Hikayeler

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan Nursel Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 808
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 155,228
<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br /> <br /> <br /> <br /> <br /> BIR HIRSIZIN PORTRESI<br /> <br /> Genc Macar Sanatci Arpad Sebesy multimilyoner Elmer Kelen&#039;in<br /> portresini yapmak icin gorevlendirilmisti.Gorev ozellikle zordu,<br /> cunku Kelen sadece uc kisa poz vermeye razi olmustu.Sonucta,<br /> Sebesy portrenin cogunu ezberden yapmak zorunda kalmisti. Kisitlamalara<br /> ragmen, Sebesy portrenin Kelen&#039;e yeterince benzedigi gorusundeydi.Ancak,<br /> Kelen ayni fikirde degildi.Kibirli milyoner resmin kendisine<br /> benzemedigini one surerek portrenin parasini odemeyi reddetti.Genc ressam resmini<br /> yapabilmek icin saatlerce titizlikle calismisti, ve birdenbire bunu<br /> gosterecek hic bir seyi olmadigini fark etti. Milyoner studyodan ayrilirken,<br /> sanatci bir ricada bulundu,&quot; Portreyi size benzemedigi icin reddettiginiz<br /> belirten bir mektup yazabilir misiniz?&quot;<br /> Kelen bu kadar kolay kurtulduguna sevinerek razi oldu.Aylar<br /> sonra, Macar Sanatcilari Dernegi, Budapeste Guzel Sanatalar Galerisinde sergi<br /> acti.Kelen&#039; in telefonu calmaya basladi.Biraz sonra galeriye<br /> geldiginde Sebesy&#039;nin yaptigi portresinin, uzerinde &quot;Bir Hirsizin Portresi &#039;&#039;<br /> etiketiyle teshir edildigini gordu. Magrur milyoner resmin<br /> indirilmesini istedi.Mudur reddedince, Kelen resim kendisini topluma alay<br /> konusu edecegi icin dava acmakla tehdit etti.Bunun uzerine mudur Kelen&#039;in<br /> resmin kendisine benzemedigi icin almayi reddettigini belirten imzali<br /> mektubunu cikardi. Milyoner artik resmin parasini odeyip almaktan baska<br /> care kalmadigini anlamisti.Genc sanatci sadece son gulen olmakla<br /> kalmamis, ayni zamanda guclugu karli bir alisverise dondurmustu.Cunku milyoner<br /> resmi almaga kalktiginda fiyatin eskisinden on kat daha fazla oldugunu<br /> gormustu.<br /> <br /> Gordugunuz gibi, gucluklere teslim olmayi kabul etmemisti.Bunun<br /> yerine ofke ve aciya teslim olmaktansa yaratici ve yararli bir kapi<br /> acacak bir yol dusundu.Kisaca ressam degerli bir prensip kesfetmisti :<br /> <br /> Yeni firsatlar bizi genellikle sikintili anlarda ziyaret eder,<br /> cunku bir kapi kapanirsa, baska bir kapi acilir.</div>
 

