İsrailli'den Türk dağcıya: Kardeşim orada mısın?

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan COMPETUS Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 6
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 3,369

COMPETUS

Moderatör
Mesajlar
1,339
Tepkime Puanı
138
Yaş
54
Yer
KDZ Ereğli / Zonguldak
Telsiz Çağrı Kodu
TB2TMA
Dünyanın en yüksek zirvesinde gücünün tükendiğini ve ölümü beklediğini söyleyen Irmak, "Yehuda'nın sesini işittim. 'Aydın, kardeşim orada mısın?' diyordu. Beni sırtladığında etrafımda dört ceset vardı" dedi Dünyanın en yüksek zirvesi Everest'e tırmanan Türk dağcı Aydın Irmak'ı (46) donmak üzereyken kurtaran İsrailli dağcı Nadev Ben Yehuda (24), ülkesinde kahraman ilan edildi. Soğuktan kararan parmakları kesilme tehlikesiyle karşı karşıya olan Yehuda ve durumu iyi olan Irmak, halen Nepal'in başkenti Katmandu'da tedavi görüyor.
Dünyanın 8 bin 848 metreyle en yüksek zirvesi olan Everest'e tırmanan Yehuda tarafından donmak üzereyken kurtarılan Irmak'ın fırtınalı bir hayatı oldu. Şu an 46 yaşındaki Irmak, 22 yaşındayken Türkiye'den ABD'ye göç etti. Benzin istasyonunda çalıştı. Taksi şoförlüğü yaptı. Ardından da New York Üniversitesi'nde finans eğitimi gördü. 1994'te bir endüstriyel tasarım mağazası açan Irmak, en büyük darbeyi 11 Eylül saldırısıyla yedi. İflas nedeniyle dükkânını kapattı. Eşinden boşandı. Birkaç yıl Arjantin ve Brezilya'da gezen Irmak, bir süre aktörlük yaptı. 2008'de New York'a döndüğünde evsizdi. Queensborough Köprüsü'nün altında büyük bir karton kutuda yattı. Bir yıl sonra, kullanılmayan bisikletleri alıp tamir etti ve onları sattı. BİSİKLETE İZİN ÇIKTI
Tam o günlerde aklına çılgın bir fikir geldi. Bisikletle Kuzey Kutbu'na gidecekti. Ama paraya ihtiyacı vardı. Long Island'daki bir kahve dükkânının iç tasarımını yaparak 20 bin dolar kazandı. Mayıs 2010'da Amsterdam'a gitti. Buradan Kuzey Kutup Dairesi'ne doğru denize açıldı, Norveç Svalbard'a ulaştı. Ancak orada yaşayamayacaktı. Bisikletiyle Rusya'ya gitti. 19 ülkeden geçerek son durağı olan Nepal'e ulaştı. Katmandu'da tanıştığı bir şerpa ona zirveye çıkmayı teklif etti. Hayatını maceralarla geçiren Irmak, bu teklifi tereddütsüz kabul etti. Bisikletiyle birlikte gitmek istiyordu. Başlangıçta buna izin verilebileceği söylendi. Ancak 4 gün sonra, yetkililer Irmak'ı aradı. Ve izni iptal etti. Çılgına dönen Irmak, izin bürosunda kendini yakmakla tehdit etti. Bunun üzerine, yetkililer Irmak'ın Kamp 4'e kadar gitmesine izin verdi. 7 bin 900 metre yükseklikteki kampa bisikletini çıkardı. Ancak daha ileriye bisikletle gitmesine izin verilmedi. Irmak, tırmanışını bisikletsiz sürdürdü. Ve 19 Mayıs'ta zirveye sadece 250 metre kala, gücü tükenen Irmak, uçsuz bucaksız kar denizine yığılıp kaldı. Ölümü bekleyen Irmak'ın yardımına, bir gün önce Kamp 4'te tanışıp sohbet ettiği, İsrailli 24 yaşındaki dağcı Nadav Ben-Yehuda yetişti.

