<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Hikayenin Sonu (pino Karavan Bizi Nasıl Delirtti!)</b><br />
<br />
------------------PİNO'ya SON YAZIMIZ---------------<br />
<br />
Merhaba (...)<br />
<br />
Son mesajımda karavanla ilgili konuyu daha fazla uzatmak istemediğimi belirtmiştim. Ancak aşağıdaki ifadelere son bir yanıt vermem gerekiyor. Yazışmak istemememin nedeni benim için zaman kaybı olması yanında sizin için de muhtemelen kaldıramayacağınız kadar ağır gerçeklerle karşı karşıya kalacak olmanız.<br />
<br />
Öncelikle bizim açımızdan bir “küslük ve kırgınlık” sözkonusu değil. Biz, güvenilir olduğunu düşündüğümüz bir firmadan, pazarlık da yapmadan, bir mal sipariş ettik. Müşteri olarak siparişin verilmesinden teslimata kadar olan süreçte de çok yapıcı ve anlayışlı olduğumuz açık. Geldiğimiz noktadaki durum basit bir ticari problemdir; Faruk Bey tabiati itibariyle “küsmüş “olabilir; bu bizim için profesyonel ticarette geçerli/anlamlı olan bir durum değil. Ticaret erbabı da bunu bir zayıflık ve profesyonel olmayan bir davranış olarak olarak değerlendirir.<br />
<br />
Konu, taahhüt edilen bir malın, istenen evsafta üretilmemiş olmasıdır. Bunun nedeni olarak da başta firma içindeki nakit akışı problemleriniz olmak üzere bir dizi sorunun müşteriye yüklenerek çözülmeye çalışılmasıdır; zira küslük/barışıklık vs. gibi ticarette yeri olmayan duygusal yaklaşımlar “müşteriye nazımız geçer” şeklinde bir tavra çok rahat dönüşür; bizim durumumuzda dönüştü de. Bir kere bu yol açıldı mı “müşteriyi aptal yerine koymak” rutin bir işlem haline gelir.<br />
<br />
-(...) Bey’in karavanında teslim sonrası çıkan elektrik sorunu telefonda bildirildiğinde “Sen daha yeni karavancısın, şalteri kullanamamışsındır” demek, işi aydınlatma olan bir insana sadece iki konumu olan bir şalteri nasıl kullanacağını bilmediğini söylemek adamı aptal yerine koymaktır.<br />
-Sözverilmiş teslim tarihinde fabrikada olmayacağınızı, karavanı da teslim edemeyeceğinizi önceden bize bildirmemiş olmanız adamı aptal yerine koymaktır.<br />
-Telefonda “karavan bitti ama temizlenmesi lazım, temizlemeden mi vereyim?” dedikten sonra her tarafı talaş tozuyla kaplı bir karavanı teslim etmek adamı aptal yerine koymaktır. Buzdolabını çıkardığımızda arkadaki manzaranın fotoğrafını görmek isteyeceğinizi sanmıyorum.<br />
-Telefonda konuşurken karşıdaki insanın lafının ortasında telefonu pat diye marangoza vermek görgüsüzlük olmanın yanında karşıdakini kaale almamak ve adamı aptal yerine koymaktır.<br />
-Karavanla ilgili sipariş edilmesi gereken malzemeyi son anda bulmaya çalışmak, bulamayınca da telefonda bunları iç piyasadan temin edip ucuz yerli malzeme kullanacağınızı söylemek adamı aptal yerine koymaktır.<br />
-Telefonda özellikle teslimat öncesi kalite kontrol yapılması talep edilmişken kapısı doğru kapanmayan bir karavan teslim etmek, adamı aptal yerine koymaktır.<br />
-30 küsur maddelik arıza/problem listesini size gönderen bir müşterinin “çözüm için yol haritası nasıl olacak” sorusunda ilgisiz yanıtlar verip, karavan fuarında şu-bu markanın hatalarını bulduk, fotoğraflarını çektik ama fotoğraflar telefondaydı, telefon da metroda kaldı, siz karavancılıkta yenisiniz, buraya gelin de karavan nasıl yapılıyor bir anlatalım demek, adamı aptal yerine koymaktır.<br />
-İşler sarpa sardığında yangını söndürmek için “Yaz sonunda bir karavan verelim” diye teklif getirip daha sonra bahaneyle bu tekliften vazgeçmek, adamı aptal yerine koymaktır.<br />
-Bu konuyla ilgili konuşurken sağda solda “Biz yeni bir karavan vermeyi teklif ettik ama kendisi kabul etmedi” diye beyanatta bulunmak adamı aptal yerine koymaktır.<br />
