Rize İkizdere Vadisi Cevizlik Hidroelektrik Santralı

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan SDC Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 17
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 10,250

SDC

Zirve
Mesajlar
2,513
Tepkime Puanı
5
Yer
İstanbul
Türkiye Kyoto Protokolü’nü kabul etti. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Anlaşması’nın yasal olarak bağlayıcı bir eki niteliğinde olan Kyoto Protokolü gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkelerin atmosfere saldıkları sera gazı miktarlarını azaltmayı öngörüyor.

Çevrecileri sevindiren bir haber de Rize’nin İkizdere Vadisi’nden geldi.

Vadide yapımı süren Cevizlik Hidroelektrik Santralı (HES) inşaatı için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun iptali istemiyle Rize İdare Mahkemesi’nde açılan dava sonuçlandı. Mahkeme ÇED raporunda belirtilen canlı yaşamın devamı için dereye saniyede 500 litre su bırakılması yönündeki kararı, en az 2800 l/s olması yönünde değiştirerek yürürlükteki ÇED raporunu iptal etti.


http://www.cnnturk.com/2008/bilim.teknoloji/kuresel.isinma/06/11/kyoto.tbmm.cevre.komisyonunda.kabul.edildi/469179.0/index.html
http://www.cmo.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=556:ikizdere&catid=199:cevre-haberleri&Itemid=612
 

Etiketler
Ynt: Rize İkizdere Vadisi Cevizlik Hidroelektrik Santralı


Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'ndan (EPDK) iki yıl önce alınan üretim lisansı ve ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) raporunun ardından, İkizdere Vadisi'nde 95MW kurulu güçte HES yapımına başlandı.

Endemik bitki ve canlı çeşidi açısından dünyanın en önemli 200 vadisinden biri olan İkizdere Vadisi'nde HES inşaatlarının başlamasının ardından yöre halkı da hukuk mücadelesi başlattı. Cevizlik HES inşaatının durdurulması ve ÇED raporunun iptali istemiyle İkizdere Derneği öncülüğünde 2007 yılı mart ayında Rize İdare Mahkemesi'ne dava açıldı. Dava kapsamında geçen yıl mayıs ayında İstanbul Teknik Üniversitesi'nden gelen bilirkişi heyeti, bölgede yaptığı incelemeler sonucunda hazırladığı rapora göre saniyede 500 litre su bırakılması halinde derede canlı yaşamının zarar görmeden devam edebileceği yönünde görüş bildirdi. Bunun üzerine mahkeme, ÇED raporunda belirtilen 150 litre/saniye yerine dereye 500 litre/saniye su bırakılmasına karar verdi.

Ancak bu oranla derenin kuruyacağını ve canlı yaşamın yok olacağını öne süren yöre halkı, DSİ'nin raporlarına dayanarak yıllık ortalama 27.66 m3/sn su akışının olduğu İkizdere deresinde canlı yaşamın yok olmaması için, yüzde 25'i oranında, yani 6.91 m3/sn su bırakılması gerektiği iddiasıyla bilirkişi raporuna itiraz etti. İtirazı kabul eden mahkeme, bölgede yeniden bir bilirkişi heyetinin inceleme yapmasını kararlaştırdı. Yapılan ikinci bilirkişi incelemesi sonucunda biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilirliği için 2800 litre/saniyelik bir debiye ihtiyaç olduğu görüşüne yer verildi.

Bilirkişi kararı üzerine 23.01.2009 tarihinde Rize İdare Mahkemesi, proje sahibi firma tarafından dereye bırakılması taahhüt edilen 750 litre/saniye su miktarının bu dere üzerindeki ekolojik dengenin sürdürülebilmesi ve sucul yaşamın devamlılığı için yeterli olmadığı sonucuna karar verip, ÇED raporunu iptal etti.

Kararın ardından İkizdere Derneği, Çevre ve Orman ile Enerji Bakanlığı, Rize Valiliği ve müteahhit firmaya ÇED raporu olmayan HES inşaatının devam etmesinin mümkün olmadığının yasalarda belirtildiği gerekçesiyle durdurulması yönünde tebliğde bulundu. Dernek, inşaatın buna rağmen devam etmesi halinde ilgililer hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunacağını duyurdu.
 