UNVANDAN VAZGEÇTİ
O ana kadar 4 cesedin yanından geçen Yehuda, tırmanışa devam etmesi halinde "Everest'in zirvesine ulaşan en genç İsrailli dağcı" unvanını elde edecekken, arkadaşını kurtarmaya karar verdi. Türk dağcıyı omuzlarına aldı ve rehberiyle birlikte kampa doğru yola çıktı. Eksi 40 derece soğuk, saatte 200 kilometre hızla esen rüzgâr, oksijen tüpünün kırılması gibi talihsizlikler ve zorlu şartlarla birlikte ekibin aşağı inmesi tam 8 saat sürdü. İki dağcının da yüzünde yanıklar oluştu. Rüzgârda eldivenlerini kaybeden Yehuda'nın elleri donma belirtileri göstermeye başladı. Kamp 4'e ulaşmayı başaran iki dağcı ve rehber, helikopterle Katmandu'daki bir hastaneye getirildi. Yehuda ile Irmak'ın durumları iyi... Irmak'ı kurtardığı için ülkesinde kahraman ilan edilen Yehuda'nın parmaklarının soğuktan karardığı ve kesilmesi gerekebileceği belirtildi.

YEHUDA'YLA YENİDEN TIRMANMAK İSTİYOR
Kamptanzirveye kadar 11 saatlik tırmanışı yapan Irmak, zirvede rüzgârın durması için beklerken bilincini yitirdiğini belirtti. Irmak, "Daha sonra Yehuda'nın sesiyle kendime geldim... 'Aydın, Aydın. Kardeşim. Orada mısın?' diye sesleniyordu. Etrafımda 4 ceset vardı. Ona sürekli, 'Bırak beni. Sen git' diyordum. Öleceğimden emindim" diye konuştu. İsrail ile Türkiye arasındaki diplomatik kriz konusunun umurunda olmadığını söyleyen Irmak, "İki ülke arasında ne olduğunu bilmiyorum. Umurumda da değil. Bugün onun ailesiyle konuştum ve onlara Amerika ve Türkiye'de bir ailelerinin olduğunu söyledim" dedi. Irmak başından geçenlerin dağcılık aşkını bitirmediğini, şimdiki hedefinin de Yehuda'yla birlikte tekrar Everest'e tırmanmak olduğunu söyledi.

ZİRVEYE 250 METRE KALA GERİ DÖNDÜ
İsrailli dağcının donmak üzere olan Türk arkadaşını kurtarması, ülke basınında geniş yer buldu. Jerusalem Post gazetesi, "İsrailli dağcı Nadav Ben- Yehuda, Everest'in zirvesine 250 metre yaklaşmış iken oksijeni biten Türk arkadaşı Aydın Irmak'ı donmak üzere bulunca tırmanıştan vazgeçerek büyük güçlüklerle aşağı indirdi" diye yazdı. Dünyanın en yüksek zirvesi Everest'e tırmanan Türk dağcı Aydın Irmak'ı (46) donmak üzereyken kurtaran İsrailli dağcı Nadev Ben Yehuda (24), ülkesinde kahraman ilan edildi. Soğuktan kararan parmakları kesilme tehlikesiyle karşı karşıya olan Yehuda ve durumu iyi olan Irmak, halen Nepal'in başkenti Katmandu'da tedavi görüyor.
Dünyanın 8 bin 848 metreyle en yüksek zirvesi olan Everest'e tırmanan Yehuda tarafından donmak üzereyken kurtarılan Irmak'ın fırtınalı bir hayatı oldu. Şu an 46 yaşındaki Irmak, 22 yaşındayken Türkiye'den ABD'ye göç etti. Benzin istasyonunda çalıştı. Taksi şoförlüğü yaptı. Ardından da New York Üniversitesi'nde finans eğitimi gördü. 1994'te bir endüstriyel tasarım mağazası açan Irmak, en büyük darbeyi 11 Eylül saldırısıyla yedi. İflas nedeniyle dükkânını kapattı. Eşinden boşandı. Birkaç yıl Arjantin ve Brezilya'da gezen Irmak, bir süre aktörlük yaptı. 2008'de New York'a döndüğünde evsizdi. Queensborough Köprüsü'nün altında büyük bir karton kutuda yattı. Bir yıl sonra, kullanılmayan bisikletleri alıp tamir etti ve onları sattı. BİSİKLETE İZİN ÇIKTI
Tam o günlerde aklına çılgın bir fikir geldi. Bisikletle Kuzey Kutbu'na gidecekti. Ama paraya ihtiyacı vardı. Long Island'daki bir kahve dükkânının iç tasarımını yaparak 20 bin dolar kazandı. Mayıs 2010'da Amsterdam'a gitti. Buradan Kuzey Kutup Dairesi'ne doğru denize açıldı, Norveç Svalbard'a ulaştı. Ancak orada yaşayamayacaktı. Bisikletiyle Rusya'ya gitti. 19 ülkeden geçerek son durağı olan Nepal'e ulaştı. Katmandu'da tanıştığı bir şerpa ona zirveye çıkmayı teklif etti. Hayatını maceralarla geçiren Irmak, bu teklifi tereddütsüz kabul etti. Bisikletiyle birlikte gitmek istiyordu. Başlangıçta buna izin verilebileceği söylendi. Ancak 4 gün sonra, yetkililer Irmak'ı aradı. Ve izni iptal etti. Çılgına dönen Irmak, izin bürosunda kendini yakmakla tehdit etti. Bunun üzerine, yetkililer Irmak'ın Kamp 4'e kadar gitmesine izin verdi. 7 bin 900 metre yükseklikteki kampa bisikletini çıkardı. Ancak daha ileriye bisikletle gitmesine izin verilmedi. Irmak, tırmanışını bisikletsiz sürdürdü. Ve 19 Mayıs'ta zirveye sadece 250 metre kala, gücü tükenen Irmak, uçsuz bucaksız kar denizine yığılıp kaldı. Ölümü bekleyen Irmak'ın yardımına, bir gün önce Kamp 4'te tanışıp sohbet ettiği, İsrailli 24 yaşındaki dağcı Nadav Ben-Yehuda yetişti.

