Gezi Programı :Meram Taşköprüde buluşulacak, Krom magnezitin önünden geçerek Seydişehir-Antalya yolundan devam edilecek Sefaköye sapılarak, Kızılören üzerinden eski Beyşehir yoluna çıkılıp Hanönü Beli tırmanılarak Altınapabarajından Dereboğazına girilip Başlanılan noktaya geri dönülecek.Toplam mesafe 100 km..Evden eve hesap edersek 115 km
Yolculuk benim için talihsiz başladı, buluşma noktasına giderken Meram Yaka'da arka lastiğim yarıldı. Tamir malzemelerini Colourman Uğur almayı üstlendiği için , Yanımda alet edevat bulunmadığından Bisikletim bana bindi ve yaklaşık 20 dakikalık bir yürüyüşle buluşma noktasına vardım..

Uğur Kamelyada oturmuş, sabahın keyfini çıkararak Muzunu yiyordu..

Patlamış Lastiğim..






Ve Yola çıkmaya Hazırız..






Çayırbağı Rampasında bir Radar Aracı, neredeyse radara giriyorduk ;D

Radara gireni burda çeviriyorlar ;D




Ve Nihayet Kahvaltı.. Allahım kimseyi açlıkla terbiye etmesin..


Korukent Restaurant gerçekten çok hoş ve Temiz bir yer..Çalışanlar gayet saygılı ve efendi insanlar
Yolu o tarafa düşen olursa dinlenmek için tavsiye ederim..Ayrılırken Garson Arkadaşla bir fotoğraf alıyoruz..



3 km 'lik bir rampa daha Vay anam vay...Ama inişi muteşem olacak..



Sefaköy sapağına ulaşıyoruz..




Su Molası, Burada mükemmel bir su var, harika bir piknik alanı ve bir kaç kişi var.. Sanırım burayı bilen kişi çok fazla değil..

Piknikçi arkadaşlar yanımıza geliyor ve onlarla bir fotoğraf alıyoruz..





Sefaköye 5 km kaldı ve Kızılören köyüne 15 km.Önümüzde hatırı sayılır rampalar var.



Bu Gezilerin en güzel yanlarından biriside yeni insanlarla tanışmak, yeni dostlar edinmek..

Uğur bisikletle dereden geçmeye çalışıyor, fakat su tabanı çok yumuşak ve ince kuma sahip.. Bu bir sebeptir

....aha buda , az önceki sebebin Sonucu olmakla beraber..........

....her problemin mantıklı bir çözümü mevcuttur.. ;D




Gene dağlar gene rampalar.. Dağlar dağlar kurban olam yol ver geçem...


Rampalar insanı acıktırıyor.. Harika bir yer görüyoruz ve hemen bir şeyler atıştırmak için duruyoruz.. Teorik olarak bir bisiklet yarım ekmekle 100 km gider denilsede külliyen yalan..Bu rampalarda 8 silindir Chavrolet gibi yakıyor.. Tecrübeyle sabit ;D




Muhteşem bir doğa ve muteşem manzaralar..Orada hiç piknikçi göremedik. Sanırım pek bilinmiyor.. Eğer gitmek isteyenler olursa harika bir yer..






Bitmek tükenmek bilmeyen rampalar ve sonunda nihayet Sefaköy görünüyor

Sefaköyü geçerken Yolda Traktörüyle gelen bir amca duruyor ve biraz hoşbeş ediyoruz..Ramazan amca Sefaköylü..Bizi bir ayran içmeden bırakmayacağını söylüyor. Biz her ne kadar zamanımızın olmadığını söylesekte öyle çok ısrar ediyor ki Ramazan amcanın ısrarlarına dayanamayarak geri dönüyoruz..


Ramazan amcanın evindeyiz, ayran hazırlanıncaya biraz sohbet ediyoruz.. Çocuklar Ramazan amcanın torunları , Ayşe ve Ramazan

Mis gibi ayran geliyor, Uzun süredir böyle bir ayran içmemiştik.. Sağolsun Ramazan amca kendi elleriyle bize servis yapıyor.. İşte Yüksek ruhlu Anadolu insanının misafirperleğine Ramazan amcanın şahsında yeniden tanık oluyoruz..

Veda zamanı, Ramazan amca bizi köyün çıkışına kadar uğurluyor.. Bizde kendisini davet ediyoruz, tekrar görüşmek ümidiyle Sefaköyden ayrılıyoruz..



Ve Çamurlu tarla yollarından Kızılören yoluna çıkıyoruz


Buraların ne olduğunu pek anlayamadık.. Fakat kireç ocakları olduğunu tahmin ettik..içinde yağmur suları birikmiş.



Nihayet Kızılören köyüne ulaşıyoruz..


Göz alabildiğince yeşil..İnsan tüm yorgunluğunu unutuyor...


Kızılören Köyünün içinden Eski Beyşehir yoluna ulaşıyoruz, Önümüzde Hanönü Beli rampası var..Sonuncu rampa ama zorlu bir rampa bizi bekliyor..Gene acıktığımızı hissettik ve rampa öncesi bi enerji takviyesinin iyi olacağını düşündük ;D
Bu arada evlerden habire telefon geliyor, çareyi telefonu kapatmakta buluyoruz...Çünki öğleye döneceğimize söz vermiştik, ve akşam oluyor ;D


Nihayet Hanönü Beli zirvesine ulaştık..








