Karavanda Kuru Taharetlenme...

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan yugun Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 6
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 2,424

yugun

YÜCEL GÜNDÜZ
Mesajlar
22,538
Tepkime Puanı
5,507
Yer
Ankara
Web
www.yucelgunduz.com
Bu konu çok kavga gürültü koparabilir ama ben bazılarımızın Avrupalılar gibi kuru taharetlenmeyi, getirdiği özellikle su tasarrufu vb nedenlerle tercih edebildiğini biliyorum.
Bu temizliğinden büyük bir ödün vermek midir? Yoksa değil midir?
Bu konudaki görüşlerinizi merak ediyorum açıkçası...
 

Etiketler
Bu konu çok kavga gürültü koparabilir ama ben bazılarımızın Avrupalılar gibi kuru taharetlenmeyi, getirdiği özellikle su tasarrufu vb nedenlerle tercih edebildiğini biliyorum.
Bu temizliğinden büyük bir ödün vermek midir? Yoksa değil midir?
Bu konudaki görüşlerinizi merak ediyorum açıkçası...

Bu konuyu tabulaṣtırmamak lazım. Konuṣarak ön yargıların oluṣmasını önleyebiliriz.

Sulu ve kuru taharetlenmeyi yaṣayan bir insan olarak ṣunu söyleyebilirim. Her iki halde de temizlik mümkün. Avrupada Tuvalet kağıdı satılan yerlerde nemli tuvalet kağıdı da olur. Karavanımızda devamlı ikisi de bulunur.

Herhalde önemli olan temizlik. Nasıl yapılacağını ṣartlar ve alıṣkanlıklar belirliyor.
 



.
Sonuçta dışkı ele bulaşmadığı müddetçe benim için yöntemin bir ayrıcalığı yok.
Özellikle lokanta çalışanlarını düşününce ne demek istediğim anlaşılır sanırım.
 



20 sene önce yurtta çömelmeli tuvalet olmadığı için ve klozetler hem dar hem de pek hijyenik olmadığından mecburen kuru temizliğe geçiş yapmıştım. Belki 5 sene böyle devam ettim ama bazen kanlı dışkı gelmeye başladı ve çıkarken ciddi acı vermeye başlayınca doktora gitmeye karar verdim.

O zaman hangi doktora görüneceğim sorusunu araştırırken tam da bu işle alakalı bir uzmanlık dalı olduğunu öğrendim. Adı anal cerrahi. Ben ona g.t doktoru diyorum kısaca. 🤐

Doktor amca inceleme öncesi tuvalete gidip ne varsa çıkar dedi. Sonra hoş olmayan savunmasız bir pozisyonda incelemesini yaptı. 🤫 Bana çeşitli sorular sordu. Teşhis olarak basur olmuşsun dedi ve bunun, temizliği tuvalet kağıdıyla fazla titiz yaptığım için olduğunu, anüsün ve çevresinin bir miktar nemli kalması gerektiğini, çok kurutursam uzun vadede basura yol açtığını söyledi. Basurun geri gitmeyeceğini, zamanla kötüleşeceğini söyledi.

O gün bu gündür sulu temizlikle devam ediyorum ve basur yok denecek kadar azaldı. Son 5-10 senede kanlı dışkı çıkardığımı hatırlamıyorum.

Tırnak içinden ve elden mikropların kolay kolay çıkmadığını biliyorum ve 2-3 kere iyice sabunla yıkıyordum.
Son bir iki senedir pudralı latex eldiven kullanıyorum tek elimde. Hem karavanda hem de evde. Bu sayede gaytaya doğrudan temasım olmuyor. Ayrıca, umumi tuvaletlerde kendi temizliğim bitince eldiveni ters çevirip çıkartarak tuvalet fırçasını tutuyorum ve bu şekilde tuvaleti temizliyorum. Bu sayede bir koyundan iki post çıkartmış oluyorum ve hiçbir yere dokunmamış oluyorum.

Bu eldivenler 100'lü paketlerde satılıyor. Eldivenin tanesi 1 TL'den aza geliyor. Bir eldiven ve 3-4 yaprak tuvalet kağıdıyla temizlik bitiyor. Sonrasında da bir kere sabunlu suyla ellerimi yıkayarak gönül rahatlığıyla yoluma devam ediyorum.🙂

Eldivenin de muhakkak çevreye bir zararı var ama benim düşünceme göre, çok ince olduğu için ve sağladığı fayda açısından ıslak mendile göre daha avantajlı.
 