UNVANDAN VAZGEÇTİ
O ana kadar 4 cesedin yanından geçen Yehuda, tırmanışa devam etmesi halinde "Everest'in zirvesine ulaşan en genç İsrailli dağcı" unvanını elde edecekken, arkadaşını kurtarmaya karar verdi. Türk dağcıyı omuzlarına aldı ve rehberiyle birlikte kampa doğru yola çıktı. Eksi 40 derece soğuk, saatte 200 kilometre hızla esen rüzgâr, oksijen tüpünün kırılması gibi talihsizlikler ve zorlu şartlarla birlikte ekibin aşağı inmesi tam 8 saat sürdü. İki dağcının da yüzünde yanıklar oluştu. Rüzgârda eldivenlerini kaybeden Yehuda'nın elleri donma belirtileri göstermeye başladı. Kamp 4'e ulaşmayı başaran iki dağcı ve rehber, helikopterle Katmandu'daki bir hastaneye getirildi. Yehuda ile Irmak'ın durumları iyi... Irmak'ı kurtardığı için ülkesinde kahraman ilan edilen Yehuda'nın parmaklarının soğuktan karardığı ve kesilmesi gerekebileceği belirtildi

Dünyanın en yüksek zirvesinde gücünün tükendiğini ve ölümü beklediğini söyleyen Irmak, "Yehuda'nın sesini işittim. 'Aydın, kardeşim orada mısın?' diyordu. Beni sırtladığında etrafımda dört ceset vardı" dedi Dünyanın en yüksek zirvesi Everest'e tırmanan Türk dağcı Aydın Irmak'ı (46) donmak üzereyken kurtaran İsrailli dağcı Nadev Ben Yehuda (24), ülkesinde kahraman ilan edildi. Soğuktan kararan parmakları kesilme tehlikesiyle karşı karşıya olan Yehuda ve durumu iyi olan Irmak, halen Nepal'in başkenti Katmandu'da tedavi görüyor.
Dünyanın 8 bin 848 metreyle en yüksek zirvesi olan Everest'e tırmanan Yehuda tarafından donmak üzereyken kurtarılan Irmak'ın fırtınalı bir hayatı oldu. Şu an 46 yaşındaki Irmak, 22 yaşındayken Türkiye'den ABD'ye göç etti. Benzin istasyonunda çalıştı. Taksi şoförlüğü yaptı. Ardından da New York Üniversitesi'nde finans eğitimi gördü. 1994'te bir endüstriyel tasarım mağazası açan Irmak, en büyük darbeyi 11 Eylül saldırısıyla yedi. İflas nedeniyle dükkânını kapattı. Eşinden boşandı. Birkaç yıl Arjantin ve Brezilya'da gezen Irmak, bir süre aktörlük yaptı. 2008'de New York'a döndüğünde evsizdi. Queensborough Köprüsü'nün altında büyük bir karton kutuda yattı. Bir yıl sonra, kullanılmayan bisikletleri alıp tamir etti ve onları sattı. BİSİKLETE İZİN ÇIKTI
