Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan orsaalabanda Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 75
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 21,510
Ynt: Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

Sevgili Cem kardeşim

parantez içindeki sözlerine çok üzüldüm.Hayatta hiçbir şey istediğimiz şey gibi olmaz. Zaten istediklerimiz şeylerin doğru olduğunu iddia edemeyiz,Herşey çok değişkendir.

Hepimiz kendi doğrularımızı savunuruz.Yanlış veya doğrulardır.Önemli olan müşterek doğrulardır. Senin resminle ne demek istediğini anlıyorum.

Ama bu seviyede seninle konuşmak istemiyorum.

8- 9 karavanla buluşmak sence buluşmak bir büyük başarıdır. Saygı duyarım. Ama biz her hafta 15-20 karavan buluşuyoruz vede kendi sitemiz dahil bunu yayınlamıyoruz bile.

Bunları niye yazıyorum. sana yol göstermek için.

Organizyasyon,yer belli olmadan ,şartlar belirlenmeden,şu yaylayan gelin tuvalet olmasın ne gereği var. İşte orman tuvalete de ne gerek var tuvalet kağıdına da ne gerek var

hertarafta taş var degildir.Genç siniz ,heyacanlısınız,heveslisiniz ne güzel bunları bozmak istemiyorum bunlara ihtiyacımız var.Ama lütfen biz siz onlar diye ayrıma gitmeyin.

Siz şu anda karavancılık için nesiniz.Neresinizdesiniz ona bir gerçekçi gözle bakınız.

Benim sunduğum proğram ,sitemize ve özel haberleşmemizde sunduğum çağrımın aynısıdır. Sebebi ise yeni bir kampın oluşumunda kimseyi ayırmamış olmaktandır.

Daha önce de birçok gezilerimiz oldu hangisinde sitelerde duyuru yaptık . Söylermisin?.Kendi sitemizde bile yayınlamıyoruz.i Sizin sahiplendiğiniz bazı arkadaşlarla tanıştım.Çok

sevdim.Harika insanlar.Onlarla söhbetten müthiş zevk aldım. Umuyorum ki onlar da beni sevdiler.

Lütfen ben buyum ,biz buyuz kompleksine girmeyelim.Biz kampçıyız diyelim .Komplekslere kapılmaya gerek yok.Aynı gemideyiz.

=ğuz cumun affına sığınıyorum.Dil konusunda yanlışlarım olmuştur.Ama edit etmedim .

Selamlar, sevgiler ,saygılar

Hayati Kaplan
 

Etiketler
Ynt: Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

Sayın Hayati bey,
Daha önceki yazışmalarımızda bir takım yanlış anlaşılmalar olduysa da hiçbir zaman ''biz, siz, onlar'' şeklinde ayrım yapılması taraftarı değilim. Evet hepimiz kampçı-karavancıyız. Hatta Özdal bey'in zamanında söylediği gibi şunun şurasında bir avuç kampçı ve karavancıyız. Kafa dengi arkadaşların daha küçük gruplar oluşturarak farklı organizasyonlarda bir araya gelmesi kaçınılmaz. Anakampçı abilerimizle yaptığımız görüşmeler sonucunda ve sizin de açıklamalarınız doğrultusunda artık anlıyorum ki, forumlarda yazılmasa da, sitede duyurusu yapılmasa da birbiriyle sürekli irtibat halinde bulunan ve bir yerlerde buluşan farklı farklı gruplar var.
İlk mesajınıza cevaben bir şeyler yazmamam benim hatam oldu. İncelik gösterip bizleri de davet etmişsiniz. Davetinize karşılık olarak bir şeyler yazmam gerekirdi. Henüz iki hafta önce orada olmamız nedeniyle Poyrazlar'ı pek düşünmemiştim. Hata ettim ve sanki mesajınızı yok saymış gibi olduk. İşin gerçeği bu değil elbette.
Geçenlerde elime geçen 1996 tarihli ''outdoor'' isimli dergide henüz TKKD İstanbul şb. başkanlığı yaptığınız dönemde fotoğraflarınızı görüp isminize rastladığımda bir kez daha saygı duydum. Siz değerli büyüklerimizin görüş ve önerilerine her zaman ihtiyacımız var.
Gerçekçi gözle bakmak gerekirse ben ve benim durumumdaki arkadaşlarım karavancılık için hiç bir şey değiliz. Zaten araçlarımızı da karavan olarak isimlendirmediğimiz gibi kendimize de karavancı demiyoruz. Bizler ''şimdilik'' sadece kampçıyız. Adı üzerinde bir çoğumuzun aracı da ''Kamper''. Hatta benimki kamper bile değil. Uydurmasyon ''mikrokamper'' deyip geçiverdik. Kendimi avutuyorum..
Ancak...
Donanımlı karavanlarımız olmasa da hepimizin aracında porta-potti var. Anlayacağınız, ormana pisleyip, bir taraflarımızı da taşla silmiyoruz.
Beğeniler, beklentiler, araçlar farklı olsa bile aynı grubun üyeleri sayılırız. Sayıca azınlıkta olduğumuz için de, birbirimizi beğenmeme, burun kıvırma, kırılma, darılma gibi bir lükse sahip değiliz. Büyüğümüz olarak liderliğinize, önerilerinize her zaman açığız.
Eğer 3-5 kafa dengi arkadaş bulup farklı bir rota planlayamazsak, yalnızca sizlerle tanışmak adına olsa bile Poyrazlar'a ya da Sapanca'ya gelmeyi düşünebilirim.
Saygılar..
 

