<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Serbest Muhabbet Köşesi (Karavan Dünyası)</b><br />
<br />
Serbest muhabbet ederken buyuk usta Nazim Hikmet'i anmayi ihmal etmeyelim istedim. Asil 3 haziran 1963 de aramizdan ayrildi usta ve tam 48 yil oldu. Ve hala vasiyetini yerine getiremedik. Halbuki anadoluda bir cinar altinda uyumak istemisti sonsuzlukta. <br />
<br />
<br />
VASİYET <br />
<br />
<br />
Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü, <br />
ölürsem kurtuluştan önce yani, <br />
alıp götürün <br />
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni.<br />
<br />
Hasan beyin vurdurduğu <br />
ırgat Osman yatsın bir yanımda <br />
ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp <br />
kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda.<br />
<br />
Traktörlerle türküler geçsin altbaşından mezarlığın, <br />
seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu, <br />
tarlalar orta malı, kanallarda su, <br />
ne kuraklık, ne candarma korkusu.<br />
<br />
Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz, <br />
toprağın altında yatar upuzun, <br />
çürür kara dallar gibi ölüler, <br />
toprağın altında sağır, kör, dilsiz.<br />
<br />
Ama bu türküleri söylemişim ben <br />
daha onlar düzülmeden, <br />
duymuşum yanık benzin kokusunu <br />
traktörlerin resmi bile çizilmeden.<br />
<br />
Benim sessiz komşulara gelince, <br />
şehit Ayşe'yle ırgat Osman <br />
çektiler büyük hasreti sağlıklarında <br />
belki de farkında bile olmadan.<br />
<br />
Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani, <br />
- öyle gibi de görünüyor - <br />
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni <br />
ve de uyarına gelirse, <br />
tepemde bir de çınar olursa <br />
taş maş da istemez hani... <br />
<br />
<br />
1953, 27 Nisan <br />
Barviha Sanatoryumu</div>