DOĞA SPORLARI OFF-ROAD KARAVAN DÜNYASI İKİ TEKER NAVİGASYON VE HABERLEŞME FOTOĞRAFÇILIK GEZGİNİN DÜNYASI GENEL KONULAR YARDIM İLETİŞİM

Doğada Vahşi Hayvanlardan Korunma?

'YABAN HAYAT' forumunda Gezginkopek tarafından 3 Aralık 2007 tarihinde açılan konu 88405 kişi tarafından okunmuş, 119 cevap yazılmıştır

  1. muratkocas

    muratkocas Ana Kamp

    Mesaj:
    31
    Alınan Beğeni:
    0
    Şehir:
    Altınoluk-Balıkesir
    Ynt: Doğada Vahşi Hayvanlardan Korunma?

    Bilgi için teşekkürler...

    Bölgede organik tarım yapılsa,en azından havadan süne ilaçlaması yapılmasa granül yerine sıvı gübreleme yapılsa bu proje mutlaka başarıya ulaşır...

    Biliyorsunuz,o bölgenin doğal kekliği Alectoris Chukar... Keklik sıfırsa ve salım yapılacaksa yine bu keklik salınmalı diye düşünüyorum.(Genelde salımlarda Alectoris Greka salıyorlar... Ve bu keklik tutmuyor genelde) Az da olsa tarıma uzak yerlerde keklik kalmışsa,hiç salım yapılmadan bunların popülasyonu tamamlayacağını sanıyorum...Organik tarım yapılabilirse buna ilaveten çil keklik ve bölgede yavru çıkaran bıldırcın da artacaktır.Keza av hayvanı sayılmayan bir sürü başka hayvan da....
     

  2. Yasliruh

    Yasliruh Yeni Üye

    Mesaj:
    2
    Alınan Beğeni:
    0
    Şehir:
    Istanbul, Turkey
    Web Sitesi:
    https://www.facebook.com/Yasliruh
    Ynt: Doğada Vahşi Hayvanlardan Korunma?

    Merhaba tekrar. Bu başlık altındaki bütün sayfaları, yazılanları teker teker okudum. Silahlı olanları okumama rağmen görmezden geldim. İnsan yapımı caydırıcıların olmasını savunan büyüklerimizin tecrübelerine saygı duyuyorum. Ancak doğanın içinde bulunduğum 7 yılda anlatılanlardan oldukça farklı tecrübeler yaşadığımı belirtmek zorundayım.

    Nedenlerimi izah edebilmek adına benim kamplarımda neyi amaçladığımdan bahsetmem gerek nacizane. Doğaya ilk kez kamp için çıktığımda okulun dağcılık kulübünden yeni ayrılmıştım. Tek başıma kalmak çoğu zaman bana huzur verdiği için, ve biraz da ilk haz duygusunu paylaşmayı sevmediğimden ötürü; kampa yalnız gittim. Şile ormanlarında 2 gece kaldığım o günden bugüne doğada bulunmak benim için kamp yapmaktan çok öte bir şey. Çünkü;
    1- Yola koyulurken kafamda tek düşündüğüm, olması gereken doğama geri dönmek,
    2- Doğal hayatın yaşam döngüsünde benim de yerim olduğunu bilerek saf öz duygularım ve dürtülerim ile var olmak
    3- En vahşi hayvanların bile SAYGI ve PAYLAŞIM adındaki ortak dürtülere sahip olduğunu bilmek,
    bana güven verdi.
    Bu nedenle ilk çıkışımdan bugüne kadar yanıma aldığım en zarar verici gözüken aletler bıçak ve makas oldu.

    Arada kalan doğal yaşam tecrübelerimin detaylarına burada girip, sizi sıkmak istemem, zaman zaman konuşulabilir şeyler zira. Ancak 2 yıl önce Biga Dağlarının kuzeyinde yaptığım üç günlük bir kampta yaşadıklarım, insan olarak dünyanın bize sunduklarına bakış açımı çok değiştirdi.
    Doğaya girdiğimde, hayvanlardan korunmaya çalışmak yerine onlarla aynı olduğumu göstermek arayışını sıkça yaşayan biri olarak, özellikle ülkemizin dağlarında bolca kurt olduğunu bildiğimden zaman zaman yanımda fazlaca çiğ et bulundurur ve kamp alanımı kurduktan sonra belli bir mesafe çevresine bu etleri yayarım. O kampta da bunu yaptım. İlk gün güneş batıp da artık hava karanlığa doğru geçerken 8-10 kurt geldi. Başta birkaç kez çevremde dolandılar. Alfa olduğunu anladığım bir tanesi 2-3 metre yakınıma kadar geldi. kısa süren bir göz teması ve uzaktan koklamanın ardından, sürüsüyle birlikte etleri afiyetle yedi ve alandan uzaklaştı. Ben tabi yakınımda o kadar kurdun olmasının verdiği tetiktelikle uyanık kaldım o gece sabaha kadar. Sabah gün ışıdıktan sonra bir ara uykuya daldım. Uyandığımda aynı sürünün benim tam da etleri bıraktığım mesafede hemen hemen dairesel bir düzende uyuduklarını gözlemledim. Ve size yemin ederim ben 3. gecemi bitirip de oradan ayrılana kadar, el kadar sıçanları dahi kamp alanıma sokmayıp, adeta devriye gezdiler iki gün boyunca.

