Ynt: Flamenkonun Büyüsünde İspanya: Barselona,girona,figueres
Ayna ile yansıtılan çalışmalar serisi.
Dali hakkında okuduğum ilginç bir anı ve bir değerlendirme:" Kadınlara yanaşmaya çalışıp, görmezden gelinince "seni sefil yaratık, en çirkin kadınların bile seninle bir işi yok" der kendisine. kendisini yalnız hisseder, tekrar kadınları düşünmeye cesaret bile edemez. özellikle kadınlarla yakınlaşacağı sırada gülme krizlerine tutulur ve onların incinerek uzaklaşmalarına sebep olur. sonradan evleneceği gala ile ilk el ele tutuştuklarında gene gülme krizi tutar, ancak gala herkesin yapacağı gibi gururla elini çekmek yerine, dali’nin elini daha da sıkı kavrar. kimsenin anlamadığı bir şeyi, gülmesinin anlamını medyum gibi anlamıştır. dali’nin gülmeleri züppelik değil, kıyamet, cehennem ve korkudur. o günden sonra hiç ayrılmazlar.
Dali Fransız Devrimi’nden ve devrim kahramanı robespierre’den ne zaman bahsedilse yatağa düşecek kadar hastalanır. Bir gün bir arkadaşı lirik bir şekilde uzun uzun Robespierre (ülküleştirilmiş ölü ağabey) hakkında konuştuktan sonra, otelde hastalanır. bu hastalık dönemini otel odasında yalnız geçirir. iyileşmeye başlarken tavanda 2 ya da 3 tane hamamböceğine benzer böcekler fark eder. tavan yüksektir, onları aşağıya indirmeye çabalar ama başaramaz ve onların orada olduğunu bilerek uykuya dalar. uyanınca hemen tavana bakar, bir böcek kalmıştır. diğeri muhtemelen uyurken üzerine düşmüştür. çarşafları sallar, her tarafı inceler, birden korku içinde dona kalır. ellerini çıplak vücudunda dolaştırırken, sırtında, parmaklarının ucu ile güçlükle erişebildiği bir noktada bir şey yakalamıştır. çekip atmaya çalışır ama o şey sanki çektikçe vücuduna daha fazla asılmaktadır. bir sıçrayışta dolabın aynasının yanına gider ve bakar. artık şüphesi kalmamıştır, hamamböceği oradadır, etini acımasızca kavramaktadır. Kanıyla şişmiş yumuşak yuvarlak sırtını görebilmektedir. Köpeğin kulağına yapışınca kan akıtılmadan çıkarılamayan kenelerden biridir muhtemelen. Gözlerini kapatır, dişlerini sıkar ve onu felç eden bu durumdan kurtulabilmek için herşeye dayanmaya hazırlanır. İyice sıkar, çeker ancak kendisine öyle sıkıca yapışmıştır ki birazcık bile gevşetemez. sanki bedeninin ayrılmaz bir parçasıdır. Sanki böcek birden korkutucu bir ‘küçük siyamlı ikiz erkek kardeş embriyosu tohumu’ haline gelmiştir. Kaçınılmaz melun bir hastalık gibi sırtından çıkma aşamasındadır. Bir ustura alır ve kesmeye başlar, böcek inanılmaz bir direnç gösterir. Kan, sel gibi akar, ciddi bir kanama başlar. Kan gölünü görünce korkar ve kat görevlisini çağırır. Her taraf kan içindedir. Doktor gelmeden önce, daha önce yüzlerce kez gördüğü doğum lekesini kesmeye çalıştığını fark eder.
Gala, Dali’nin labil ruhsal yapısını dengeleyip, mali ve günlük işlerini düzenlemiştir. Karmaşık yaratma mekanizmalarını anlayabilen, bir tür ikizi, sekreteri, koruyucusu, ikinci rahmidir.
"Gala beni evlat edindi. ben onun yeni doğan çocuğu, oğlu, sevgilisiydim. Gala benden ölümün etkilerini söküp attı. Delirmememin nedeni, deliliğimi onun üstlenmesidir."