.
Yukarıda yazdığımı biraz açayım.
Kimsenin nasıl taharet yaptığına kalkıp burnumu sokacak değilim. 😉 Nerelerine neyi yakıştırdıkları keyiflerine kalmış. Fakat bir gurup insan var ki durumları istesem de istemesem de beni ve ailemi doğrudan ilgilendirmekte.
Meslekleri yüzünden gıdalarımıza dokunmak durumundaki bu kişiler için hijyenik taharetin, bizlerin sağlığı açısından tartışmasız öneme sahip olduğunu atlamamak durumundayız.
İlgili akademisyenler, yasa ve yönetmeliklerin yeterince uygulanmadığında hemfikirler. Bunda pahalı periyodik test ve yetersiz kontrolün de etkisi olmalı ?
Kabul edelim ki, halkın aydınları dahil ~%99 unun hijyenik el temizliği yöntemi ile ilk defa Covit yüzünden tanıştığı ve şimdilerde yine büyük bir yüzdeyle unuttuğu bir ortamda yaşamak ve besinlerimizi almak durumundayız. 🥴

Pekii, ben ne mi yapıyorum ?
Orta okulda sarılık geçirmiş biri olarak, karanlıkta ıslık çalıyorum..
İnsan acıkınca bazen gözü dönüyor, çoğu şey umrunda olmuyor.. 😋



Hepatit A virüsünde (HAV) insan, tek kaynak olarak kabul edilmektedir. Ana bulaş fekal-oral yolla, kontamine gıda/su tüketilmesi ile olmaktadır. HAV dış ortam koşullarına oldukça dayanıklıdır ve dış ortamda en az 1 ay süreyle stabil kalabilir. HAV aşı ile korunabilen ve geçirildiğinde ömür boyu bağışıklığa neden olabilen bir enfeksiyon tablosu gösterir. Türkiye’de 2000’li yılların başında yapılan araştırmalar ve DSÖ verilerine göre, 30 yaş altı popülasyonun yaklaşık %70’lik seropozitiflik oranı ile ülkemiz ‘‘orta endimisite’’ye sahip bir ülke olarak görülmektedir.
Hepatit A hastalığı bazı yaşlılarda ve diğer cins sarılığı olanlarda prognozu her zaman iyi olmayan karaciğer yetmezliğine sebep olmakta.
(İnternetten)

Hepatit A aşısı da artık Sağlık Bakanlığı’nın zorunlu tuttuğu ve sağlık ocaklarında ücretsiz olarak yapılan aşılar arasına alındı. Aileler daha önce istedikleri takdirde çocuklarına ücretli olarak bu aşılardan yaptırabiliyordu. 2012 yılından sonra aşı zorunlu hale getirildi.
(Gazetelerden)

Bence sarılık geçirmeyen herkezin aşıyı yaptırmasında fayda var. İşi şansa bırakmamak lazım.
Konusu açılmışken yazayım. Aşıyı yaptırmak için 65 yaş üzeri olup da sağlık ocağına gidenlerin bu fırsatla Zatürre için “Pnömokok” aşısını da sormaları faydalarına olurdu.
(Benden)

Gerçi başlık karavan ile ilgiliydi ama fazla bilgi göz çıkarmaz deyip biraz açılmış olduk.. 🙂
 
Son düzenleme:

Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle ilgili bilgi vermeyen başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.
- Sadece video veya blog bağlantısı verilerek açılan konuların can sıkıcı olduğunu ve üyeler tarafından hoş karşılanmadığını belirtelim. Lütfen paylaştığınız video veya blogun bağlantısının altına kısa da olsa konu başlığıyla alakalı bilgiler veriniz.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.


GEZENBİLİR TV

GEZENBİLİR'İ TAKİP EDİN

Forum istatistikleri

Konular
103,471
Mesajlar
1,518,447
Kayıtlı Üye Sayımız
172,124
Kaydolan Son Üyemiz
paramana

Çevrimiçi üyeler

SON KONULAR



Geri
Üst