<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Bulgaristan-romanya-ukrayna-rusya-estonya-letonya-litvanya-pol Seyahatim</b><br />
<br />
Önce Old Town'a gidiyoruz.Park ücretleri çok pahalı burada.Tesadüfen park kontrolörü de oradaymış.Bize park yeri öneriyor.Deniz kenarı mı? nehir kenarı mı ? bir yere geliyoruz(Nehir kenarı imiş. Daugava Nehri).Buraya arabamızı bırakıyoruz.Parklarda kredi kartıda geçiyor. Akşam 7'den sonra bedava.Tam yediye kadar park parası ödüyoruz.Aynı bölgelerde başka bir yere gittiğinizde yeniden park parası ödemiyorsunuz.Bir süre orada biraz dinlendikten sonra karşıya geçiyoruz.Nehrin doğu yakası eski şehir.Güzel bir köprü ile karşıya geçiyorsunuz.Burası daha çok konutların olduğu bir yer.Tekrar eski yere gelip aracı park ediyoruz.Ve dalıyoruz eski şehire. Daha akşama çok olduğu için pek hareket yok. Gülhan'ın Galaksi Rehberi programını izlemiştik.Pazar yerini çok övmüştü.Yürüyerek biraz uzakta olsa oraya gidiyoruz.Bir açık pazar var, birde kapalı.Kapalı pazar yeri 6'da kapanıyormuş. Altıyada fazla kalmadı.Hızlı davranmalıyız.Hızlıca önce kapalı pazar yerine giriyoruz.Her ürün çeşidi farklı alanlarda satılıyor.Peynir satılan pazar ayrı,sebze satılan pazar ayrı.Ev yapımı olduğunu düşündüğümüz pasta kurabiye gibi şeyler de vardı.Bazılarının tadına baktık, güzeldi.Bizim damak tadımıza uygun.Cezerye pek hoşumuza gitmedi.Açık pazardan meyve aldık.Bir Gürcüden üzüm aldık.İtalyan üzümü imiş.Bizimkilerin tadında değildi.Gürcüde öyle dedi.(Gürcü biz Türk'üz deyince Tayyip,Tayyip dedi.) Türk üzümleri güzelmiş ama buraya gelmiyormuş.Pazar İtalyan,İspanyol ve Portekiz ürünleri ile dolu.Karpuz,üzüm, şeftali, erik, kiraz...<br />
Oraya gelmemiz oğlumun işine yaradı.Tam şehirlerarası otobüs terminalinin yanı. Varşova'dan tekrar buraya gelecek.Bu arada Ozan'ı da sürekli sıkıştırıyoruz.Nerde kalacaksın?Kalacağın yeri göster bize.<br />
-Amann baba kalırız işte bir yerde, görüpte ne yapacaksınız diye geçiştirdi.İnsan çocuğunun nerede kalacağını merak ediyor işte. Oda kaldığım yeri beğenmezler üzülürler mi diye düşündü bilmiyorum.Bizde fazla üstüne gitmemeye karar veriyoruz.Pazardan dönüşte tekrar eski çarşıya yöneliyoruz.Güzel bir parktan geçiyoruz.Tripso'da Türk kebapçısı olduğu yazıyor.Oraya da uğruyoruz.Döner yiyoruz ama biraz pahalı geldi.Letonya diğer Baltık ülkelerine göre pahalı.Paraları bile Euro'dan değerli.1 Euro 0,70 Lat ediyor.Döviz bürolarında kurlar arasında büyük fark var.1 euro'yu 0,63 lattan alıyorlar 0,70 lattan satıyorlar.Arada 7 cantim var.Onların kuruşları da cantim.<br />
Türk Kebab adı sadece Türk kebab.O sokakta birçok ülkenin mutfağı vardı.Uyanık bir girişimci böyle düşünmüş olmalı.<br />