Ve bunlarda gün batımında bisikletci fotoları
Kameranın şarjı bu noktada bitiyor.. Buradan Dere boğazına giriyoruz ve dereden geçerek başladığımız noktaya ulaşıyoruz...
Bir gezide böyle geçti..İnşallah diğer haftalarda daha başka yerleri görmek ve göstermek ümidiyle, Sağlıcakla kalın dostlar..
Yolculuk benim için talihsiz başladı, buluşma noktasına giderken Meram Yaka'da arka lastiğim yarıldı. Tamir malzemelerini Colourman Uğur almayı üstlendiği için , Yanımda alet edevat bulunmadığından Bisikletim bana bindi ve yaklaşık 20 dakikalık bir yürüyüşle buluşma noktasına vardım..

Uğur Kamelyada oturmuş, sabahın keyfini çıkararak Muzunu yiyordu..

Patlamış Lastiğim..






Ve Yola çıkmaya Hazırız..






Çayırbağı Rampasında bir Radar Aracı, neredeyse radara giriyorduk ;D

Radara gireni burda çeviriyorlar ;D




Ve Nihayet Kahvaltı.. Allahım kimseyi açlıkla terbiye etmesin..


Korukent Restaurant gerçekten çok hoş ve Temiz bir yer..Çalışanlar gayet saygılı ve efendi insanlar
Yolu o tarafa düşen olursa dinlenmek için tavsiye ederim..Ayrılırken Garson Arkadaşla bir fotoğraf alıyoruz..



3 km 'lik bir rampa daha Vay anam vay...Ama inişi muteşem olacak..



Sefaköy sapağına ulaşıyoruz..




Su Molası, Burada mükemmel bir su var, harika bir piknik alanı ve bir kaç kişi var.. Sanırım burayı bilen kişi çok fazla değil..

Piknikçi arkadaşlar yanımıza geliyor ve onlarla bir fotoğraf alıyoruz..





Sefaköye 5 km kaldı ve Kızılören köyüne 15 km.Önümüzde hatırı sayılır rampalar var.




Bu Gezilerin en güzel yanlarından biriside yeni insanlarla tanışmak, yeni dostlar edinmek..

Uğur bisikletle dereden geçmeye çalışıyor, fakat su tabanı çok yumuşak ve ince kuma sahip.. Bu bir sebeptir

....aha buda , az önceki sebebin Sonucu olmakla beraber..........

....her problemin mantıklı bir çözümü mevcuttur.. ;D




Gene dağlar gene rampalar.. Dağlar dağlar kurban olam yol ver geçem...


Rampalar insanı acıktırıyor.. Harika bir yer görüyoruz ve hemen bir şeyler atıştırmak için duruyoruz.. Teorik olarak bir bisiklet yarım ekmekle 100 km gider denilsede külliyen yalan..Bu rampalarda 8 silindir Chavrolet gibi yakıyor.. Tecrübeyle sabit ;D




Muhteşem bir doğa ve muteşem manzaralar..Orada hiç piknikçi göremedik. Sanırım pek bilinmiyor.. Eğer gitmek isteyenler olursa harika bir yer..






Bitmek tükenmek bilmeyen rampalar ve sonunda nihayet Sefaköy görünüyor

Sefaköyü geçerken Yolda Traktörüyle gelen bir amca duruyor ve biraz hoşbeş ediyoruz..Ramazan amca Sefaköylü..Bizi bir ayran içmeden bırakmayacağını söylüyor. Biz her ne kadar zamanımızın olmadığını söylesekte öyle çok ısrar ediyor ki Ramazan amcanın ısrarlarına dayanamayarak geri dönüyoruz..


Ramazan amcanın evindeyiz, ayran hazırlanıncaya biraz sohbet ediyoruz.. Çocuklar Ramazan amcanın torunları , Ayşe ve Ramazan

Mis gibi ayran geliyor, Uzun süredir böyle bir ayran içmemiştik.. Sağolsun Ramazan amca kendi elleriyle bize servis yapıyor.. İşte Yüksek ruhlu Anadolu insanının misafirperleğine Ramazan amcanın şahsında yeniden tanık oluyoruz..

Veda zamanı, Ramazan amca bizi köyün çıkışına kadar uğurluyor.. Bizde kendisini davet ediyoruz, tekrar görüşmek ümidiyle Sefaköyden ayrılıyoruz..



Ve Çamurlu tarla yollarından Kızılören yoluna çıkıyoruz


Buraların ne olduğunu pek anlayamadık.. Fakat kireç ocakları olduğunu tahmin ettik..içinde yağmur suları birikmiş.



Nihayet Kızılören köyüne ulaşıyoruz..


Göz alabildiğince yeşil..İnsan tüm yorgunluğunu unutuyor...


Kızılören Köyünün içinden Eski Beyşehir yoluna ulaşıyoruz, Önümüzde Hanönü Beli rampası var..Sonuncu rampa ama zorlu bir rampa bizi bekliyor..Gene acıktığımızı hissettik ve rampa öncesi bi enerji takviyesinin iyi olacağını düşündük ;D
Bu arada evlerden habire telefon geliyor, çareyi telefonu kapatmakta buluyoruz...Çünki öğleye döneceğimize söz vermiştik, ve akşam oluyor ;D


Nihayet Hanönü Beli zirvesine ulaştık..








Ve bunlarda gün batımında bisikletci fotoları
Bir gezide böyle geçti..İnşallah diğer haftalarda daha başka yerleri görmek ve göstermek ümidiyle, Sağlıcakla kalın dostlar..