Etiketler
<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br /> <br /> Güzel paylaşım..</div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br /> <br /> Nadir bey çok güzeldi.teşekkürler <img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite80" alt=":smiley:" title="Smile :smiley:" loading="lazy" data-shortname=":smiley:" /></div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br /> <br /> Ben anne olmasaydım eğer... <br /> <br /> Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim. <br /> Hamileliğim esnasında 80&#039;li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa <br /> bir alanda rekorumu kıramayacaktım. <br /> O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının <br /> bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim. <br /> Kan yapsın diye dana dili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da <br /> uysun diye çikolatalı pudingle karıştırmak gibi yaratıcılığın <br /> sınırlarını zorlayan tarifler keşfedemeyecektim hiç. <br /> Su almak için elimde kumanda ile buzdolabını açtığımda kumandayı <br /> buzdolabına koyacak kadar ya da evden çıkarken telsiz telefonu çantama <br /> atacak kadar kendimden geçmeyecektim. <br /> Birinin canı yandığında ötekinin bu acıyı hissedebilmesinin sadece ikiz <br /> kardeşlerde olduğunu sanacaktım. <br /> Sabahın köründe gözü kapalı mutfağa kadar gidip, süt ısıtıp yine gözü <br /> kapalı dönme yeteneğini kazanamayacaktım. <br /> Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak için insanüstü bir uğraşa asla <br /> girmeyecektim. <br /> Bir insanın gaz çıkarması beni bu kadar mutlu edemeyecekti. <br /> Büyüdüğünde arkadaşlarınla birlikte partilerde Süper Anne olarak <br /> eğlenmeyi hayal edemeyecektim. <br /> Babanla belki daha az kavga edecek ama sevginin evlat denilen başkabir <br /> boyutuna giremeyecektik. <br /> Sevginin böylesine karşılıksız olanını hiç tadamayacaktım. <br /> Annemi bu kadar çok sevdiğimi anlamayacaktım. <br /> Annesinden zorla ayırdılar diye &#039;Uçan Fil Dumbo!&#039; çizgi <br /> filminde böğürerek ağlamayacaktım. <br /> Geceleri kesintisiz uyuyacak, hafta sonunda sabahları istediğim saatte <br /> kalkacaktım ama uyandığımda yanağıma konmuş minik ellerin sıcaklığı <br /> ısıtmayacaktı yüreğimi. <br /> Çantamda sürekli bisküvi, ıslak mendil, bir adet oyuncak, düşer biryerin <br /> kanar diye ayıcıklı yara bandı taşımayacaktım. <br /> Acıyı geçiren öpücüğün gücüne inanmayacaktım. <br /> 38,5 derece ateş beni de yakıp kavurmayacaktı. <br /> Yağmur sonrası çamurlu sularda zıplamanın keyfine varamayacak, sen <br /> birlokma daha fazla yiyesin diye kalabalığın ortasında kafamda <br /> peçetedansı yapmayacaktım.<br /> Çisini yapti, disi çikti, aman da piyano çaldi şeklinde kücücük seylerin kocaman gurur kaynagi oldugunu anlayamayacaktim.. <br /> Sen olmasaydın eğer yaşamın karmaşıklığını unutup tekrar basit yaşamayı <br /> öğrenemeyecektim. <br /> Sen olmasaydın eğer ben asla &#039;anne&#039; olmayacaktım. <br /> Bir çocuk doğduğu anda, bir anne doğarmış... Bu lafın doğruluğuna <br /> inanmayacaktım! <br /> <br /> Bir insan bu kadar çok nasil sevilir anlamayacaktim... <br /> <br /> <br /> <br /> (yazarı bilinmiyor <img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite80" alt=":smiley:" title="Smile :smiley:" loading="lazy" data-shortname=":smiley:" /> )</div>
 


