Ormanda VIP Turizmi

  • Konuyu Başlatan: Konuyu başlatan erthem Tarih:
  • Başlangıç tarihi Yazılan Cevaplar:
  • Cevaplar 5
  • Okunma Sayısı: Görüntüleme 3,657

erthem

Moderatör
Mesajlar
2,379
Tepkime Puanı
16
Yer
Ordu
00144385.jpg


Türkiye’de son üç yıl içinde yapılan düzenlemeler sonucu av turizminde büyük bir canlanma yaşanıyor. Yurtdışından gelen binlerce avcı, Anadolu’nun değişik yerlerindeki avlaklarda hem yabani hayvan peşinde koşuyor hem de para bırakıyor. Bunlar arasında dünyanın yakından tanıdığı av meraklısı ünlü iş adamı, politikacı ve yöneticiler bulunuyor.

Bir turistin harcadığı döviz ortalama 750 dolar iken, avlanmaya gelenlerde bu rakam 4 ila 70 kat fazla oluyor. Ancak hayvan hakları savunucuları Türkiye’nin av sahası haline gelmesinden rahatsız.

Çevre ve Orman Bakanlığı, tanıtıma da büyük katkı sağlayan av turizmine katılan ünlülerin kimliklerini sır gibi saklıyor. Ancak, Zaman bu konuda ilginç bilgilere ulaştı. Alınan bilgilere göre son yıllarda Türkiye'de avlanan yabancı misafirler arasında, suikast sonucu öldürülen Lübnan Başbakanı El-Hariri ve oğlu, bu ülkenin eski bakanlarından Maurice Sehnau, eski İran şahının ABD'de yaşayan oğlu Rıza Pehlevi, Coca Cola Başkan Yardımcısı Marc Mathieu, Avusturyalı ünlü işadamı Daniel Sharovski, eski BM Genel Sekreteri Perez de Cueller'ın abisi Hector Cueller, Ürdün Kraliyet Ailesi mensupları ve çeşitli ülkelerin bakanları bulunuyor. Hatta Malezya Başbakanı Abdullah Ahmet Badawi'nin Malezya-Venezuela yolculuğu sırasında özel jetiyle Bodrum'a uğradığı ve lüks yatla Gökova'da balık avladığı iddia ediliyor. Türk işadamlarından ise Mustafa Koç, Cem Boyner, Murat Ülker'in ava meraklı olduğu biliniyor. Türkiye'nin av turizminden yıllık geliri 10 milyon dolar civarında. Alınan koruma tedbirleri sayesinde av hayvanları hızla artan Türkiye'nin 10 yıl sonra büyük bir potansiyele ulaşacağı belirtiliyor. Tanesi yaklaşık 40 bin YTL'den avlattırılan yaban koyunlarının sayısının son 40 yıl içinde 35'ten bin 500'e yükselmesi buna örnek gösteriliyor.

Devlet başkanları avlanıyor


Hemen her ilde hatta pek çok ilçede avcılık dernekleri kurulmaya başlandı. Bir zamanlar hobi olan avlanma merakı son yıllarda bir tutkuya dönüştü. Avcılığın hızla geliştiği Türkiye'de bu alanda köklü mevzuat düzenlemeleri yapıldı. Turistlerin ülkemizde avlanabilmesi için yetki verilen A grubu 34 seyahat acentesi aracılığıyla ülkemize getirilmesi gerekiyor. Seyahat acentesi aracılığıyla gelenler Ankara, Afyon, Bolu, Eskişehir, Kütahya, Adana, Adıyaman, Artvin, Antalya, Mersin, Niğde, Tunceli ve Konya'da bulunan özel avlaklardan yararlanabiliyor. Yabancı turist avcılar ile bağımsız olarak avlanmak üzere ülkemize gelen turist avcıların Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nden “Geçici Avcılık Belgesi” alması gerekiyor.

Türkiye'de planlaması yapılmış 81 adet avlak bulunuyor. Bunlardan 14'ü özel sektör tarafından işletiliyor. A grubu seyahat acentesi ile av turizmi için gelenler sadece özel sektörün işlettiği avlaklardan yararlanabiliyor. Türkiye'ye resmi davetli olarak gelenlere de avlanma imkanı tanınıyor. Devlet başkanı, başbakan ve bakan düzeyinde bulunan yabancı ziyaretçiler için Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan olumlu görüş alınıyor. Bu kişilere de “Geçici Avcılık Belgesi' veriliyor. Yerli avcılar birbirini takip edecek şekilde 5 gün, yabancı avcılar ise 10 gün avlanabiliyor. Avlanma izni ücreti avlağa göre 150 ile bin YTL arasında değişiyor.