Ynt: Rize İkizdere Vadisi Cevizlik Hidroelektrik Santralı


Hava jeneratörlü santral
Jeotermik Santral
Güneş jeneratörlü santral
Hidroelektrik santral
Akarsu santralı
Göl santralı
Setli santral
Termik santral

Bu saydıgım elekrik santrallerine karşı çıkıyoruz bi şekilde doğaya zarar veriyor diye hepsinin bir bahanesi var
ama bu ülkenin enerjisini kim karşılayacak düşünmüyorum
bençe tek çözüm nükleer santral birkaç tane olsun başka birşey lazım degil
bencee
şimdi çevreciler kovalar beni
 

Ynt: Rize İkizdere Vadisi Cevizlik Hidroelektrik Santralı

Çevrecilerden önce ben kovalayacağım Yunus :smiley:

-Enerji verimliliği ve tasarrufu nükleer enerjinin en önemli alternatifi olduğu halde,
-nükleer atıkların çözümsüz bir ekolojik problem olduğu ve ne yapılacağı konusunda bugün dünyada hiçbir geçerli çözüm önerisi olmadığı halde,
-nükleer sızıntı durumunda çok geniş bir bölgedeki tüm canlıların radyoaktif serpintiye maruz kalması, insanların ölmesi, ölümcül hastalıklara yakalanmaları, ekosistemlerin yok olması ihtimaline rağmen,
-bir nükleer santralin yatırım maliyetini -ki rakamlar çok büyüktür- "yenilenebilir enerji" kaynakları için kullanma şansımız hala varken nükleer santrali tek ve kesin çözüm olarak görmek doğru olmaz...
 

Ynt: Rize İkizdere Vadisi Cevizlik Hidroelektrik Santralı

Peki
haklısın bile demiyorum bunlari zaten bir doga sever olarak zaten biliyorum ve biliyoruz
ben sade bir vatandaş olarak ne yapmam gerekiyor sadece bu enerji konusunda bunları ögrenmek isterim
(zannetmiyorum pek yapabilecek birşey oldugunada inanmıyorum)



ucuz atlattık :-X
 



Ynt: Rize İkizdere Vadisi Cevizlik Hidroelektrik Santralı

Optimum çözüm, yenilenebilir enerji kaynaklarındadır. Bunların da önde gelenleri, hidrolik, rüzgar, jeotermal ve güneştir. Özellikle ülkemizde birtakım kamerasever çevreciler tarafından engellenmek istense de, yeterli cansuyu bırakıldığında hidroelektrik santraller hiç te öcü değildirler.
 

Ynt: Rize İkizdere Vadisi Cevizlik Hidroelektrik Santralı

Doğa ihtiyacımız olanı veriyor aslında.. Hemde fazlasıyla.. Biz tüketim canavarı olmasak birde..
Nişantaşı'nda oturuyorum. ışıl ışıl sabahlara kadar sokaklar. Tamam aydınlatın da geceyi gündüz yapmaya da gerek var mı? önümüzü görsek karşıdan geleni görsek yetmez mi (yetmiyor.. dekorasyon eksik kalıyor ..)
kısıtlama yaparak değil sadece gereken kadarını kullanarak enerjiden yapabileceğimiz tasarrufun haddi hesabı yok..


wind%20energy.jpg


energyisland.jpg


columbia20dam.jpg


sanfran4.jpg
 

Ynt: Rize İkizdere Vadisi Cevizlik Hidroelektrik Santralı

phobios' Alıntı:
Optimum çözüm, yenilenebilir enerji kaynaklarındadır. Bunların da önde gelenleri, hidrolik, rüzgar, jeotermal ve güneştir. Özellikle ülkemizde birtakım kamerasever çevreciler tarafından engellenmek istense de, yeterli cansuyu bırakıldığında hidroelektrik santraller hiç te öcü değildirler.