Ynt: Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

Maalesef İnşaat sektöründeki firmaların Cumhuriyet Bayramı ve tatili anlayışı olmadığından, her 29 Ekim'de çalışmak durumunda kalıyoruz. Bu sene de bizim için farklı değil. O nedenle benim sesim çıkmadı. Diğer sesi çıkmayanların sebebi de belki budur.
 

Ynt: Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

Ben hala kararsizim. Hava durumunu bekliyorum. Eskisehir'de yagmurda kaldim gunlerce ve biraz daraldim. :smiley:
Ayrica kaburgami catlatmisim. Cok sıkıntı yaratiyor. Beklemedeyim.
 




Ynt: Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

İnsel hocam geçmiş olsun...

Arkadaşlar,

Erdek veya başka bir yere gidilecek mi gidilmeyecek mi?
Kendi adıma kısa tatil planımı ortak bir hamle gelmeyeceğini varsayarak yapıyorum, çünkü nedense hepimiz birbirimize bakıyoruz ses gelsin diye.
 


Ynt: Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

Hayati beyin teklifine, daha yeni gidilmiş bir yer olduğu için pek cevap gelmedi diye düşünüyorum, ama, tanışma adına Sapanca yeni kamp alanını görme adına Federasyonun aktivitesine katılınabilir. Kısa tatiller şeklinde olduğu için dostların yaylaya, doğaya daha fazla kaçış isteğini saygıyla karşılıyorum. Beklentiler, istekler farklı, farklı..
Hayati bey, güzel Türkçe'mizin doğru kullanışmasını en az siz de benim kadar istersiniz diye düşünüyorum, sadece biraz fazla vurgulamaya başladım herhalde :smiley:
Oğuz
 

Ynt: Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

İnsel Bey geçmiş olsun.İnşallah yakın zamanda iyileşirsiniz.
 

Ynt: Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

Sevgili Cem kardeşim.

Sizler karavancılığın henüz başındasınız. Ama karavancılığın itici ve vazgeçilemez gücüsünüz.Kamp araçlarınızın şu veya bu olması önemli değil.Her kampçı zaman içerisinde

aşamalar kaydetmişlerdir.Önemli olan kampçılık ruhudur,kampçılığın iyi noktalarda olabilmesi çabasıdır.Birliktelikler açısından her yerde problemler yaşanıyor.Moralimizi hiçbir

zaman bozmamalıyız.Çabalarımız hep devam etmelidir.Bizlerden sonra gelecek karavan kuşaklarına birşeyler bırakmağa mecburuz,borçluyuz.

Bir yanlış anlamayı da düzeltelim.Ben sizler taşları kullanıyorsunuz demedim.Sadece yapılacak gezi programlarının daha özenli yapılması gerektiğine vurgu yapmak istedim.