<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br /> <br /> <blockquote data-attributes="" data-quote="ekiNoks" data-source="" class="bbCodeBlock bbCodeBlock--expandable bbCodeBlock--quote js-expandWatch"> <div class="bbCodeBlock-title"> ekiNoks' Alıntı: </div> <div class="bbCodeBlock-content"> <div class="bbCodeBlock-expandContent js-expandContent "> Hava raporunu takip et. raporda çorlu, çerkezköy yağmurlu ve şimşekli yazıyor ise sen ziyaretimize gel <img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite80" alt=":smiley:" title="Smile :smiley:" loading="lazy" data-shortname=":smiley:" />, şantiyede sana yatacak yer ayarlarım ben <img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite81" alt=";)" title="Wink ;)" loading="lazy" data-shortname=";)" /> </div> <div class="bbCodeBlock-expandLink js-expandLink"><a role="button" tabindex="0">Genişletmek için tıkla ...</a></div> </div> </blockquote>Fatoş bunu anlayamadım sagol yinede boş yer var yani sen tam şantiyecisin maş.</div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br /> <br /> <blockquote data-attributes="" data-quote="MADENCİ" data-source="" class="bbCodeBlock bbCodeBlock--expandable bbCodeBlock--quote js-expandWatch"> <div class="bbCodeBlock-title"> MADENCİ' Alıntı: </div> <div class="bbCodeBlock-content"> <div class="bbCodeBlock-expandContent js-expandContent "> Fatoş bunu anlayamadım sagol yinede boş yer var yani sen tam şantiyecisin maş. </div> <div class="bbCodeBlock-expandLink js-expandLink"><a role="button" tabindex="0">Genişletmek için tıkla ...</a></div> </div> </blockquote><br /> Şimşek olayına atmasyon dedin ya, ona cevap <img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite87" alt=":D" title="Big Grin :D" loading="lazy" data-shortname=":D" />, yoksa ben mi yanlış anladım <img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite80" alt=":smiley:" title="Smile :smiley:" loading="lazy" data-shortname=":smiley:" />...</div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br /> <br /> &#039;&#039;Fatoş&#039;&#039; Atmasyon dediğim şey senin t.dağ hava durumuna yönelik sözüne degildi. <img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite80" alt=":smiley:" title="Smile :smiley:" loading="lazy" data-shortname=":smiley:" /><br /> Şu teldeki adamlar hikayesine idi. eh biraz sen yanlış anlamısın</div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br /> <br /> Hadi yaa, özür diliyorum <img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite82" alt=":(" title="Frown :(" loading="lazy" data-shortname=":(" />...</div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br /> <br /> <blockquote data-attributes="" data-quote="ekiNoks" data-source="" class="bbCodeBlock bbCodeBlock--expandable bbCodeBlock--quote js-expandWatch"> <div class="bbCodeBlock-title"> ekiNoks' Alıntı: </div> <div class="bbCodeBlock-content"> <div class="bbCodeBlock-expandContent js-expandContent "> Hadi yaa, özür diliyorum <img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite82" alt=":(" title="Frown :(" loading="lazy" data-shortname=":(" />... </div> <div class="bbCodeBlock-expandLink js-expandLink"><a role="button" tabindex="0">Genişletmek için tıkla ...</a></div> </div> </blockquote>Özürlük bir durum oldugunu düşünmüyorum.<br /> Eger ben kaba bir uslupla yazdımsa ben diliyorum.</div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br /> <br /> Yanlış anlaşılma olmuş belli ki...<br /> <br /> İyi geceler...</div>
 


