<div class="bbWrapper"><blockquote data-attributes="member: 94694" data-quote="TA2RX" data-source="post: 1491969"
class="bbCodeBlock bbCodeBlock--expandable bbCodeBlock--quote js-expandWatch">
<div class="bbCodeBlock-title">
<a href="/forum/goto/post?id=1491969"
class="bbCodeBlock-sourceJump"
rel="nofollow"
data-xf-click="attribution"
data-content-selector="#post-1491969">TA2RX' Alıntı:</a>
</div>
<div class="bbCodeBlock-content">
<div class="bbCodeBlock-expandContent js-expandContent ">
Bu seneye kadar aracımı uzun yol binek ve/veya yük taşıma aracı olarak kullandım. Toplamda yaklaşık 70,000 km yol yaptım. Her 10.000 km.de bir düzenli olarak bakımlarını yaptırdığım ve çoğunlukla her 15 günde bir 50-60 km yol yapıp aracı hareket halinde tuttuğum için bugüne dek teknik bir sorun yaşamadım.<br />
<br />
Bu yaz bir arkadaşımla beraber Doğu Karadeniz üzerinden Van tarafına inip,2650km'lik bir Van Gölü turu yaptığımızı yazmıştım. Aracımı sürekli bakımlı tuttuğum halde yolda fren boşaldı. Hem de balata sıfırlanıp düşecek kadar. Üstelik aracın ışıklı göstergeleri de hiç bir uyarı vermedi. Son balata değişiminden sonra 15.000 km geçtiği için ilk iş olarak ustamın tepesine bindim. (Üst kat komşum ve evlat yerine saydığım birisi.) Balatayı aldığı yere gidip kafalarına çakmalarını istedim. Bir süre düşündükten sonra aracın sürekli olarak yatmasından kaynaklanabileceğini söyledi. Şöyle ki: Balatayı ittiren mekanizma (galiba klape gibi bir şey demişti) uzun süre yatınca pas yapmıştır (Giresun'da yaşıyorum), freni bırakınca geri gelmiyordur gibi bir açıklama yaptı. Mekanizmayı söküp temizledi ve yağladı. Bu işlem sırasındaki fotoğraflarını gönderdi. Dediği doğru çıktı. Velhasılı, her işte bir hayır vardır sözü bir kez daha ispatlandı. Çünkü araç satılıp da alan kişi bu yüzden kaza yapsaydı, hayatım boyunca vicdan azabından kurtulamazdım. (Frenle ilgili ışıklı uyarıların müşürü tek taraftaymış. O yüzden yanmamıştır gibi bir açıklama geldi.)<br />
<br />
Tek başıma olduğumda yeni yerler gezmek pek keyif vermiyor. Bu yüzden bu yaz bir de Giresun'dan çıkıp Ankara, Eskişehir, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, İzmir, Muğla (Marmaris), sahilden Antalya, Ankara yoluyla eş, dost, ahbap, akraba ziyareti turu yaptım. Toplamda 5520 km yol yapıp 60'dan fazla insanı ziyaret ettim. Balıkesir'deyken bir arıza yaşadım. Kayışları çeviren kasnağın küçük bir parçası kırılmış. Bana toplamda 900 TL'ye mal oldu.<br />
<br />
Giresun'a döndükten sonra bir kez daha Ankara'ya gitmem gerekti. Dönüşte yine bir arıza çıktı. Çorum'da iyi olduğu söylenen bir ustaya gittim. Önce aracın turbosu değişti. Sorun çözülmedi. Sibop kapakları sökülüp temizlendi, olmadı. Enjektörlere bakıldı, olmadı. Sonunda motor indirildi, piston kolları değişti. Yetmedi debriyaj balatası da eskimiş, o da değişti. Toplamda 6700 TL'ye nihayet iş çözüldü.<br />
<br />
Velhasıl-ı kelam, binek / yük aracı olarak kullandığım sürece hiç bir sorun çıkarmayan aracım karavan olarak kullanmaya başladıktan sonra bana 8000 TL'ye yakın tamir masrafı çıkardı. Birilerinin gözü mü kaldı, nazar mı değdi, birileri beddua mı etti, yoksa yalnızca son bir kaç sene fazla yatmasının ürünü mü bilemiyorum ama aynı araç karavan olarak kullanmaya başladıktan sonra bana hiç iyi gelmedi. Bu yüzden sezon başlayınca tekrar satılığa çıkaracağım.
</div>
<div class="bbCodeBlock-expandLink js-expandLink"><a role="button" tabindex="0">Genişletmek için tıkla ...</a></div>
</div>
</blockquote>Hocam başınıza gelenler , genel olarak motokaravancıların büyük bölümünün başına geliyor zannımca , nazar oluyor hocam nazar , çörekotu ve nazar boncuğu takmak lazım , ama ihmal ediyoruz .<br />
<br />
Latife bir tarafa , yenilenmiş aracınızın müşterisi bol olsun inşaallah .</div>