mavituna17
Ana Kamp
- Mesajlar
- 78
- Tepkime Puanı
- 4
Merhabalar arkadaşlar
Mini Likya gezim sona erdi. Bende beklentilerim ve bulduklarımdan biraz bahsetmek istedim.
Öncelikle Likya yolunun çok minik bir kısmını yürüdüm. Myra - Sura - Üçağız (Demre - Kekova) Neden yaklaşık 30 kmlik bir etabı yürüyüp bıraktım? Aslında asıl planım finikeden - ölüdeniz arasını bitirmekti. İlk olarak Antalya otagarından bindiğim Kumluca-Finike-Demre dolmuşundan uyuyakaldığım için Demrede uyandım bende önceden google-earthta hazırladığım haritaya göre Demrede bulunan St. Nicolas Kilisesine gittim. Ardından ilçe merkezine 3 km uzaklıkta bulunan Myra Antik kentine gittim. St. Nicolas kilisesine giriş 10 lira Ancak bu kilisede müzekart temin edilebiliyor. Tam 20 lira öğrenci 10 lira. Myra Antik kentine giriş 8 lira. Myra'dan Suraya geçtim. Suradan Kapalı oradanda Üçağız köyüne. Yürüyüş boyunca tek başına olmak gerçekten çok sıkıcı ve yürüyüşü üçağızlarda bırakmamında en büyük nedeni bu. Diğeri ise fotoğraflarda insanı hayran bırakan bu yolun bire birdeki cazibesi inaılmaz ve bunu yürüyüşü inanın birkaç güne sığdırmak istemedim. Daha önceki esajımdada bahsettiğim gibi yürüyüş temelli olmayacak demiştim ancak kesinlikle yürümek ve o harika manzaraları görmek gerek. O nedenle çok daha fazla zaman ayırıp daha fazla mesafe yürümek istiyorum ve tabiki bir yoldaşla
.
Üçağızlarda tekne turuna katıldım Orada iki imkan sunuluyor birincisi tekne turu ikincisi denizkayağı denilen kanoya benzeyen aletlerle gezi. Ben tekneyi tercih ettim turu satmaya çalışan arkadaş tekne turunun daha iyi olacağından bahsetti. Tekne turu 35 lira. Sabah 10:00 gibi başlayıp 18:00 gibi bitiyor. İşte rehber çay ikramı meyve ve öğle yemeği tura dahil. Ancak tur beklentileirmi karşılamadı. öyle ki rehber arkadaş benim önceden kekova hakkında okuduklarımdan daha az bilgiden bahsetti ve olayı bitirdi. Zaten tura katılan diğer katılımcılarda amaç olarak kekovayı görmekten ziyade yüzmek için tekneye gelmiş izlenimi verdi bana. Sürekli olarak yüzme molaları veriliyor zaten. Tekne turunun en çok hoşuma giden durağı kaleköy oldu. KAle köyde 1 saat kadar mola veriyor ve kale köye inip gezebiliyorsunuz. MAnzara evler bir harika. İki insanın zarzor geçebileceği sokaklar arasında dolaşıyorsunuz. Evlerden çicekler sakıyor hertarafa. Bu evlerden bazıları kafeye çevrilmiş. Kesinlikle Onlardan bir tanesinde soluklanmalı ve o manzaraya karşı soğuk birşeyler yudumlamalısınız. Kale köyde Likya mezarları bol miktarda bulunmakta ve adındanda anlaşıldığı gibi köyün zirvesindede bir kale bulunmakta. Kalenin mazarası mükemmel. Orada yaşayanları kıskandım açıkcası. Kaleye girişte üceretli 8 lira ve buradada müze kart geçiyor. Türkiye'de Ölmeden önce yapmanız gereken 101 şey isimli kitapta Kekovayı kano ile dolaş çünkü tarihe tekne ile nekadar yaklaşabilirsiniz düşüncesi veriliyor anacak bu kitabı okuyupta kekovaya gitmemiş arkadaşlar için bahsediyorum. Kanoile gidilen yerlerden daha çok yere gidiliyor ve enerji kaybetmiyorsunuz
Üçağızlardan sonra araçla Kaş'a geçtim orada biraz dolaştım ve yine Akdeniz bölgesine has o şirin evler buradada bolca mevcut. Çok şirin bir yer. Burada uzun çarşı adını verdikleri bir sokak var bu sokağa çıkan sokaklardan birinde mütavazi ancak güzel bir kitapçı var ve bu kitapçıda Ankarada bulamadığım Likya ile ilgili tüm kitaplar var. Yanlız Kate Clow'un kitabının ingilizce versiyonu var. Ayrıca aynı sokağın sonunda likya tipi birde mezar bulunmakta. Kaştan Xanthos'a geçtim. Kaşta bulunan otogarda xanthos'a sürekli araç bulumakta. Xanthos'ta görülmeye değer bir yer. Buradada Likya tipi mezarlar mevcut. Ayrıca yazılı bir kule bulunmaktadır. Xanthosuda gördükten sonra yukarıdada bahsettiğim nedenlerden ötürü Ölüdeniz istikametine gitmedim Likya gezimi burada sona erdirdim. Ve yeniden aynı yerleride içine alan ancak daha uzun soluklu ve daha kapsalı bir gezi planı yapmanın kaçınılmaz olduğu fikri ile Antalyaya döndüm.