<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br /> <br /> <b>Havuç, Yumurta ve Kahve </b> <br /> <br /> Bir baba ile kızı dertleşiyorlarmış . Kızı hayatında çok sıkıntı yaşadığını ve bunlarla nasıl başedeceğini bilemediğini söylemiş babasına. Hatta sorunlar ardı arkasına devam ediyormuş hayatında.<br /> <br /> Babası kızını dinlemiş, dinlemiş ve &quot;gel, sana birşey göstereceğim!&quot; diye kızını mutfağa götürmüş. Baba ünlü bir aşçı imiş.<br /> <br /> Ocağa 3 tane eşit büyüklükte kap koymuş, 3&#039;üne de eşit su doldurmuş ve 3&#039;ünün de altını aynı miktarda yakmış. İlk kaba bir havuç, diğerine bir adet yumurta, diğerine ise de bir avuç çekilmemiş kahve çekirdeği koymuş.<br /> <br /> Ve her üçünü de tam 20 dakika pişirmiş. Daha sonra ateşi kesmiş. Masaya iki tabak ve boş bir bardak koyarak, ilk önce haşlanmış havucu bir tabağa almış. Sonra artık epey pişmiş olan yumurtayı alıp bir tabağa koymuş. En sonunda da artık suya iyice sinmiş ve tam kıvamında kahve görüntüsü olan kahve&#039;yi de bardağa boşaltmış.<br /> <br /> Kızına şu soruyu sormuş: &quot;Kızım ne görüyorsun?&quot;<br /> Kızı demiş ki: &quot;Havuç, yumurta ve kahve.&quot;<br /> <br /> Kızını elinden tutup masaya yaklaştırıp daha yakından bakmasını ve hissetmesini istemiş. Kızı demiş ki:&quot;Ne görüyorum.. Haşlanmış yumuşak bir havuç (Bunu yaparken çatalı havuca batırmış ve yumuşaklığını hissetmiş), artık pişmekten içi katılaşmış bir yumurta (yumurtayı eline almış, hatta bi tarafından masaya vurup, çatlatmış ve içini görmüş) ve bir bardak kahve. (Biraz içmiş) &quot;Hatta tadı oldukça iyi&quot;&quot;<br /> <br /> &quot;Baba, bunu niçin bana gösteriyorsun? &quot; diye sormuş.<br /> <br /> &quot;Bak demiş, hepsi aynı tür kapta, aynı sıcaklıkta, aynı süreyle pişti. Fakat hepsi bu etkiye farklı tepki verdiler. Havuç ilk başta sertti, güçlü idi. Ama kaynatılınca yumuşadı hatta güçsüzleşti. Yumurta çok kırılgandı, hafifçe dokunsan çatlayabilirdi, ama kaynatılınca içi sertleşti, hatta katılaştı. Bir avuç çekilmemiş kahve ise yine sertti, hepsi birbirine benziyordu, ama ısıtılınca ne oldu, bu kahve çekirdekleri, ısındılar, gevşediler, ve içinde oldukları suya yayıldılar. Koku yaydılar, tad yaydılar ve suyu eşsiz lezzet taşıyan bir kahve&#039;ye çevirdiler.&quot;<br /> &quot;Kızım sen hangisisin?&quot; diye sormuş adam. &quot;Zorluklarla karşılaştığın zaman nasıl tepki gösteriyorsun? &quot;<br /> <br /> Siz hangisisiniz? Havuç gibi sert bir kişi misiniz, ama sorunlar yaşayınca, yumuşuyor ve güçsüzleşiyor musunuz? Yumurta gibi, içi yumuşak, her an kırılabilir bir kişimisiniz? Sorunlar karşısında (ölüm, ayrılık, krizler, vs.vs,), güçleniyor ve sertleşiyor musunuz?<br /> <br /> Yoksa bir kahve çekirdeği gibi misiniz? Kahve sıcak suyu değiştirir, hatta suyun sıcaklığı en üst dereceye çıktığında, en lezzetli kahve ortamı hazır olur. Lezzet en belirgin haline ulaşır.<br /> Eğer bu kahve çekirdeği gibi isen, çevrende ne kadar sorun olursa olsun, bunları olumluya çevirebilirsin. Çevrene güzel tadlar, duygular katarsın. Kendini ve çevreni daha iyi yapmak için çalışırsın.<br /> <br /> Siz hangisisiniz?<br /> <br /> (alıntı)</div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br /> <br /> Cevap yok. <img src="data:image/gif;base64,R0lGODlhAQABAIAAAAAAAP///yH5BAEAAAAALAAAAAABAAEAAAIBRAA7" class="smilie smilie--sprite smilie--sprite80" alt=":smiley:" title="Smile :smiley:" loading="lazy" data-shortname=":smiley:" /> EkiNoks eline sağlık</div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br /> <br /> <br /> Büyü Dükkanı<br /> <br /> Geçmişi ile barışmak isteyenlere;<br /> Hayata yeniden başlama arzusu içinde olanlara…<br /> <br /> Uzak diyarlardan birinde bir ülkede, yemyeşil tepelerin arasında, kışın bembeyaz bir kar ordusu ile, baharda rengarenk kır çiçekleri ile