sinan-izmir
Kamp II
- Mesajlar
- 244
- Tepkime Puanı
- 0
Cumartesi öğleden sonra yol için hazırlıklara başlıyoruz.Kısa bir şekilde yol planını yapıyoruz önümüzdeki iki gün için ama bugün vaktimiz kısıtlı;en azından Gölcük’e ulaşarak kamp için güzel bir yer bulmayı düşünüyoruz hava kararana kadar.
Hızlı bir şekilde eşyalar motorlara yükleniyor,giyiniliyor,son bir malzeme kontrolü yapılıyor ve yola çıkıyoruz.İzmirden Salihliye kadar bildiğimiz şehirlerarası,sıkıcı ve trafik dolu bir yol.Benzin alma harici mola vermeden Salihliye kadar gidiyoruz ve Bozdağ tabelasından sağa doğru sapıyoruz.Biraz tırmandıktan sonra manzarayı seyretmek için duruyoruz,şehirden uzaklaşıp dağlara çıkmaya başlayınca çok hızlı bir şekilde ruh hali değişiyor insanın.Oh be dünya varmış deyip tekrar yola koyuluyoruz.Bozdağa kadar virajlı yollarda kıvrıla kıvrıla ilerliyoruz.
Ama Bozdağın karlı zirvesini karşımızda görünce bir anda çenemiz yerlere düşüyor.İnsan İzmirli olunca,hele bir de yılın bu zamanında kar görünce biraz şaşırıyor tabi.Bozdağ köyüne varıyoruz,kayak tesislerine de buradan çıkılıyor.Oldukça güzel bir köy fakat burada hiç durmayıp Gölcüğe doğru ilerliyoruz.Dağın kuzeye göre daha dik inen güney yamacı Ödemiş ovasını gözler önüne seriyor.Tekrar yön değiştirip dağın içine doğru devam edince Gölcük gölü bizi karşılıyor.Dağın bu kısmı bir çanak şeklinde ve 1100 metre yükseklikteki bu göle ev sahipliği yapıyor.Gölün kıyısında toprak yollardan kısa bir tur atıp gölün diğer kıyısındaki köye doğru gidiyoruz.Burada inanılmaz sinek var,toz bulutu şekilindeki sineklerin arasına dalıyorsunuz,kaskın vizörünü araladığınızda ise hepsi ağzınıza yüzünüze doğru hücum ediyor.
Bu sene yağan aşırı yağmurlardan dolayı gölün su seviyesi inanılmaz artmış.Girişteki pazar yeri,ağaçlar,tarlalar ve mesire yerleri hep sular altında.Köyde durup alışveriş yapıyoruz;gölün yakınlarında kamp kurmak bize pek cazip gelmeyince biraz yukarılara doğru tırmanmaya karar veriyoruz.Köyün hemen bitiminden orman yoluna giriyoruz.Biraz ilerleyince yol da hoşumuza gitmye başlıyor,kendimizi kaptırıp bir sağa bir sola dolanıyoruz.Sonunda hem göl manzaralı hem de Bozdağın zirvesini gören bir noktada duruyoruz.Yıldırım hızıyla çadırlarımızı kuruyor ve yerleşiyoruz çünkü deliler gibi acıkmışız;aynı hızla ateşimizi yakıyor ve yemeğimizi yiyoruz.
Karnımızı da doyurduktan sonra biraz çevreyi gezmek için tekrar köye iniyoruz.Birkaç fotoğraf çekip çaylarımızı içiyor ve tekar kamp kurduğumuz bölgeye çıkıyoruz.Kamp ateşimizi yakıp biraz muhabbet ediyor ve ertesi gün için plan yapıyoruz.Hedefte Bozdağ zirve var ama yolu ve yol durumunu bilmiyoruz.Gidebildiğimiz yere kadar motosikletlerle gidecek yolun geri kalanını da yürüyeceğiz.Dinlenmek için çadırlarımıza çekiliyoruz;bu arada söylemeyi unuttum,hava inanılmaz soğuk.İzmir 27-28 derece fakat burası 1100 metre ve dağın soğuğu da vurunca gece 5 dereceye kadar düştü sıcaklık sanırım.
