<div class="bbWrapper"><b>Ynt: Vitara 2.0 V6 Almayı Düşünmek</b><br />
<br />
Ben de anlamam ama anladığım kadarını anlatmaya çalışayım.<br />
<br />
Şimdi eskiden araçlar nasıl çalışıyordu? Hiçbir elektronik sistem yok karbüratörde benzin hava karışıyordu, elle ayarlanan yaklaşık doğru bir benzin-hava karışımı yanma odasına gidiyordu. Buna benzer birşey (tabi karbüratör kullanılmadan) yeni araçlarda da yapılabiliyor. Enjektörle tahmini bir miktar benzini yanma odasına boşaltıyorsun, üzerine kıvılcımı çakıyorsun. Bunu adı "açık devre". Bu modda oksijen sensörü kullanılmıyor, ama bu diğer sensörlerin kullanılmadığı anlamına gelmiyor. Oksijen sensörünün kullanımı bir tür ince ayar, yoksa o olmadan yapılan kaba ayar da tamamen ıska değil yani.<br />
<br />
Bir de gerçekleşen bu işlem sonucunda ne kadar verimli bir yanma gerçekleştiğini kontrol etme şansın var, onu da motorun egzoz çıkışında biryerlere monte edilmiş oksijen sensörü ile yapıyorsun. Oksijen sensörü ısınınca çalışmaya başlayan bir tür batarya gibi birşey. Ölçüm sonucu ise sensörün tipine bağlı. Mesela buraya (http://en.wikipedia.org/wiki/Oxygen_sensor ) bakarsak zirkonyum oksit denen maddeden yapılan oksijen sensörünün terminalleri arasında fakir karışım için 0.2 volt, zengin karışım için ise 0.8 volt elektrik ürettiğini görüyoruz. Bu sensör ideal hava yakıt karışımı için 0.45 volt üretiyormuş. (diğerleri farklı olabilir.). Bu sensör motor kontrol birimine bağlı. O birimin bir parçası bu analog voltajı alıp birim içindeki bilgisayarın anlayabileceği sayısal bir değere çeviriyor (diğer tüm sensörler için de benzer bir iş yapıyor). Bilgisayar programının içindeki kod ta bu rakkama bakıyor, eğer 0.45 volt altında bir değer ölçtüysek, yanma odasında ideal orandan daha fazla oksijen var, yok 0.45 volt üzerini ölçtüysek, yanma odasında ideal orandan daha fazla benzin var. Tabi ideal derken ideal orandan kasıt çevreci oran, yani yanma sonucu zehirli gazları en az üreten oran, yoksa daha ekonomik olan bir oran bunun altında benzin içeren bir oran, performans odaklı oran ise bunun biraz üstünde benzin içeren başka bir oran. Yani ekonomi-çevre-performans kriterleri birbiri ile çelişiyor. daha "ekonomik" olan fakir karışım, egzoz çıktısı içinde yanma işleminden sonra bile hala daha çok fazla oksijen içerdiği için ve bu gaz yakıcı olduğu için egzoz sistemine zarar verebilir gerekçesiyle pratikte bir kullanım alanına sahip olamıyor, performans odaklı hafif "zengin" karışımın ise bir kullanım alanı var: küçük motorlardan biraz daha fazla performans elde etmek (yokuş yukarı çıkmak, tam gaz gitmek vs). Yoksa bu şartlar altında ideal çevreci oranı tutturmaya kalksak elin amerikası gibi benzini memlekette sudan ucuz satıyor olmamız ve devletin de vergiyi başka yoldan toplaması ve artan cari açığı da bir şekilde dengelemesi gerekiyor olacaktı... o yüzden bizim devlet 1.6 üzerindeki motor hacimlerine vergiyi bindiriyor, çevreyi daha çok benzin harcayarak koruma lüksümüz olmadığı için. suv kasa araçlarda bu hacim sınırlaması 1.6 lt civarında pek doğru değil 2.0lt civarı olsa daha ekonomik olacaktı ama o kadar detayına girmemişler malesef, ya da motor hacimi üzerinden vergi kriteri tanımlamak yerine asıl amaç neyse (ekonomiyse ekonomi çevreyse çevre) ona yönelik başka bir sistem bulunsa daha iyi olur, araç üreticisi ben bu araçta en iyi ekonomiyi 2.0 motorla sağlayabiliyorum diyorsa yok biz detaylı mevzuat yazmayı beceremiyoruz, işin teknik gerekçelerinden de çok anlamayız, o yüzden sınırı düz mantık 1.6lt'ye koyduk deyip kestirip atmak çok sağlıklı bir çözüm gibi görünmedi bana.<br />
<br />
neyse onu geçelim, fazla kurcalarsak bu sefer de sınırdan içeri jip kılıklı hiçbirşey sokmayacaklar, "ama ama benim 1.6 lt düz vitesli suzuki vitara arkadaşın 1.4lt hyundai getz otomatikten daha az yakıyor bu ne biçim ekonomi anlayışı?" diye de derdimizi kimseye anlatamayacağız.<br />
<br />
asıl konuya geri gelecek olursak, bu hafif zengin karışımda çalışma durumunda oksijen sensörüne bakmaya gerek yok çünkü yanma işlemi sonrasında elde edilen herhangi bir bilgi kullanılmadan da aşağı yukarı doğru bir şekilde istenilen karışım oranı tutturulmuş oluyor (ya da isteyen sensör 0.8 volt ölçüyor mu diye bakabilir ama istenilen hafif zengin karışım oranını elde etmek için gereğinden biraz daha fazla benzin basıldıysa da sensör zaten çok farklı bir değer göstermeyeceği için bize verebileceği hassas bir bilgi de yok, çünkü sensör ideal orana yakın karışımları hassas ölçecek şekilde ayarlanmış, bunun üstünü ve altını çok hassas ölçmüyor). Bu çalışma modunun adı "açık devre", oksijen sensörünün ideal yakıt-hava karışımını bulmak için kullanıldığı durumun adı ise "kapalı devre". bu isimler neden öyle derseniz "negatif geri bildirim" denen bir mühendislik konusuna dalmış oluyorsunuz (http://tr.wikipedia.org/wiki/Geribildirim ), ona burda girersek muhabbet uzar gider işin içinden çıkamayız, ama kısaca negatif geri bildiğim yaptığın işin sonucuna bak, hatalı yaptıysan düzelt demektir. "Yaptığın işin sonucununa bakma" işi söz konusu olan benzinli motor olunca oksijen sensörünün ne ölçtüğüne bakıp o bilgiyi kullanmakla oluyor. <br />
<br />
Bu kadarı olayın kolay anlaşılan kısmı. Bunları kullanarak yukarıdaki ateşleme zamanlama tablosunun neden sadece ufak bir kısmının "kapalı devre" olarak işaretlenmiş olduğunu tam anlayabilen varsa, anlatsın, ben de merak ediyorum, bir mesaj yukarıdaki spekülasyon da buna yönelik bir denemeydi.</div>