Mini Likya gezim sona erdi. Bende beklentilerim ve bulduklarımdan biraz bahsetmek istedim.
Öncelikle Likya yolunun çok minik bir kısmını yürüdüm. Myra - Sura - Üçağız (Demre - Kekova) Neden yaklaşık 30 kmlik bir etabı yürüyüp bıraktım? Aslında asıl planım finikeden - ölüdeniz arasını bitirmekti. İlk olarak Antalya otagarından bindiğim Kumluca-Finike-Demre dolmuşundan uyuyakaldığım için Demrede uyandım bende önceden google-earthta hazırladığım haritaya göre Demrede bulunan St. Nicolas Kilisesine gittim. Ardından ilçe merkezine 3 km uzaklıkta bulunan Myra Antik kentine gittim. St. Nicolas kilisesine giriş 10 lira Ancak bu kilisede müzekart temin edilebiliyor. Tam 20 lira öğrenci 10 lira. Myra Antik kentine giriş 8 lira. Myra'dan Suraya geçtim. Suradan Kapalı oradanda Üçağız köyüne. Yürüyüş boyunca tek başına olmak gerçekten çok sıkıcı ve yürüyüşü üçağızlarda bırakmamında en büyük nedeni bu. Diğeri ise fotoğraflarda insanı hayran bırakan bu yolun bire birdeki cazibesi inaılmaz ve bunu yürüyüşü inanın birkaç güne sığdırmak istemedim. Daha önceki esajımdada bahsettiğim gibi yürüyüş temelli olmayacak demiştim ancak kesinlikle yürümek ve o harika manzaraları görmek gerek. O nedenle çok daha fazla zaman ayırıp daha fazla mesafe yürümek istiyorum ve tabiki bir yoldaşla
Üçağızlarda tekne turuna katıldım Orada iki imkan sunuluyor birincisi tekne turu ikincisi denizkayağı denilen kanoya benzeyen aletlerle gezi. Ben tekneyi tercih ettim turu satmaya çalışan arkadaş tekne turunun daha iyi olacağından bahsetti. Tekne turu 35 lira. Sabah 10:00 gibi başlayıp 18:00 gibi bitiyor. İşte rehber çay ikramı meyve ve öğle yemeği tura dahil. Ancak tur beklentileirmi karşılamadı. öyle ki rehber arkadaş benim önceden kekova hakkında okuduklarımdan daha az bilgiden bahsetti ve olayı bitirdi. Zaten tura katılan diğer katılımcılarda amaç olarak kekovayı görmekten ziyade yüzmek için tekneye gelmiş izlenimi verdi bana. Sürekli olarak yüzme molaları veriliyor zaten. Tekne turunun en çok hoşuma giden durağı kaleköy oldu. KAle köyde 1 saat kadar mola veriyor ve kale köye inip gezebiliyorsunuz. MAnzara evler bir harika. İki insanın zarzor geçebileceği sokaklar arasında dolaşıyorsunuz. Evlerden çicekler sakıyor hertarafa. Bu evlerden bazıları kafeye çevrilmiş. Kesinlikle Onlardan bir tanesinde soluklanmalı ve o manzaraya karşı soğuk birşeyler yudumlamalısınız. Kale köyde Likya mezarları bol miktarda bulunmakta ve adındanda anlaşıldığı gibi köyün zirvesindede bir kale bulunmakta. Kalenin mazarası mükemmel. Orada yaşayanları kıskandım açıkcası. Kaleye girişte üceretli 8 lira ve buradada müze kart geçiyor. Türkiye'de Ölmeden önce yapmanız gereken 101 şey isimli kitapta Kekovayı kano ile dolaş çünkü tarihe tekne ile nekadar yaklaşabilirsiniz düşüncesi veriliyor anacak bu kitabı okuyupta kekovaya gitmemiş arkadaşlar için bahsediyorum. Kanoile gidilen yerlerden daha çok yere gidiliyor ve enerji kaybetmiyorsunuz
Üçağızlardan sonra araçla Kaş'a geçtim orada biraz dolaştım ve yine Akdeniz bölgesine has o şirin evler buradada bolca mevcut. Çok şirin bir yer. Burada uzun çarşı adını verdikleri bir sokak var bu sokağa çıkan sokaklardan birinde mütavazi ancak güzel bir kitapçı var ve bu kitapçıda Ankarada bulamadığım Likya ile ilgili tüm kitaplar var. Yanlız Kate Clow'un kitabının ingilizce versiyonu var. Ayrıca aynı sokağın sonunda likya tipi birde mezar bulunmakta. Kaştan Xanthos'a geçtim. Kaşta bulunan otogarda xanthos'a sürekli araç bulumakta. Xanthos'ta görülmeye değer bir yer. Buradada Likya tipi mezarlar mevcut. Ayrıca yazılı bir kule bulunmaktadır. Xanthosuda gördükten sonra yukarıdada bahsettiğim nedenlerden ötürü Ölüdeniz istikametine gitmedim Likya gezimi burada sona erdirdim. Ve yeniden aynı yerleride içine alan ancak daha uzun soluklu ve daha kapsalı bir gezi planı yapmanın kaçınılmaz olduğu fikri ile Antalyaya döndüm.

