<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Kendi Karavanını Yapanlar; Çelebi Mini Çekme Karavan - (yugun)</b><br />
<br />
Karavan yapımı ve Komşuluk ilişkileri üzerine fikirlerim:<br />
<br />
Ben bu işte sağlam komşuların her zaman çok önemli olduğunu düşünüyorum,<br />
Ve bundan yana hem Demirci'de hem Turgutlu'da çok şanslıyım.<br />
Bu biraz da şans yanısıra insan ilişkileri meselesidir,<br />
Olumlu olursanız olumlu sonuçlar alıyorsunuz,<br />
Ben yaptığım işlerde her zaman komşularımı düşünürüm, Onlar da iki tak tuk için uygun zamanlarda bir şey demiyorlar,<br />
Ama uygun zaman önemli,<br />
Bir de sıcak olmak lazım, Komşunuz kaza geçirdiğinde bir ziyaretine gider, ihtiyacını sorarsanız, Adamın düğününe, nişanına giderseniz, Bayramda üşenmez bir kapısını açarsanız, Arada sırada halini sorar muhabbet ederseniz,<br />
Kimseye bir zararınız bir falso hareketiniz, hır-gürünüz yoksa, Türkiye şartlarında arada sırada çok gürültüye bir şey diyecek komşu olur mu bilmiyorum,<br />
(Bir abimizin dediği gibi "Dostluk özen ister")<br />
Hele hele kendi karavanınızı yapmanız gibi pek çok kişiye romantik ve uç gelecek bir konuda. Sonuçta her gün karavan yapmıyorsunuz, Her yaptığınız iş de gürültülü olmuyor. Ama bazen çok gürültülü işler yapmak zorunda kalırsanız da zamana dikkat etmek lazım.<br />
Ben gürültülü iş yapacaksam işe 12 den önce başlamam, İlle başlamak istiyorsam gürültülü işi (Örneğin metal kesme) bir gün önceden yaparım.<br />
Kompresörüm sessiz kompresör olduğu için kimseye zararı yok, Bir kat üstten balkona çıksalar bile duyamazlar sesini. Bu yüzden boya işlerinde sabahtan başlayıp tüm gün çalışabiliyorum. Pat pat çalışan pistonlu bir kompresör olsaydı onu da yapmazdım.<br />
Dediğim gibi "karavan yapmak çoğu insan için romantik ve saygıdeğer bir şey, Hele de kendiniz yapıyorsanız insanlar buna saygı duyuyor. Benim karavanım Demirci'de mahallenin projesi haline kolayca gelmişti, Burada da öyle oldu, Evine misafir gelen soluğu bizim Çelebi'nin başında alıyor, Orasına burasına bakıyor, Gösteriyor, Bazen ben de içerden duyuyorum,<br />
Kendisi yaptı adam diyor, Öbürü hadi yaa, vay bee diyor, Güzel yapmış be adam diyor veya Araba çekecek miymiş bunu diyor, Bir şeyler diyor. Sonuçta bir etkileşim sözkonusu.<br />
Yani etrafta birinin karavan yapıyor olması değişik bir atraksiyon insanlar için, Belki bir aracın içinde yapıldı mı çevredeki insanların dikkatini bu kadar çekmez ama böyle olunca daha bir dikkat çekici oluyor.<br />
Bir de benim oturduğum yer sokakarası bir yer değil, Belli imkanları var ve ben bu imkanları çok aradım, Demirci'de şans eseri bu imkanlara sahiptim, Ama bu sefer aradım ve buldum. Fiziki şartların elvermesi önemlidir. Sokak arasında imkansız değil ama çok zor olur ve bu sorunlar daha çok yaşanır.<br />
Bir de oturulan yerin insan profili de önemlidir. Halk tipi insanlar böyle şeylere çok daha toleranslı yaklaşır. Zaten oturdukları yerler de daha geniş ve güzeldir. Bu ne alaka demeyin, Küçük yerlerde bazen şehre dışarıdan gelen öğretmen, savcı, polis, hakim, müdür vb kişilerin guruplar halinde oturdukları yerler vardır. Ve bu yerlerde bu işin yapılması daha zordur. Çünkü komşuluk ve tolerans düşüktür. Böyle yerler şehre yeni gittiğinizde genelde size ilk önerilen yerlerdir. Gözlem yapıp oranın yerli halk tipi insanlarının oturduğu daha uygun ve güzel bir mahalle bulmak her zaman mümkündür. Başlangıçta kendinizi aralarında yabancı hissedebileceğiniz bu insanlarla zamanla çok daha sağlam komşuluk kurabilirsiniz. Hem de oradan gittiğinizde geride daha çok dost ve arkadaş bırakırsınız. Tecrübe ile sabittir. Oturulabilecek iyi bir mahallede çeşitlilik ve belli oranda olmak üzere yerellik önemlidir, Herkesin sizinle aynı işi yaptığı bir apartmanda oturmaktan çok daha iyidir. Çünkü insanlar küçük yerlerden kaçmak ister, Herkesin ilk fırsatta dışarı kaçtığı bir apartmanda dostluk ve komşuluk olmaz.<br />
Son konu zıtlaşmamaktır, Eğer komşularınızla zıtlaşırsanız, karavanınızı yapacağınız her gün diken üzerinde olacaksınız, Oysa o an bir müşkülü olup sizi sertçe de olsa uyaran birine basitçe Pardon, sen de haklısın der işinizi bırakırsanız, geri döndüğünüzde işinize rahat rahat devam edersiniz. Bu durum emin olun düşündüğünüzün aksine sizi yüceltecek ve insanların rahatsız olsalar da sizi uyarmamaya başlamasıyla sonuçlanacaktır. Unutmayın ki sizin karavanınızı yapmak nasıl bir demokratik hakkınızsa, İnsanların hasta olması, saat uygun olmasa da uyuması, ders çalışması vb de demokratik haklarıdır. Kişisel duygularınız, hırsınız, egonuz ulaşmak istediğiniz amacın önüne geçmesin, Bağcıyı dövmeye değil üzümü yemeye bakın. Karavan yapmak istiyorsanız o gün bırakın ama ertesi gün daha güçlü bir şekilde devam edin, Unutmayın Bu işi yaparken çevrenizdeki insanları kazanmak zor ve yavaş; Kaybetmek çok kolay ve hızlı; Kaybettiğinizi geri kazanmak her iki taraf açısından daha da zordur.</div>