Güneş enerjisi ..... Güneş
Rüzgar enerjisi .... Rüzgar
Dalga enerjisi ..... Okyanus ve denizler
Biyokütle enerjisi .. Biyolojik atıklar
Jeotermal enerji .... Yeraltı suları
Hidrolik enerji ..... Nehirler
Hidrojen enerjisi .... Su ve hidroksitler

Açıkçası ben de yaşadığımız "küresel iklim değişikleri" dünyada ve ülkemizde kuraklık tehlikesini işaret ederken, yenillenebilir enerji kaynakları arasında "su enerjisi"ni gelecek vadeden bir yatırım olarak görmüyorum.

http://www.gezenbilir.com/index.php?topic=26164.0
 

Ynt: Rize İkizdere Vadisi Cevizlik Hidroelektrik Santralı

Enerji işini bukadar basıte almayın oyle rüzgarla, güneşle, dalgayla okaçak iş degil

solaryum makinelerinin enerjisini bile karşılayamassınız


hidroelekrik yada nükleer enerji şart

etrafta gördügünüç rüzgarenerji santralleri tammamen göstermeliktir bence %0,1 anca eder

busefer tamam kesin kovalarlar beni
 





Ynt: Rize İkizdere Vadisi Cevizlik Hidroelektrik Santralı

Sevgili Sevtap,
Kurak ve yağışlı dönemler, bir döngü şeklinde hep varolagelmiştir.
Küresel ısınma illa ki kuraklık demek değildir. Önümüzdeki yılların, aynen bu yıl olduğu gibi yağışlı olacağı öngörülmektedir. Hidroelektrik santralleri temiz ve yenilenebilir enerji santralleri olarak, verimli bir şekilde uzun yıllar kullanılabilecektir.

Saydıkların arasında, hidrolik dışında, şu anki teknolojileri ve verimlilikleri gözönüne alındığında, uygulanabilir olanlar jeotermal ve rüzgardır. Yakın gelecekte Güneş de feasable hale gelecektir.
 

Ynt: Rize İkizdere Vadisi Cevizlik Hidroelektrik Santralı

Öncelikle belirtmek isterim ki "küresel ısınma" yerine "küresel iklim değişiklikleri" deyimini kullanmak daha doğru bir tanımlamadır ve ne manaya geldiğini gayet iyi biliyorum.

Evet, saydığım enerji kaynaklarının çoğu henüz enerji ihtiyacına cevap verecek olgunlukta değil ama kullanılır duruma gelebilmeleri için gereken süre, bir HES yapımı sürecinden çok daha uzun değil.
Normalde 2-3 yıl yapım süresi ile ihaleye çıkan bir HES için işletmeye alma aşamasına gelme süreci ülkemizde iyi ihtimalle 7 yıldır. Bu süre ve bu iş için ayrılan bütçenin diğer enerji kaynakları için kullanılması, geleceğe yapılacak yatırımların bilimsel senaryolara dayandırılması açısından doğru ve hatta zorunlu adımlardır.

Suyun gelecek vadetmediğini düşünmemin sebeplerine gelince; su sıkıntısının tek nedeninin küresel iklim değişiklikleri olmadığını artık hepimiz az-çok biliyoruz.
Su kaynakları sınırlı ölçüde yenilenebilen kaynaklar ve bütün dünyada nüfus artışı, sanayileşme ve çarpık kentleşmeden ötürü, su kaynakları kirlenmektedir. Dünya nüfusunun hızla artış kaydetmesi, su tüketimini de inanılmaz boyutlara taşımıştır. Bu konudaki veriler, 1900 yılında dünya nüfusu sadece bir milyar ve dünya su ihtiyacı da 95 mil küp iken 2000 yılında bu rakamların 6 milyar ve 1.240 mil küp seviyesine çıktığını gösteriyor.