2006 boyunca yaban keçisi, dağ keçisi, kızıl geyik, karaca, yaban koyunu, yaban domuzu, çakal ve tilki avına izin verildi. Yaban domuzu, tilki ve çakal dışındaki türlerin erkek bireyleri avlanabiliyor. Avlağa ve vurulan hayvanın boynuz büyüklüğüne göre belirlenen fiyatlar şöyle: Yaban domuzu 300 YTL, yaban keçisi 3,2-5 bin YTL, kızıl geyik 7-7,2 bin YTL. Sadece Konya'da avlanan yaban koyunu için de avcı 39,9 bin YTL ödemek zorunda. Boynuzlu hayvanlarda, boynuz 90 santimetrenin üzerine çıktığında her bir santimetre için ilave ücret isteniyor.

Türkiye'ye gelen bir turist başına gelir 750 dolar iken yaban keçisi avında bu rakam 8-30, yaban domuzu avında 4-6, kızıl geyikte 20-30 ve yaban koyununda ise en az 70 katına ulaşıyor. Orman ve Çevre Bakanlığı yetkilileri, av turizminin önemli bir gelir kapısı haline geldiğini belirtiyor.

Kan dökmenin neresi turizm?


Antalya'da her yıl 250 civarında avcı turist getiren Şikar Safari Turizm Operasyon Sorumlusu Mevlüt Şimşek, son yıllarda aşırı avcılığa son verilmesi sebebiyle av hayvanlarının arttığını ifade ediyor. Avlanan türlerin de artması sonucu daha fazla turist getirdiklerini söyleyen Şimşek şunları ifade ediyor: “Av turizmine gelen kişiler yüksek gelir seviyesine mensup. Diğer turizm türlerine göre kişi başına bırakılan gelir 20 kat daha fazla. Üstelik politik olarak da etkili kişiler. Kızıl geyik ve yaban koyununa Amerikalılar, yaban domuzuna ise Alman, Belçika, İspanya ve Portekizliler ilgi gösteriyor. Yaban domuzu avı için yaklaşık 100 turist getiriyoruz. Doğu bölgelerinde güvenlik sağlanırsa bu sayı daha da artar.”

Av ve Yaban Hayatını Koruma Vakfı 2. Başkanı Süha Umar, 1994'ten beri yaptıkları mücadele sonucu kaçak avcılığın son derece azaldığını ifade etti. Yurtdışından gelen turistlerin acenteler kanalıyla av yapabileceğini belirten Umar, resmi davetlilere de geçici izin verildiğini kaydetti. Av turizminde paranın öldürülen hayvandan kazanılmadığını belirten Umar, av araç ve gereçlerinin ABD'de 10 milyar dolarlık bir pazar oluşturduğuna dikkat çekti.

Doğa ve Sokak Hayvanlarını Yaşatma Derneği'nden Süsen Erkuş, avcılığın bir spor ya da bir hobi olamayacağı görüşünde. “Fazla para oturmamış karakterlerde zafiyet meydana getiriyor.” diyen Erkuş, AB ülkeleri yurt dışında kendi değerlerini korumak adına Türkiye'yi istedikleri şekilde kullanmak istediklerini söylüyor. “Ben av turizmi diye bir şey kabul etmiyorum. Kanın turizmi olmaz.” diyen Erkuş, öldürmenin makul bakılacak bir yanı olmadığını dile getiriyor. Milli değerlerimize sahip çıkmalı, orta yolu bulmalıyız diyen hayvan dostu, bu işe bir set çekilmelisi gerektiğini de vurguluyor. Panter Emel adıyla bilinen, hayvan sever Emel Yıldız da aynı fikirde: “Av turizmi demek ülkemizdeki canlıları para karşılığı öldürtmek demek neticede. O canlıların yaşam hakkını satmaya ne hakkımız var?”



GÜRHAN SAVGI/aksiyon
 

Etiketler
Ynt: Ormanda VIP Turizmi

bunu uyduda yaban tv diye bir kanal var misafirliğe gittiğimiz bir yerde rastgeldi... muhtemelen alman elemanlar ellerinde (çok bilgim yok ama) çok uzun namlulu üstünde süper dürbünü olan tüfeklerle cinsini bilmediğim bir tür keçi alıyorlardı...muhtemelen toroslarda bir yerlerde.program almancaydı sanırım TR altyazı vardı.Türk rehber elemanı hayvanların daha önce görüldüğü/gezdiği yerlere götürüyor, elemanda keçiyi keklik gibi avlıyordu...

Keçinin bu şekilde vurulma anı ve düşmesi inanılmaz rahatsız etmişti beni...kendi ülkelerinde ya kalmadığından yada ağır cezalardan çekindiklerinden böyle bir şey yapamayan katiller bizim ülkemizde fink atıyor...3 kuruş para için bizde buna izin veriyoruz. Bu avcılık olayını hiç anlamıyorum zaten, hele buna spor diyenleri hiç...yaşamak için o hayvan öldürülse bunu kabul edeceğim birilerinin salonunu fotoğraf albümünü süslesin diye öldürülmesini kabul edemiyorum.
 

