teo
Yeni Üye
Jules Verne'in küçükken okuduğum İnatçı Kahraman Ağa kitabında, İstanbul Boğazı'nı geçerken kayıklardan ücret alınmasına kızan inatçı bir adamın karşı tarafa Karadeniz'in etrafını dolaşarak gitmesi hikaye ediliyordu. O günden beri İstanbul'un bir yakasından diğerine boğazı geçmeden gitmek aklıma gelmiştir. Tabi Karadeniz'i dolaşarak karadan gitmek daha orjinaline uygun olurdu ama ben şimdilik Marmara'nın etrafıyla yetindim. Bu gezi, motorsikletle yaptığım ilk gezi olması açısından da tarihi sayılır 
Çanakkale'ye daha önce de gitmiştim ama hem Uçmakdere üzerinden gitmemiştim hem de Gelibolu'yu gezmemiştim. Gidiş yolunda bunları yapma fırsatı buldum. Gelibolu'da eski Mevlevihaneyi ve diğer tarihi yapıları ziyaret ettim. Çanakkale'de teyzemlere uğrayıp biraz vakit geçirdim. Sonra Bozcaada'ya uğrayıp Gülpınar üzerinden Assos'a gittim. Bu da daha önce kullanmadığım bir yoldu. Zaten kullandığım yolların bir kısmını arabayla gitmek mümkün değildi. Özellikle Assos yakınlarında daha sakin ama aynı derecede güzel köyler gördüm. Tabi aylardan Mayıs'tı ama yazın da çok kaotik olduğunu zannetmiyorum. Assos'ta sahildeki pansiyonlardan birinde bir gece geçirip Kazdağları'nda Zeus Altarı'nı ve şirin mi şirin Adatepe köyünü ziyaret ettikten sonra havanın bozması yüzünden Çanakkale'ye döndüm. Teyzemlerle ve kuzenlerle biraz daha vakit geçirip Bandırma'ya doğru yola çıktım. Bu yol da benim için ilkti. Bursa İzmir yolundan sola sapıp Zeytinbağı'na gitmek de öyle. Daha önce Mudanya üzerinden gitmiştim. Bir gece kalıp biraz zeytinyağı aldıktan sonra Bursa'ya uğramadan doğrudan Gemlik'e giden yolu kullandım. Gemlik'ten sonra da yine normal yolu kullanmak yerine Armutlu yönüne biraz ilerleyip kendimi tepelere vurdum. Ormanlık yolda ara sıra köylere rastlayarak Teşvikiye yaylasına geldim. Burnumuzun dibinde bu kadar güzel bir yayla olduğundan haberim yoktu. O zaman yaylada tek bir kişi kalıyordu. Onunla çay içip sohbet ettikten sonra Karadeniz'i aratmayan bir yoldan Çınarcık'a indim ve Yalova'dan geçip Eskihisar-Topçular feribotunu kullanarak İstanbul'a geldim.
Motorsikletle ilk kez bir tur yapmanın güzelliğinin yanısıra daha önce geçmediğim birçok yoldan geçmek de güzeldi. Hava neredeyse sürekli kapalı olmasına rağmen Allah'a şükür hiç yağmur yemeden İstanbul'a kadar geldim
Rota şöyle: İstanbul'dan çıkıp Uçmakdere üzerinden Şarköy, ertesi gün Çanakkale, sonra Assos, sonra tekrar Çanakkale, Bandırma üzerinden Zeytinbağı (Trilye), oradan Mudanya, Gemlik, Teşvikiye Yaylası, Çınarcık ve Yalova üzerinden tekrar İstanbul.
Diğer fotoğraflar için;
http://www.geziyorumlari.com/index.php?option=com_content&task=view&id=158&Itemid=149
Çanakkale'ye daha önce de gitmiştim ama hem Uçmakdere üzerinden gitmemiştim hem de Gelibolu'yu gezmemiştim. Gidiş yolunda bunları yapma fırsatı buldum. Gelibolu'da eski Mevlevihaneyi ve diğer tarihi yapıları ziyaret ettim. Çanakkale'de teyzemlere uğrayıp biraz vakit geçirdim. Sonra Bozcaada'ya uğrayıp Gülpınar üzerinden Assos'a gittim. Bu da daha önce kullanmadığım bir yoldu. Zaten kullandığım yolların bir kısmını arabayla gitmek mümkün değildi. Özellikle Assos yakınlarında daha sakin ama aynı derecede güzel köyler gördüm. Tabi aylardan Mayıs'tı ama yazın da çok kaotik olduğunu zannetmiyorum. Assos'ta sahildeki pansiyonlardan birinde bir gece geçirip Kazdağları'nda Zeus Altarı'nı ve şirin mi şirin Adatepe köyünü ziyaret ettikten sonra havanın bozması yüzünden Çanakkale'ye döndüm. Teyzemlerle ve kuzenlerle biraz daha vakit geçirip Bandırma'ya doğru yola çıktım. Bu yol da benim için ilkti. Bursa İzmir yolundan sola sapıp Zeytinbağı'na gitmek de öyle. Daha önce Mudanya üzerinden gitmiştim. Bir gece kalıp biraz zeytinyağı aldıktan sonra Bursa'ya uğramadan doğrudan Gemlik'e giden yolu kullandım. Gemlik'ten sonra da yine normal yolu kullanmak yerine Armutlu yönüne biraz ilerleyip kendimi tepelere vurdum. Ormanlık yolda ara sıra köylere rastlayarak Teşvikiye yaylasına geldim. Burnumuzun dibinde bu kadar güzel bir yayla olduğundan haberim yoktu. O zaman yaylada tek bir kişi kalıyordu. Onunla çay içip sohbet ettikten sonra Karadeniz'i aratmayan bir yoldan Çınarcık'a indim ve Yalova'dan geçip Eskihisar-Topçular feribotunu kullanarak İstanbul'a geldim.
Motorsikletle ilk kez bir tur yapmanın güzelliğinin yanısıra daha önce geçmediğim birçok yoldan geçmek de güzeldi. Hava neredeyse sürekli kapalı olmasına rağmen Allah'a şükür hiç yağmur yemeden İstanbul'a kadar geldim
Diğer fotoğraflar için;
http://www.geziyorumlari.com/index.php?option=com_content&task=view&id=158&Itemid=149

