kaşif
Hakan Özkaya
Dünya üzerinde çok sayıda takipçisi bulunan, dayanıklılığın ön planda olduğu ultra maratonlara ilk kez Türkiye’den bir parkur ekleniyor. Argos Kültür Sanat tarafından düzenlenen, ana sponsoru Novo Nordisk olan ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından resmi olarak desteklenen organizasyon 9-17 Ekim 2010 tarihleri arasında Tarihi Likya Yolu’nda gerçekleşecek.
9 Ekim 2010 Cumartesi toplanılacak ve 11 Ekim 2010 Pazartesi günü Fethiye’den koşulmaya başlanacak olan maratonda, katılımcılar yaklaşık 240 km boyunca yiyeceklerini sırt çantalarında taşıyacaklar. Su ve çadır desteği ise organizasyon tarafından karşılanacak. Etapların uzunluğu her gün için farklılık göstermekle birlikte, yarışmacılar her etap için belirlenen süreyi aşmadan, bir sonraki hedef noktasına ulaşmaya çalışacaklar. Bu hedef noktaları arasında da, koşuculara su ve gerekli hallerde tıbbi yardım sağlamak amacıyla,yaklaşık olarak 10 km’de bir kontrol noktaları kurulacak. Maraton 16 Ekim akşamı Kemer’de son bulacak.
Katılımcıların çoğunlukla, kazanmak, öne çıkmak, ödül almak yerine hayatlarında değişiklik yapmak, bu deneyimi yaşamak, sivil toplum kuruluşlarına destek olmak gibi amaçlarla katıldıkları ultra maratonların Türkiye’deki ilk örneği olan Likya Yolu Ultra Maratonu’nun ana sponsoru Novo Nordisk, diğer sponsoru ise Eti. Saka da su sponsoru olarak projeye destek veriyor. Likya Yolu Ultra Maratonu’nun yarış danışmanı çeşitli ülkelerde ultra maraton koşmuş olan, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Metabolizma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Damcı.
Her yıl yaklaşık 70.000 lisanslı ve lisanssız yarışçının katıldığı organizasyonlarda hem koşucular hem de gönüllü personel bu yarışlara katılabilmek için dünyanın çeşitli ülkelerinden geliyorlar. Ultra maratonlarda beş kıtadan profesyonel koşucuların yanı sıra; sanatçılar, işadamları, akademisyenler ve bu spora gönül vermiş farklı meslek gruplarından iddialı amatörler de koşuyor.
Aralarında Yunanistan, Çin, Fas, Avustralya gibi ülkelerin bulunduğu, dünyanın birçok farklı yerinde düzenli olarak gerçekleştirilen ultra maratonlar, ilk kez medeniyetlerin beşiği Ege ve Akdeniz topraklarına geliyor. Yaklaşık 42 km’lik normal maraton mesafesini aşan, dayanıklılık yarışları olarak nitelendirilebilecek ultra maratonlar; patikalar, dağlar, çöller, buzullar gibi zorlu parkurlarda çeşitli tip ve mesafelerde gerçekleşiyor.
Likya Yolu Ultra Maratonu da diğer ultra maratonlar gibi gücünün sınırlarını zorlamaya odaklanmış ultra maratonculara sunduğu çetin parkurlarla dikkat çekiyor. Belirlenen rota, deniz seviyesi ile 800 metrelik dağlık bölgeler arasında iniş çıkışlar içeriyor. Kumsal, toprak yol, kayalık patikalar, iğne yapraklarının kayganlaştırdığı ormanlık araziler ve dik yamaçlar gibi birbirinden oldukça farklı zemin koşullarında Ege ve Akdeniz sahilinde, tarihin doğal zenginlikleri üzerinde gerçekleşecek maratonun zorluk düzeyi oldukça yüksek. Likya Yolu Maratonu’nun gerçekleşeceği parkur, çeşitli kaynaklarca dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından biri olarak gösteriliyor.Türkiye’de ilk kez düzenlenecek ve bundan böyle her yıl düzenli olarak hayata geçirilecek Likya Yolu Ultra Maratonu ile ilgili detaylara www.lym-ultra.com adresinden ulaşılabiliyor.
Maratona başvuranlara katılım bedeli için tüm kredi kartları ile ödeme seçeneği bulunuyor. İş Bankası kredi kartı sahiplerine 4 taksit imkanı sağlanıyor.
Likya Yolu
Tarihi Likya Yolu’nun kökleri M.Ö. 4. yüzyılda bölgede yaşayan Likya Uygarlığı’na kadar uzanıyor. Likya Yolu’nu yeniden gün yüzüne çıkarma ve bir yürüyüş parkuru haline getirme projesi ise 1999 yılında İngiliz asıllı Türk vatandaşı Kate Clow tarafından hayata geçiriliyor. Fethiye’den başlayıp Antalya’da son bulan ve 23 etaptan oluşan 509 km’lik bir yürüyüş parkuruna dönüşmüş haliyle yeniden hayat buluyor.
Likya Yolu parkuru üzerinde bulunan tarihi kalıntılar, antik şehirler, kaleler ve amfi tiyatrolar katılımcıların ilgilendikleri bir başka nokta. Parkur, dünyanın en uzun 3. plajı olan Patara kumsalı boyunca devam ediyor ve Patara antik kenti gibi ören yerleri yakınında gece kamp kurma ayrıcalığını da katılımcılara sunuyor. Likya Yolu parkurunun, zorlu koşulları yanında tarihi dokusu ile dünyanın birçok ülkesinden katılımcıyı ülkemize çekmesi bekleniyor.