Hızlı bir şekilde eşyalar motorlara yükleniyor,giyiniliyor,son bir malzeme kontrolü yapılıyor ve yola çıkıyoruz.İzmirden Salihliye kadar bildiğimiz şehirlerarası,sıkıcı ve trafik dolu bir yol.Benzin alma harici mola vermeden Salihliye kadar gidiyoruz ve Bozdağ tabelasından sağa doğru sapıyoruz.Biraz tırmandıktan sonra manzarayı seyretmek için duruyoruz,şehirden uzaklaşıp dağlara çıkmaya başlayınca çok hızlı bir şekilde ruh hali değişiyor insanın.Oh be dünya varmış deyip tekrar yola koyuluyoruz.Bozdağa kadar virajlı yollarda kıvrıla kıvrıla ilerliyoruz.
Ama Bozdağın karlı zirvesini karşımızda görünce bir anda çenemiz yerlere düşüyor.İnsan İzmirli olunca,hele bir de yılın bu zamanında kar görünce biraz şaşırıyor tabi.Bozdağ köyüne varıyoruz,kayak tesislerine de buradan çıkılıyor.Oldukça güzel bir köy fakat burada hiç durmayıp Gölcüğe doğru ilerliyoruz.Dağın kuzeye göre daha dik inen güney yamacı Ödemiş ovasını gözler önüne seriyor.Tekrar yön değiştirip dağın içine doğru devam edince Gölcük gölü bizi karşılıyor.Dağın bu kısmı bir çanak şeklinde ve 1100 metre yükseklikteki bu göle ev sahipliği yapıyor.Gölün kıyısında toprak yollardan kısa bir tur atıp gölün diğer kıyısındaki köye doğru gidiyoruz.Burada inanılmaz sinek var,toz bulutu şekilindeki sineklerin arasına dalıyorsunuz,kaskın vizörünü araladığınızda ise hepsi ağzınıza yüzünüze doğru hücum ediyor.
Bu sene yağan aşırı yağmurlardan dolayı gölün su seviyesi inanılmaz artmış.Girişteki pazar yeri,ağaçlar,tarlalar ve mesire yerleri hep sular altında.Köyde durup alışveriş yapıyoruz;gölün yakınlarında kamp kurmak bize pek cazip gelmeyince biraz yukarılara doğru tırmanmaya karar veriyoruz.Köyün hemen bitiminden orman yoluna giriyoruz.Biraz ilerleyince yol da hoşumuza gitmye başlıyor,kendimizi kaptırıp bir sağa bir sola dolanıyoruz.Sonunda hem göl manzaralı hem de Bozdağın zirvesini gören bir noktada duruyoruz.Yıldırım hızıyla çadırlarımızı kuruyor ve yerleşiyoruz çünkü deliler gibi acıkmışız;aynı hızla ateşimizi yakıyor ve yemeğimizi yiyoruz.
Karnımızı da doyurduktan sonra biraz çevreyi gezmek için tekrar köye iniyoruz.Birkaç fotoğraf çekip çaylarımızı içiyor ve tekar kamp kurduğumuz bölgeye çıkıyoruz.Kamp ateşimizi yakıp biraz muhabbet ediyor ve ertesi gün için plan yapıyoruz.Hedefte Bozdağ zirve var ama yolu ve yol durumunu bilmiyoruz.Gidebildiğimiz yere kadar motosikletlerle gidecek yolun geri kalanını da yürüyeceğiz.Dinlenmek için çadırlarımıza çekiliyoruz;bu arada söylemeyi unuttum,hava inanılmaz soğuk.İzmir 27-28 derece fakat burası 1100 metre ve dağın soğuğu da vurunca gece 5 dereceye kadar düştü sıcaklık sanırım.