kaplanan bir vadi vardı. Ortasından bir ırmağın geçtiği bu vadi “Büyülü Vadi” olarak anılırdı. Ona bu adı veren ise, vadideki ilginç bir dükkan ile, bu dükkanda yaşananlardı. Ünü ülkenin dört bir yanına yayılmış olan dükkanın adı “Büyü Dükkanı” idi. Her yerde olduğu gibi bu dükkanda da almak istediğiniz şeyin bir bedeli vardı. Bu bedelin ne olacağı, dükkan sahibiyle yaptığınız pazarlık sonucunda ortaya çıkardı. Ancak, Büyü Dükkanı’nda maddi bedellerin hiç bir hükmü yoktu. Bazı müşteriler bir şeye sahip olmak için denenebilecek tek bedelin para olabileceği düşüncesiyle, cepleri kabarık gelirlerdi. Oysa burada yapılan pazarlıklar, günlük yaşamdakilerden biraz farklı olur ve pek çok müşteriyi şaşırtırdı.<br /> Kış mevsiminin bu soğuk gününde epeyce üşümüş, yorgun düşmüş olmalıydı. Kapının önüne gelinceye kadar, gözlerini hiç ayırmadan izledi onu. İyice kulak kabarttı. Üç basamakla çıkılan, ahşap zeminli verandadaki ayak seslerini ve onlara eşlik eden gıcırtıyı duymaktan çok hoşlanırdı. Beklediği kişinin ayak sesleri ikinci basamakta kesildi. Müşteri çalmadan, kapıyı açmamayı prensip edinmişti yaşlı adam. Çünkü, hemen herkes o kapının önünde durup, bir kez daha düşünürdü. Kapıyı çalmaktan vazgeçip dönenler, az da olsa olmuştu. Sonunda kapı çalındı.<br /> <br /> “Ününüzü duyunca çok uzaklardan kalkıp geldim buraya… İstediğim şeyi, bir tek sizin dükkanınızda bulabileceğimi söylediler. Karşılığında ne isterseniz vermeye hazırım.”<br /> “İstediğiniz şeyin ne olduğunu öğrenebilir miyim?”<br /> <br /> “Bakın, ben ellibeş yaşındayım. Yani yolun yarısını geçeli çok oldu. Söylemeye dilim varmıyor ama yolun sonuna yaklaştım galiba. Bu gerçeğe tahammülüm yok. Ben bugune kadarki hayatımı geri istiyorum. Mümkün mü?”<br /> <br /> “Elbette mümkün. Biliyorsunuz, dükkanımda her şey mevcut. Ancak tam olarak ne istediğinizi anlayabilmem için, bana geri istediğiniz hayatınızı biraz anlatabilir misiniz?<br /> <br /> Dükkan sahibinin sorduğu soru, müşteriyi iç dünyasına döndürmüştü. Gözünün önünden geçen sahnelerin kendi yaşamına ait olduğunu kabul etmek için kendini zorluyordu. Bütün görüntüler, bir kargaşa ve telaş içinde birbirlerine karışarak geçip gittiler ve geride yalnızca ıssız bir hüzün bıraktılar. Hüznünün yüzüne yansımasına engel olamayan müşteri, yaşlı satıcının sorusu karşısında ancak şunları söyleyebildi:<br /> <br /> “Geçmiş yaşamımda birçok hata yaptım. Bunlar için pişmanlık duyuyorum… Yanlış kararlar verdim, kayıplara uğradım. Zamanı hovardaca harcadım. Bir gün bir de baktım ki, hayat yanımdan geçip gidiyor. Paniğe kapıldım ve bir çare aramaya başladım. Dostlarımla konuşmayı denedim. Beni teselli edip derdimi unutturmaya çalışanlar da oldu, yardım etmeye çalışsalarda faydası olmadı. Kendimi çok mutsuz hissediyordum. Derken, bir gün birisi bana sizden ve Büyü Dükkanı’ndan söz etti. Bunu duyar duymaz sanki içimde bir ışık yandı. Büyük bir umutla hemen yollara düşüp size geldim. Kendimi çok çaresiz hissediyorum. Lütfen elli beş yılımı bana geri verin.”<br /> <br /> “Yani, siz pişmanlık duyduğunuz hayatınızı yeniden yaşamak mı istiyorsunuz?”<br /> <br /> “Elbette hayır. Söylemek istediğim bu değil. Ben yalnızca kaybettiğim yıllarımı geri istiyorum. Eğer bir şansım daha olursa aynı hataları tekrarlamayacağım.”<br /> <br /> “Herhalde bunu çok istiyorsunuz.”<br /> <br /> “Evet, hem de her şeyimi verecek kadar.”<br /> <br /> “Peki, benim size vereceğim elli beş yılın karşılığında siz bana ne verebilirsiniz?”<br /> <br /> “Ne isterseniz”<br /> <br /> “Sanki bunun için her şeyden vazgeçmeye hazır gibisiniz.”<br /> <br /> “Hiç kuşkunuz olmasın. Şu anda sahip olduğum her şeyden vazgeçebilirim. Yeter ki geride bıraktığım yıllarımı bana geri verin.”