Karnımızı da doyurduktan sonra tekrar Old Town'a dönüyoruz.Bir meydanda oturuyoruz.Küçük bir park var, yanında da eğlence mekanları, kafeler.İlgimizi çeken birçok kafe var.Canlı müzik yapıyorlar.Otur kenarda dinle icabında.Kafeler aynı anda çalmıyorlar.Birkaç parça biri çalıyor sonra diğeri başlıyor.Müzikler birbirine karışmıyor.Bizim buralarda olsa nasıl olurdu?<br />
Meydanda tablette bir şeylere bakarken internet olduğunu fark ediyoruz.Deneyelim bakalım diyoruz ve bağlanıyoruz.Şifre yok.Oranın telekomu meydana Wi-fi koymuş.Türkiye'deki akrabalara canlı yayın yapıyoruz.Ne güzel değil mi?<br />
Riga'da gezilecek yerler çok.Güzel bir şehir.Buranın tadına varmak için en az üç gün gerekli.Oğlum buradan çok memnun kalmış. Bir ay tadını çıkarmış, çok güzel arkadaşlıklar kurmuş.Biz sadece yaklaşık 35 saat kaldık.Tabii pekçok yeri gezemedik.İnşallah başka bir zaman diyoruz ve gidiyoruz pansiyona.Önce yarınkı kalacağımız Villius'daki yerimizi ayarlıyoruz.Bu sefer bir otel ayarlıyoruz.(Villius'da bir süprizle karşılaşıyoruz)Yatıyoruz.Güvenlik açısından sıkıntı yok ama yattığımız yatak rahat değil.Kacur kucur.Herşeye rağmen sabah kahvaltımızı orada yapıyoruz.Eşim hemencecik bir tencere makarna pişiriyor.Öyle yemeğinde makarna var anlayacağınız.<br />
<b>31 Temmuz</b><br />
Rigaya doyamadan hatta doğru dürüst gezemeden saat 9.45 'de Villius'a hareket ediyoruz.Km.4725 olmuş. Riga Villius arası 294 km. Yaklaşık 4 saat gibi. Dinlenmelerle birlikte 6 saati bulur.Sık mola veriyoruz, ondan.Birde hız kurallarına uygun olarak gidiyoruz.Buralarda otoban yok.Villius'a yakın bir yerde kısa mesafe bir otoban var.En son otobanı Kiev'e girerken görmüştük.<br />
Yolculuk iyi gidiyor diyorum ama pek iyi gitmiyor.Arabada bir sorun var.Motordan tıkır tıkır ses geliyor.Bilye sesi.Tallinn'den beri var.Litvanya'da biraz daha arttı.Herhalde şarj dinamosunun bilyeleri yine bozuldu diye düşünüyorum.Dinamoyu değil sadece bilyelerini değiştirmiştim, usta da ne kadar bilmem demişti.Ben ondan şüpheleniyorum, bir yandan yola devam ediyoruz.Almanya'ya kadar gider diyorum.Bu duygularla Letonya-Litvanya sınırına geliyorum.Sınır yok ama eski gümrük binaları duruyor.Çocuklar uyuyor.Zaten yok boyu uyudular.Sınırda duruyorum.Hem bi sigara molası hemde temiz hava.Almaz olaydım keşke.İndim arabadan, sigara yaktım.Sağa sola bakınırken bir ne göreyim,vinyete yazıyor.İyi durmuşuz diyorum.Gidiyorum gişeye.Bayana vinyet almak istediğimi söylüyorum. Ruhsatı da yanımda götürmüştüm, gerek yok diyor.Veriyor pulu elime.Yapıştırmakta sıkıntı çekiyorum.Beceremiyorum işte.Polanya plakalı bir tırcıdan el işaretleri ile yardım istiyorum.Adam koca tırdan iniyor geliyor benim arabaya pulu yapıştırıyor cama, tak tak.Pulu taktıktan sonra biraz daha orda kalıyorum.Ya hiçbir taksi uğramıyor.Herhalde diyorum burdan geçenler buralı ya ogs var yada kgs.Çıkıyorum yola.Ha bu arada pul 12 euro.başka bir yerde mola veriyorum.Arabalara bakıyorum.Hiç bir takside pul ve benzeri birşey yok.Ozan'a sor bakalım taksilerde neden pul yok.Aldığımız yanıt.Bu yollarda sadece minibüs üstü araçlar vinyet alıyorlarmış.Gitti bizim 12 euro. Keriz olduk yani.Bu konuda eksik çalışmışım dersime.Bir daha ki sınava iyi çalışacağım diyorum ve unutuyoruz bu kerizliğimizi.<br />