Tam o günlerde aklına çılgın bir fikir geldi. Bisikletle Kuzey Kutbu'na gidecekti. Ama paraya ihtiyacı vardı. Long Island'daki bir kahve dükkânının iç tasarımını yaparak 20 bin dolar kazandı. Mayıs 2010'da Amsterdam'a gitti. Buradan Kuzey Kutup Dairesi'ne doğru denize açıldı, Norveç Svalbard'a ulaştı. Ancak orada yaşayamayacaktı. Bisikletiyle Rusya'ya gitti. 19 ülkeden geçerek son durağı olan Nepal'e ulaştı. Katmandu'da tanıştığı bir şerpa ona zirveye çıkmayı teklif etti. Hayatını maceralarla geçiren Irmak, bu teklifi tereddütsüz kabul etti. Bisikletiyle birlikte gitmek istiyordu. Başlangıçta buna izin verilebileceği söylendi. Ancak 4 gün sonra, yetkililer Irmak'ı aradı. Ve izni iptal etti. Çılgına dönen Irmak, izin bürosunda kendini yakmakla tehdit etti. Bunun üzerine, yetkililer Irmak'ın Kamp 4'e kadar gitmesine izin verdi. 7 bin 900 metre yükseklikteki kampa bisikletini çıkardı. Ancak daha ileriye bisikletle gitmesine izin verilmedi. Irmak, tırmanışını bisikletsiz sürdürdü. Ve 19 Mayıs'ta zirveye sadece 250 metre kala, gücü tükenen Irmak, uçsuz bucaksız kar denizine yığılıp kaldı. Ölümü bekleyen Irmak'ın yardımına, bir gün önce Kamp 4'te tanışıp sohbet ettiği, İsrailli 24 yaşındaki dağcı Nadav Ben-Yehuda yetişti.

UNVANDAN VAZGEÇTİ
O ana kadar 4 cesedin yanından geçen Yehuda, tırmanışa devam etmesi halinde "Everest'in zirvesine ulaşan en genç İsrailli dağcı" unvanını elde edecekken, arkadaşını kurtarmaya karar verdi. Türk dağcıyı omuzlarına aldı ve rehberiyle birlikte kampa doğru yola çıktı. Eksi 40 derece soğuk, saatte 200 kilometre hızla esen rüzgâr, oksijen tüpünün kırılması gibi talihsizlikler ve zorlu şartlarla birlikte ekibin aşağı inmesi tam 8 saat sürdü. İki dağcının da yüzünde yanıklar oluştu. Rüzgârda eldivenlerini kaybeden Yehuda'nın elleri donma belirtileri göstermeye başladı. Kamp 4'e ulaşmayı başaran iki dağcı ve rehber, helikopterle Katmandu'daki bir hastaneye getirildi. Yehuda ile Irmak'ın durumları iyi... Irmak'ı kurtardığı için ülkesinde kahraman ilan edilen Yehuda'nın parmaklarının soğuktan karardığı ve kesilmesi gerekebileceği belirtildi.

YEHUDA'YLA YENİDEN TIRMANMAK İSTİYOR
Kamptanzirveye kadar 11 saatlik tırmanışı yapan Irmak, zirvede rüzgârın durması için beklerken bilincini yitirdiğini belirtti. Irmak, "Daha sonra Yehuda'nın sesiyle kendime geldim... 'Aydın, Aydın. Kardeşim. Orada mısın?' diye sesleniyordu. Etrafımda 4 ceset vardı. Ona sürekli, 'Bırak beni. Sen git' diyordum. Öleceğimden emindim" diye konuştu. İsrail ile Türkiye arasındaki diplomatik kriz konusunun umurunda olmadığını söyleyen Irmak, "İki ülke arasında ne olduğunu bilmiyorum. Umurumda da değil. Bugün onun ailesiyle konuştum ve onlara Amerika ve Türkiye'de bir ailelerinin olduğunu söyledim" dedi. Irmak başından geçenlerin dağcılık aşkını bitirmediğini, şimdiki hedefinin de Yehuda'yla birlikte tekrar Everest'e tırmanmak olduğunu söyledi.