<br /> <br /> Yaşlı adam, ellerini sakallarında dolaştırırken, kendini sallanan koltuğunun devinimlerine bırakmıştı. Bir süre düşündü. Müşterisinin, sabırsızlıkla, pazarlığın bitmesini beklediğinden emindi. Büyü dükkanına gelen kişiler, genellikle bir an önce istediklerini alıp gitmek için acele ederlerdi. Bu nedenle, yaşlı adam, pazarlığın başındaki düşünce yolculuklarında yalnız kalırdı. Şu anda da, sessizliğin yalnızca kendi işine yaradığını biliyordu. Koltuğu ile birlikte öne doğru eğilerek müşterisinin gözlerinin içine baktı ve ağır ağır konuşmaya başladı:<br /> <br /> “Beyefendi, her ne kadar siz elli beş yıl karşılığında bana her şeyinizi vermeye hazır olsanız da, ben sizden bir tek şey isteyeceğim.”<br /> <br /> “Dileyin benden ne dilerseniz.”<br /> <br /> “Belleğinizi…”<br /> <br /> “Anlamadım?”<br /> <br /> “Belleğinizi dedim… Elli beş yılın yaşantısını içinde barındıran belleğinizi istiyorum.”<br /> <br /> “Ah evet anladım. İlginç bir bedel… Kabul ediyorum. Tamam alın belleğimi.”<br /> <br /> “Emin misiniz?”<br /> <br /> “Neden olmayayım? Elli beş yıl kazanacağım.”<br /> <br /> “Belleğinizi, içindeki her şeyle birlikte bu dükkanda bırakıp gideceksiniz. Elli beş yılın tek bir anını hatırlamayacaksınız. Buraya neden geldiğinizi bile…”<br /> <br /> “Daha iyi ya! Her şeye yeniden başlayacağım. Zaten geçmişi hatırlamak istemiyorum ki!”<br /> <br /> “O halde, korkarım elli beş yıl sonra buraya tekrar gelirsiniz. Tabii o zaman benim yerime, bir başkası size yardımcı olur.”<br /> <br /> “Hayır, hayır… Emin olun ki, şu dakika belleğimi size barıkıp elli beş yılımı geri alacağım ve dükkanınızı, bir daha dönmemek üzere terk edeceğim. Ve yine söz veriyorum, şu ana kadar yaptığım hataların hiç birini tekrar etmeyeceğim.”<br /> <br /> “İsterseniz başka sözler vermeyin. Çünkü, az sonra, belleğinizle birlikte bütün hepsini burada bırakıp gideceksiniz.”<br /> <br /> Yaşlı adamın son sözleri, müşterinin duraklamasına neden olmuştu. Bu sözlerin anlamını kavrayabilmek için birkaç saniye düşünmek zorunda kaldı.<br /> <br /> “Nasıl yani? Buradan çıktığımda hiçbir şey hatırlamayacak mıyım? Sizinle konuştuklarımızı bile, öyle mi? Yani hiçbir şey mi? Buraya neden geldiğimi, sizin kim olduğunuzu ve hatta…!”<br /> <br /> “Ne yazık ki !”<br /> <br /> Yaşlı adam, şu anda pazarlığın sonuna geldiklerini hissediyordu. Karşısında oturan müşterinin yüzünde gördüğü aydınlanma, pazarlık sahnelerinin en hoşlandığı görüntüsüydü. Son sözleri müşterisinin söylemesini istediği için bir süre sessiz kaldı ve bekledi. Bu seferki sessizliğin, müşterisinin işine yaradığından emindi. Onun aydınlanan yüzünün ortasında parlayan gözbebekleri, yaşlı satıcı için, sessizliğin içinden çıkacak sesli bir çoşkunun habercisi gibiydi. Gerçekten de, konuşmaya başlayan müşterisi onu yanıltmadı.:<br /> <br /> “Sanırım ne demek istediğinizi şimdi anlıyorum. Eğer elli beş yılın bedeli bu ise, pes ediyorum. Belleğimden vazgeçemem. Bu neye benziyor biliyor musunuz? Bir kadının, çok istediği bir tokayı, saçları karşılığında satın almasına… Çok ilginç bir insansınız. Bana, Büyü Dükkanı’ndan almak istediğimden çok farklı bir şeyle çıkacağımı söylemişlerdi de inanmamıştım. Ben, bugune kadarki yaşamımı almak için gelmiştim, ancak bugünden sonraki yaşamımı alıp gidiyorum. Size teşekkür ederim.”<br /> <br /> Bir şey değil. Güzel bir pazarlıktı. Hoşçakalın.”<br /> <br /> Yaşlı adam, müşterisini gözden kaybolana dek gülümseyerek izlerken, aklından Santayana’nın bir sözü geçiyordu:<br /> <br /> Geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kez daha yaşamak zorunda kalırlar.”<br /> <br /> Düşünmek ama mantıklıca<br /> Kızmak ama keyifle<br /> Şakalaşmak ama kırmadan<br /> Gülmek ama kahkahayla, dolu dolu<br /> Paylaşmak ama büyük haz duyarak<br /> Hissetmek ama ta içimizde<br /> Anlayış ama hiç esirgemeden<br /> Dostluk ama en güzeli<br /> Sonra dönüp geriye bakmak ama onurla…</div>
 