Geliyoruz Villius'a 2 gibi.Direk otele gidiyoruz.Otel bir spor kompleksi.Güzel bir yere benziyor.Giriyoruz resepsiyona. Rezervazyonumuzu söylüyoruz.Eleman yok diyor.Nasıl olur?İyi bakın olması lazım.Tekrar detaylıca inceliyor.Sizin rezervasyon 31 ağustosa.Nasıl olur 31 temmuz olması lazım.Hata Ozan'dan kaynaklanıyor.31 temmuz yerine yanlışlıkla 31 ağustos yapmış.Günler aynı, aylar farklı,dikkatinden kaçmış.<br />
-E ne yapacağız şimdi.İptalde edemeyiz.Yeni yer aramaktansa kalalım burada.Yanacak bizim 38 euro ama ne yapacak elin memleketinde.Bi 38 daha vereceğiz artık sorunu çözemezsek.Elemana soruyoruz yer yok diyor, ama saat 3 te boşalacak.Bizim iptal işi ne olacak.O konuda yapacak bir şey yok.Arıyoruz booking'i.Booking konuyla ilgileneceklerini tekrar geri döneceklerini söylüyor.15-20 dakika sonra arıyorlar.Otel müdürü ile görüştüklerini 31 ağustostaki rezevi iptal ettiklerini ve bu akşam için yerimizin hazır olduğunu söylüyorlar.Tebrikler booking.Reklam olmasın ama en güvenli sitelerden birisi bence.Türkçe destekleri de var. Riga'da da aramışlardı.Almanya'da Prag için yer ayırttığımda iki gece yerine iki oda olarak ayırtmışım onu da telefonla düzeltmiştik.Onun için yani.Teşekkürler.<br />
Otel işini hallettiğimize göre sıra geldi arabanın işine.Ses çoğaldı.Rahatsız edici bir hal aldı.Acaba Varşova'ya kadar gider mi?Türkiye'deki ustamı arıyorum.Şarj dinamosu bile olsa yolda bırakabileceğini söylüyor bunun üzerine inat etmenin bir anlamı olmadığını ve arabayı yaptırmamız gerektiği kanaatine varıyoruz.Villius'a biraz daha fazla zaman ayırmak için erken gelmiştik ama olmadı.Yola çıkmadan önce geçeceğim güzergah üzerindeki servislerin adreslerini almıştım.Notlarıma bakıyorum.Fiat servisinin adresini naviye giriyorum, çıkıyorum yola.Adres yakın ama bir türlü adresi bulamıyoruz.Acayip bi durum.BMW'nin olduğu yer aynı zamanda fiatında servisi imiş.Bir yerden dönerken taksicileri görüyoruz.Taksicinin biri TR plakayı görünce Antalya diye sesleniyor.Ne oluyoruz ya.Adam meğer tatile Antalya'ya gitmiş.Buraları biliyor yani.Bizim işimize yarıyor bu.Adam tanıdık, sıkıntı yok yani.Taksiciye durumu anlatıyoruz.Servisi tarif ediyor.Bu sefer biraz uğraş verdikten sonra kapısını buluyoruz.Tuhaf bir yer.Neyse ikigün sonraya randevu veriyor.İki gün burada kalamayız.Ya buranın sanayisi yok mu?Gitsek Ekrem Usta'ya.Yine taksicinin yanına dönüyoruz.Durumu anlatıyoruz.Ya dayı buranın sanayisi yok mu?Servis böyle diyor.Adam bize bir adres veriyor ama o adresi bulamıyoruz.Garip bir sanayi.Hangisi tamirci dükkanı belli değil.Bir yere girdik.Araç kuaförü imiş.Geri döndük, çıkarken bu dükkanı gördük.Tamirci değil mi sonuçta.</div>