Dağlarda Kirlilik Sorunu

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan VitaEsMorte Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 12
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 4,401

VitaEsMorte

Zirve
Mesajlar
2,896
Tepkime Puanı
39
GokhanUzun' Alıntı:
Yurdum insanı + manzaralı sulak bir yer = kaçınılmaz olarak mangal keyfi.

Buna bir de boş bira kutularını eklemek istiyorum. En ücra dağlarda, kanyonlarda dahi gördüğüm bu şeyleri doğaseverlerin bırakmadıklarını umuyorum...
 

Etiketler
Benim çok da uzun yıllara dayanmayan tecrübelerimle teşhis edebildiğim kadarıyla bütün malzemesini sırt çantasında taşıyan doğaseverler için böyle bir durum söz konusu olmuyor genellikle. Ağırlıklı olarak yerel halk (Piknik yapan ve alkol alan gençler, çobanlar v.s.) bu konuda daha çok paya sahip diye düşünüyorum. Bir de bu kirlilik araçla ulaşılabilen mekanların yakınlarında daha yoğun oluyor. Çöpleri oralarda bırakmak nasıl bir psikolojik yapının eseridir, ben tam olarak anlayabilmiş değilim. Çöplerin toplanıp geri getirilmesi enayilik olarak mı görülüyor acaba?
 

Bu konuda kesinlikle haklısınız. Bizim gibi gruplar böyle yerlerde asla çöpünü bırakmaz. Ben kamp dönüşlerimiz de, 3 jumbo boy çöp poşetini minübüse taşıdığımızı bilirim.
 





Sedat Hocam şahane bir saptama yapmış. :smiley: Oralarda ki kirlilik düzeyi çok yükseldiği için Nepal hükümetinin dağdan indirilen metalleri (Özellikle boş oksijen tüpleri rota üzerinde bırakılıyormuş) kilosuna para ödeyerek satın almak gibi bir tedbire başvurduğunu okumuştum.
Aslında oralara kadar gitmeye de gerek yok. 2004 de Kaçkar tırmanışı yapmak üzere kamp attığımız Dilberdüzü'nün hali içler acısıydı. Diğer yandan 2006 yazının sonlarında Ağrı'da da bir temizlik operasyonu yapıldı ve çuvallar dolusu çöp dağdan indirildi.

Demek ki birkaç gün önce yazdıklarımı biraz revize etmem gerekiyor. İnsan elinin değdiği her yerde maalesef kirlenme yaşanıyor. Peki, bu kirlenme piknikçilerin ulaşabildiği yerlerde ve dağlar grubunda da ağırlıklı olarak turist çeken bölgeler de daha fazla oluşuyor olabilir mi? Sanki turistlerin yoğun olarak ziyaret ettiği dağlar da kirlenme daha fazlaymış gibi. Bu kirlenmenin sebebi turistler midir yoksa onlara hizmet vererek (Rehberlik, katırcılık v.s.) para kazanan yerel halk mı? Dağcılık başlangıcım çok eski olmadığı için daha tecrübeli dostların fikirlerini almak isterim açıkçası.

8.000'liklerde ki kirlilik için şahsi görüşüm, oraların kendine has koşullarından kaynaklanan bir durum olduğudur. Cesetlerin aşağıya indirilmediğini, yaralıların bile yardım alabilme ihtimalinin çok yüksek olmadığını okuyup izliyoruz kitap ve belgesellerden. Bu psikoloji altında ki kişiler için çöpler önem sıralamasında belki de hiç yer almıyor bile olabilir. Çok zor bir tırmanış yapıyor olmak kişiye böyle bir hak veriyor mu? Mutlaka herkesin söyleyeceği birşeyler vardır. Ama ucu açık bir konu bence.
 