Ynt: Ormanda VIP Turizmi

buna benzer bir konu daha önce de foruma taşınmıştı. yine bu konuda kısa bir cevabım olmuştu. 24 yıldır ilgilendiğim bu konuda daha detaylı bilgi isteyene, avrupa ve amerika'daki uygulamalar, bu uygulamaların neticesinde ulaşılan noktalar, yaban hayatında adetsel olarak sağlanan gelişmeler vb. gibi hususlar hakkında bilgi verebilirim.
bu konuda özetle şunu tekrar söyleyebilirim;
bu, tüm dünyada, özellikle de nesli tükenmekte olan hayvanların neslinin devamını sağlama ve koruma altında bulundurma adına uygulanan bir yöntemdir. bu tür hayvanları bir ekonomik değere dönüştürmeden ve kontrollü avlanmalarına izin verilmeden nesillerinin devamının sağlanamadığı görülmüş ve bu tür bir yöntem izlenmeye başlanmış. halen pek çok avrupa ülkesinde ve amerikada uygulanmaktadır. fakat o gibi ülkelerde zaten, bu işi yapan ve bu işten para kazanan özel sektöre ait çiftlikler vardır. devletin bu konudaki girişimleri oldukça sınırlı kalmıştır. örneğin amerika'da ve almanya'da, bizde devlete ait olan ormanlar/araziler belli büyüklüklerde parsellenerek özel şahıslara kiralanmakta, bu kişiler tarafından işletilmekte, o parseldeki tüm hayvanların envanteri tutulmakta, atılan her bir fişeğin/kurşunun kim tarafından, nerede, ne zaman atıldığı raporlanmaktadır. örneğin almanya'da bir sene içinde vurulan geyik, karaca vs adetlerini söylesem dudağınız uçuklar. ama yine de bu hayvanların sayısı her yıl artmaktadır. çünkü buradan gelen para yine buraya harcanmaktadır. çok uzun ve çok detaylı bir konudur bu, kısaca açıklamaya çalıştım.
bize gelince; bizim gibi yaban hayatı konusunda hiç gelişmemiş ve bilinçlenmemiş ülkeler için "devlet tarafından yönetilen ve denetlenen kontrollü av ve bu avdan sağlanan gelir ile o türün devamını sağlama" yöntemi ne yazık ki tek çıkar yoldur. kaldı ki bu uygulama ülkemizde çok iyi sonuç vermiş, anadolu yaban koyunu ve çengel boynuzlu dağ keçisi gibi nesli tükenmek üzere olan hayvanların sayısı bu şekilde artırılabilmiştir. bu hayvanları avlatmadan salt korumayla bu konuda gelişme sağlanamaz mı diye sorabilirsiniz, maalesef sağlanamamaktadır. çünkü bu durumda olay o yöre insanı tarafından benimsenmemektedir. işe ekonomik bir değer ekleyerek ve o yöre insanına maddi bir takım kazanımlar sağlamadan bu iş yürümemektedir ne yazık ki.
haberde bahsedilen hayvanlar yaşlı ve üreme kabiliyetini yitirmiş bir-iki sene içinde doğal sebeplerle ya da yaşlandıkları ve yavaşladıkları için vahşi hayvanlara yem olarak hayatları son bulacak olan hayvanlardır. devlet bunlardan sağlayacağı gelir ile pek çok yeni üretim ve bu hayvanların bakımını sağlama imkanına ulaşmayı hedeflemektedir. ve bunda da gerçekten başarılı olmaktadır. bu işten o bölgedeki yerel halk da ciddi maddi bir gelir sağladığından ne kendisi kaçak av yapmakta, ne de bölgeye giden kaçak avcıya müsaade etmektedir. yani o bölgedeki insan bir av/orman koruma memuru, bir jandarma gibi yaban hayatına sahip çıkmaktadır. sisteme dahil olmakta, bu konudaki bilinç düzeyi yükselmektedir. bir nevi fahri av müfettişi gibi görev görmektedir.
türkiye'de doğa koruma ve milli parklar müdürlüğü'nün denetiminde toplam 41 ilde 81 adet yaban hayatı geliştirme sahası bulunmaktadır. biraz detay olacak ancak 2006-2007 için yerli ve yabancı avcılar için devletçe belirlenen toplam kotaları vermek isterim: yaban keçisi 246; çengelboynuz dağ keçisi 53; kızılgeyik 47; anadolu yaban koyunu 10; karaca 45; melez yaban keçisi 15; yaban domuzu 200 adet ile sınırlıdır. ve emin olun bu genelde bu rakamlara ulaşmaz. avlanan bu hayvanlar, avlandıkları adetlerin kat be kat üzerindeki hayvanın üretim ve bakımını sağlamaktadır.
sizin tv'de gördüğünüz olay ise, yanlış hayvanın örneğin bir dişinin veya genç bir erkeğin vurulmamasını sağlamak maksadıyla rehberin, daha doğrusu av koruma memurunun yol göstermesidir. kaçak avcılık yapılmaması için ormancı ile birlikte gezilmektedir. düşündüğünüz gibi, kolay avlatma amacı taşımamaktadır. hernekadar düşüncesi rahatsız etse de, gördüğünüz o hayvan yaşamak için değil ama, başka hayvanları yaşatmak için öldürülmekte...
 