ZİRVEYE 250 METRE KALA GERİ DÖNDÜ
İsrailli dağcının donmak üzere olan Türk arkadaşını kurtarması, ülke basınında geniş yer buldu. Jerusalem Post gazetesi, "İsrailli dağcı Nadav Ben- Yehuda, Everest'in zirvesine 250 metre yaklaşmış iken oksijeni biten Türk arkadaşı Aydın Irmak'ı donmak üzere bulunca tırmanıştan vazgeçerek büyük güçlüklerle aşağı indirdi" diye yazdı.
YEHUDA'YLA YENİDEN TIRMANMAK İSTİYOR
Kamptanzirveye kadar 11 saatlik tırmanışı yapan Irmak, zirvede rüzgârın durması için beklerken bilincini yitirdiğini belirtti. Irmak, "Daha sonra Yehuda'nın sesiyle kendime geldim... 'Aydın, Aydın. Kardeşim. Orada mısın?' diye sesleniyordu. Etrafımda 4 ceset vardı. Ona sürekli, 'Bırak beni. Sen git' diyordum. Öleceğimden emindim" diye konuştu. İsrail ile Türkiye arasındaki diplomatik kriz konusunun umurunda olmadığını söyleyen Irmak, "İki ülke arasında ne olduğunu bilmiyorum. Umurumda da değil. Bugün onun ailesiyle konuştum ve onlara Amerika ve Türkiye'de bir ailelerinin olduğunu söyledim" dedi. Irmak başından geçenlerin dağcılık aşkını bitirmediğini, şimdiki hedefinin de Yehuda'yla birlikte tekrar Everest'e tırmanmak olduğunu söyledi.

ZİRVEYE 250 METRE KALA GERİ DÖNDÜ
İsrailli dağcının donmak üzere olan Türk arkadaşını kurtarması, ülke basınında geniş yer buldu. Jerusalem Post gazetesi, "İsrailli dağcı Nadav Ben- Yehuda, Everest'in zirvesine 250 metre yaklaşmış iken oksijeni biten Türk arkadaşı Aydın Irmak'ı donmak üzere bulunca tırmanıştan vazgeçerek büyük güçlüklerle aşağı indirdi" diye yazdı
 

Etiketler
Ynt: İsrailli'den Türk dağcıya: Kardeşim orada mısın?

Doğru olanı yapmış. Tebrik Ediyorum.
O durumda hangi roller değişse ve israillinin yerinde br Türk olsaydı o da aynı şeyi yapardı, bundan hiç şüphem yok...


Kurtaran arkadaşın yaşı genç, önünde yeniden zirve yapacak daha çook uzun yılları olacak. Ama giden bir hayatın geriye dönüşü olmayacaktı. En doğru kararı vermiş...
 

Ynt: İsrailli'den Türk dağcıya: Kardeşim orada mısın?

okurken tüylerim diken diken oldu yazılanların ne anlama geldiğini sadece zirve aşkıyla yanıp tutuşan dağcılar iyi bilir, bu ölümüne bir aşktır, onla everest arasında geçen bir efsanevi bir öyküdür,o zirveden vazgeçmek bir dağcı için belki hayatında başka fırsat bulamamak demek,, ayrı dil ayrı bir ırk zirveyi 250 m zannediyorum geçite yakın bir bölgede geriye dönüp kardeşim dediği donmak üzere olan Aydın ırmak alıp hayat kurtar, takdire ve insanlık adına onur verici, bu davranışı tekrar tekrar tebrik etsek azdır....
 

Ynt: İsrailli'den Türk dağcıya: Kardeşim orada mısın?