Merhaba Gökhan. Ucu açık bir konu olduğunu pek düşünmüyorum. Ara kampları kurarken bazen onlarce kez iniş çıkış yapan Şerpa ve diğer dağcılar inerken yanlarında çöplerini de götürebileceklerini düşünüyorum. Yukarıda yemek için yiyecek ve içeceklerini çıkarabildikleri gibi boşlarını da aşağıya götürmeliler. Everest ya da başka bir 8000'lik dağa çıkabilme psikolojisine, kondüsyonuna, tecrübesine ve maddi imkanına ulaşmış bir sporcunun çöplerini yukarıda bırakacağına inanmıyorum. Bırakanlar da büyük ihtimalle sporcu olmayıp para gücü ile zirve ya da 8000 metre irtifa yapmaya gelmiş kişilerdir. Tabii bir kaza durumunda tüm bunların önüne ilk önce insan yaşamının geçtiğine, boş oksijen tüplerinden çok kazazedenin önceliğe geçeceğini de kabul ediyorum.
 

Ynt: Dağlarda Kirlilik Sorunu

GokhanUzun' Alıntı:
Peki, bu kirlenme piknikçilerin ulaşabildiği yerlerde ve dağlar grubunda da ağırlıklı olarak turist çeken bölgeler de daha fazla oluşuyor olabilir mi? Sanki turistlerin yoğun olarak ziyaret ettiği dağlar da kirlenme daha fazlaymış gibi. Bu kirlenmenin sebebi turistler midir yoksa onlara hizmet vererek (Rehberlik, katırcılık v.s.) para kazanan yerel halk mı? Dağcılık başlangıcım çok eski olmadığı için daha tecrübeli dostların fikirlerini almak isterim açıkçası.

Asıl sorum buydu aslında. :smiley: Diğer konuyu derinlemesine konuşacak bilgi birikimim yok! 8.000'lik bir dağın hayalini bile kuramıyorum. Okuduklarımız ve seyrettiklerimiz işin aksiyon kısmıyla alakalı oluyor daha çok. Yurdumuz özelinde düşünürsek tecrübeli arkadaşların fikirlerini almak isterim. Ben sadece 3 yıldır ciddi anlamda dağlara gidip geliyorum.
Mutlaka evveliyatını bilen arkadaşlar vardır.
 

Ynt: Dağlarda Kirlilik Sorunu

GokhanUzun' Alıntı:
Peki, bu kirlenme piknikçilerin ulaşabildiği yerlerde ve dağlar grubunda da ağırlıklı olarak turist çeken bölgeler de daha fazla oluşuyor olabilir mi?

Evet tamamen böyle, piknikçilerin ve dağcıların ulaşabildiği her ortamda kirlilik sürekli olarak artmakta. Ulaşım imkanı olup da popüler olmayan dağların daha temiz olduğunu söyleyebilirim. 2003 Eylül ayında Sivas Kızıldağ'a gitmiştik. Dağ içersinde bir çok toprak yol olmasına rağmen piknik yapılabilecek sulak bir alan olmadığı için arazide hiç bir çöp, sigara izmariti bile görememiştik. Şimdi nasıldır bilemiyorum? Turistleri ve / veya yerel halkı değil hepimizi suçlamamız gerek. Üzüm üzüme baka baka kararır. Kamp yerine gelip de ortalığı çerçöp içinde gören kişi ister turist olsun ister dağcı yada piknikçi "millet atmışsa otunu - çöpünü, ben neden atmayayım?" düşüncesine kapılıyor ve doğal ortamların kirlenmesi tüm hızı ile sürüyor. :(

İzmir'de katıldığım hafta sonu dağ yürüyüşlerinde, 5-10 dk'lık molalarda yenen portakal ve mandalinin kabuklarını patika üzerinde bırakmamalarını yüz kere söylediğim halde dinletemediğim, kendine dağcı diyen kişiler varken; doğal ortamlar da dağa doğrusu yüksek irtifalarda çer çöplüğün daha da büyüyeceğine emin olabilirsiniz. :( Bazı benden ukala yürüyüşçüler bana; " Portakal mandalin v.s. kabukları doğal ortamda çürüyecek" diyorlar. Bende "Çürüyecek, lakin 5-6 ay sonra(?), o zamana kadar bu patikadan kimbilir kaç grup geçiş yapacak. Her grup, önceden geçenlerin hareketini tekrarlarsa ne olur bu parkurun hali hiç düşündün mü?" - "Amannn Murat sende" deyip konuyu kapatıyorlar. Dağ kazmamın yanımda olmadığına hayıflanıyorum bazen :smiley: Kaşığı ile...

Neyse kafa şişirdim yine , kolay gele.
 