    Bu olay belki o seferlik bir durumdu, belki değildi, belki farklı bir enerji vardı o süre zarfında. Ancak kesinlikle emin olduğum bir şey var. Doğaya girdiğinizde siz kendinizi misafir yerine ne kadar ait hissederseniz, doğa da bütün canlıları ile size o kadar kucak açıyor ve sizi sahipleniyor.

    Hayatın gerçek anlamda enerjilerden oluştuğuna inanan biri olarak söyleyebilirim ki doğaya, elimde insanın vahşetlerde kullandığı bir silahla tatile gider gibi gitmektense, o aidiyeti hissetmek uğruna bazı riskleri alabilirim ve almaya devam edeceğim.

    Umarım körü körüne ölüme yürüyen birini hayal etmemişsinizdir ya da herhangi birinizi kıracak bir söz söylememişimdir kendimi ifade ederken.

    Okuduğunuz için teşekkür ederim.

    Sevgi ve selamlarım ile...
     

  3. haldun31

    haldun31 Kamp I

    Mesaj:
    115
    Alınan Beğeni:
    21
    Ynt: Doğada Vahşi Hayvanlardan Korunma?

    çok eski bir konu ama dip not düşmek istedim.kendi adıma küçük bir el radyosu ile doğada dolaşmaya çıkıyorum.hem müzik dinlemiş oluyorum hemde ses çıkartmış oluyorum.faydasını gördüm mü? yürürken hiç hayvan görmediğime göre işe yarıyor diye düşünüyorum.
     

  4. ruh adam

    ruh adam Yeni Üye

    Mesaj:
    6
    Alınan Beğeni:
    4
    Şehir:
    Eskişehir
    Ynt: Doğada Vahşi Hayvanlardan Korunma?

    Değerli forum üyeleri,

    Eskişehir'den yeni katıldım aranıza. Merak ettiğim birçok konuda bilgi edindim; emeği geçen herkese teşekkür ederim.
    Bu konuyu tekrar -tabiri caizse- hortlatıyorum. Çünkü abicim, açıkçası pek doğa ile haşır neşir bir insan değildim birkaç doğa yürüyüşü dışında. Efendim; iki yıldır, serdar kılıç abimiz de sağolsun merak sardık; çadır, takım taklavatı dizdik derken... 'Havalar düzelsin artık kendimi doğaya bırakacağım' düşüncesi ile bekliyorum. (Çok uzattımsa lütfen affedin) Neyse geçenlerde Backcountry diye bir film izledim. Sadece film de deyip geçmeyin; oturdum net'ten okudum; liveleak'ten, youtube'dan izledim falan... Oldu mu bende bir fobi artık; ayılar, kurtlar... :(
    Şimdi avcılık bir tarafa lütfen; silah, tüfek, o ayrı bir konu da... Doğaya saygı, hayvanların yaşam alanına saygı falan, o da tamam. [İki ayaklı hayvan muhabbetine girmiyorum bile]
    Ama izlediğim şeylerde kampçıların, bisiklet gezgincileri ya da trekkingcilerin bir hatası yok gibiydi. Yani köşeyi döner dönmez hayvanla burun buruna geliyor herifler, bir kasıtları yok ki :smiley:
    * 'Hayvanlar zaten insanlarla karşılaşmak istemez, kaçar' diyenler için bir örnek: https://www.youtube.com/watch?v=UCeinp8RiSc
    Ben çözüm olarak, şu çocukluktan hatırlarsınız belki kızkaçıran, torpil falan derler... Cebimde ondan bulundurayım derdim ama. Onu çıkaracaksın da, fitili ateşleyeceksin de...Forumu okudukça anlıyorum ki torpil elimde patlarmış. :smiley:
    Sadede geliyorum:
    1- Bu kadar çekinmem yersiz mi? Doğada kendi halimizde takılırken bir yaban hayvanı ile karşılaşma ihtimali nedir? Forumda kimileri 'ayıların nesli tükeniyor; görürsen kendini şanslı say, fotoğrafını çek hatta' demiş. Kimileri 'geçen sene falan yerde taze ayak izlerini gördük' demiş.
    2- Lütfen bana ve benim gibi düşünen, çekinen; acemi insanlara yaşanmış daha somut olaylar, örnekler ve çözüm yolları aktarır mısınız? Nasıl yeneceğiz bu ilk korkuyu, bu fobiyi?
    İlginiz ve sabrınız için şimdiden çok teşekkür ederim. Cevaplarınızı bekliyorum.
    Esen kalın...
     