2006 da PO organizasyonu türk dağcıların dahil olduğu konu:
AP tüm dünyaya geçtiği haberde Türk ekibinin ölen İngiliz dağcıya yardım etmek için elinden geleni yaptığını yazdı
Dünyanın en önemli haber ajanslarından Associated Press, geçtiğimiz Mayıs ayında Everest'te zirve yapmak üzere kafilesinden ayrılarak tek başına tırmanışa geçen ancak donanımının yetersiz kalması üzerine 8 bin 460 metredeki bir kuytuya yığılıp kalan ve can çekişerek ölen ingiliz dağcı David Sharp dosyasını tekrar açtı. Ajansın geçtiği ve Washington Post gazetesinin de sayfalarına taşıdığı habere göre, çeşitli ülkelerden 30 u aşkın dağcı, yerde dizlerini kıvırmış vaziyette yatan Sharp'ın yanından hiçbir şey yokmuş gibi geçip gittiler. Bazılarıysa Sharp'ı mola vermiş bir dağcı sandılar. Ama haberin önemli yanı, daha önce Sharp'a yardım etmemekle suçlanan ODTÜ Dağcılık Kulübü'nün 11 üyesi hakkında yeni gerçeklerin ortaya çıkmış olması. Çünkü haberde olayın gerçekleştiği 15 Mayıs günü ekibin Sharp'ı gördüğü ve kendisine yardım etmek için ellerinden geleni yaptıkları ancak bir sonuç elde edemedikleri vurgulanıyor.

"Tamam, siz gidin"
AP'nin haberine göre Türk ekibi talihsiz dağcıyla iki kere karşılaştı. 14 Mayıs gecesi birkaç farklı grup halinde tırmanışta olan ekibin bir bölümü, Sharp'ı mola vermiş bir dağcı sandı. Ekibin diğer bölümü ise durumda bir terslik olduğunu fark ettiler, kendisiyle ilgilenmeye çalıştılar. Ama Sharp, daha önce de Türk basınına da yansıdığı gibi, önünden geçen ODTÜ kafilesine eliyle "Tamam siz gidin" der gibi bir işaret yaptı.

İkinci karşılaşma ise 15 mayıs günü iniş esnasında gerçekleşti. Türk ekibinden Eylem Elif Maviş, yanındaki yerli dağcıyla birlikte Sharp'ı koma halinde buldu. Türkiye'nin Everest'e tırmanan ilk kadın dağcısı olan Maviş ve Nima adlı yerli, binlerce metre yükseklikte kendilerini hayata bağlayan oksijen tüplerini çıkarıp Sharp'a bağlamaya çalıştılar. Ancak ingiliz dağcının cihazının regülatörü çalışmadığı için başarılı olamadılar. Daha sonra aşağıdaki kampa Sharp'ın yerini haber verdiler. Yapabilecekleri başka hiçbir şey yoktu ve bölgeden ayrıldılar. ; Bu olay üzücü ama düşündürücü,sonuçta bir kişi öldü oksijenleri varken zirve yapılmasa;yardım edilse hayattta kalma ihitimali artmazmıydı;bir kişiyi 8000metrede kurtarmak kadar onur verici bir davranış yoktur,bu bölümdeki konunun anlamlı olması büyüzden önemlidir;Zirvelere ulaşmak kişiseldir,kişilere yardımda bulunmak (sosyalist,humanist,insancadır) ben buna inanırım;Hiç bir dağ hiç bir zirve insandan önemli değildir.
 

Ynt: İsrailli'den Türk dağcıya: Kardeşim orada mısın?

cok güzel bir paylaşım teşekkur ederiz.
insanlar önce kendi içlerindeki zirveleri aşmalılar, ki sonra fiziki zirvelere cıkmak sorun olmasın.
 



Ynt: İsrailli'den Türk dağcıya: Kardeşim orada mısın?

DR.ÖZHAN' Alıntı:
cok güzel bir paylaşım teşekkur ederiz.
insanlar önce kendi içlerindeki zirveleri aşmalılar, ki sonra fiziki zirvelere cıkmak sorun olmasın.

Çok doğru;
 


Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle ilgili bilgi vermeyen başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.
- Sadece video veya blog bağlantısı verilerek açılan konuların can sıkıcı olduğunu ve üyeler tarafından hoş karşılanmadığını belirtelim. Lütfen paylaştığınız video veya blogun bağlantısının altına kısa da olsa konu başlığıyla alakalı bilgiler veriniz.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.


GEZENBİLİR TV

GEZENBİLİR'İ TAKİP EDİN

Forum istatistikleri

Konular
104,954
Mesajlar
1,531,951
Kayıtlı Üye Sayımız
166,955
Kaydolan Son Üyemiz
meh

Çevrimiçi üyeler

SON KONULAR



Geri
Üst