Sağolun yaşımıza binaen bize saygı gösteriyorsunuz.Teşekkür ederim. Ama ben sırf yaşımdan dolayı saygı gösterilmesini istemiyorum.Akıl yaşta değil baştadır.Sözünü

unutmayalım.Kaplumbağa da 300 yıl yaşıyor.Yaşlıların tecrubelerinden faydalanılmalı ama onların önünde olmalısınız.Bizlerin ne enerjisi nede teknolojik bilgileri gençler kadar yok.

Yılgınlık yok.Mücadeleye devam.Türk kampçılığı arzu edilen yere gelinceye kadar devam.

Selam ve sevgiler sunarım.

Hayati Kaplan
 



Ynt: Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

teos' Alıntı:
Benim felsefem de (de ayrı çünkü keza, dahi anlamına geliyor) ' one life, live it' şeklinde zaten. (Camel kullanmıştı bir ara). 'Bir yaşamın var, yaşa onu' diye özetlenebilir.
Oğuz

İlk kullandığım avatarım buydu halada çok sıkı bulurum bu cümleyi

[attachment=1]

take back.jpg
 

Ynt: Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

Kaplan' Alıntı:
Sevgili Cem kardeşim.

Sizler karavancılığın henüz başındasınız. Ama karavancılığın itici ve vazgeçilemez gücüsünüz.Kamp araçlarınızın şu veya bu olması önemli değil.Her kampçı zaman içerisinde

aşamalar kaydetmişlerdir.Önemli olan kampçılık ruhudur,kampçılığın iyi noktalarda olabilmesi çabasıdır.Birliktelikler açısından her yerde problemler yaşanıyor.Moralimizi hiçbir

zaman bozmamalıyız.Çabalarımız hep devam etmelidir.Bizlerden sonra gelecek karavan kuşaklarına birşeyler bırakmağa mecburuz,borçluyuz.

Bir yanlış anlamayı da düzeltelim.Ben sizler taşları kullanıyorsunuz demedim.Sadece yapılacak gezi programlarının daha özenli yapılması gerektiğine vurgu yapmak istedim.

Sağolun yaşımıza binaen bize saygı gösteriyorsunuz.Teşekkür ederim. Ama ben sırf yaşımdan dolayı saygı gösterilmesini istemiyorum.Akıl yaşta değil baştadır.Sözünü

unutmayalım.Kaplumbağa da 300 yıl yaşıyor.Yaşlıların tecrubelerinden faydalanılmalı ama onların önünde olmalısınız.Bizlerin ne enerjisi nede teknolojik bilgileri gençler kadar yok.

Yılgınlık yok.Mücadeleye devam.Türk kampçılığı arzu edilen yere gelinceye kadar devam.

Selam ve sevgiler sunarım.

Hayati Kaplan

Arkadan çok sağlam dağcı ve trekking yapan insanlar grubu geliyor öyleki bu kişiler karavanla gitsek nasıl olur hava nasıl filan diye soracak bir grup değil heryerde kalabilen korkusuz bir grup,karavancılığın çoğalmasında,gelişmesinde,ilerlemesinde bana göre bu gruplar belirleyici olacak.Herşeyden karavan yapacak bir nesil bu arkadaşlar.Ben poyrazlar kampında tecrübelilerden çok faydalandım sanırım bu toplanmalar geriden gelecek olanlara çok faydası olacak.
 

Ynt: Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

Bülent,
Biliyorsundur belki, eski avatarındaki RV, recreational vehicle kelimelerinin kısaltılmışı. Amerikalılar çok güzel isimlendirnişler. Rekreasyon aracı, dinlenme aracı, eğlence aracı, hoş vakit geçirme aracı diye tercüme edilebilir. Motorhome ya da karavandan daha ruhlu, anlamlı geliyor bana :smiley:
Oğuz
 

Ynt: Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

Oğuz hocam sağol RV nin bukadar güzel bir anlamı olduğunu hiç düşünmemiştim,teknik bir isim olarak bakmıştım.Yıllarca da karavan olayına avatarda gördüğünüz araç olarak baktım(hatta bakıyorum rv tam beni anlatmış birde sürekli yaşam aracı deselerdi tam olurdu) hatta bu sabah bile abilerime(aldığım şaseye bakarak) evli olmasaydım eski burunlu bedford tan alıp(pakistanda çok süslü olanlar varya) kamyon karavan yapmayı bugün başlardım dedim.Onlarda allahın manyağı dediler herzamanki gibi,bende iyiki size benzememişim dedim onlar da gülmekten zor cevap verdiler iyi ki dediler, bir an tek olduğumu unutup karavancılar içinde olduğumu zannederek cevap verdim.Olay kesinlikle dediğiniz gibi çok ruhlu.

