<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Avrupa'ya Bir...İki..</b><br />
<br />
<br />
<br />
Aslında şu altında satırlar döktüğümüz başlık bir çağrıdan ibarettir ve bu başlık altında bir fikir tartışması yapmamak gerekir. Ancak bazı noktalara açıklama getirmem gerektiğini düşünüyorum. <br />
Gerekirse düzenleyiciler bir başka başlık açarak gerekeni yaparlar. <br />
<br />
Sn. erhan 110; fikirleriniz net olarak benim yazdıklarımı işaret ettiği için ve aşağıdaki <br />
( Sadece Avrupa değil dünyanın neresine giderseniz gidin bir Afrikalındanda , eskimodanda öğrenecek birşeyler yada kendini geliştirecek farklı mefhumlar bulabilirsiniz. )<br />
...şeklinde ki satırlarınız benim de söylemek istediğimi özetliyor olmasına rağmen bazı değerlendirmeleriniz üzerinde durmak istiyorum.<br />
<br />
Avrupa'yı örnek alarak konuşmamızın nedeni, başlığın " Avrupa'ya bir ikiiii.... " adlı çağrı olmasıdır.<br />
<br />
Ayrıca, kendi ülkesinde olmayan, ancak dünyanın herhangi bir ülkesinde var olan herhangi bir güzelliği tesbit etmek, ve hatta hayran olmak, sizden alıntıyla " kişilerde komplex yaratıp kendi ülkesindeki insanı değerlerden uzaklaşabilmek" gibi bir düşünceyi neden doğurur anlayamadım. <br />
<br />
Bence tam tersine, kendisinin de o güzellikleri ve o değerleri yaşamaya hakkı olduğu gibi bir fakındalık haline ulaşır. Bu da kötü bir şey değildir, insanın gözü açılır, kandırılmaktan kurtulur.<br />
<br />
Ayrıca...<br />
( Türklüğüm vede memleketimin değerlerinin onlardan çok üstün oldugunu hep gördüm, insanların paylaşması , karşılık beklemeden birşeyler verebilmesi vs vs vs avrupalıların asla erişemiyecekleri yüce mefhumlardır. )...<br />
Gibi sımsıkı bir gözlem, hissiyat ve " asla erişemeyecekleri " gibi tartışılamayacak bir yargıya varmanıza rağmen, hem de İtalyan vatandaşı olmanızın ve orada uzun zaman, herhalde çalışmanızın ve yaşamanızın da, muhakkak kendinizce bir izahı vardır ve elbetteki sizin bileceğiniz bir karardır.<br />
<br />
Lâkin, keşke o kadar uzun zaman eziyet çekmeseydiniz de bir an önce " üstün değerler ülkesine " dönseydiniz gibi bir düşünceye kapıldığımı da söylemeliyim.<br />
<br />
Bu arada, bu üstün değerlerin ve Avrupa'lıların asla erişemeyecekleri yüce mefhumların arasına, mesela, namus uğruna ve töre adına kırk beş kişinin katledilmesi de giriyor mu? <br />
<br />
Yolda açık kalmış mazgal kapağı ve içine düşen kız çocuğunun bilmem kaç yüz metre kanalizasyonda sürüklendikten sonra ölü olarak bulunması ?..<br />
<br />
İstanbul Taksim'de, yılbaşı kutlamalarında oraya yolu düşmüş turist kızların, abazan sınıfının ellerinde yükselmesini " karşılık beklemeden birşeyler verilmesinin " öğretilmesi şeklinde bir değer olarak mı düşünmemiz gerekiyor acaba ?..<br />
<br />
Samsun 19 mayıs parkında, el ele, yanak yanağa veya sarmaş dolaş olan genç çiftin, kamu ahlâkı adına belediye zabıtaları tarafindan dövülmesi, yüce mefhumlar arasında mı ?..<br />
<br />
Hayır yani... Bütün bu sonuçlar bizim ülkemizin üstün değerleriyle donanmış bizim insanlarımızın ürettikleridir de... Onun için soruyorum. <br />
<br />
Yine düşüncelerinizin...<br />
