağırıyordu.<br />
> Babalarının sesini duyan iki çocuk ise yataklarından kalkıp salona<br />
> gelmişti. Babalarının öfkesini görünce, korkmuş, sinmiş halde birer<br />
> koltukta sessizce oturup kalmıştı.<br />
> <br />
> Adam, çocuklara, hanımın üzüntüsüne aldırmadan söylenip duruyordu:<br />
> <br />
> -Söyledim değil mi, söyledim. Bu gün toplantı olduğunu, açık mavi<br />
> gömleği ütülemeni söyledim. "Kahverengi gömlekle gidiversen<br />
> nolur!"muş. Bugün sunum yapacağım, karamsar bir görüntü mü vereyim,<br />
> dinleyenlerin içi kararsın, bu da projeye verecekleri oyu etkilesin!<br />
> Bunu mu istiyorsun?<br />
> <br />
> -Tamam bey, bitti işte.<br />
> <br />
> Adam açık mavi göleği hışımla aldı;<br />
> <br />
> -Bitti, tabi bitti ama ben geç kaldıktan sonra bitmiş neye yarar.<br />
> <br />
> Hanımı çocukların korkmuş yüzlerine baktıktan sonra, yine eşini<br />
> sakinleştirmeye çabaladı;<br />
> <br />
> -Dün bundan da geç çıkmıştın, vakit var, yetişirsin.<br />
> <br />
> -Anlamıyor ki, anlamıyor ki. Bu gün sunumu ben yapacağım.<br />
> Herkesten önce gitmeliyim ki, gelecek önemli konuklara 'Hoş geldin' demeliyim.<br />
> <br />
> Adam bir sürü söz daha söylenerek, bağırarak çıktı, arabasını<br />
> çalıştırıp uzaklaştı.<br />
> Hanımı, direksiyon başında da öfke saçan eşinin halinden endişelendi,<br />
> "Bir kaza yapmasa bari..."<br />
> <br />
> Eşi uzaklaşınca, çocuklarının yanına gidip sarıldı, rahatlatmaya çalıştı.<br />
> <br />
> -Madem erkenden kalktınız, hemen size sultanlara layık bir kahvaltı<br />
> hazırlayıp getireceğim.<br />
> <br />
> Mutfağa geçti, zihnindeki huzursuzluğu dağıtmak için hemen neşeli<br />
> müzikler çalan bir radyoyu açtı. Ocağa haşlamak için yumurta koydu,<br />
> cezvede süt ısıtmaya başladı. Masaya zeytin, peynir, reçel koymayı da<br />
> ihmal etmedi.<br />
> <br />
> Biraz sonra çocuklarına seslendi<br />
> <br />
> -Kahvaltınız hazııır!<br />
> <br />
> Çocuklar kahvaltıya otururken, radyoda müziğin birden kesilmesi<br />
> dikkatini çekti. Son dakika haberi anonsuyla, radyonun sesini biraz<br />
> daha açtı. Radyo'da zincirleme bir kaza haberi vardı. Ayrıntılarla<br />
> biraz sonra birlikte olacağız demişti spiker ama kazanın yerini<br />
> söylediği andan itibaren o sandalyesine yığılıp kalmıştı. Spikerin<br />
> bahsettiği kaza yeri, kocasının her gün işe giderken geçtiği dörtlü<br />
> kavşaktı.<br />
> <br />
> Eşinin bu kavşaktaki trafikten şikayetçi olduğunu, her sabah yoğun bir<br />
> trafik olduğunu söyleyişi aklına geldi. "Geç kaldım diye acele edip<br />
> acaba o da..." Aklına gelen düşünce içini daha da yaktı, hemen ayağa<br />
> kalktı.<br />
> <br />
> -Çocuklar, unutmayın ocağa yaklaşmak yasak. Kahvaltınızı yapıp salona<br />
> geçin, oynayın. Benim acil bir yere uğramam gerek, kapıyı da kimseye<br />
> açmayın tamam mı?<br />
> <br />
> Çocukları uslu, söz dinler olduğu halde, çok kısa süreli de olsa evde<br />
> yalnız bırakmak zorunda kalsa tekrar tekrar tembihte bulunurdu.<br />
> <br />
> Sokağa çıkmak için üzerine bir şeyler aldı, cebine de bir taksi parası<br />
> aldı. Kapıya yöneldiğinde kocasının bu kazada ölmüş olabileceği<br />
> endişesiyle kabaran yüreğine daha fazla dayanamayıp, ağlamaya<br />
> başlamıştı. Göz yaşlarını çocukları görmesin diye, açık olan mutfak<br />
> kapısına sırtını dönmeye özen gösteriyordu. İçindeki acının kocasının<br />
> ölmüş olma ihtimali kadar, giderken kendisini kırması ve çocuklarının<br />
> önünde bağırıp çağırmasından da kaynaklandığını anladı. Oysa her zaman<br />
> böyle öfkeli değildi.<br />
> <br />
> -Eğer ölürse, çocuklarım babalarını, son gördükleri haliyle mi<br />
> hatırlayacak? Kalp kıran, öfkeli bir baba olarak mı kalacak<br />
> akıllarında?<br />
> <br />
> Kapıdan çıkarken, çocuklarına bir kez daha seslenecekti ama artık akan<br />
> gözyaşları saklanamayacak haldeydi. Hemen kapıyı açıp dışarı çıkmak<br />
> için hamle yaptı ama karşısında kapıya doğru adım atmakta olan kocası<br />
> vardı.<br />
> <br />
> Adam, bir an karısının ıslak yanaklarına baktı; "Haberleri mi<br />
> dinledin?" diye sordu. Hanımı, konuşamadan sadece başıyla onayladı.<br />
> Adam, önce sarıldı, sonra eşinin yanaklarını sildi.Hanımı zorlukla<br />
> sordu;<br />
> <br />
> -Hani önemli bir toplantına geç kalmıştın, niye döndün?<br />
> <br />
> -Kaza benim hemen yakınımda oldu. O anda toplantıdan daha önemli bir<br />
> şeyi unuttuğumu hatırladım. Eğer o kazada ölseydim...<br />
> <br />
> O anda çocuklar da yanlarına gelmiş, babalarının yine öfkeli<br />
> olabileceğini düşünerek, annelerinin yanında durmuştu. Adam, bütün<br />
> içten, samimi gülümsemesiyle çocuklarını yanına çağırdı, boyunlarına<br />
> sarıldı, yanaklarından öptü.<br />
> <br />
> -Ben bu gün büyük bir hata yaptım ve evden çıkarken, sizleri ne kadar<br />
> sevdiğimi söylemeyi unuttum. Böyle önemli bir şey unutulur mu hiç. Ne<br />
> yapalım, ben de geri döndüm.<br />
> <br />
> <br />
> <br />
> Her günü son günün bil.</div>