  5. Shadowjedi

    Shadowjedi Kamp I

    Mesaj:
    117
    Alınan Beğeni:
    3
    Şehir:
    İstanbul
    Ynt: Doğada Vahşi Hayvanlardan Korunma?

    Verdiğiniz örnek ile bizim buralardaki ayılar tabiri caizse elma ile armut kadar benzerler. Daha detaylı araştırırsanız Amerikadaki grizzly ayıları ile karaayılara karşı farklı savunma taktikleri olduğunu görürsünüz. Bizim ayılarda önceki mesajlarda yazdığı taktikler işe yarar. Bununla beraber 25 seneden fazladır doğadayım sıkıntı yaşayacak bir duruma düşmedim. Benim en sıkıntı çektiğim konu çoban köpekleri oldu, yani yaban değil evcil hayvanlar. Ayrıca bu konu üzerine bu kadar kafa yormanız bir fobi geliştirdiğinizi gösteriyorda olabilir, bence öncelikle bunu düşünmelisiniz.
     

  6. yasarergun

    yasarergun Dünyayı değiştirebilirsin

    Mesaj:
    3.333
    Alınan Beğeni:
    276
    Şehir:
    Antakya-Hatay ama O bir Antep'li :)
    Web Sitesi:
    http://www.yiyenbilir.com
    Ynt: Doğada Vahşi Hayvanlardan Korunma?

    Türkiyede ayilarla insanların en yakin oldugu yer bursa. Hafta sonunda teleferigin ilk duragindaki yaylalarda yüzlerce insan kampa gider, gruplar vardir, ayak izlerini gorursunuz ama cadira girer deliksiz uyursunuz. Ayakkabilarinizi cadira alin, acikta yiyecek birakmayin girin cadira uyuyun. Türkiyede henüz kampcilara vahşi hayvan saldirisi bildirilmemistir. Internetten bi ara kitaba da yazdigim "doğada yaşamın temel kuralları" diye kisa bir yazi var lutfen onu okuyun. Korkmayın bir sey olmayacak.

    D6503 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
     

  7. Behzat Ç.

    Behzat Ç. Kamp I

    Mesaj:
    197
    Alınan Beğeni:
    11
    Meslek:
    emekli
    Şehir:
    istanbul
    Web Sitesi:
    https://www.gezenbilir
    Çağrı İşareti:
    v
    sevgili arkadşlar çok ava gittiğim ve dağlarda birzati tek ikili veye küçük gruplarla.çok kamp yaptım av kampları tabiki.kurt sadece yavrulu olduğu dönemde yuvaya çok yaklaştığında ve kışın çok aç kalma durumunda ki köylere bile iniyorlar,birde kızan zamanı denilen çiftleşme zamanları tedirgin edildiklerinde saldırırlar.diğer zamanlarda ıssız doğada tamamen açıkta kalsanız yada yatsanız asla yaklaşmazlar.sadece domuzlar yoğun sürü olduklarında ve yaralı olduklarında çok tehlikeli olurlar ayı da dahil kurt çakal vs hayvanlar ani karşılaşmalarda.vaşak.da dahil saldırganlık gösterir.yabanda gürültülü ve yerinizi,yönünüzü belirgin şekilde yürürseniz asla yolunuza ve önünüze çıkmazlar.ses çıkararak yanan statlarda rastladığımız maytap türü şeylerden ayı başta olmak üzere domuz dahil bütün yaban hayvanları korkar heleki çocukların torpil olarak adlandırdıkları patlacıcı hem ses,duman ve sese desibeli olarakta etkileyici.sevgiler.esen kalınız.
     

  8. nks

    nks Yeni Üye

    Mesaj:
    1
    Alınan Beğeni:
    0
    Öncelikle forumda ilk mesajım merhabalar herkese.Bu konuyu okuduktan sonra üye olmak istedim.