(Aslında bunun en canllı örneği içimizden biri : Yusuf Aybek .... gerek burda forumda gerekse kendi hayatında sadece dostluk vede vefa duyguları adına nasıl karşılıksız verebilen biri oldugunu herkez biliyor . Bu davranış modelini hiçbir avrupalıda göremezsiniz . Ama avucunuzda 100 euro'nuz varsa bir avrupalıya inanılmıyacak işlerde yaptırabilirsiniz. Bu yüzden kendisine avrupa vede avrupalıların katabileceği birşeyler oldugunu ben düşünmüyorum.)<br />
<br />
...şekliyle ifadesini bulduğu satırlarınızda sevgili Yusuf Aybek için söylediklerinize hiç bir itirazım olamayacağı gibi kendisi hakkında fikir yürütmek haddim değildir.<br />
Zaten benim düşüncelerimde de konu olan sevgili Yusuf değil " insan " dır. Türk değil, Avrupa'lı değil " insan ". Ne var ki cevabım ve hitabım haliyle sevgili Yusuf'a dır.<br />
<br />
Ancak yine de; neresinin, kime, ne katacağının kararı kişinin kendisine kalmalıdır diye düşünürüm. <br />
<br />
Sonuç;<br />
<br />
Ben yolculuklarımda ilk önce, geneli ayrı, genelin içinde tekili ayrı değerlendirir ve o tekille genelin bağlantısını incelemeye çalışırım. Bunu insan boyutunda ele aldığım zaman karşıma sosyoloji ve psikoloji çıkar.<br />
Bilirim ki, o kültür içinde, o insanların tek tek ve bazen benzer olarak, o veya bu davranışlarının altında, asırlarca yıl yaşanmışlık, milyonlarca etkin neden vardır ve bu davranışlar hakkında " Avrupa'lı böyledir, Türk şöyledir " gibi öylesine genelleyerek bir karara varıvermek ve bir yargıda bulunuvermek beni aşar. Benzer davranışların kabulüne itirazım yok ama " asla, hiç " gibi kesin kalıplar, biraz da kişinin onu öyle gördüğü ya da görmek istediği ile ilintilidir.<br />
<br />
Bütün Türk'lerin kadınları kalabalıklarda pusuya düşürdüklerini ve ağızlarında salya ellerini çalıştırdıklarını iddia etmeyi, sizin ifadenizi ödünç alarak " bu davranış modelini hiçbir avrupa'lıda göremezsiniz " iddiasıyla birlikte düşünsek, bu genellemeler ne kadar doğru olur ?<br />
<br />
Öte yandan... <br />
Takdir, beğeni, hayranlık bazıları için bir aşağılık duygusu yaratabilir, bilemem, ancak benim için, o güzelliği üretenin " insan " olduğunu bilmemden dolayı, onun milliyetine, dinine, dinsizliğine bakmaksızın, " o güzelliği üreten insan " adına bir gurur duyma, kendi adıma bir umut bulma nedenidir. <br />
<br />
Kendi eksikliğimin farkına varmak ve kendimi geliştirmek için bir ivmedir. O eksiklik bende bir " komplex " yaratmaz çünkü yine bilirim ki, mükemmel insan yoktur. Değerlerimin, içselleştirilmemiş, yapmacık ve sözümde değil, özümde olduğunu bilmemden ötürü de değerlerimi kaybetmek gibi bir korku yoktur. <br />
Değerlerden kastım etnik, milliyet, din, mezhep, aşiret gibi kimlik tarif eden aidiyetlere dayalı " ait bir benliğin duygusallığı " ve değerleri değil, bütün bunları " özgür insan " penceresinden sorgulayan nesnel insaniyet değerleridir.<br />
<br />
Ancak itiraf etmeliyim ki; her alanda " kendimi yeterli ve yetkin görmek " gibi bir aldanışın içine düşmekten dolayı kendimi geliştirememek, farkına varılacak olanları ıskalamak, algı ve düşünce sınırlarımı yeterince genişletememek gibi bir korkuyu, yani, mükemmel değil ama, olabileceğim kadar " insan " olamama korkusunu taşırım. <br />
Dostluk duygularımla birlikte bu fikirlerimi deştiğiniz için size teşekkür ederim.</div>