9 Ekim 2010 Cumartesi toplanılacak ve 11 Ekim 2010 Pazartesi günü Fethiye’den koşulmaya başlanacak olan maratonda, katılımcılar yaklaşık 240 km boyunca yiyeceklerini sırt çantalarında taşıyacaklar. Su ve çadır desteği ise organizasyon tarafından karşılanacak. Etapların uzunluğu her gün için farklılık göstermekle birlikte, yarışmacılar her etap için belirlenen süreyi aşmadan, bir sonraki hedef noktasına ulaşmaya çalışacaklar. Bu hedef noktaları arasında da, koşuculara su ve gerekli hallerde tıbbi yardım sağlamak amacıyla,yaklaşık olarak 10 km’de bir kontrol noktaları kurulacak. Maraton 16 Ekim akşamı Kemer’de son bulacak.
Katılımcıların çoğunlukla, kazanmak, öne çıkmak, ödül almak yerine hayatlarında değişiklik yapmak, bu deneyimi yaşamak, sivil toplum kuruluşlarına destek olmak gibi amaçlarla katıldıkları ultra maratonların Türkiye’deki ilk örneği olan Likya Yolu Ultra Maratonu’nun ana sponsoru Novo Nordisk, diğer sponsoru ise Eti. Saka da su sponsoru olarak projeye destek veriyor. Likya Yolu Ultra Maratonu’nun yarış danışmanı çeşitli ülkelerde ultra maraton koşmuş olan, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Metabolizma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Damcı.
Her yıl yaklaşık 70.000 lisanslı ve lisanssız yarışçının katıldığı organizasyonlarda hem koşucular hem de gönüllü personel bu yarışlara katılabilmek için dünyanın çeşitli ülkelerinden geliyorlar. Ultra maratonlarda beş kıtadan profesyonel koşucuların yanı sıra; sanatçılar, işadamları, akademisyenler ve bu spora gönül vermiş farklı meslek gruplarından iddialı amatörler de koşuyor.
Aralarında Yunanistan, Çin, Fas, Avustralya gibi ülkelerin bulunduğu, dünyanın birçok farklı yerinde düzenli olarak gerçekleştirilen ultra maratonlar, ilk kez medeniyetlerin beşiği Ege ve Akdeniz topraklarına geliyor. Yaklaşık 42 km’lik normal maraton mesafesini aşan, dayanıklılık yarışları olarak nitelendirilebilecek ultra maratonlar; patikalar, dağlar, çöller, buzullar gibi zorlu parkurlarda çeşitli tip ve mesafelerde gerçekleşiyor.
Likya Yolu Ultra Maratonu da diğer ultra maratonlar gibi gücünün sınırlarını zorlamaya odaklanmış ultra maratonculara sunduğu çetin parkurlarla dikkat çekiyor. Belirlenen rota, deniz seviyesi ile 800 metrelik dağlık bölgeler arasında iniş çıkışlar içeriyor. Kumsal, toprak yol, kayalık patikalar, iğne yapraklarının kayganlaştırdığı ormanlık araziler ve dik yamaçlar gibi birbirinden oldukça farklı zemin koşullarında Ege ve Akdeniz sahilinde, tarihin doğal zenginlikleri üzerinde gerçekleşecek maratonun zorluk düzeyi oldukça yüksek. Likya Yolu Maratonu’nun gerçekleşeceği parkur, çeşitli kaynaklarca dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından biri olarak gösteriliyor.Türkiye’de ilk kez düzenlenecek ve bundan böyle her yıl düzenli olarak hayata geçirilecek Likya Yolu Ultra Maratonu ile ilgili detaylara www.lym-ultra.com adresinden ulaşılabiliyor.
Maratona başvuranlara katılım bedeli için tüm kredi kartları ile ödeme seçeneği bulunuyor. İş Bankası kredi kartı sahiplerine 4 taksit imkanı sağlanıyor.
Likya Yolu
Tarihi Likya Yolu’nun kökleri M.Ö. 4. yüzyılda bölgede yaşayan Likya Uygarlığı’na kadar uzanıyor. Likya Yolu’nu yeniden gün yüzüne çıkarma ve bir yürüyüş parkuru haline getirme projesi ise 1999 yılında İngiliz asıllı Türk vatandaşı Kate Clow tarafından hayata geçiriliyor. Fethiye’den başlayıp Antalya’da son bulan ve 23 etaptan oluşan 509 km’lik bir yürüyüş parkuruna dönüşmüş haliyle yeniden hayat buluyor.
Likya Yolu parkuru üzerinde bulunan tarihi kalıntılar, antik şehirler, kaleler ve amfi tiyatrolar katılımcıların ilgilendikleri bir başka nokta. Parkur, dünyanın en uzun 3. plajı olan Patara kumsalı boyunca devam ediyor ve Patara antik kenti gibi ören yerleri yakınında gece kamp kurma ayrıcalığını da katılımcılara sunuyor. Likya Yolu parkurunun, zorlu koşulları yanında tarihi dokusu ile dünyanın birçok ülkesinden katılımcıyı ülkemize çekmesi bekleniyor.