    Çadır ve kamp işlerinde yeniyim ve henüz yeterli donanıma sahip değilim.Geçenlerde Şile akçakese taraflarında tenha bir yerde tek başıma birden coşup kamp atmayı düşündüm.
    yer gündüzcülerin çöpleriyle doluydu ve hayvanların cirit atacağından emindim yine de kurma kararında devam ettim.dandik bi çadırım ve yeterli ekipmanım yok yorgun ve tektim bir de çok geç saatte oraya gittiğimden ateşle falan da uğraşacak halde değildim.
    Ay da yoktu zifiri karanlıktı etraf.uzunca telefonda konuşurken telefonun feneriyle arada etrafı aydınlatıyodum.22-23 sularında etrafıma doğru tuttuğumda feneri iki tane göz bana dikilmiş aramızdaki mesefa 3 metre civarıydı yani tam anlamıyla alanıma dahil olmuş ve bana bakıyordu.Feneri tuttuğumda ve ona döndüğümde herhangibir geri çekilme düşüncesinde değildi öylece kalmaya devam etti.O sırada telefondayım ve karşı tarafa tedirgin bi şekilde biraz da şaka da katarak bişey var beni izliyor..çok yakınımda.. dedim.Bu durum beni hayli şaşırtmıştı hem bu kadar sokulup bana kitlenmesi hem onu farkedip fener tuttuğumda çekilmemesi..Sonra hoşt pişt falan dedim.döndü gideceğini sandım sadece bir iki metre geride küçük bir ağaç ve çalılık vardı ordan izlemeye devam etti bu sefer sadece parlayan gözlerini görebiliyodum.belki gizlendiğini düşündü.Bu durum beni baya huylandırdı.dakka bir gol bir sabaha kadar sıkıntı diye düşündüm.
    2:30 gibi çadıra geçtim.uyumayıp etrafı dinledim uzun süre yoğun dalga sesleri ve rüzgarın çıkardığı sesler arasında farklı ses ayırt etmeye çalışıyodum.çadırın 10 metre civarı sağından bazı hayvanların kapışma sesi geldi.şiddetli gür ama kedigillerin sesi gibiydi.Çok aldırış etmedim zaten etrafımda bir sürü hayvan olduğunu olacağını biliyodum çöplerden dolayı.Bi sigara yakim sonra uyurum dedim.Sadece tül kısım açıkken çadırdan çıkmaya hazırlanırken tam çadırın önünde 1,5-2 metre mesafede aynı mevzu cereyan etti hatta daha uzun süreli dalaşma.toprak kısımdan kumsala süratle geçerken birinin gölgesini gördüm ama ne olduğunu anlayacak kadar değil.

    Akşam bana kitlenenle bu sesleri çıkaranların farklı tür oldyğunu düşünüyorum.
    Eve dönüp durumu değerlendirdiğimde ciddi bi tehlike atlatmış olabileceğimi düşünüyorum.Çünkü beni kesen hayvanın tilki çakal vs olamıyacağını biliyorum.Bu hareket ya kurt,ya vahşileşmiş köpek hareketiydi ya da en az bunlar kadar tehlikeli bişey.Ve o an rutin kontrollerime denk gelmesiydi arkamı kontrol etmeseydim ne olabilirdi diye düşününce gerçekten hafife alarak yaptığım bu kampta sıkıntıya girebilirdim.Çadırımda yiyecek vs bulunmuyordu.bulunduğum koy alabildiğine çöplerle dolu benim çadırımı kurduğum kısım nispeten temizdi.

    kurt gibi hayvanların hedeflemesi ciddi sıkıntı.Ve onları uzak tutacak bunda başarısız olunursa onlarla baş edecek ekipmanlar gerekli.Neler olabileceği konusunda da Çadırın yanında kısık sesle çalan bir radyo,Tribünde yakılan meşalelerden kullanmak etkili olabilir.oyuncak patpat tabancalarını kullanmak da olabilir ama eğer kararlılarsa kurt gibi hayvanları pek etkilemeyebilir. meşalenin etkili olabileceğini düşünüyorum ama onu da yakmak için soğuk kanlı ve zamana ihtiyaç var.Elinin altında durur ve hayvanı cepheden görürsen soğuk kanlı ve pratikliğine bağlı olarak yakarsın ama benim o akşam yaşadığım arkadan yakalanma durumunda ciddi risk altındasın.O hayvanı epeyce düşündüm hedefe beni mi koymuştu,oturmamı boş anımı falan mı bekliyodu,dönmeseydim olay nasıl gelişecekti.

    Bu durum tek başına kamptan biraz soğuttu beni.Ciddi tedbirler almadan en azından.Yurt dışında ayı spreyleri var.Ondan temin edebilsek ama o da zor.Dediğim gibi hepsi bi yana özellikle tek kamplarda ayık olmak gerek.
     

Forumdaki Benzer Konular

Yükleniyor...