<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayeler</b><br /> <br /> Geriye bakmamak üzerine...<br /> <br /> YAŞAMI<br /> <br /> OTOBİYOGRAFİ<br /> <br /> 1902&#039;de doğdum<br /> doğduğum şehre dönmedim bir daha<br /> geriye dönmeyi sevmem<br /> üç yaşında Halep&#039;te paşa torunluğu ettim<br /> on dokuzumda Moskova komünist üniversite öğrenciliği<br /> kırk dokuzumda yine Moskova&#039;da Tseka-Parti konukluğu<br /> ve on dördümden beri şairlik ederim<br /> kimi insanlar otların kimi insan balıkların çeşidini bilir<br /> ben ayrılıkların<br /> kimi insan ezbere sayar yıldızların adını<br /> ben hasretlerin<br /> <br /> hapislerde de yattım büyük otellerde de<br /> açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir<br /> <br /> otuzumda asılmamı istediler<br /> kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini<br /> verdiler de<br /> otuz altımda yarım yılda geçtim dört metrekare betonu<br /> elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prag&#039;dan Havana&#039;ya<br /> <br /> Lenin&#039;i görmedim nöbetini tuttum tabutunun başında 924&#039;te<br /> 961&#039;de ziyaret ettim anıt kabri kitaplarıdır<br /> <br /> partimden koparmağa yeltendiler beni<br /> sökmedi<br /> yıkılan putların altında da ezilmedim<br /> <br /> 951&#039;de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün<br /> 52&#039;de çetlek bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü<br /> <br /> sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım<br /> şu kadarcık haset etmedim Şarlo&#039;ya bile<br /> aldattım kadınlarımı<br /> konuşmadım arkasından dostlarımın<br /> <br /> içtim ama akşamcı olmadım<br /> hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana<br /> <br /> başkasının hesabına utandım yalan söyledim<br /> yalan söyledim başkasını üzmemek için<br /> ama durup dururken de yalan söylemedim<br /> <br /> bindim irene uçağa otomobile<br /> çoğunluk binemiyor<br /> operaya gittim<br /> çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın<br /> çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21&#039;den beri<br /> camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye<br /> ama kahve falına baktırdığım oldu<br /> <br /> yazılarım otuz kırk dilde basılır<br /> Türkiye&#039;mde Türkçümle yasak<br /> <br /> kansere yakalanmadım daha<br /> yakalanmam da şart değil<br /> başbakan falan olacağım da yok<br /> meraklısı da değilim bu işin<br /> bir de harbe girmedim<br /> sığınaklara da inmedim gece yarıları<br /> yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında<br /> ama sevdalandım altmışıma yakın<br /> sözün kısası yoldaşlar<br /> bugün Berlin&#039;de kederden gebermekte olsam da<br /> insanca yaşadım diyebilirim<br /> ve daha ne kadar yaşarım<br /> başımdan neler geçer daha<br /> kim bilir<br /> <br /> Nazım Hikmet Ran</div>
 

Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle ilgili bilgi vermeyen başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.
- Sadece video veya blog bağlantısı verilerek açılan konuların can sıkıcı olduğunu ve üyeler tarafından hoş karşılanmadığını belirtelim. Lütfen paylaştığınız video veya blogun bağlantısının altına kısa da olsa konu başlığıyla alakalı bilgiler veriniz.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.

GEZENBİLİR TV

Abone Olun

GEZENBİLİR'İ TAKİP EDİN

Forum istatistikleri

Konular
105,211
Mesajlar
1,535,093
Kayıtlı Üye Sayımız
167,078
Kaydolan Son Üyemiz
SPOWER ENERGY

Çevrimiçi üyeler

Şu anda çevrimiçi üye yok.
Geri
Üst