Evo dergisinin Aralık sayısındaki yazısında, Celal Pir Türkiye ile İtalya'yı kıyaslamış,
O yazının bence en çarpıcı bölümü ;
...İtalya’da Valentino denen çocuk, 3 yaşında motosiklete biniyor. Altı yaşında yarış kazanıp daha 20’sine basmadan dünya şampiyonu oluyor...
Anası babası ona; “Evladım düşüceksin,
bir tarafını kırıcaksın, in o motordan hatta bisikletten....” diye çıkışmıyor.
Bizzat gidip nasıl bir yeteneği var tartıyor.
Türkiye’de Celal, 3 yaşında 3 tekerli bisiklete binince. Anası, babası, ablası, abisi aman şimdi düşecek diye peşinden yaya koşuyor.
Celal, 18 yaşına gelip motora binerken düşüp hastaneye gidince, “Bir daha binersen seni evlatlıktan reddederim” diye çıkışıyorlar...
İtalya’da Roma’da, Milano’da, Cenova’da genci yaşlısı işe motorla gidiyor.
Motosikletlere yolda kimse hareket yapmıyor.
Motorları da bir taşıt aracı olarak görüyorlar.
Kimse motosikleti sıkıştırıp kaldırıma çıkmaya zorlamıyor.
Herkes kaskını ve elbisesini giyip yola koyuluyor...
“Bu farklılık ne alaka?” diyebilirsiniz.
Ayrı ülkedeki iki ayrı motosiklet fuarını gezince anladım
Kenan Sofuoğlu gibi bir kişi dışında neden hep dünya şampiyonları oradan çıkmış....
Türkiye’deki fuarı anlatmama gerek yok.
Bir ya da iki hol....
iki elin parmaklarını ancak geçen ciddi firmalar. Gerisi Çin işi...
Alıntı : Evo Dergisi Aralık 2008
O yazının bence en çarpıcı bölümü ;
...İtalya’da Valentino denen çocuk, 3 yaşında motosiklete biniyor. Altı yaşında yarış kazanıp daha 20’sine basmadan dünya şampiyonu oluyor...
Anası babası ona; “Evladım düşüceksin,
bir tarafını kırıcaksın, in o motordan hatta bisikletten....” diye çıkışmıyor.
Bizzat gidip nasıl bir yeteneği var tartıyor.
Türkiye’de Celal, 3 yaşında 3 tekerli bisiklete binince. Anası, babası, ablası, abisi aman şimdi düşecek diye peşinden yaya koşuyor.
Celal, 18 yaşına gelip motora binerken düşüp hastaneye gidince, “Bir daha binersen seni evlatlıktan reddederim” diye çıkışıyorlar...
İtalya’da Roma’da, Milano’da, Cenova’da genci yaşlısı işe motorla gidiyor.
Motosikletlere yolda kimse hareket yapmıyor.
Motorları da bir taşıt aracı olarak görüyorlar.
Kimse motosikleti sıkıştırıp kaldırıma çıkmaya zorlamıyor.
Herkes kaskını ve elbisesini giyip yola koyuluyor...
“Bu farklılık ne alaka?” diyebilirsiniz.
Ayrı ülkedeki iki ayrı motosiklet fuarını gezince anladım
Kenan Sofuoğlu gibi bir kişi dışında neden hep dünya şampiyonları oradan çıkmış....
Türkiye’deki fuarı anlatmama gerek yok.
Bir ya da iki hol....
iki elin parmaklarını ancak geçen ciddi firmalar. Gerisi Çin işi...
Alıntı : Evo Dergisi Aralık 2008