Ynt: Dağlarda Kirlilik Sorunu

Murat'a katılıyorum. Doğada bulunan her insan doğa için başlı başına bir tehdittir. İster çevre konusunda bilinçli olsun ister olmasın, tehdittir. Dağcı, ağırlığından dolayı bitmiş tüpü gereksiz yük olarak görüyorsa bu zaten onun kişiliği hakkında bizlere yeterli bilgiyi veriyor. Gereksiz yük değil ama taşımakta zorlanıyorsa ve bunun kondisyonu için tehlike yaratacağını düşünüyorsa çıkıştan önce hesaplamalarını ona göre yapmalıydı. Kimse kendi çıkarları için başkalarının, başkalarından ziyade doğanın haklarını gasp edemez. Ama maalesef konu pislik olunca Cemal Gülas'ın çok güzel bir sözü var "hepimiz pisiz, çünkü içimiz b*k dolu" :smiley: Yani bunun dağcısı, piknikçisi, turisti, rehberi yok. Hepimiz insanız ve hepimiz bunu yapıyoruz, suçluyuz.

Ayrıca Murat kardeşim, ben portakal kabuklarının bilinçli olarak doğal ortamda bırakılmasından yanayım. ;) Portakal veya diğer meyve kabukları, yediğimiz yemişler v.s. bunların hepsi organik maddelerdir, doğada çözülmesi en kolay maddelerdir ve hem toprağın hem de bitkilerin canlılığı için oldukça faydalıdırlar. Tabi bu atıkları gelişi güzel etrafa saçmak yerine toparlayıp, bir ağacın veya çalı çırpının içine bırakmak en güzeli.
 



Ynt: Dağlarda Kirlilik Sorunu

Evet Sedat bende portakal v.s. kabuklarının doğa da bırakılması taraftarıyım da, yürüyüşçülerin ve sporcuların kullandığı patika üzerine bırakmak yerine senin de yazdığın gibi bir ağacın dibine ve çalı çırpı içine bırakmalı. Bu durumda bile kabuklar patikayı kullanan kişilerin göremeyeceği şekilde olmalıdır. Sık çalılıklar arasına fırlatılması ve / veya toprakta bir çukur içine (orta boy bir taşı kaldırdığımızda oluşan doğal çukur gibi) konabilir. Rehberliğini yaptığım yürüyüşler de bile o kadar fırça çektiğim halde dinletemiyorum bizimkilere. :( Cemal Ağabey doğru söylemiş gerçekten.
 

Ynt: Dağlarda Kirlilik Sorunu

Muz kabuğu yiyen tarla farelerinin öldüğünü duymuştum. :smiley:

Ekosistemi bozmamak adına tavsiye etmemişlerdi yanımızda götürdüğümüz herhangi bir şeyi doğada bırakmamıza. Ben organik olan şeyleri (muz'u sormuştum hatta), onlarda bana yukarıda yazdığım gibi tarla farelerinin muz kabuklarını yediklerinde öldüklerini söylemişlerdi.
 

Ynt: Dağlarda Kirlilik Sorunu

Evet açıkta bırakılan ekmekleri yiyen geyiklerinde rahatsızlandığını okumuştum.
Ekmek açık ve sıcak havada kısa sürede küflenip çürümeye başlıyor bunu yiyen geyik veya başka bir hayvanın midesi bu küf nedeni ile zarar görüyormuş.
O nedenle kabukları ve organik artıkları açıkta bırakmak yerine gömmek uygun olabilir.
Tabii en uygunu şehre geri getirmek.
 

Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle ilgili bilgi vermeyen başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.
- Sadece video veya blog bağlantısı verilerek açılan konuların can sıkıcı olduğunu ve üyeler tarafından hoş karşılanmadığını belirtelim. Lütfen paylaştığınız video veya blogun bağlantısının altına kısa da olsa konu başlığıyla alakalı bilgiler veriniz.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.


GEZENBİLİR TV

Abone Olun

GEZENBİLİR'İ TAKİP EDİN

Forum istatistikleri

Konular
105,113
Mesajlar
1,533,510
Kayıtlı Üye Sayımız
167,019
Kaydolan Son Üyemiz
Nilay Gündüz

Çevrimiçi üyeler

SON KONULAR



Geri
Üst