-Karavanın ön tarafında bir ayrılma oluştu; bunun sebebi ne olabilir diye sorulduğunda “birisi kanırtmıştır” diye yanıt dönmek adamı aptal yerine koymaktır.<br />
<br />
<br />
(Paylaşımın bu bölümü üyenin izniyle yönetim tarafından silinmiştir)<br />
<br />
<br />
Ben başkalarına ne söylüyorsam size de aynı şeyi söylüyorum. İyi yaptığınız şeyler iyidir; kötü yaptığınız şeyler kötüdür. Bu kadar objektif ve belgeli hareket ettiğim içindir ki tanıdık tanımadık bir sürü insan son 6 aydır internetten bana ulaşıyor; telefonla arıyor veya bir yerde karşılaştığımızda dert yanıyor. Hiç istemediğim halde böyle bir noktaya getirdiniz işi.<br />
<br />
Pino’nun iç ve dış estetik görünüşünün cazip olduğu konusunda bir kuşku yok. Problemler karavan standda dururken değil, kullanmaya başladığınızda ortaya çıkıyor.<br />
<br />
“Fabrika sizin” diyerek “karavanı getirin, tamir edelim” yaklaşımı bu boyutta problemlerde kabul edilebilir değildir. Gönderdiğim fotoğraflar durumu açıkça ortaya koyuyor; bu karavanın düzeltilmesi için her noktasına kadar sökülmesi lazım. Sıır alınmış hiçbir ürün bu şekilde bir tamirden geçerek teslim edilmez, yenilenir. <br />
<br />
Sinekliklere gelince, sözleşmenin bizdeki kopyasında Faruk Bey’in el yazısıyla belirtilmiş. Bunu gönderip daha zor durumda bırakmayayım sizi. Zaten ben ne konuştuğumu biliyorum.<br />
Sonradan istediğimiz folyo kaplama ve daha büyük tavan aydınlatması konusunda ise zaten ekstra maliyeti karşılayacağımızı belirtmiştik. Folyonun üzerindeki falçata izleri ve. Yanlış kesilmiş, eklenmiş bölümler nedeniyle ücretini almayacağınızı kendiniz söylediniz. Unutulmuş bir konu olabilir, tavan aydınlatmasını da son anda ikinci el bir şekilde bulmuştunuz.<br />
<br />
Kendini koruma refleksi, bir noktadan sonra aleyhe işler; güneş balçıkla sıvanmaz demişler.<br />
<br />
Nezaketle davranıyor olmamız, aptal olduğumuz anlamına gelmiyor. 2 sene önce karavanlarla ve karavan yapımıyla ilgili hiçbir şey bilmiyorduk ama şu anda tüm malzemeleri ve üretim tekniklerini çok iyi biliyoruz. Bu arada kullandığınız kontra da teknoloji olarak eskimiş durumda. Kompozit malzemelerde büyük yenilikler var.<br />
<br />
Kötü niyetli biri olsaydım çok daha farklı şeyler yapardım –Hayır tüketici mahkemesi vs. değil, bunu da teklif eden olmadı değil. Ben meseleleri kökten çözen bir insanım. Şu aralar ingiltere de Pino ile ilgili pazar araştırması yapan “distribütöre” ve yurtdışı pazarlardaki birkaç doğru noktaya zahmetsizce ulaşmam yeterli olur. Ancak dediğim gibi, bunu “sırf akademik merakımdan” izlemeyi tercih ediyorum. Size bir dizi done verdim; başarılar diledim. Gerisi size kalmış. Kendi açımızdan “20.000TL’ye işi öğrendik” diye bakıyoruz.<br />
<br />
Teşekkürler,<br />
<br />
------------------PİNO'NUN ÖNCEKİ CEVABI-----------<br />
<br />
Behçet Bey,<br />
<br />
Mailinize, ve imzaladığınız aramızdaki anlaşmaya tekrar baktım. Anlaşmada sineklik fiyata dahil edilmiş ve fiyatı belirtilmemiş. Biz her zaman Reimo dan ürünleri aldığımızı söylüyoruz ve sitesine girilip bakılabileceğini belirtiyoruz. Sineklikler ithal olarak belirtilmemiş , dolayısıyla 700 euro ibaresi veya 400 tl ibaresi doğru değil. Bizdeki imzaladığınız içerik bu şekilde görünüyor. <br />
<br />
Güven suistimali diye bir husus söz konusu değildir. Ancak iyi niyet suistimali olabilir. Bu da aramızda yaşanmış olmasından dolayı üzücü bir durum. Üründeki sıkıntılarınız ürün bize getirilerek bizimle direk paylaşılmadı. Fakat biz Pino markasını tüm Pinocularla beraber dünyaya sunuyoruz. Tüm Pino'cular da bunun gururunu bizimle birlikte paylaşıyorlar. <br />
<br />
Tüm takdirleriniz bizim için bir mihenk taşı olarak kalacaktır.<br />
<br />
Teşekkür ederim.<br />
Selamlar,<br />
(Pino)</div>