Yine bilimsel verilere göre evrendeki su miktarında genel olarak bir azalma olmaz yani beş bin yıl önce ne kadar su var idiyse, bugün de aynı miktarda su vardır, yalnız içilebilir ve kullanılabilir su miktarı azalmaktadır. Dünyanın yüzde 71.3'ü sudur. Ancak bu miktarın yüzde 97.4'ü deniz ve okyanuslardaki tuzlu sudur. Kalan yüzde 2.6'lık miktarın yüzde 77'si de kutuplardaki buzullar ve dağ zirvelerindeki kalıcı buz ve kar kütleleridir. Geriye kalan miktarın yüzde 22.4'ü de elde edilmesi zor ve pahalı olan yer altı sularıdır.

Bugün yeryüzünde tarım, kullanma ve içme suyu olarak yararlanılabilen su miktarı, evrendeki su miktarının yalnızca binde 33'ü kadardır. Yani kullanılabilir tatlı su kaynakları çok sınırlıdır. Küresel iklim değişiklikleri ve bunun sonucu olarak mevsim kaymaları sebebiyle, yağışlarda görülen düzensizlik ve azalma da tatlı su kaynaklarının miktar ve debilerinde düşüşe yol açmaktadır. Her şeyden önce ürkütücü boyutta artan tüketim ve kaynakların hızla kirlenmesini dikkate almak zorundayız.

Kimbilir belki birgün o kamerasever çevrecileri minnetle hatırlarız ;)
 

Ynt: Rize İkizdere Vadisi Cevizlik Hidroelektrik Santralı

Sadece bilgi vermek için araya giriyorum :smiley:

phobios' Alıntı:
Özellikle ülkemizde birtakım kamerasever çevreciler tarafından engellenmek istense de, yeterli cansuyu bırakıldığında hidroelektrik santraller hiç te öcü değildirler.

Aynen katılıyorum... Mesela Çamlıhemşin'de yaşanan santral krizi,nde bölgede yaşayan insanların can suyunun %40 oranında serbest bırakılmasını isterken, firmanın bu miktarın yarısından bile azını bırabileceğini açıklmasaydı... Ama medyada yanlış bilgilendirme nedeniyle sanki santralin topyekün zararlı olduğu vurgulandı hep...


phobios' Alıntı:
Kurak ve yağışlı dönemler, bir döngü şeklinde hep varolagelmiştir.
Küresel ısınma illa ki kuraklık demek değildir. Önümüzdeki yılların, aynen bu yıl olduğu gibi yağışlı olacağı öngörülmektedir.

Bu da doğru bir bilgidir :smiley: Mevsimler sürekli bir döngü halindedir. Örneğin her 50 yılda bir yarım döngü yapar, 100 yılda bir de neredeyse tam döngü içine girer... Örneğin bu 50 yıllık döngü içinde Hatay'da kar yağışı görülebilir, bkz; 2001 senesi ;)
 

Ynt: Rize İkizdere Vadisi Cevizlik Hidroelektrik Santralı

Bir ufak ilave de ben yapayım, HES'lerde kullanılan su, ne kirlenir, ne de eksilir. Hatta akışların regüle edilmesine sağlayacağı katkıdan dolayı, çoğu zaman, doğal şartlarda susuz kalacak yataklarda akış sağlanabilir, taşkınlar önlenebilir.
 



Ynt: Rize İkizdere Vadisi Cevizlik Hidroelektrik Santralı

Barajlar, gerekli önlem alınmazsa alabalıklarımızın göçü için engel teşkil etmektedir.
 

Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle ilgili bilgi vermeyen başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.
- Sadece video veya blog bağlantısı verilerek açılan konuların can sıkıcı olduğunu ve üyeler tarafından hoş karşılanmadığını belirtelim. Lütfen paylaştığınız video veya blogun bağlantısının altına kısa da olsa konu başlığıyla alakalı bilgiler veriniz.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.


GEZENBİLİR TV

Abone Olun

GEZENBİLİR'İ TAKİP EDİN

Forum istatistikleri

Konular
105,115
Mesajlar
1,533,534
Kayıtlı Üye Sayımız
167,021
Kaydolan Son Üyemiz
brsakman

Çevrimiçi üyeler

SON KONULAR



Geri
Üst