Ynt: Ormanda VIP Turizmi

açıklamalarınız için teşekkür ederim. gerçekten açıklayıcı bilgiler vermişsiniz. yazdıklarınızı okuyunca yapılanların doğru olduğunu düşünmeye meyletsem de hala olması gerekenin bu olmadığını, iki yanlışın bir doğru etmeyeceğini düşünüyorum. zaten varolan bir dengeyi biz bozduğumuz için nesli tükenen hayvanların neslini yine dengeye müdehale ederek çoğaltmaya çalışmak yanlış geliyor bana...
yaşlanan üreme yeteneğini kaybeden öyle veya böyle ölen hayvan yine o denge içindeki bir başka hayvana yem oluyor/besin kaynağı oluyor.böylece o tür yaşamını devam ettiriyor. sonuçta o canlılar ihtiyacının fazlası yada keyfi için öldürmüyor.
diğerlerini yaşatmak için birini feda etme yaklaşımı doğru değil, sonuçta bu hayvanların neslini tükenme seviyesine getiren asıl sebep neyse o sebebin ortadan kaldırılması gereklidir diye düşünüyorum...
 

Ynt: Ormanda VIP Turizmi

dediğiniz gibi, bu hayvanların bu hale gelmesindeki sebepleri ortadan kaldırmak en etkili çözüm yolu. ama buradaki sebepler çok çeşitli. ülkemizin bugünkü sosyo-ekonomik altyapısı ve çevre bilinç düzeyi gözönüne alındığında ne yazık ki şu an için bunun imkansız olduğunu düşünüyorum.
koruma altındaki yaban hayvanlarının olması gereken adetsel büyüklüklere, yine insanımızın arzulanan bilinç düzeyine ve ekonomik yeterliliğe ulaşıldığında eminim doğal dengeye ve işleyişe müdahale edilmeyecek veya daha az edilecektir, diye düşünüyorum. umarım düşündüğüm gibi olur.
 



Ynt: Ormanda VIP Turizmi

vip denen olaya zaten gıcığım av ise bana göre zorunlu olmadıkça uygulanmamalı ve üstüne de fazladan para vermek çok mantıksız!!! kınıyorum!! :mad:
 

Gezenbilir bilgi kaynağını daha iyi bir dizin haline getirebilmek için birkaç rica;
- Arandığında bilgiye kolay ulaşabilmek için farklı bir çok konuyu tek bir başlık altında tartışmak yerine veya konu başlığıyla alakalı olmayan sorularınızla ilgili yeni konu başlıkları açınız.
- Yeni bir konu açarken başlığın konu içeriğiyle ilgili açık ve net bilgi vermesine dikkat ediniz. "Acil Yardım", "Lütfen Bakar mısınız" gibi konu içeriğiyle ilgili bilgi vermeyen başlıklar geç cevap almanıza neden olacağı gibi bilgiye ulaşmayı da zorlaştıracaktır.
- Sorularınızı ve cevaplarınızı, kısaca bildiklerinizi özel mesajla değil tüm forumla paylaşınız. Bildiklerinizi özel mesajla paylaşmak forum genelinde paylaşımda bulunan diğer üyelere haksızlık olduğu gibi forum kültürünün kolektif yapısına da aykırıdır.
- Sadece video veya blog bağlantısı verilerek açılan konuların can sıkıcı olduğunu ve üyeler tarafından hoş karşılanmadığını belirtelim. Lütfen paylaştığınız video veya blogun bağlantısının altına kısa da olsa konu başlığıyla alakalı bilgiler veriniz.

Hep birlikte keyifli forumlar dileriz.


GEZENBİLİR TV

Abone Olun

GEZENBİLİR'İ TAKİP EDİN

Forum istatistikleri

Konular
105,127
Mesajlar
1,533,696
Kayıtlı Üye Sayımız
167,027
Kaydolan Son Üyemiz
cemal crt

Çevrimiçi üyeler



Geri
Üst