Birde son günlerde bu siteyi inceliyorum sizinde ilginizi çeker diye düşünüyorum,sanatçı gezgin,özgür bir ruh biraz çingene ruhlu(karavanın içinden dolayı) ,nederseniz artık.
http://intothehermitage.blogspot.com/
 

Ynt: Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

Bizim de haftaya fuarımız olduğu için, hazırlıklarına uğraşacağız.
Pek bir yere gidemeyeceğim gibi duruyor.

Selamlar
Ferhat
 



Ynt: Kamplı Gezi Önerisi (29 Ekim 2010)

Acaba mı desem ..

Şu "bedford" tiplemesi aslında harika bir fikir.Günümüz karavancılığında Avrupa örneklerine yaklaşabilmek için kısıtlı malzeme seçenekleri ve de bütçelerimizle avuç dolusu paralar harcayıp sonra da mutsuzluğumuzu, yediğimiz kazıkları bu forumlarda haykırıp duruyoruz. Yapılanlarda yapılmış orijinallerine görüntü olarak ehhh... ama teknolojik olarak yaklaşamıyorlar bile.
Özgün karavan yapma konusu bu yaklaşımların yaşandığı bir toplum için bayağı uçuk düşünceler gibi görünüyorsa da taklitçiliğimizin ulaştığı başarısızlık düzeyi dikkate alınınca insana yeni bir yöntem gibi geliyor.
Özellikle evlerde ulaştığımız teknolojinin değişiklik aramak amacıyla bir alay para sarfederek yaptırdığımız karavanlara da aynen adapte etmeye çalışmak gayretleri ne kadar doğrudur acaba. On onbeş yıl önceleri hiç sıkıntısını çekmediğimiz elektrik enerjisi son yıllarda adeta kâbusa dönüşmedimi....Bakın izliyoruz tüm forumlarda...Çeşit çeşit aküler,marinler,starterler,invertörler,konverterler,güneş panelleri,ekovatlı buz dolapları,derin dondurucular,vantilatörler,klimalar,Trumatic ler, Webasto lar,uydu antenler, televizyonlar,lap-top lar,saç kurutmalar,cep telefonları,navigasyon aletleri...Hep de vahşi kapitalizmin insanlara dikte ettiği olmazsa olmaz zannettiklerimiz...Vazgeçemediklerimiz.
Bu alet edevat yokken de karavancılık vardı.O insanlar mutsuzmuydular.Neleri eksikti bu insanların ve bu eksiklikler gerçekten eksiklikmi idi yoksa...yoksa olmayışları birer mutlulukmuydu...
Hani bu alet edevatla uğraşırken bazen (ya da çoğu kez) şöyle eskilerin basit köy evleri benzeri bir karavanım olsamıydı acaba diye çok düşünmüşümdür ..
Şöyle karşılıklı iki sedir,uzanmışım.Arkalarında boylu boyunca yastıklar,yaslanmışım. Köşede bir odun sobası çıtır çıtır,üzerinde kestaneler.Tel dolabında taze pişmiş ertesi güne kalmayan yemekler.Bir emme basma tulumbadan akan şırıl şırıl sular.Geceleri gaz lambalarının titrek ışıkları altında güzelim sohbetler...Acaba mı desem ...Yapsak mı bi Bedford..

Rüzgar
 

Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle ilgili bilgi vermeyen başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.
- Sadece video veya blog bağlantısı verilerek açılan konuların can sıkıcı olduğunu ve üyeler tarafından hoş karşılanmadığını belirtelim. Lütfen paylaştığınız video veya blogun bağlantısının altına kısa da olsa konu başlığıyla alakalı bilgiler veriniz.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.


GEZENBİLİR TV

Abone Olun

GEZENBİLİR'İ TAKİP EDİN

Forum istatistikleri

Konular
105,063
Mesajlar
1,532,387
Kayıtlı Üye Sayımız
166,963
Kaydolan Son Üyemiz
davidavov

Çevrimiçi üyeler

SON KONULAR



Geri
Üst